İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/716 E. 2025/614 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/716
Karar No
2025/614
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/716 Esas KARAR NO :2025/614

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:15/02/2024 KARAR TARİHİ:25/09/2025

.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10/09/2024 tarihli ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi olunan ve mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilen dava dosyası incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ..., İran vatandaşı olup, Türkiye'de yatırım yapmak amacıyla davalı ... aracılığıyla içinde kiracısı bulunan ... ... Mah. ... Ada 1 parselde kain projeden bir ev satın almış, (Tapu Kaydı) daha sonra kiracısı ile anlaşmazlık yaşayan müvekkil, kiracısını tahliye etmek istemiş ve bu konuda Kızı ... arkadaşı T.C.vatandaşı davalı ... 'dan yardım istemiştir. Davalı ... Türkiye'de Konut yatırımının karlı olmadığını, Kiraların geçen yıllar içerisinde düşük kaldığını, taşınmazın tahliyesinin seneler sürdüğünü, başka yatırım araçlarının kısa sürede ve daha karlı olduğunu, taşınmazın satılıp bedelinin kendisine verilmesi halinde kendisine kat kat karlı bir yatırım yapacağını, belirtmiş ve 10.10.2022 tarihinde Müvekkilin evini değerinin çok altında sattırdığını, bu olay sonrasında ..., kendisinin Yatırımcı olarak görüldüğü ve ... Asgari Dolaabi ve Yenilikçi Form İnşaat Tur. San. Tic.Ltd. Şti. Adlı firma yetkilileri ve kendisinin imzası bulunan ... AGREEMENT /İŞBİLİĞİ SÖZLEŞMESİ başlığı taşıyan bir belge fotokopisini göstererek sözleşmenin bir Ortaklık Sözleşmesi olduğunu ve kendilerine da bu ortaklık yatırım sözleşmesine ortak edeceğini, sağlanacak kazançtan yüksek karlar elde edebileceklerini belirtmiş ve akabinde davalı ... ile Müvekkil ... arasında 30.12.2022 tarihli Yatırım Anlaşması-Alt Anlaşma"ORTAKLIK SÖZLEŞMESİ" imzalandığını, sözleşme nedeniyle Müvekkil ... Iman ... adlı şahsa ve talimat vererek ödeme yapılmasını istediği hesaplara kişilere toplamda 120.000,00 USD dolar tutarında ödeme yapıldığını, davalı ..., Müvekkil ile 30.12.2022 tarihli ALT SÖZLEŞMEYİ s imzalarken, kendisinin ... ... ve Yenilikçi Form adlı şirket ile imzalamış olduğunu belirttiği ANA SÖZLEŞME olduğunu belirttiği fotokopi belgeyi kendi ıslak imzası ile imzalayarak, 30.12.2022 tarihli Sözleşme ekine eklemiş ve müvekkile verdiğini, davalıya ... İcra Dairesi'nin 2023/... Sayılı Dosyası ile icra takibi açılmış olup, dosya yetkisizlik kararı ile .... İcra Dairesinin 2024/... sayılı dosyasına gönderildiğini, borçlu 22.1.2024 tarihinde itiraz ettiğinden, itirazın iptali talepli huzurdaki davayı açmak zaruriyeti doğduğunu beyan etmiştir. CEVAP: Davalı vekili .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının üzerine kayıtlı taşınmazı sanki müvekkili tarafından cebren ve hile ile sattırılmış gibi bir tablo çizen ifadeleri taraflarınca anlaşılamadığını, satışın uyuşmazlığın özü ile bağlantısının bulunmadığını, davacı tarafından, yatırımcı sıfatıyla ortak olunan ticari işletmenin zararlarından tek başına müvekkili mesul tutulmaya ve yaptığı yatırımı müvekkili üzerinden telafi etmeye çalıştığını, akdedilen bu alt sözleşmenin yatırım yönünden düzenlenen 2.maddesi dikkatle incelendiği taktirde görüleceği üzere, davacı tarafın ORTALIK SÖZLEŞMESİnden %16 kar payı alma karşılığında 120.000,00- USD ödemeyi üstlendiğini, işbu tutarın müvekkiline nakit ya da havele yoluyla gönderilmesinin akabinde bu tutarın ortaklık sözleşmesi için kullanılacağı nın imza altına alındığını, müvekkilinin iş birliği sözleşmesi kapsamında yapılacak işe finansal destek vererek sadece yatırımcı sıfatıyla rol aldığını, işin ve işletmenin organizasyonu, ürün temini, işletmenin gelir ve giderleri tamamen şirket ve hissedarların kontrolüne bırakıldığını, davacı yanın esas sözleşmenin tarafları ile iletişime geçildiğini, taraflarca müvekkiline alt sözleşme yapma yetkisi verilmediğinin öğrenildiğini, akabinde esas sözleşmenin taraflarının esas sözleşmeyi feshettiğini iddia ettiğini, müvekkilinin yapılacak ticari faaliyete ya da esas sözleşme olan iş birliği sözleşmesinin ruhuna ya da özüne aykırı olmadan yapılacak ticari faaliyeti geliştirme gayreti ve ticari kaynakları arttırma saiki ile hareket ederek baharat ticareti işine yeni bir yatırımcı eklediğini, tabiri caiz ise müvekkilinin, sözleşme serbestisi ve irade özgürlüğü çerçevesinde esas sözleşmedeki kar payı hakkının bir bölümünü alt sözleşme şartları kapsamında yapılacak yatırım karşılığında davacı taraf ile bölüşmeyi kabul ettiğini, bu hususun hile olarak değerlendirilmesinin ticaret hayatının ruhuna ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yargılamaya esas sözleşmenin; kanunun emredici hükümlerine, genel ahlaka, kişilik haklarına ya da kamu düzenine aykırı olarak düzenlenmemiş olup esas sözleşme kapsamında da yeni bir yatırımcı eklenmesini engelleyeci ya da sınırlayıcı bir madde belirlenmediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin kesin hükümsüz olduğundan söz edilemeyeceğini, davacı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşmenin, esas sözleşmedeki hakların 3. bir kişiye tamamen devir ya da temilikine yönelik olarak akdedilmemiş olup aksine esas sözleşme kapsamında yapılacak ticaretin boyutunun genişletilmesi amacı ile esas sözleşmenin ruhuna ve ticari teamüllere uygun olarak düzenlendiğinden ve kesin hükümsüzlük şartlarını taşımadığından geçerli ve ayakta olduğunu, müvekkili tarafından tüm başvuruların sonuçsuz ve cevapsız kalması sonrasında taraflarınca şirket ve hissedarlar adına ...Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/ ... Soruşturma numarasıyla TCK m. 157 Dolandırıcılık ve TCK m. 155 Güveni kötüye kullanma suçlarından şikayette bulunulduğunu, işbu cezayı başvuru ile beraber koyduğu karşılıksız ödemeleri geri almak isteyen müvekkili tarafından yine esas sözleşmenin tarafları olan hissedarlar adına, .... İcra Dairesi 2023/... E. Ve .... İcra Dairesi 2023/... E. Dosyaları kapsamında icra takipleri başlatıldığını, müvekkili tarafından söz konusu hukuki süreçlerin başlatılmasının sebebinin esas sözleşme olan iş birliği sözleşmesinde garanti şerhi şartının düzenlenmesi olduğunu, diğer yandan alt sözleşme uyarınca böyle bir garanti şerhi şartı düzenlenmemiş olup müvekkili tarafından işin zarar etmesi durumunda davacı yana ödenmesi ya da tazmin edilmesi taahhüt edilen hiçbir bedelin ön görülmediğini, müvekkili tarafından ilgili sözleşmelere aykırı tek bir davranışta bulunulmamış olup akdedilen sözleşmelerin usulüne uygun ve geçerli olduğunu, aksinin taraflarca ortaya atılan mesnetsiz iddialarla değil esas sözleşmeye eklenmiş bir hüküm ya da kanunun yasal düzenlemeleri ile ortaya koyduğu bir engelle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında imzalanan 30/12/2022 tarihli Yatırım Anlaşması-Alt Anlaşma "Ortaklık Sözleşmesi"nden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 10/09/2024 tarihli ... sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olduğu, görevsizlik kararının gerekçesinin "6100 sayılı TTK'nın 4 ve 5. Maddalerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Yasa gereğince açıkça bu tür işlerde Ticaret Mahkemesi görevli kılınmıştır" şeklinde belirlendiği anlaşıldı. Eldeki dava öncelikle kamu düzeni yönünden incelenmelidir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. İzah edilen kanun maddeleri gereğince bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafın da tacir olması, uyuşmazlığın ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olduğundan, ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz aşamasında re'sen incelenir. Somut olayda; dava dışı ... ... ile dava dışı ... İnş. Turz. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti ve davalı Iman ... arasındaki 12/09/2022 tarihli İşbirliği Sözleşmesine dayanak mahkememiz dosyası gerçek kişilerince Yatırım Anlaşması (Alt Anlaşma) sözleşmesi imzalandığı ve vaki yatırım sözleşmesi ile davacı tarafça yatırım sözleşmesi gereği dava dışı kişilere muhtelif tarih ve bedelli ödemelerin yapıldığı iddiasıyla ana sözleşmenin feshedilmesi sonucu davacı tarafından davalıya gönderilen yatırım bedelinin tahsili istemiyle açılan itirazın iptali davası olduğu, bu hali ile uyuşmazlığın ticari bir dava olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bu itibarla Mahkememizin görevsizliği sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK'nın 20. Maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine, mahkememiz ile .... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı doğmakla dosyanın görev yolu halli için ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Dairesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, TTK 4 vd. ve HMK 2. Maddeleri gereğince .... Asliye Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karar altına alınmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde davacının Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 6-Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme tespit edildiğinde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/716, K. 2025/614, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-716-e-2025-614-k-edb50073a096