İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/764 E. 2026/69 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/764
- Karar No
- 2026/69
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/764 Esas KARAR NO : 2026/69
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Taraflar arasında 10/06/2019 tarihinde akdedilen Abonelik Sözleşmesi ile bağlantılı olarak Sabit Telefon Hizmeti ve İnternet Sözleşmesinin de akdedildiği, Davalının sözleşmede taahhüt ettiği bedeli ödeme borcunu yerine getirmemesi üzerine Merkezi Takip Sistemi üzerinden borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak Davalının haksız itirazı sonucunda durdurulduğu, Bunun üzerine dava açmadan önce Türk Ticaret Kanunu Dava Şartı Olarak Arabuluculuk 5/A maddesi uyarınca ... Arabuluculuk Bürosunda ... nolu dosya üzerinden arabuluculuk süreci başlatıldığı ancak anlaşmama ile sonuçlandığı, bu nedenle haksız ve mesnetiz kötü niyetli itirazın iptali amacıyla huzurdaki bu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğu, Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerle, Davalı ... şirketine sağlanacak hizmetin şekil ve şartları ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin hüküm altına alındığı, Müvekkil şirketin sözleşmeden doğan hizmet sağlama borcunu eksiksiz olarak yerine getirdiği, ancak Davalının sözleşme ile taahhüt altına girmiş olduğu bedel ödeme borcunu yerine getirmediği, Müvekkil şirketçe sair kere şifahi ve yazılı olarak Davalıya başvurulmasına rağmen hizmet bedelini ödememekte diretildiği, bu süreçte Müvekkil şirketin maddi ve manevi zarara uğradığı, Sözleşmenin Hizmet Bedelleri 5.3. maddesine göre Davalının Müvekkil şirketin hizmet ifasından kaynaklanan hizmet bedellerini faturada belirtilen son ödeme gününe kadar ödeyeceğini taahhüt ettiği, ancak Davalının işbu davanın açılış tarihine kadar halen hizmetin ifası sebebiyle doğan 122.552,38-TL tutarındaki borcunu ifa etmeyerek anılan sözleşme maddesini ihlal ettiği, Davalının hizmet bedelini ödeme borcunu ifa etmemesine rağmen aleyhine başlatılan icra takibine ve borca itiraz etmesinin tamamen haksız ve kötü niyetli olduğu, bu sebeple Davalı şirketin takibe, borca, faize ve fer’ilerine itirazının reddinin gerektiği, Faturaların Davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sözkonusu faturalara yasal süresi içerisinde usulüne uygun herhangi bir itirazda bulunulmadığı, TTK m.21/2 uyarınca 8 günlük yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmaması nedeniyle işbu fatura içeriklerinin Davalının kabul etmiş sayılacağı ve fatura içeriğine dair ispat yükünün Davalı tarafa ait olduğu, Yargıtay’ın bu hususta 23. Hukuk Dairesi 2016/9463 E., 2020/985 K. nolu kararının bulunduğu, Müvekkil şirketin Davalı taraftan alacağının varlığı yargılama aşamasında tüm delillerle beraber açıkça görüleceği, takip talebindeki faiz ve faiz oranı usule, yasaya ve taraflar arasındaki ilişkiye uygun olduğundan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali gerektiği, Müvekkil şirketin alacağı, likit olduğundan Davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin ve belirli olduğu, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların reddedilerek, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere İcra İflas Kanunu ilgili hükümleri uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, Haklı davanın kabulü ile Merkezi Takip Sistemi 2024/... E. nolu dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, Davalı aleyhine % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeni ile yetki itirazında bulundukları, Müvekkil şirket adresinin ... olması nedeni ile yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davaya konu varlığı iddia edilen alacağın zaman aşımına uğramış olması nedeni ile zaman aşımı itirazında bulundukları, davaya konu fatura ve icra takibine ilişkin müvekkil şirketin hiçbir borcu bulunmadığı, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, Davacı şirket her ne kadar Merkezi Takip Sisteminin 2024/... Esas nolu dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de takibe konu faturalara ilişkin Müvekkil şirketin hiçbir borcu bulunmadığı, bu durumun ticari defterler üzerinde yaptırılacak Bilirkişi incelemesi ile netliğe kavuşacağı, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile icra dosyasında uygulanan faiz oranının yasal sınırın çok üzerinde olduğu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, Davacı şirket her ne kadar likit bir alacağın varlığından söz etmiş ise de Mahkeme tarafından yapılacak yargılama neticesinde alacağın likit olmadığının ve Müvekkil şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığının tespit edileceği, bu nedenle Davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği, bu nedenlerle açılan davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddini, Davacı şirket aleyhine % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Merkezi Takip Sisteminin 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, toplam alacağı 122.552,38-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 27/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/03/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 28/11/2025 tarihli 9 sayfadan ibaret raporunda özetle; Telekomünikasyon Yönünden: Davalı abonenin kurumsal internet ile birlikte log kayıtları tutulması, sunucu hizmeti, güvenli network oluşturulması hizmetleri ve sabit telefon ile birlikte santral hizmeti verilmesine yönelik taraflar arasında abonelik sözleşmesi ve hizmet eklerinin düzenlendiği, Takibe dayanak faturaların Mayıs 2023 ile Ocak 2024 arasındaki yaklaşık 9 aylık bir döneme ait olduğu, faturalarda farklı hizmetlerin ücretlendirildiği, Mal Hizmet başlığı altında verilen hizmetlerin dosyaya sunulan sözleşme ve hizmet ekleriyle uyumlu olduğu, Davalı abonenin faturalarda ücretlendirmesi yapılan hizmetlerin alınmamasına yönelik bir itiraz beyanının olmadığı, Takibe konu faturalarda önceki döneme ait ödenmemiş fatura bilgilerine yer verildiği, faturalarda TL ve USD olarak verilen indirimli/indirimsiz birim fiyatları gösteren taahhüt belgesi, tarife veya benzeri bir belgenin dosyada bulunmadığı, ödenmeyen faturalarla ilgili olarak Aralık 2022 ile Aralık 2023 arası değişik tarihlerde taraflar arasında e-posta yazışmaları gerçekleştiği, Davalı aboneye fatura borcu ve ödeme yapılması gerektiği hususunun Davacı tarafından bildirildiğinin ve Davalının fatura borçlarını ödeyeceğini belirtmekle birlikte ödeme yapılmadığının e-posta yazışmalarından anlaşıldığı, Mali Yönden: Davacı İşnet tarafından Merkezi Takip Sistemi üzerinden 122.552,38 TL toplam alacak için 20/02/2024 tarihli takip talebi oluşturulduğu, Davalı ... tarafından 05/03/2024 tarihinde icra takibinin tamamına itiraz edildiği görüldüğü, Davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımakla birlikte nihai karar sayın mahkemeye ait olduğu, Davalı taraf ticari defter belgeleri takdir ve değerlendirmesi hakkında nihai kararın sayın mahkemeye ait olduğu, Davacının ibraz edilen ticari defterine göre; icra ve dava konusu yapılan fatura tutarlarında dolayı icra takip tarihi itibariyle davalıdan 122.552,38.- TL alacağı olduğunun değerlendirildiği, İcra ve dava konusu yapılan faturaların biçimsel yapısı incelendiğinde icra ve dava konusu faturaların e- fatura olduğu, e- fatura kullanıcılarının 213 sayılı VUK tebliğ hükümleri çerçevesinde fatura uygulamasına dâhil olan mükelleflerin, elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükellefler tarafından gönderilen elektronik faturaları e-belge portalı üzerinden almaları zorunlu olduğu, bu durumda davacı tarafından icra ve dava konusu yapılan e-faturaların davalı tarafından tebliğ alındığı, alınan e -faturalara yasal süresi içinde herhangi bir itiraz gelmediği, yasal süresi içinde dava ve icra konusu faturalar itiraz etmediğine göre icra konu faturaların davalı tarafından kabul edildiğine karine getirmek gerektiği, Davalı taraf davacı tarafından tanzim edilen faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediği gibi faturalarda yazılı hizmetleri teslim almadığı yönünde yasal süresi içinde herhangi bir itirazı da olmadığı, Dava dosyasında bu yönde herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği, fatura içerikleri yasal süresi içinde itiraz edilmediğine göre fatura içeriklerinin davalı tarafından kabul edildiğini karine getirildiği, dava dosyasına ve tarafımıza ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davalının; İstanbul T.C Merkez Takip Sistemi 2024/... E dosya numarası ile aleyhine yapılan icra takibi dolaysıyla, icra takip dosyasına yaptığı itirazın ispata muhtaç olduğu değerlendirildiği, tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, şeklinde görüş ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde taraflar arasında sabit telefon ve kurumsal internet erişimine ilişkin abonelik sözleşmesinin bulunduğu, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, kendisine verilen kesin süre içerisinde inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediğinden davalının sonraki aşmalarda ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi talebine itibar edilmemiş, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığından HMK 222/3 gereğince davacının ticari defter ve kayıtları hükme esas alındığı, nitekim bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere taraflar arasındaki yazışmalarda davalı tarafın hizmetin verilmediğine ilişkin beyanlarının bulunmadığı aksine davaya konu faturaların ödeneceğine ilişkin taahhütte bulunduğu ancak dava konu faturaların ödenmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Merkezi Takip Sistemi 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 24.510,47-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Karar ve ilam harcı 8.371,55-TL nin peşin alınan 2.092,89-TL den düşümü ile kalan 6.278,66-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.520,49-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 10.225,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim .... e-imzalıdır