İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/742 E. 2026/21 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/742
Karar No
2026/21
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/742 Esas KARAR NO : 2026/21

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin mobilya üretimi yaptığını ve davalıya tedarik hizmeti sunduğunu, davalının internet sitesi üzerinden müşterilerin müvekkilinin yelpazesinde bulunan ürünlerin siparişinin oluşturulduğunu, davalının siparişleri için haftalık referans kodu oluşturulduğunu ve bu kodla müvekkilince faturalar düzenlendiğini, müvekkilince düzenlenen faturaların tamamının davalıya tebliğ edildiğini ve davalının itiraz etmediğini, ancak davalının 613.132,69-TL tutarındaki alacaklarını ödemediğini, bu nedenle taraflarınca ... Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davayı kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin davacıya bahsi geçen miktarda borcunun bulunmadığını, bu nedenle borç miktarının tayin edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle likit alacak olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının dosya kapsamına yalnızca fatura sunmasının ispat yükünü yerine getirmediğini, ayrıca sunulan belgelerde müvekkilinin imzasının da bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında imza içeren sözleşme de bulunmadığını, son olarak tek taraflı düzenlenen belgelerin alacağı ispat edemeyeceğini iddia ederek; davanın ve tüm taleplerin reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 613.132,69-TL asıl alacak borcunun ödenmesi amacıyla 17/05/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 27/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22/05/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir ve Bilgisayar Mühendisi Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 18/11/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2023-2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği, ancak kayıtlarında eksik kayıtlar olduğu, delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafından incelemeye ibraz edilen 2023-2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği, kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, taraflar arasındaki ticari defterlerin faturalar yönünden birbirini doğruladığı taraflar arasındaki örtüşmeme farkının davacı tarafından eksik işlenen kayıtlardan kaynaklandığı, taraflar arasındaki ticari defterler uyumlu olmasa da davacı firmanın dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresinin davalı ticari defterleri ile ve taraflar arasındaki mail yazışmalarında i stenen mutabakat rakamları ile uyumlu olduğu, davacı tarafından kesilen bütün faturaların davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, alacak konusu faturalara itiraz edildiğine dair dosyada mevcut belge bulunmadığı, davacının icra takibinde 613.132,69-TL alacak talep ettiği ancak talep edebileceği alacak miktarının 17.05.2024 tarihi itibariyle 609.226,50-TL olduğu, davalı taraf adresinde yerinde inceleme gerçekleştirilerek davaya konu kayıtlar incelenmiştir, taraflar arasında gerçekleşmiş olan birçok e-posta yazışmasının olduğu, e-posta yazışmaları içeriğinde müşteri siparişlerinin davalı tarafça davacıya iletilmiş olduğu, davacının davalının kontrolünde olan ... isimli sistem üzerinden siparişler verdiği, inceleme sırasında davacının davalı tarafa ait ... sistemine erişiminin bulunmadığı ancak sözleşme kapsamında çalışılan süreçte daha önceden erişim hakkının olduğu, davacının bu suretle sipariş aldığı, ... sisteminde geriye dönük inceleme yapılamamış olduğu, ancak yapılabildiği kadarı ile davalı sistem üzerinden verilen siparişlerle davacı faturalarının eşleştiği, davacı tarafa ait siparişlerin 26.04.2021–01.02.2024 tarihleri arasında 5.914 adet sipariş kaydı olduğu, 5.914 adet siparişin 4.966 adet siparişin teslim edildiği, 2 adet siparişin depoya gönderildiği, 406 siparişin iade edildiği, 17 siparişin iade talebinin alındığı, 505 siparişin iptal edildiği, 13 siparişin iptal talebinin alındığı, 5 adet siparişin teslimat öncesi SSH statüsünde olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; 1.176,07-TL, 2.157,00-TL, 9.198,00-TL, 16.104,00-TL, 3.904,25-TL, 2.157,00-TL, 350,00-TL, 53.621,53-TL, 104.000,39-TL, 126.996,96-TL, 122.326,62-TL, 137.444,13-TL, 112.921,80-TL, 99.570,40-TL, 186.546,75-TL, 182.259,96-TL, 187.034,19-TL bedelli fatura suretleri, mutabakat metni ve mutabakata ilişkin mailler, siparişlerin oluşturulduğuna dair mail görüntüleri, tedarik sözleşmesi, -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tarafların ticari defter ve kayıtları -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, fatura ve açık cari hesap ilişkisinden doğduğu iddia edilen alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında davalı siparişi üzerine üretilip davalı müşterilerine teslim edilen ürünler için düzenlenen ve açık hesaptan takip edilen faturaya dayalı alacak uyuşmazlık konusudur. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Somut olayda, incelenen ticari defterlere göre davacının alacağını dayandırdığı tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu aşamadan sonra malın teslim edilmediği iddiasının gündeme getirilemeyeceği, bir kısım siparişlere dayalı işlem hareketliliğinin de taraflarca ortak kullanılan sistem üzerinden takip edilebildiği, faturaların itiraz veya iade görmediği, dolayısıyla davalının ticari ilişkiye ve malların teslimine dair itirazlarına itibar edilemeyeceği, defter kayıtları itibariyle uyuşan faturalardan takip edilen açık hesap ilişkisinde takip tarihi itibariyle defterlerdeki miktarın birbirini doğruladığı, az miktarda olan örtüşmeme farkının mali bilirkişi tarafından açıklandığı, netice olarak davalı defterleri ile örtüşen 609.226,50 TL itibariyle davacının alacağı bulunduğu ve karşılığının ödendiğine dair bir savunma veya ispat bulunmadığı anlaşılmakla bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, miktarın davalı defterlerinden açıkça görüldüğü, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının reddedilen kısma ilişkin miktarı itibariyle takibi kötü niyetli olarak yaptığı hususunda tespit veya ispat bulunmadığından davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 609.226,50-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, talep edildiği gibi yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 121.845,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine, 4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 41.616,26-TL karar ve ilam harcından 7.405,12-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 34.211,14-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 7.405,12-TL peşin harç olmak üzere toplam 7.832,72-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 97.383,98-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.906,19-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan toplam 14.405,00-TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı oranlanarak) 14.313,23-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-6325 sayılı kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin (kabul-ret miktarı oranlanarak) 3.577,66-TL'sinin davalıdan; 22,94-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 19/01/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/742, K. 2026/21, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-742-e-2026-21-k-30baadbaa74e