İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/665 E. 2025/1400 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/665
Karar No
2025/1400
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/665 Esas KARAR NO : 2025/1400

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2024 KARAR TARİHİ : 22/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari ilişki bulunmakta olduğunu, işbu ticari ilişkiye konu müvekkili şirketin cari hesap alacağı olmasına karşın alacağına kavuşamadığını, bu sebeple müvekkili Tarih Gıdanın alacağını tahsil etmek amacıyla Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış olup borçlu .... Elektromarket’in borca, faize, ve tüm ferilere itiraz etmiş olduklarını, bu sebeple süresi içerisinde itirazın iptali davasını mahkeme huzurunda ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili şirketin gıda ve ambalaj başta olmak üzere birçok alanda faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili şirket kendi ürünlerini üreterek birçok firma ve şahsa ürün tedariki sağlamakta olduklarını, davalı ... Elektromarket’in ürünleri müvekkili şirketten almasına karşın ödemesi gereken bedeli ödememiş olup müvekkilinin mağdur olmasına sebep olmuş olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin davalı/borçludan bilahare sunacakları faturadan kaynaklı alacağı olduğu ve davalı /borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine karşı itiraz etmiş olduğu açıkça ortaya çıkacağını, davalı/borçlunun takibe konu olan sevk irsaliyesi kayıtlı fatura kendisine ulaştığında faturanın kendisine ve içeriğine Türk Ticaret Kanunu’nda ön görülen 8 günlük süresi içerisinde hiçbir itirazda bulunmamış, fatura içeriğini kabul etmiş olduğunu beyanla, davanın kabulü ile, davalı/borçlunun Bakırköy .... İcra Dairesi .... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İhtiyati haciz taleplerinin dava değeri üzerinden; faturada sevk irsaliyesi kaydının bulunması hasebiyle borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi, menkullerinin muhafazası için öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatteyse uygun ve makul bir teminat karşılığında davalı aleyhine ihtiyati hacze karar verilmesine, haksız ve kötü niyetle takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı borçlu şirketin ve davacı müvekkil şirketin bağlı bulundukları Vergi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak 2021-2024 yılları arasındaki BA- BS formlarının celbedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen hususlara bakıldığında; İcra Takibi aşamasında, davacı istemlerinin bütününe taraflarınca itiraz edilmiş ve Davacı İddialarının hemen hemen tamamında yanlış, yanıltıcı beyanlara, karinelere ve delillere yer verildiği tespit olunmuş olduğunu, davacı tarafından düzenlendiği iddia olunan fatura hakkında inceleme yapmak gerekirse; davacı ile müvekkil firmanın arasında sadece 1 kere mal alım satım ilişkisi olduğunu, bu alım işlemi 25.02.2021 tarihinde olup, toplam meblağın 6.254,00 TL olduğunu, alınan mal ve hizmetin karşılığı da ilgili firmaya ödenmiş olup, bu durumun ticari defterlerde sabit olduğunu, müvekkilinin ticari kayıtları açık olup, bunun dışındaki afaki iddia ve talepleri reddediyor olduklarını, İcra takip talebinde borcun kaynağı 01.04.2024 tarihli 600.000 TL lik fatura denilmekte olduğunu, Takip dayanağı fatura icra dosyasına da konulmamış olduğunu, Davacı taraf atfedilen borca dayanak olarak sunduğu faturanın tebliğinden itibaren 8 gün geçmekle itiraz olmadığı ve kesinleştiğinden bahsetmişse de buradaki garabet, icra takibinin de faturayla aynı tarihte açılmış olduğunu, müvekkili firmanın 25.02.2021 tarih ve 6.254,00 TL'lik fatura dışında bir mal alımı bulunmamakta olduğunu, iddia edildiği gibi böyle bir alım ve bu alıma dair fatura var ise buna dair sevk irsaliyesi, malı teslim alan ilgili personel imzası v.s... Olup olmadığı sorgulanması gerektiğini, zira atfedilen borçla ilgili herhangi bir alımın müvekkili firmaca gerçekleştirilmemiş olduğunu, tahminlerince davacı tarafın, yıllar öncesinden oluşan ticari kayıt ve bilgiler üzerine fiktif bir talep yaratmaya çalışmakta olduklarını, yapılacak bilirkişi incelemesinde bu hususların da incelemeye tabi tutulması durumunda tüm gerçeklik ortaya çıkacağını beyanla, davacı tarafından ileri sürülen iddiaları öncelikle usul ve esas yönüyle kabul etmedikleri dikkate alınıp, davanın reddini, haksız ve kötü niyetli davacının aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılması talep etmiştir. 21.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda: "1-) Davacı yana ait ticari defterler ve dava konusu Faturaya ulaşılamadığı belirtilerek incelemeye sunulmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2-) Davalının 2021 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış, 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiş olduğu, 3-) Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, 30.12.2021 tarihi itibariyle ve icra takip tarihi olan 02/04/2024 tarihi itibariyle davalının davacıya 6.254,-TL Borçlu oldukları, davacı tarafından icra takibi yapılan ancak takip yapılan faturasının dosya içeriğinde görülmediği 600.000 TL Fatura alacağı yönünden bir muhasebe kaydına rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 4-) Davalı ticari defterlerine göre, Davacı tarafından davalı yana 25.02.2021 tarihinde KDV Hariç toplam tutarı 5.300,- TL, KDV Dahil tutarı 6.254,-TL olan 1 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, Davalı yanın ticari defterlerine göre, işbu fatura yönünden davacı yana icra takip tarihi olan 02/04/2024 tarihi itibariyle borçlu oldukları, işbu dava konusu icra takibi yapılan fakat fatura görüntüsüne dosya içeriğinde rastlanmayan bu nedenle hangi tarihte düzenlenmiş olduğu görülmeyen fakat icra ödeme emrinde 01.04.2024 düzenlenme tarihli olduğu belirtilen Fatura ile ilgili bir muhasebe kaydına davalı ticari defterlerinde rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5-) Taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 6-) Davacı yanın bağlı olduğu Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 07.08.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2021 ve 2022 yıllarına ait karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre ve Davalı yanın bağlı olduğu Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 01.08.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2021,2022,2023 ve 2024 yıllarına ait Karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre tarafların 2021 yılı BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, 2022,2023 ve 2024 yıllarına ait BA BS Bildirimlerinde tarafların birbiri ile ilgili BA BS Bildirimi olmadığı, davacı tarafından icra takibi yapılan işbu dava konusu 600.000,-TL’lik Fatura yönünden BA BS Bildirimi görülmemiş olduğu " şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası ile toplam 600.00,000TL‬ üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının dava değeri 200.00,000TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla; davacı taraf, davalı ile aralarındaki mal alım satımına ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalara dayalı alacaklarının bulunduğunu ancak alacaklarının ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı tarafça ise takibe dayanak fatura kapsamında bir borçlarının bulunmadığı belirtilerek davanın reddi savunulmuştur. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, davalının sunulan kayıtlarından 2021 yılına ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olduğu, 2024 yılına ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı ticari defterlerine göre davacının davalıya 25.02.2021 tarihli 6.254,-TL'lik 1 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmi olduğu, davalı yanın ticari defterlerine göre, işbu fatura yönünden davacı yana icra takip tarihi olan 02/04/2024 tarihi itibariyle borçlu oldukları, işbu dava konusu icra takibi yapılan fakat fatura görüntüsüne dosya içeriğinde rastlanmayan bu nedenle hangi tarihte düzenlenmiş olduğu görülmeyen fakat icra ödeme emrinde 01.04.2024 düzenlenme tarihli olduğu belirtilen Fatura ile ilgili bir muhasebe kaydına davalı ticari defterlerinde rastlanmamış olduğu tespit edilmiştir. İtirazın iptali davaları takip ile sıkı sıkıya bağlı olup, davacı alacaklının takip konusu ettiği takip dayanağı olarak gösterdiği 01.04.2024 düzenleme tarihli olarak belirtilen 600.000,00 bir faturanın dosyaya sunulmadığı gibi davacının da ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığından kendi defter ve kayıtlarında da böyle bir kaydın bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, davalının sunulan kayıtlarında da takip konusu edilen faturaya dair bir kayıt bulunmadığı ve bu miktar kadar alacak kaydı da bulunmadığı, takibin salt cari hesap ilişkine de dayandırılmadığı, dayandırılan ve var olduğu belirtilen 01.04.2024 tarihli bir faturanın bulunduğuna ve davacının da bu fatura kapsamında davalıdan alacıklı bulunduğuna dair usulüne uygun yazılı deliller sunulmadığı anlaşıldığından davacının alacağını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının açıkça yemin deliline dayandığı görüldüğünden davacı vekiline usulüne uygun yemin metnini sunması hususunda süre verilmiş ve sunulan yemin metni kapsamında davalı şirket yetkilisinin mahkememiz huzurunda davalı şirketin davacı şirkete takip konusu 600.000,00 TL borcunun bulunmadığına dair usulüne uygun yemin ettiği anlaşıldığından davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Takibin alacaklı tarafından kötüniyetli olarak başlatıldığı hususunda dosya kapsamında bir tespit yapılamadığından/delil sunulmadığından koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE; -Kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 187,80-TL karar harcının davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 465,00-TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/12/2025

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/665, K. 2025/1400, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-665-e-2025-1400-k-ba3e03c1c611