İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/718 E. 2026/215 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/718
Karar No
2026/215
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/718 Esas - 2026/215 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/718 Esas KARAR NO : 2026/215

................... ........................... .................................. ....................................... ............................................... .......................................................

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2024 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin depolama ve dağıtım alanında çalışan bir firma olduğunu, davalı ile soğutucu ekipmanları içeren yükün İstanbul - Yenibosna'dan yüklenip Smolenks gümrük -Sivastopol'e taşınması hususunda bir taşıma sözleşmesi imzalandığını, toplamda 7 tırlık mal için 61.600 USD ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmede bedelin %60'nın işin başında avans olarak, kalan %40'nın ise CMR teslimine ilişkin evrakın müvekkili şirkete tesliminden sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu taşıma işlemine karşılık davalı tarafça, 18/07/2023 tarihli ........... nolu 65.100 USD bedelli fatura kesildiğini, ancak fatura taşıma sözleşmesinde kararlaştırılan rakamdan fazla kesildiği için müvekkili tarafından 3.500 USD için "A..........7 navlun farkı iadesi" açıklamasıyla iade faturası kesildiğini, bu doğrultuda henüz teslimat yapılmadan müvekkili tarafından 46.960 USD'lik kısmi ödemenin davalı tarafa yapıldığını, davalı şirkete bölgede yaşanan Ukrayna-Rusya savaşından ötürü malların rus plakalı araçlar ile getirilmesi gerektiğinin iş başında bildirildiğini, buna rağmen davalı şirketin gümrük teslim yerinin kendilerine bildirilmediğini iddia ettiği ve bölgenin güvenli olmadığını iddia ederek sözleşmede kararlaştırılan teslim yerine yükleri götüremeyeceklerini belirttiklerini, akabinde müvekkili şirketin üçüncü bir şirket ile anlaşarak yüklerin teslim alınması ve kararlaştırılan adrese teslim edilmesi için 15.000 USD karşığında işin yapıldığını, davalı tarafından işin tamamlanmamasına müteakip, davalı şirket ile yapılan sözleşme gereğince teslimden sonra ödenmesi gereken 14.640 USD'nin yansıtma bedeli olarak muhasebe kayıtlarında mahsuplaşma olması için 15.000 USD'lik fatura kesildiğini, davalı tarafın buna karşılık iade faturası kestiğini, görüşmeler neticesinde müvekkili tarafından yeniden 15.000,00 USD'lik bir fatura kesildiğini, fakat tekrardan davalı tarafından iade fatura kesildiğini, bu sebeple Üsküdar 11. Noterliğinde keşide edilen 20676 ve Üsküdar 16. Noterliği'nde keşide edilen 23406 yevmiye numaralı ihtarnamelerin ayrı ayrı zamanlarda gönderildiğini ancak bir netice alınamadığını belirterek; haklı davaların kabulüne, 18/07/2023 tarih ve AN..........7 nolu fatura nedeniyle müvekkili şirkete karşı başlatılabilecek her türlü takip ve hukuki işleme karşı İİK md. 72/2 gereğince ihtiyati tedbir kararının verilmesine, davalı şirketin müvekkili şirkete kestiği 18/07/2023 tarih ve AN1........0137 nolu fatura nedeniyle herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ....... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu sebeple davanın öncelikle yetkisizlik kararı verilerek talep halinde yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, davacı aleyhine başlatılmış bir icra takibi yahut alacak davası, keşide edilmiş bir ihtarname veya yazılı, sözlü talep olmaması sebebiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının tüm iddia ve beyanlarına, mail yazışmaları yahut safahat adı altında sürece ilişkin yaptıkları tüm açıklama ve beyanlara açıkça itiraz ettiklerini, savaş bölgesine girilebilmesi için Rus plakalı araçlar ve Rus Şoförler temin etme gibi bir yükümlülüğün müvekkiline yüklenemeyeceğini, müvekkili şirketin yetkili olmayan kişiler dışındaki mail yazışmalarını da kabul etmediklerini, davacının iade edildiğini iddia ettiği faturaların hukuka aykırı olması sebebiyle iade edildiğini belirterek; davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Davacı taraf ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla yazılan talimat neticesinde, İstanbul 13. ATM'nin 2025/29 Talimat sayılı dosyası aracığıyla alınan 20/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda ............. Lojistik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi” ne 14.640,00 USD borçlu olduğu, davacının defter kayıtlarının da bu şekilde yapıldığı, davalı ............. Lojistik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi taşıma işlemini tamamlayamadığı bu nedenle davacının, işin tamamlanması için ........... Lojistik Dış Ticaret Limited Şirketi ile anlaşma yaparak taşıma işlemini tamamlattığı ve bu işin karşılığında 15.000,00 USD ödendiği görülmüş olup bu şekilde defter kayıtlarına girildiğinin tespit edildiği bildirilmiştir. Davalı ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla yazılan talimat neticesinde, ....... 2. ATM'nin 2025/37 Talimat sayılı dosyası aracığıyla alınan 22/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıya ait 2023 ve 2024 ticari defterlerin mahallinde yapılan inceleme de usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, elektronik kapsamda bulunan defterlerinin süresinde bildirildiği, davacı ile davalı arasında cari hesap şeklinde kayıtların tutulduğu, davalı firmanın 31.12.2024 tarihli ticari defter kapanış kaydında davacı firmadan 472.658,26 TL (14.640 USD) alacaklı olduğunun görüldüğü, transit taşımaya konu yükün kararlaştırılan adrese davalı taşıyan tarafından teslimi gerçekleşmediğinden, davacı firma, üçüncü bir şirket ile (............Lojistik Dış Tic. Ltd.Şti.) dava dosyasında bulunan sözleşme kapsamında yüklerin teslim alınması ve kararlaştırılan adrese teslim edilmesi için 15.000 USD karşılığında anlaşıldığının tespit edildiği bildirilmiştir. Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Alanında Uzman bilirkişi tarafından sunulan 28/11/2025 tarihli raporda özetle; dava konusu olayda teslim engelinin mücbir sebep niteliğinde olmadığı, engelin davalının riziko alanına girdiği ve davalının eyleminin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği, dolayısıyla davalının taşımayı tamamlamadığı kısım için ücret talep edemeyeceği, davacının üçüncü kişi ile anlaşarak yükü teslim ettirmesi nedeniyle yaptığı 15.000 USD masrafi davalıdan talep etme (rücu) hakkının bulunduğu kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. 02/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı olarak davalı taşıyıcı tarafından düzenlenen fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taşıma sözleşmesine istinaden davalı taşıyıcı firmanın edimlerini yerine getirip getirmediği, yükün Sivastopol limanına teslim edilmemesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, bölgedeki Rusya-Ukrayna savaşının, yükün teslim edilmemesi noktasında mücbir sebep teşkil edip etmediği, bu suretle davalı taşıyıcı firmanın kestiği 18/07/2023 tarihli fatura nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı, Mahkememizin yetkili olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı taraf öncelikle yetki itirazında bulunmuş olup, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 9 no'lu bendinde, Ankara Mahkemelerinin yetkili kılındığı dikkate alınarak, yetki itirazının reddi ile davanın esası incelenmiştir.

TTK'unun “Taşıma ve teslim engelleri” başlıklı 856. Maddesi; “(1) Eşyanın teslim edilmesi gereken yere ulaşmasından önce, taşımanın sözleşmeye uygun olarak yapılamayacağı anlaşılırsa veya eşyanın teslim edileceği yerde teslim engelleri çıkarsa, taşıyıcı, 868 inci madde uyarınca tasarruf hakkına sahip olan kişiden talimat almak zorundadır. Tasarruf hakkını gönderilen haizse ve bulunamıyorsa veya eşyayı teslim almaktan kaçınıyorsa, tasarruf hakkı birinci cümle uyarınca gönderen tarafından kullanılır. Tasarruf hakkının kullanılması taşıma senedinin ibrazına bağlı tutulmuş olsa bile bu hâlde taşıma senedinin ibrazı gerekli değildir. Taşıyıcı, kendisine talimat verilen durumlarda, teslim engelinin taşıyıcının riziko alanına giren bir nedenden kaynaklanmamış olması şartıyla, 868'inci maddenin birinci fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerinde öngörülen istem haklarını ileri sürebilir. (2) Gönderenin, 868 inci madde uyarınca sahip olduğu tasarruf yetkisine dayanarak malın üçüncü bir kişiye teslim edilmesi talimatını vermesinden sonra, taşıma veya teslim engeli ortaya çıkarsa, birinci fıkranın uygulanmasında, gönderilen gönderenin, üçüncü kişi de gönderilenin yerini alır. (3) Taşıyıcı, 868'inci maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesine göre, uyması gereken talimatları uygun bir süre içinde alamazsa, tasarruf hakkı sahibinin menfaatine en iyi görünen tedbirleri almakla yükümlüdür. Taşıyıcı, eşyayı, boşaltıp saklayabilir. 868 inci maddenin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrası hükümlerine göre tasarruf hakkını haiz kişinin hesabına saklanması için tevdi edebilir veya geri taşıyabilir. Taşıyıcı, eşyayı üçüncü bir kişiye tevdi ederse, sadece bu kişinin seçiminde gösterilmesi gereken özenden sorumludur. Bozulabilecek bir mal söz konusu ise, malın durumu böyle bir önlemi haklı kılıyorsa veya aksi takdirde oluşacak giderler malın değerine göre makul bir oranda değilse, taşıyıcı, Türk Borçlar Kanununun 108 inci madde hükmüne uygun olarak malı sattırabilir. Taşıyıcı, değerlendirilmesi imkânı bulunmayan eşyayı imha edebilir. Eşyanın boşaltılmasından sonra taşıma sona ermiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. TTK'unun “Zıya veya Hasar ile Gecikmeden Doğan Zarardan Sorumluluk” başlıklı 875.maddesi; “(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun."şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ışığında, dosya kapsamında yapılan incelemede; taraflar arasında, İstanbul-Yenibosna'dan yüklenen soğutucu ekipman içeren 7 tır yükün Smolenks Gümrük-Sivastopol/Kırım adresine karayolu ile taşınması için taşıma sözleşmesi imzalandığı, 61.600 USD navlun bedelinin, %60'ının iş başında, kalan %40'ının ise CMR teslim evrakının ibrazında ödeneceği noktasında tarafların anlaştığı, davacının bu kapsamda davalı taşıyıcıya 46.960 USD ödeme yaptığı, davalı taşıyıcının ise şoförlerin can güvenliğinin olmaması yalnızca Rus plakalı araçların bölgeye girebildiği ve savaş koşulları nedeniyle malın Sivastopol adresine teslim edilemediğinin davacıya bildirildiği, davacının bu kez dava dışı firma (........... Lojistik Dış Tic.Ltd.Şti.) ile anlaşarak malların Sivastopol adresine teslimini sağladığı, davacı tarafından, dava dışı iş bu firmaya 15.000 USD ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı taşıyıcı, Rusya'da süren savaş halinin mücbir sebep teşkil ettiği ve Rus plakalı araçlar ile teslimatın yapılmasına yönelik yükümlülüğünün bulunmadığını ileri sürmüş ise de; taraflar arasında, Ukrayna- Rus Savaşının başladığı 24/02/2022 tarihinden sonra, 14/08/2023 tarihinde taşıma sözleşmesinin akdedildiği, iş bu sözleşmeyi imzalayan davalının, basiretli tacir olarak savaşın yol açabileceği kısıtlamaları öngörebilecek durumda olduğu, bu suretle savaş halinin malın teslimi için engel teşkil edebilecek mücbir sebep niteliğinde olmadığı, kaldı ki taraflar arasındaki yazışmalardan davacının, malın Rus plakalı araçlar ile taşınmasını açıkça talep ettiği, davalı taşıyıcının iş bu talebin yerine getirilemeyeceği hususunda itiraz ettiğine ilişkin bir kayıt ya da delilin olmadığı, davacının malın teslimi için dava dışı firmaya 15.000 USD ödeme yaptığının ticari defter kayıtlarından tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının 46.960 USD davalıya ödeme yaptığı, malın teslim edilmemesi ve TTK'unun 875.maddesi kapsamında; Taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu gözetilerek, bu suretle iş bu davanın konusu olan bakiye 14.640 USD navlun bedelini davalının talep edemeyeceği kanaatine varılmakla, davalı taşıyıcı tarafından kesilen navlun bedeline ilişkin 18/07/2023 tarih, AN........7 nolu fatura nedeniyle davacının sorumlu olmadığı anlaşılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava değeri olan 14.640 Euro'nun dava tarihi olan 22/10/2024 tarihi itibariyle Efektif Satış kurunun 37.1258 olduğu, dava tarihi itibariyle TL karşılığının 543.521,71 TL olduğu dikkate alınarak, iş bu tutar üzerinden harç ve vekalet ücreti hesaplanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile; davacı tarafça kesilen 18/07/2023 tarih, AN..........7 nolu fatura nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Alınması gerekli 37.127,97 TL harçtan peşin alınan 9.000,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.127,44 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 9.000,53 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 86.963,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 14.862,402 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, başvurma harcı, vekalet harcı, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydın Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2026

YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: Bilirkişi Ücreti : 14.000.00 TL Posta Masrafı : 374,00 TL Başvurma Harcı : 427,60 TL Vekalet Harcı : 60,80 TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/718, K. 2026/215, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-718-e-2026-215-k-31bd9b25780c