İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/772 E. 2026/22 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/772
- Karar No
- 2026/22
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/772 KARAR NO : 2026/22
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/10/2024 KARAR TARİHİ : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----- ait marketler ile emtialar, demirbaşlar, makinelerin müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, ------ kiracı bulunduğu ve mallarının yer aldığı, ------ adresindeki depoda, 06.01.2024 tarihinde, kimliği belirsiz şahıslarca yapılan hırsızlık sonucunda depo içerisinde yer alan malların bir kısmının çalındığını, davacı şirketin dava konusu olay nedeniyle sigortalısına, 28.02.2024 tarihinde 14.521,78 USD sigorta tazminatı ödediğini, hırsızlık olayının akabinde düzenlenen 06.01.2024 tarihli tutanakların, Şikayetçi İfade Tutanağı, Olay Yeri İnceleme Tutanağı ve ekspertiz raporundan da anlaşıldığı üzere müvekkil şirkete sigortalı olan malların, davalı şirket tarafından güvenliği sağlanan --- Antrepodan, güvenlik şirketinin ihmali nedeniyle, kimliği belirsiz kişilerce çalındığını, dava konusu olay nedeniyle, söz konusu antreponun güvenliğinden sorumlu olan davalı şirketin hırsızlık olayında yeterli şekilde güvenlik hizmetini yerine getirmediğini, güvenlik hizmetini sağlarken gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, müvekkili şirket tarafından ödenen sigorta tazminatlarının davalıdan tahsili için dava öncesinde gönderilen rücu ihtarlarından sonuç alınamadığını ve bunun üzerine 14.521,78 USD için --. İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibinin başlatıldığını, işbu icra takibine karşı davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ve yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, sonuç olarak; davalının ------. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasına karşı yaptığı itirazının iptalini, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamını, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ---- hiçbir zaman güvenlik hizmeti vermediğini, bu nedenle davaya taraf olmadıklarını, müvekkili şirket ile --- - arasında düzenlenmiş bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, ------ müvekkili şirket çalışanı olmadığını, sonuç olarak; davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğun nedeniyle reddini, takip talebinde gösterilen miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek tazminatın davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır. Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ----- Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir. Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez. İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir. Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay---İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 14.713,15 USD alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 11/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 05/08/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir. Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacı sigorta şirketinin 6/1/2024 tarihinde dava dışı sigortalısı ----’ın ------’da bulunan deposunda meydana gelen hırsızlık nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatını, halef sıfatıyla 6102 sayılı Yasanın 1472 nci maddesine göre davalı güvenlik şirketine rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davalının sorumluluğunun kapsamı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dava dışı sigortalıdan davalı şirket ile aralarındaki sözleşme ilişkisine dair tüm kayıtların mahkememize gönderilmesi istenilmiş ilgili evrakın dosya arasına alınmasına müteakip mahkememize ait 09/09/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın biri sigortacı diğeri ise güvenlik konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Temin edilen 22/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı ------: 06.01.2024 tarihinde davacı ikametinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde; davalı güvenlik şirketinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Dava dışı------: 06.01.2024 tarihinde dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde; dava dışı ---- % 60 oranında kusurlu olduğu, Dava dışı . . .-----: 06.01.2024 tarihinde dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde; dava ------- Şirketinin % 40 oranında kusurlu olduğu, Dava dışı ---06.01.2024 tarihinde dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde; dava dışı ----- Şirketinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Davacı sigortanın düzenlediği Paket Poliçenin Yangın sigortası ve Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına göre güvence sağladığı, ek teminat ile güçlendirildiği, 06.01.2024 tarihinde meydana gelen “Hırsızlık” hadisesinin sigorta süresi ( 12.07.2023-12.07.2024) dahilinde olduğu, Hırsızlık teminatının emtia için 2.642.416,57 USD, makine parkı için 129.654,86 USD, demirbaş için 1.696.579,88 USD ve Kasa Hırsızlık için 86.502,96 USD üzerinden teminat kapsamına alındığı, Meydana gelen hırsızlık hadisesinde 420 koli – 1260 adet 84’lü bulaşık deterjanı ile 14 adet 100’lü bebek bezi çalınmış olduğu tespit edilmiş ve alış faturaları ile piyasa satış fiyatları göz önüne alınınca hasar tutarının 14.521,78 USD olduğu tespit edilmiş olup, eksper raporu delil niteliği taşıdığından hasar tutarının kadri maruf olabileceği, Davacı sigorta 28.02.2024 tarihinde 14.521,78 USD hasar tutarını ödemiş olup, poliçe USD poliçe ve primi USD karş. TL ödendiği için USD yapılan ödemenin poliçe şartlarına göre uygun olduğu, yapılan ödemeyi gösterir yönde banka dekontunun delil dilekçesine eklendiği tespit edildiği, Davacı Sigortacının Rücu Talebi Açısından Değerlendirme: Türk Ticaret Kanunu’nun 1472 Maddesinin 1 Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiş olup taktirinin Sayın Mahkemeye ait olabileceği," belirlemelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, Davacı sigortanın düzenlediği Paket Poliçenin Yangın sigortası ve Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına göre güvence sağladığı, ek teminat ile güçlendirildiği, 06.01.2024 tarihinde meydana gelen “Hırsızlık” hadisesinin sigorta süresi (12.07.2023-12.07.2024) dahilinde olduğu, hırsızlık teminatının emtia 2.642.416,57 USD, makine parkı için 129.654,86 USD, demirbaş için 1.696.579,88 USD ve kasa hırsızlığı için 86.502,96 USD üzerinden teminat kapsamına alındığı, Meydana gelen hırsızlık hadisesinde 420 koli - 1260 adet 84'lü bulaşık deterjanı ile 14 adet 100'lü bebek bezi çalınmış olduğu ve alış faturaları ile piyasa satış fiyatları göz önüne alınınca hasar tutarının 14.521,78 USD olduğu tespit edilmiş olup, eksper raporu delil niteliği taşıdığından hasar tutarının kadri maruf olduğu,Davacı sigorta 28.02.2024 tarihinde 14.521,78 USD hasar tutarını ödemiş olup, poliçe USD poliçe ve primi USD karşılığı Türk Lirası ödendiği için USD yapılan ödemenin poliçe şartlarına göre uygun olduğu, yapılan ödemeyi gösterir yönde banka dekontunun delil dilekçesine ekli olduğu, 6102 sayılı Yasa'nın 1472 nci maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir” düzenlemesini yer aldığı, Ancak ödeme yapmak suretiyle sigortalısının yasal halefi olarak hareket eden sigorta şirketinin ödediği tutarı (ispat etmek suretiyle) ancak ve ancak zarar sebebiyet veren taraf yahut taraflardan talep edebileceği, yukarıda anılı teknik raporda da belirtildiği üzere sigortalı işyerinin bulunduğu ---- Yerleşkesinde yer alan depolama firmalarının güvenliğinin davalı firma tarafından değil, dava dışı ---- Şirketi'nin danışmanlık ve yönlendirme hizmeti aldığı yine dava dışı-------olduğu, bu durumun, hırsızlığın gerçekleştiği tarihte yönlendirme ve danışma personeli olan ------ anılı şirketin çalışanı olmasından da anlaşıldığı, yönlendirme ve danışma hizmeti adı altında ayrıca güvenlik hizmeti de verildiği ancak bunun 5188 sayılı Yasa ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında alınan bir güvenlik hizmeti sayılmayacağı, güvenlik hizmetinin "Özel Güvenlik Faaliyet İzin Belgesi" ne sahip lisanslı bir güvenlik şirketinden alınmadığı, bu nedenle gerekli güvenlik önlemlerini almayan ve yetkili güvenlik şirketiyle çalışmayan dava dışı ------ Şirketi'nin sorumlu olabileceği anlaşıldığından hırsızlık olayında kusuru yahut güvenliğin sağlanması hususunda sözleşmeye bağlı yasal bir yükümlülüğü bulunmayan davalının sigorta şirketince sigortalıya ödenen tutardan sorumlu olmadığı anlaşıldığından yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Yasal şartları oluşmayan davanın reddine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 6,200,18 TL peşin harcından mahsubu ile fazla yatırılan 5.468,18 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 80.778,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili, davalı vekili ve ---- vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.