İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/732 E. 2025/192 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/732
Karar No
2025/192
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2024/732 Esas KARAR NO:2025/192

DAVA:İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/11/2024 KARAR TARİHİ:18/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında 02/12/2022 tarihinde akdedilen sözleşmeye istinaden davalıya aynı tarihte ... model ünite teslimi yapıldığı,ı müvekkili şirketçe davalı tarafa sözleşme kapsamında müvekkili şirketten tütün mamülleri alımı yapması amacıyla ünite teslim edildiğini, teşvik olarak 3.000,00 TL tutarlı yatırım bedeli (promosyon) kendisine satış faturalarından iskonto yapılmak suretiyle ödendiğini, sözleşmenin akdedilmesinden bir süre sonra davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak sözleşme konusu ünitenin yerinden söküldüğü ve sözleşmenin ihlal edildiğinin tespit edildiğini, sözleşmeye aykırı davranan davalıya boşta kalan yatırım bedeli ve ceza-i şartın ödenmesi için hukuki yollara başvurulacağını bildirir 22/05/2023 tarihli ihtarname keşide edilerek sözleşmesi feshedildiğini, sözleşmenin feshi ile birlikte fesihten sonraki döneme denk gelen yatırım bedelinin müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, 29/05/2023 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiğini, davalı tarafça boşta kalan yatırım bedeli ve ceza-i şart bedeli müvekkili şirkete ödenmediğini, sözleşmeye aykırı davranmakta direnen davalı aleyhine sözleşmeden kaynaklanan, sözleşme ve müvekkili şirketin kayıtlarına göre belirlenen boşta kalan yatırım bedeli, ceza-i şart bedeli ve ihtarname giderlerinin tahsilini için ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak icra takibi başlatıldığını, davalı taraf borcun tamamına itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazına istinaden arabuluculuk yoluna başvurduklarını, anlaşma sağlanamadığını, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini, takibin aynı şartlarda devamı suretiyle alacaklarının davalıdan tahsilini, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacının taleplerinin dayanaksız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini, davacı ile müvekkili arasında 02/12/2022 tarihinde akdedilen sözleşmeye istinaden müvekkile aynı tarihte ... model ünite teslimi yapıldığını, ilgili ünite davacı tarafından tekrar geri teslim alındığını, müvekkili tarafa, sözleşme kapsamında müvekkili şirketten tütün mamülleri alımı yapması amacıyla ünite teslim edildiğini, sözleşme konusu ünitenin yerinden sökülerek ilgilerce tekrar geri teslim alındığını, boşta kalan yatırım bedeli ve ceza-i şart bedeli müvekkili şirkete ödendiğini, müvekkili tarafından davacıya ödenen miktarlar bulunduğunu, müvekkili, davacı hesabına ödemeler gönderdiğini, davacı taraf bu dekontları mahkemeye sunmadığını, ödenen paralar görmezden gelinerek haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açtığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, icra takibinin iptalinin gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin ve % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini, icra inkar tazminatı talebine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Mahkememizdeki dava 29/11/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 11.757,03 TL toplam alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borcun tamamına, faizine, tüm faizlere, mahkeme ve vekalet ücretine, doğacak bütün masrafların giderine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiği tespit edilmiştir. Vergi Dairesi, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinden ayrı ayrı müzekkere cevapları gelmiş, dosyamız arasına alınmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı ticari davalardır. Ticari davalar ise 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Maddenin 1. fıkrasında "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri.." ifadesi ile her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğan davalar nispi ticari davalar olduğu belirtilmiştir. Davanın nispi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması gerekmektedir. Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir. 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesinde, kanun'un kapsamı “bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davacının kazancının Bakanlar Kurulu'nun belirlediği sınırın altında kaldığı, Ticaret Sicil'den gelen müzekkere cevabının incelenmesinde gerçek kişi ticari işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davacının herhangi bir kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla, her ne kadar davacı taraf tacir ise de davalının tacir olmadığı, dava konusu yer iş yeri olsa da ticari işletme niteliğinde olmadığı, bu kapsamda davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici de olmadığı, bu durumda davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle görev dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, 2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili NÖBETÇİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına, 3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.18/03/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/732, K. 2025/192, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-732-e-2025-192-k-e36c1d294c7d