İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/750 E. 2025/913 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/750
- Karar No
- 2025/913
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/750 KARAR NO : 2025/913
DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/11/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.'in Yönetim Kurulu Başkanı ... olduğunu, davalı şirkette sermaye artışına gideceğini, şirket hisselerini halka arz edeceğini, şirketi Sermaye Piyasası Kurulu tabi bir şirket haline getireceğini, SPK'nun onayından sonra şirket hisse fiyatlarında çok ciddi artışlar olacağını iddia ve beyan ederek davalı şirketin diğer tüm iştirakçilerini ve davacıyı manipüle ederek davalı şirkete sermaye koymaya ikna ettiğini, bunun üzerine davacı tarafından davalı şirkete "... sermaye arttırım bedeli" açıklaması ile 24.08.2021 tarihinde 4.580.000,00 TL para gönderildiğini, paranın gönderilmesinden sonra sermaye artışını bekleyen davacının, yaklaşık 3 yılı aşkın süredir davalı şirket yetkilisinin oyalamalarına maruz kaldığını, davalı şirket tarafından sermaye artışı ve davacının sermaye artışına katılımının sağlanmadığını, bu nedenle davacı tarafça ödenen paranın kendisine iade edilmesi için davalıya ... 40.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarname tebliğine rağmen paranın ödenmediğini, akabinde davalı aleyhine davaya konu ... 2.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiğini, ve takibin durduğunu, ticari nitelikte olan uyuşmazlığın halli için ...Arabuluculuk Numarası ile başvuru yapıldığını görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve haksız ve kötü niyetli davalının takip konusu alacağın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. finans, medya, marka danışmanlığı, perakende, organizasyon, emlak, gıda, kozmetik, teknoloji ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren, halka açık bir şirket olduğunu, paylarının ... A.Ş.'nin ana pazarında işlem gördüğünü, müvekkili şirketin 05.04.2021 tarihinde, 100.000.000 TL kayıtlı sermaye tavanı içerisinde 20.990.000 TL olan çıkarılmış sermayesinin mevcut ortakların yeni pay alma hakları tamamen kısıtlanmak suretiyle ...A.Ş.’nin Toptan Alış Satış İşlemlerine İlişkin Prosedürü çerçevesinde belirlenecek (baz fiyattan ve nominal değerden aşağı olmamak üzere) pay satış fiyatı esas alınmak suretiyle 25.010.000 TL satış bedeli karşılığı belirlenecek nominal tutarda artırılması nedeniyle tahsisli olarak ihraç edilecek paylara ilişkin ihraç belgesinin onaylanması talebi ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)’na başvurduğunu, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından şirket nezdinde de inceleme yapılarak 02.12.2021 tarihinde sermaye artırım başvurusunu olumsuz karşılayarak reddettiğini, müvekkili şirketin bu süreçte oyalandığını, bu durumun yatırımcılarda bu süre boyunca haklı beklenti oluşturduğunu ve nihayetinde de haksız ve hukuki tutarlılığı mevcut olmayan gerekçelerle sermaye artırımı başvurusuna izin vermediğini, müvekkilim şirket tarafından; ilgili onay vermeme işleminin sebep ve amaç yönünden neden hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği hakkında detaylı açıklamalar yapılarak ilgili işlemin iptali talebi ile ... 3. İdare Mahkemesi ....Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, idare mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiğini ve müvekkili şirket tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile derdest halde olduğunu, müvekkili şirket ve Mine Tozlu'nun halihazırda davacıya sermaye artırım bedeline yönelik göndermiş olduğu bedelin iadesi yükümlülüğüne ilişkin hukuki sebebin bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede sermaye artırımının gerçekleştirilmesi için kesin vade niteliğinde bir tarih öngörülmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kendi sorumluluğuna düşen tüm işlemleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, tüm bu nedenlerle henüz sonlanmamış bir hukuki ilişkiye dayalı iade taleplerinin ileri sürülmesi halinde dava şartı yokluğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça keşide edilen; ... 40.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin belirli bir süre içerisinde belirli bir borcun ödenmesi ihtarını ihtiva etmediğinden temerrüde, alacağın muacceliyetine ve faize esas teşkil etmeyeceğini, temerrüde düşürülmeyen borçludan faiz istenemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacının takibe girişmekte haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacının davalı şirketin tahsisli sermaye artırımına katılması akabinde şirketin SPK nezdinde gerekli izinleri alamaması sebebiyle ödediği sermaye katılım bedelinin iadesi talebiyle başlatılan ... 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görülmüştür. DELİLLER; Arabuluculuk dosyasının ve ... 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden eklendiği, ...'na müzekkere yazılarak (...) 05/04/2021 tarihli özel durum açıklamasının bir sureti celp edilmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davalı ... A.Ş.'nin (...) ... tarih ve ... sayılı bülteni celp edilmiştir. ... 3. İdare Mahkemesi' nin ... esas, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 8. İdari Dava Dairesinin ... esas sayılı dosyaları celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 01/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosyaya giren SPK inceleme raporu ve konuya ilişkin SPK kararı incelendiğinde, SPK onayı alınmaksızın davacının da aralarında bulunduğu yatırımcılar tarafından Şirket'e sermaye artırımı süreci henüz hiç başlamadan para girişi gerçekleştirildiği ve Kurul'un sermaye artırımını onaylamadan önce Şirket'e fon girişi yapıldığı, SPK tarafından yapılan değerlendirmeler çerçevesinde Şirket'in tahsisli sermaye artırımı başvurusunun olumsuz karşılanmasına yönelik işlem tesis edildiği ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde tahsisli sermaye artırımı sürecinin sonuçlanamadığı, Davacı tarafından davalı şirkete 24.08.2021 tarihinde yatırılan 4.580.000,00 TL'nin, sermaye artırım sürecinin onaylanması talebinin reddine ilişkin SPK Kurul Karar tarihi olan 02.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya iade edilmesinin yerinde olacağı, Davalı şirket tarafından SPK'nın tahsisli sermaye artırım talebinin onaylanmamasına yönelik idari işlem aleyhine idari yargıda ikame edilmiş olan davanın şirket lehine neticelenmesi ihtimalinde dahi sermaye artırım sürecinin doğrudan ihya olmayacağı, verilecek kararın, SPK açısından idari işlemin iptali kararının gerekçeleri ve hüküm çerçevesinde gerekli işlemleri tesis etmesi lüzumunu doğuracağı, idari yargıda yapılan denetimin yerindelik denetimi olmayıp hukukilik denetimi olması hasebiyle mahkemenin idare yerine geçerek karar tesis etmesinin söz konusu olamayacağı, yeniden yapılacak değerlendirmede de sermaye artırım talebinin SPK tarafından reddedilebileceği, anılan yargılamada henüz karar verilmemiş olmakla birlikte davanın reddi kararı verilmesini de ihtimal dâhilinde bulunduğu, bu çerçevede değerlendirme Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere huzurdaki dava konusu açısından idari yargıdaki davanın bekletici mesele yapılmasının Sayın Mahkemece değerlendirilecek bir talep olduğu, Sermaye artırım süreci SPK tarafından onay verilmeyip sonuca ulaşmadığından davacı tarafından, ihraç edilecek paylar karşılığında davalı şirkete yatırılan tutarın yatırılma amacıyla ilişkili olarak konusu kalmadığından Davalıya iadesinin gerekeceği, tahsisli sermaye artırım sürecine davacı kendi rızası ile dâhil olduğundan ve artırımın olumlu şekilde neticelenmesi ihtimalinde yatırdığı tutar karşılığı şirket payları kendi adına tescil edileceğinden sürecin SPK kararı aşamasına kadarki riske davacının katlanmasının işin niteliği dikkate alındığında yatırım analizi olarak doğru olacağı, bu çerçevede nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte, davacı tarafından ödenen 4.580.000,00 TL'nin fiili ödeme tarihinden itibaren değil sermaye artırım talebinin SPK tarafından reddi tarihinden itibaren işletilecek, talep edilen AVANS FAİZ ORANI üzerinden hesaplanan faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilinin makul olacağı, 02.12.2021 tarihinde iade gereken 4.580.000,00 TL için 03.12.2021 günü başlangıç gününden icra takip tarihi olan 25.07.2024 tarihine kadar T.C. Merkez Bankası tarafından ilan edilen, AVANS İŞLEMLERİNDE UYGULANAN FAİZ ORANI, değişen oranlarda uygulanmak suretiyle 968 günde işlemiş faizi 2.999.136,67 TL olmak üzere 4.580.000,00 TL anapara ile birlikte, icra takip tarihi itibariyle, Davacının Davalıdan TOPLAM ALACAĞININ 7.579.136,67 TL hesaplandığı" görüş ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacının davalı şirketin tahsisli sermaye artırımına katılması akabinde şirketin SPK nezdinde gerekli izinleri alamaması sebebiyle ödediği sermaye katılım bedelinin iadesi talebiyle başlatılan ... 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır. ... 2. İcra Dairesinin ...sayılı takip dosyasının incelenmesinde, ... tarafından borçlu ... ANONİM ŞİRKETİ aleyhine asıl alacak 4.580.000,00 TL Diğer (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), işlemiş faiz 3.148.750,02 TL 24/08/2021 - 24/07/2024 olmak üzere 7.728.750,02 TL Toplam Alacak üzerinden takip başlatıldığı, takibe karşı davalı borçlunun borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. SPK tarafından dosyaya sunulan 26.11.2021 tarih ve HK-8 sayılı İnceleme Raporu’nun incelenmesinde, davalı ... A.Ş.’nin 100.000.000 TL kayıtlı sermaye tavanı içinde 20.990.000 TL olan çıkarılmış sermayesinin, mevcut ortakların yeni pay alma hakları tamamen kısıtlanmak suretiyle, ... A.Ş.’nin Toptan Alış Satış İşlemlerine İlişkin Prosedürü çerçevesinde belirlenecek (baz fiyattan ve nominal değerden aşağı olmamak üzere) pay satış fiyatı esas alınmak suretiyle 25.010.000 TL satış bedeli karşılığı nominal tutarda artırılması nedeniyle ihraç edilecek ve tahsisli olarak ...’a 50.000 TL, ...’ya 220.000 TL, ...’a 5.200.000 TL, ...’a 500.000 TL, ...’a 299.527 TL, ...’a 234.000 TL, ...’a 80.000 TL, ...’a 420.000 TL,...’e 260.100 TL, ...’ya 170.000 TL, ...’a 440.000 TL, ...’e 50.000 TL, ...’a 50.000 TL, ...’e 70.000 TL, ...’a 150.000 TL, ...’e 344.880 TL, ...’a 207.000 TL, ...’e 75.000 TL, ...’e 4.580.000 TL, ...’a 805.362 TL, ...’a 90.000 TL, ...’a 300.000 TL, ...’e 1.400.000 TL, ...’e 700.000 TL, ...’a 1.250.000 TL, ...’a 250.000 TL, ...’ye 900.000 TL, ...’e 430.000 TL, ...’a 140.000 TL, ...’a 2.095.000 TL, ...’na 500.000 TL, ...’a 500.000 TL, ...’a 2.077.131 TL, ...’a 100.000 TL, ...’ye 32.000 TL ve ...'e 40.000 TL alacakları karşılığı satılacak paylara ilişkin ihraç belgesinin SPK tarafından onaylanması talebinin incelenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin olarak tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Anılan raporda, davacı ile birlikte tahsisli sermaye artırımına katılacak kişilerin şirkete verdikleri beyanlarda özetle; “... A.Ş.’nin çıkarılmış sermayesinin artırılması nedeniyle ihraç edilecek olan ve ... A.Ş.’den ...TL olan nakit ve muaccel alacağıma karşılık gelen tutarı sermaye koyma borcuna mahsup etmek suretiyle ihraç edilecek paylar karşılığında sermaye artırımına katılacağımı kabul, beyan ve taahhüt ederim.” ifadelerine yer verildiği görülmüştür. İnceleme raporunda tahsisli sermaye artırımında birinci uygulama başlığı olarak, çoğunlukla şirkette tek başına yönetim hâkimiyetine sahip olan hissedarın, sermaye avansı olarak şirkete nakdi borç verdiği ve şirketten olan bu nakit alacağına karşılık olarak (Pay Tebliği kapsamında) şirket tarafından SPK’ya tahsisli sermaye artırımı başvurusunda bulunulduğu, SPK tarafından sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde gerçekleştirilen incelemeler neticesinde, ilgili başvurunun olumlu karşılanması durumunda, şirket ortağının şirketten olan alacağını sermaye koyma borcuna mahsup etmek suretiyle şirket sermayesindeki payını artırdığı ifade edilmiştir. İkinci uygulamada ise şirketlerin, kendilerine yatırım yapmaya istekli yatırımcılardan nakit fon temin etme amacıyla Kurul’a bu kişi veya kişilere tahsisli olarak sermaye artırımı başvurusunda bulundukları, bu ikinci uygulamada, ekseriyetle; Kurul onayı alınmadan bu yatırımcılarca Şirket’e önden fon girişi gerçekleştirilmediği, Kurul Karar Organınca ilgili başvurunun olumlu karşılanması durumunda şirketin bu kişilere tahsisli olarak sermaye artırımını yaptığı ve fon girişinin de Kurul onayının ardından gerçekleştiği belirtilmiştir. Bu uygulamalarda ayrıca, tahsisli sermaye artırımı yapılacak kişilerin sayısının çoğunlukla sınırlı sayıda olduğu, çok nadir olarak da 5 ile 10 kişi arasında değişebildiği ifadesine yer verilmiştir. Anılan inceleme raporunda, Şirket'in mevcut başvurusuna konu somut olayda Kurul’a yapılan tahsisli sermaye artırımı başvurusu kapsamında, Marka yönetimince 5 yıla yayılmış şekilde 39 ayrı kişiden Şirket’in mevcut sermayesini aşacak tutarda fon toplandığı, ayrıca Şirket yönetimi tarafından sermaye artırımına konu edilen 25.010.000 TL’lik tutarın dışında, yine sermaye avansı altında 21 ayrı kişiden ilave olarak 1,8 milyon TL’yi aşan tutarda fon toplanmış olduğu, takip eden süreçte Şirketin, fon topladığı bu kişilerin bir kısmı ile ya davalı olduğu veya bu fonların bir kısmını yine bu kişilere iade ettiği, özetle, Şirket yönetimince Kurulca onaylı ihraç belgesi bulunmaksızın sermaye artırımına katılacakları vaadiyle 5 yıla yayılmış şekilde, kişilerden fon toplanması işleminin söz konusu olduğu, bu yönüyle, Şirket tarafından yapılan işlemin; sermaye artırımı kapsamında değerlendirilebilecek özkaynak finansmanı olmaktan ziyade, Şirket’e ortak yapma vaadiyle Kurul’dan izin alınmadan kişilerden fon toplanması işlemi mahiyetinde olduğu, her ne kadar uygulamada ana ortakların ya da herhangi bir yatırımcının/yatırımcıların herhangi bir şirkete borç/sermaye avansı vermesi mümkün olsa da, Şirket başvurusuna konu somut olayda Şirket yönetimi tarafından sistematik olarak birilerinden ortaklık vaadiyle para toplanması durumunun söz konusu olduğu, Şirket’in izinsiz fon toplama işlemlerine meşruiyet kazandırılmaması bakımından Şirket başvurusunun olumsuz karşılanmasının uygun olacağının değerlendirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda, Şirket tarafından tahsisli sermaye artırımına konu edilen fon tutarı ve bu fondan yapıldığı iddia edilen harcamalara ilişkin raporlamalar arasında önemli farklılıkların ve tutarsızlıkların bulunması; Şirket yönetim kurulu tarafından ...tarihli ve ... sayılı karar ile kabul edilen “Fon Kullanım Raporu"nda belirtilen harcama tutarları ile Şirket tarafından sonradan 06.09.2021 tarihli yazısı ile iletilen harcama kalemleri arasında bulunan 11.792.182,49 TL’lik önemli bir farkın bulunmasının ve bir diğer husus olarak fon kullanımı kapsamında harcama gerçekleştiren her bir şirket nezdinde de yine önemli farklılıkların bulunmasının raporlamalar arasında açık tutarsızlıklara yol açması nedeniyle; Şirket, Şirket’in bağlı ortaklıkları ve iştiraki tarafından yapılan fon kullanımları kapsamında önemli ölçüde şüphe ve tereddütler oluştuğundan, Şirket’in ... tarihli ve... sayılı yönetim kurulu kararı ile kabul edilen “Fon Kullanım Raporu”nda gerekli doğrulama ve güvencenin sağlanamamış olması nedeniyle, söz konusu fonla ilişkilendirilen ve Şirket tarafından sermayeye eklenmesi talep edilen 25.010.000 TL’lik tutarın bu aşamada sermayeye eklenmemesinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 1’inci maddesi uyarınca “Şirket’in pay sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması bakımından” uygun olacağından Şirket’in işbu Rapor’a konu tahsisli sermaye artırımına ilişkin talebinin olumsuz karşılanmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir. SPK uzmanı tarafından hazırlanan tespitleri değerlendiren Kurul Karar Organı’nın dosyaya da sunulan ... tarih ve ....sayılı kararı ile de; “1.... A.Ş. (Marka/Şirket)’nin 100.000.000 TL kayıtlı sermaye tavanı içinde 20.990.000 TL olan çıkarılmış sermayesinin, mevcut ortakların yeni pay alma haklan tamamen kısıtlanmak suretiyle, ...A.Ş.’nin Toptan Alış Satış İşlemlerine İlişkin Prosedürü çerçevesinde belirlenecek (baz fiyattan ve nominal değerden aşağı olmamak üzere) pay satış fiyatı esas alınmak suretiyle 25.010.000 TL satış bedeli karşılığı nominal tutarda artırılması nedeniyle ihraç edilecek ve tahsisli olarak; ...’a 50.000 TL, ...’ya 220.000 TL,...’a 5.200.000 TL, ...’a 500.000 TL, ...’a 299.527 TL, ...’a 234.000 TL, ...’a 80.000 TL, ...’a 420.000 TL, ...’e 260.100 TL, ...’ya 170.000 TL, ...’a 440.000 TL, ...’e 50.000 TL, ...’a 50.000 TL,...’e 70.000 TL, ...’a 150.000 TL, ...’e 344.880 TL, ...’a 207.000 TL, ...’e 75.000 TL, ...’e 4.580.000 TL, ...’a 805.362 TL, ...’a 90.000 TL, ...'a 300.000 TL, ...’e 1.400.000 TL, ...’e 700.000 TL, ...’a 1.250.000 TL,...’a 250.000 TL, ...’ye 900.000 TL, ...’e 430.000 TL, ...’a 140.000 TL, ...’a 2.095.000 TL, ...’na 500.000 TL, ...’a 500.000 TL, ...’a 2.077.131 TL, ...’a 100.000 TL, ...’ye 32.000 TL ve ...'e 40.000 TL alacakların karşılığı satılacak paylara ilişkin ihraç belgesinin Kurulumuzca onaylanması talebinin; Rapor’un 6.1 numaralı bölümünde yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, her ne kadar uygulamada ana ortakların ya da herhangi bir yatırımcının/yatırımcıların herhangi bir şirkete borç/sermaye avansı vermesi mümkün olsa da, Şirket başvurusuna konu somut olayda Şirket yönetimi tarafından 2017-2021 döneminde sistematik olarak birilerinden ortaklık vaadiyle para toplanması durumu söz konusu olduğundan, bu yönüyle, Kurulca onaylı bir izahname veya ihraç belgesi bulunmaksızın Şirket’in izinsiz fon toplama işlemlerine meşruiyet kazandınlmaması bakımından Şirket’in tahsisli sermaye artınmı nedeniyle ihraç edilecek paylara ilişkin ihraç belgesine onay verilmemesinin uygun olacağı değerlendirilmekle birlikte, Şirket talebinin; a) Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilmeksizin ihracı için Kurul’a yapılan başvurularda, Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn/Kanun) ll’inci maddesi uyarınca, ihraç belgesinin de izahnamenin onaylanmasına ilişkin SPKn’nun 6’ncı maddesinde yer alan esaslar çerçevesinde onaylanacağı; - Dolayısıyla ihraç belgesinde yer alan bilgilerin tutarlı, anlaşılabilir ve Kurulca belirlenen izahname standartlarına göre eksiksiz olduğunun tespiti halinde, ihraç belgesinin Kurulumuzca onaylanmasına karar verileceği; bu kapsamda, ihraç belgesi onay başvurusunun değerlendirilmesinde gerek Kurulumuza sunulan bilgi ve belgelerin, gerekse Kamuyu Aydınlatma Platformu yoluyla kamuya açıklanan bilgi/belgelerin incelenip değerlendirileceği, - Bu yönüyle, halka açık şirketlerin gerek dolaşımdaki paylarına, gerekse sermaye artırımı sonucu dolaşıma çıkacak yeni paylarına ilişkin olarak yatırımcıların yatırım kararlanın, şirketlerin performansını gösteren finansal tabloları, özel durum açıklamaları ve sermayeye eklenmesi düşünülen fonun kullanım yerlerine ilişkin raporlama ve bilgiler gibi açıklama ve raporlamalara bağlı olduğu; Bu kapsamda, Rapor’un 3.6 ve 6.1 numaralı bölümlerinde yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde; Şirket tarafından tahsisli sermaye artırımına konu edilen fon tutarı ve bu fondan yapıldığı iddia edilen harcamalara ilişkin olarak Şirket yönetim kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile kabul edilen “Fon Kullanım Raporu”nda belirtilen harcama kalemleri ve tutarları ile Şirket tarafından sonradan Kurul’a iletilen harcama kalemleri ve tutarları arasında önemli farklılıkların bulunması, bir diğer husus olarak fon kullanımı kapsamında harcama gerçekleştiren her bir şirket nezdinde kullanılan fon tutarları bakımından da yine önemli farklılıkların bulunması, ayrıca, fon kullanımları kapsamında Kanun’un 1l’inci maddesi uyarınca 6’ncı maddesi kapsamında, Şirket’ten talep edilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz iletilmemesi ve tüm bu hususlar kapsamında Şirket’in ... tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu karan ile kabul edilen “Fon Kullanım Raporu”na ilişkin gerekli güvence ve doğrulamanın sağlanamamış olması nedeniyle, b) Sermaye artırımına konu fonun kullanım yerlerinden ...A.Ş. (Huzurevi) paylarının satın alınması işleminin II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin (Kurumsal Yönetim Tebliği) 5’inci maddesine ve Kurumsal Yönetim Tebliği ekinde yer verilen ilkelerden 1.3.9. numaralı ilkeye aykırı şekilde, yönetim kurulu bağımsız üyelerin çoğunluğunun onayı olmadan ve sonrasında da bağımsız üyelerin çoğunluğunun onayı olmaması nedeniyle işlemin genel kurul onayına sunulmadan gerçekleştirilmesinin mevzuata aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, c) Raporun 4 numaralı bölümünde yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde; Şirket yönetimince gerçekleştirilen ve son dönemde alman Kurul Kararlarıyla da sabit kılınan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na aykırı ihlal, muvazaalı işlem ve usulsüzlükler ile bu kapsamda alınan ilgili Kurul Kararları birlikte değerlendirildiğinde; - Aralarında Şirket’in yönetim kurulu başkanı ...’in de bulunduğu ilgili (dönem) Şirket üst yönetimi hakkında Kanun’un 107, 110 ve 112’nci maddeleri kapsamında işlem yapılmak üzere, Kanun’un 115’inci maddesi uyarınca suç duyurularında bulunulmuş olması, - Bahse konu suç duyurularına konu mevzuat ihlali, muvazaalı işlem ve muhasebe hilelerinden kaynaklı olarak 2017, 2018 ve 2019 yılı konsolide finansal tablolarında önemli tutarlarda yanlış ve hatalı raporlamalar yapılmasına yol açılması, - Şirket’in yönetim kurulu başkanı ve eşinin -diğer ilgili kişilerle birlikte- Şirket’in pay piyasasında gerçekleştirilen piyasa dolandırıcılığı niteliğindeki işlemlerde sorumlu bulunmalarından haklarında suç duyurularında bulunulması, - Şirket yönetimi hakkında Kanun’un 110 ve 112’nci maddeleri kapsamında işlem yapılmasını gerektiren ihlallerin işbu sermaye artırımına konu edilen fonun toplandığı ve kullandırıldığı Şirket ve bağlı ortaklıkları nezdinde işlenmiş olması nedeniyle Şirket tarafından işbu başvuru kapsamında iletilen bilgi ve belgelerin tutarlılığına ve güvenilirliğine ilişkin şüphe, tereddüt ve belirsizliklere yol açılması, - Söz konusu ihlal ve usulsüzlüklere ilişkin hukuki süreçler tamamlanmadan, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasını teminen Şirket’in tahsisli sermaye artırımına onay verilmemesinin uygun olacağı hususlarından hareketle, Kanun’un yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin l’inci maddesi ve Kanun’un 1l’inci maddesi uyarınca 6’ncı maddesi kapsamında olumsuz karşılanmasına, …” oybirliği ile karar verilmiştir. TTK'nın 456/2-3. Maddesi "Artırıma, esas sermaye sisteminde 459 uncu maddeye göre genel kurul; kayıtlı sermaye sisteminde, 460 ıncı madde gereğince, yönetim kurulu karar verir. Esas sözleşmenin ilgili hükümlerinin, gerekli olduğu hâllerde izni alınmış bulunan değişik şekli, genel kurulda değiştirilerek kabul edilmişse, bunun Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca onaylanması şarttır. Artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz hâle gelir ve 345 inci maddenin ikinci fıkrası uygulanır" şeklinde düzenlenmiş olup TTK'nın 460/6 Maddesi "Sermaye artırımının yukarıdaki hükümlere uygun olarak gerçekleştirilmesinden sonra, çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşmenin sermaye maddesinin yeni şekli, yönetim kurulunca tescil ettirilir." düzenlemesini içermektedir. TTK'nın 345/2. Maddesi " Şirket, 335 inci maddenin birinci fıkrasında öngörülen noter onayı veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanma tarihinden itibaren, üç ay içinde tüzel kişilik kazanamadığı takdirde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine, bedeller banka tarafından sahiplerine geri verilir." şeklinde düzenlenmiştir. SPK’nın II-18.1 sayılı “Kayıtlı Sermaye Sistemi Tebliği”nde “Yönetim kurulu kararlarının ve esas sözleşme değişikliklerinin ilanı” başlıklı madde 12 hükmünde, “(1) Kayıtlı sermaye tavanının artırılması, verilen izin süresinin uzatılması, sermaye artırımı ve bu Tebliğin 11 inci maddesi kapsamında alınan yönetim kurulu kararları, Kurulun özel durumlara ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde kamuya açıklanır. Ayrıca bu Tebliğin 11 inci maddesi kapsamında alınan yönetim kurulu kararları alındığı tarihten itibaren on iş günü içinde ticaret siciline tescil ettirilir. (2) Sermaye artırımının mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesinden sonra, artırımın tamamlandığına ilişkin yönetim kurulu kararı ile Kurula başvurulur. Esas sözleşmenin sermayeye ilişkin maddesinin yeni şekli hakkında Kuruldan uygun görüş alınmasını müteakip, ilgili maddenin yeni şekli yönetim kurulu tarafından on gün içerisinde ticaret siciline tescil ettirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya SPK Emekli Başuzmanı ...' a tevdi edilmiş, 01/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; huzurdaki dava konusu olayda, tahsisli sermaye artırım süreci SPK tarafından onaylanmadığından süreç tamamlanmamış ve sermaye artırımı gerçekleşmemiştir. Kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş halka açık şirketlerde sermaye artırım sürecinde öncelikle yönetim kurulunun, esas sözleşmede öngörülen kayıtlı sermaye tavanı içerisinde ihtiyaç duyduğu miktarda yeni pay ihracı için sermaye artırım kararı alması, kararın ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi, akabinde işlemin onaylanması amacıyla SPK’ya başvurulması, müteakiben gerekli diğer işlemlerin tamamlanması, sermaye artırımının ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmesinden sonra, çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşmenin sermayeye ilişkin maddesinin yeni şeklinin yönetim kurulunca tescil ve ilan ettirilmesi ve son olarak payların, tahsisli sermaye artırımına katılan kişiler adına kayden teslim ve tescilinin yapılması gerekmektedir. Huzurdaki olayda, sermaye artırım süresinde şirketin SPK’ya yaptığı müracaat üzerine tahsisli sermaye artırım sürecine onay verilmesi, sermaye artırım sürecinin ilerlemesi ve tamamlanması için zorunlu aşamalardan biri olup, SPK'nın sermaye artırımına onay vermemesi ve talebi reddetmesi nedeniyle tahsisli sermaye artırım süreci somut olayda tamamlanamamıştır. Her ne kadar davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde sermaye artırım sürecinin devam ettiği, idari yargıda derdest davanın bulunduğu, taraflar arasındaki ilişkinin bitmediği iddiaları dermeyan edilmiş olsa da, anılan iddiaların, sermaye artırımı amacıyla ödeme yapan davacının, sürecin SPK tarafından onaylanmaması nedeniyle akamete uğraması hasebiyle davalı şirket uhdesinde bulunan bedelin iadesini talep etme hakkına halel getirmediği, anılan tutarın şirket nezdinde tutulmasının haklı bir sebebi ve dayanağının bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, sermaye artırımı amacıyla davacı tarafından davalı şirkete ödenen tutarın davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Diğer taraftan, dosyaya sunulan ... 3. İdare Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, dava konusunun, SPK’nın 25.010.000 TL satış bedeli karşılığı nominal tutarda artırılması nedeniyle ihraç edilecek ve tahsisli olarak; belirli kişilere alacakları karşılığı satılacak paylara ilişkin ihraç belgesinin onaylanması talebinin reddine dair idari işlemin iptali talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili tarafından alacağın muaccel olmadığı, sermaye artırım sürecinin devam ettiği, idare mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması gerektiği iddiaları dermeyan edilmiş olmakla birlikte, anılan iddiaların, sermaye artırım sürecinin, davalı şirketin talebinin SPK tarafından onaylanmaması hasebiyle akamete uğraması ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde nihayete erdirilememesi, idare mahkemesi tarafından iptal kararı verilmesi halinde dahi sermaye artırım sürecinin doğrudan canlanmayacağı sadece SPK’nın anılan karar doğrultusunda tekraren talebi değerlendirmek ve iptal hükmü ile kararın gerekçeleri doğrultusunda işlem tesis etmek yükümlülüğü altına gireceği, idare mahkemesinin SPK yerine geçerek karar alamayacağı dikkate alındığında yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. Davacı tarafından, sermaye artırımı amacıyla yapılan 4.580.000,00 TL tutarındaki ödemeye ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ödenmesi de talep edilmektedir. Davacı tahsisli sermaye artırım sürecine kendi rızası ile dâhil olduğundan ve beklentisi sermaye artırımının gerçekleşmesi olduğundan, sermaye artırımı gerçekleşinceye kadar TTK madde 509 ve 510' da ki sermayeye faiz ödenemeyeceği ve sermaye öncesi yapılan pay sahibi ödemelerine faiz ödemesinin ancak sermaye artırımının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması ile talep edebileceği, sermaye artırımı başvurusunun SPK tarafından 02/11/2021 tarihinde ret edildiği, sermaye artırımı amacıyla toplanan paranın toplanma amacına dair konusu kalmadığından bu tarihte iadesinin düşünülebileceğini, bu duruma göre 02/12/2021 tarihinde iadesi gereken 4.580.000,00 TL' nin 03/12/2021 günü ve icra takip tarihi olan 25/07/2024 tarihine kadar T.C. Merkez Bankası tarafından ilan edilen avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı, değişen oranlarda uygulanmak suretiyle 968 günde işlemiş faizi 2.999.136,67 TL olmak üzere 4.580.000,00 TL anapara ile birlikte, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan alacağının toplam olarak 7.579.136,67 TL olduğu hesaplanmıştır. Dava konusu icra takip dosyası, davacı tarafından sunulan ihtarname, özel durum açıklamaları, sermaye artırım bedelinin davalı şirket hesabına gönderildiğine ilişkin ödeme dekontu, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından dosyaya gönderilen ... tarih ve ... sayılı üst yazı ekinde, Kurul Karar Organı'nın ... Tarihli ve ... Sayılı Kararı ile ... A.Ş.'nin Tahsisli Sermaye Artırımı Başvurusuna İlişkin İnceleme Raporu, .. 3. İdare Mahkemesi’nin ... sayılı dosyası, yukarıda zikredilen kanun maddeleri ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirket tarafından SPK onayı alınmadan, davalı şirkete fon girişi yapıldığı, davacı tarafından 24/08/2021 tarihinde davalı şirkete 4.580.000,00 TL yatırıldığı, SPK tarafından davalı şirketin tahsisli sermaye artırım başvurusunun olumsuz karşılandığı, bu suretle tahsisli sermaye artırım sürecinin sonuçlanmadığı, davalı tarafından SPK'nın tahsisli sermaye artırım talebinin onaylanmamasına yönelik idari işleme karşı ... 3. İdare Mahkemesi’nin ... sayılı dosyası ile dava ikame edildiği, bilirkişi tarafından, idari yargıdaki davanın şirket lehine neticelenmesi ihtimalinde dahi sermaye artırım sürecinin doğrudan ihya olmayacağı, verilecek kararın SPK açısından idari işlemin iptali kararının gerekçeleri ve hüküm çerçevesinde gerekli işlemleri tesis etmesi lüzumunu doğuracağı, idari yargıda yapılan denetimin yerindelik denetimi olmayıp hukukilik denetimi olması hasebiyle mahkemenin idare yerine geçerek karar tesis etmesinin söz konusu olamayacağı, yeniden yapılacak değerlendirmede de sermaye artırım talebinin SPK tarafından reddedilebileceği, idari yargıdaki davanın her halde beklenmesine gerek olmadığı görüşü mahkememizce de benimsenmiş olup, davacı tarafından, ihraç edilecek paylar karşılığında davalı şirkete yatırılan tutarın bu sebeple iadesinin gerektiği, ancak davacı tahsisli sermaye artırım sürecine kendi rızası ile dahil olduğundan ve artırım kararı SPK tarafından onaylansa idi yatırdığı tutar karşılığı şirket payları kendi adına tescil edileceğinden, davalının temerrüdünün, sermaye artırım talebinin SPK tarafından reddedilmesi tarihinde oluştuğu mahkememizce kabul edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından bu ihtimale yönelik SPK tarafından işlemin reddedildiği tarih olan 02/12/2021 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz olarak 2.999.136,67 TL hesaplanmış olup, bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulü ile ... 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 4.580.000,00 TL asıl alacak, 2.999.136,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.579.136,67 TL üzerinden devamına, alacak likit olduğundan likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 1.515.827,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen miktar yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, 4.580.000,00 TL asıl alacak, 2.999.136,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.579.136,67 TL alacak üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 1.515.827,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 517.730,82 TL nispi karar harcının, peşin alınan 93.343,98 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 424.386,84 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 882.330,93 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 93.832,38 TL (427,60 TL BHV, 60,80 TL VSH, 93.343,98 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.132,50 TL (132,50 TL tebliğler ve posta, 10.000,00TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 9.936,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 9-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 3.530,31 TL'sının davalıdan, 69,68 TL'sının davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma ile) yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza