İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/653 E. 2025/775 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/653
Karar No
2025/775
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/653 Esas KARAR NO :2025/775

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:28/12/2023 KARAR TARİHİ:03/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Dava dışı sigortalı ...ne ait "..." adresli iş yerinin ... poliçe numaralı ''... İpotek Paket Sigorta Poliçesi'' ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, 03/07/2021 tarihli hasar nedeniyle sigortalı iş yerinde hasar meydana geldiğini ve ... numaralı ekspertiz raporunun hazırlandığını, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilince sigortalıya 29.610,00-TL'lik hasarın tanzim edildiğini, müvekkilinin ödediği tazminat bedelinin rucuen tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak takibin davalının itirazı ile durdurulduğunu, meydana gelen hasarda davalının ve ... Belediye Başkanlığı'nın müşterek ve müteselsil sorumluluklarının bulunduğunu, ... Belediye Başkanlığı'nın önünde bulunan yeraltı otoparkının belediyeye bağlı olduğunu ve yeraltında olan ana su borusunun patlaması nedeniyle ... Belediye Başkanlığı'nın sorumluluğunun bulunduğu, bu hususta taraflarınca belediyeye 06/07/2021 tarihinde başvuru yapıldığını ve su kaçağının tamir edilmesini talep ettiklerini, meydana gelen dava konusu hasar sonucunda hazırlanan eksper sonucunda ... Belediye Başkanlığı'nın hasarın meydana gelmesinde sorumlu olduğunun tespit edildiğini, diğer yandan davalı ...'nin de 2560 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun m.2/a ve m.2/d hükümleri uyarınca sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 01/04/2023 tarihli celsesinde dosyanın davalı ... yönünden dosyanın tefrikinde karar verildiği ve davalı ... yönünden mahkememizin ... Esas sırana kaydının yapıldığı, Mahkememizin; 19/04/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı ile dosyanın uyuşmazlığın idari yargı çevresinde görülmesi gerektiğinden dolayı usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin 29/04/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesi sunduğu, davalı yana dilekçe ekli tebligat çıkarıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2024 tarih, 2024/964 Esas ve 2024/1003 Karar sayılı karar ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın mahkememize yeniden gönderilerek 2024/653 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Görevsizlik Kararı Verilen Davalı ... Belediye Başkanlığı'nın Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, davanın idare mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, ayrıca yetkili yetki itirazlarının bulunduğunu ve davanın Bakırköy Adliyelerinde görülmesi gerektiğini, davada sorumluluk atfının dayanağının kamu hizmetinin eksik işlemesinden kaynaklı hizmet kusurunun olduğunu, ortada hukuka aykırı fiil bulunmadığını, ... Belediyesi'ne bağlı bir ana su borusu olamayacağını, dava konusu hasarda su patlamasının sayaçtan önce meydana geldiğinin anlaşıldığını, bu noktada patlayan borunun şebeke suyu olduğunu, ana boruların sorumluluğunun ...'de olduğunu, söz konusu su kaçağının Belediye Hizmet Binası önünde bulunması ve zararın büyümemesi amacıyla belediye ekiplerince sadece müdahale edildiğini iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin kamu görevi yapan kamu tüzel kişisi olduğunu, bu nedenle görevli yargı yerinin idare mahkemeleri olduğunu, davacının zarar iddiasını ispat etmesi gerektiğini, dava konusu hasarın davacının kendi üzerine düşen teknik ve yasal sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklandığını, müvekkilinin üçüncü şahıslara verilen zararlardan sorumlu tutulamayacağını, dava açılması üzerine idareleri ile yapılan yazışmalar neticesinde müvekkilince; icra takibine konu adreste yapılan incelemede taraflarınca çalışma yapılmadığının, hasarın şikayet konusu binanın galvaniz olan iç tesisatından kaynaklı olduğunun, hasarın yol üst kod seviyesinin altında kalan zemin altı katlı otopark alanında meydana geldiğinin bildirildiğini, hasarın meydana geldiği yerin fen kurallarına uygun inşa edilmediğini, fen kurallarına uygun yapı yapmayanların uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceğini, son olarak likit olmayan ve yargılama gerektiren alacak için icra inkar tazminatı talep edilmeyeceğini iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 29.610,00-TL asıl alacak ve 2.277,94-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.887,94-TL borcun ödenmesi amacıyla 30/01/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlulara çıkartılan ödeme emrinin 28/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin 28/02/2023 tarihinde ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin 01/03/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin, 26/09/2024 Tarih, 2024/964 Esas ve 2024/1003 Karar Sayılı Kararının Kaldırma Gerekçesinde; "6102 sayılı TTK'nın 16/1 maddesinde, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacağı hükme bağlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurul'nun 2012/168 esas, 2012/397 karar ve 15.06.2012 tarihli ilamında, davalı ... Genel Müdürlüğü'nün; kuruluşu, işleyiş ve yapısı ile görevlerinin 23.11.1981 tarih ve 17523 sayılı Resmî Gazete 'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2560 sayılı ...'nün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla düzenlenen, ... Belediyesi'ne bağlı bulunan bir kamu kuruluşu olduğu (...) kabul edilmiştir. Benzer bir çok içtihatta benzer gerekçelerle ...'nin tacir olduğu açıklanmıştır. (...) 2560 sayılı kanuna tabi olan ...'nin gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, faaliyetini özel hukuk kuruları altında yapması sebebi ile TTK'nın 16/1. maddesi anlamında tacir sayılacağı, tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevi adli yargının görevine girdiği Yargıtay içtihatları ile benimsenmiştir. Tacir olan ...'nin haksız fiili sonucu kaynaklanan tazminat davasının adli yargıda bakılması gerektiği nazara alındığında ilk derece mahkemesince davanın idari yargının görevi olduğu gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen kararın dosya içeriğine uygun olmadığından davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmelidir." şeklinde karar verilmiştir. İnşaat Mühendisi Bilirkişinin 09/02/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Dava dışı sigortalıya ait "..." adresli iş yerinde meydana gelen bina şubeyolu su bağlantısında meydana gelen hasarın incelenmesinde: ... Abone Hizmetleri Yönetmeliği'nin Madde 48 5. Fıkrası e bendinde “e) “İdarenin mesuliyeti; kolon sistemi ile su kullanan binalarda döşediği şube yolu kadar, bahçe nizamlı yapılarda ise parsel sınırından itibaren en fazla 2 metre mesafeye kadardır” denildiği, şube yolunun ...’nin sorumluluğunda olduğu, ...’ye Kusur atfedilebileceğinin düşünülmesi mümkün olmadığı, su borusunun patlaması akabinde ...’ye ihbarda bulunulmaması, ... Belediye Başkanlığı Fen işleri Müdürlüğü'nce çekilen yukardaki 2 nolu resim incelendiğinde, kırılan şube yolu borusunun, zemine sıfır seviyede döşeme kaplaması altına döşendiğinin görüldüğü, bu derinlikte borunun ... tarafından döşendiğini düşünmenin mümkün olmadıüğı, muhtemelen şube yolu diye yönetmeliklerde adlandırılan borunun, zaman içerisinde üst kaplamadan gelen yükler, zaman zaman sıfırın altına düşen hava sıcaklığı nedeniyle olabilecek don hadisesi sebebi ile patladığı kanaati ile ... İdaresine kusur atfedilemeyeceği, abone yolu borusunun tespitinin toprak yüzeyine çıkarılmasının sorumlusunun araştırılmasının yapılmasının gerektiği, sorumlular bulunmadan kimseye sorumluluk atfedilemeyeceği" görüş ve kanaatine varılmıştır. İnşaat Mühendisi Bilirkişinin 02/07/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Her iki bilirkişi raporunda da ... yönetmeliklerinde geçen maddelere dayandırılarak patlayan borunun ... Genel Müdürlüğü yetki alanında bulunan şube yolu üzerinde olduğundan patlayan borunun sorumlusunun ... olduğu, ancak borunun zemin yüzeyine bu kadar yakın gömülmesinin ... tarafından yapılamayacağı mantığı ile borunun o bölgeye kimler tarafından döşendiğinin araştırılması gerektiği" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -Davacı vekili tarafından sunulan; ... numaralı hasar dosyası, ... poliçe numaralı ... İpotek Paket Sigorta Poliçesi, 29.610,00-TL'lik ödemeye ilişkin dekont, 38.822,00-TL bedelli fatura, ekspertiz raporu, ... Belediye Başkanlığı'na 06.07.2021 tarihli başvuru dilekçesi, ... Belediye Başkanlığı'nın 03.08.2021 tarihli cevabı, ... Şebekeler Dairesi Başkanlığı'nın 14.02.2023 tarihli cevabı, -.... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası -.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporları -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen bedelin, haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı sigortalısının otopark niteliğindeki işyerini su basması üzerine İşyeri sigortası kapsamındaki sorumluluğu üzerine zararı giderecek ödemeyi yapmış ve rucuen tahsilini davalı Belediye ve ...'den ilamsız takip ile talep etmiştir. İstinaf ilamı öncesinde Belediye yönünden .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davanın reddine karar verilmiştir. ... yönünden ise Mahkememizde yargılamaya devam olunmuş, davalı kendi sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkememiz dosyası ile .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ayrı ayrı bilirkişi raporu alınmış, her iki rapor kapsamında şube yolu denilen bölgede patlayan su borusunun yüzeye yakın döşenmesi ve iklim etkisi nedeniyle zararın meydana geldiği, borunun şube yolu olması nedeniyle ...'nin sorumluluğunda bulunduğu tespit edilmiş ancak dosyamızdan alınan raporda ...'nin bu şekilde bir döşeme yapamayacağı şeklindeki subjektif değerlendirme ile netice kanaat bildirilmiştir. Her iki rapor arasında haksız fiilden sorumluluğun kimde olduğunun tespitine dair kanaatte çelişki doğduğundan, çelişkiyi giderecek şekilde yeniden rapor alınmış ve ... sorumluluğunu tespit eder şekilde çelişki giderilmiştir. 2560 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun 2/a maddesi; "İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek" şeklindedir. Bu düzenlemeye göre su dağıtımı kapsamında tesisin yapılması, bakım ve onarımı ... sorumluluğundadır. Zarara sebep olan, patlayan boruyu yüzeye yakın olacak şekilde kimin döşediği dosyamız kapsamında tespit edilmemiştir. Başkaca kişi veya kurumlarca boruya müdahale edildiğine dair tespit de bulunmamaktadır. Ancak anılan yasal düzenleme ve sorumluluk gereği borunun bakım ve onarımından davalı ...'nin sorumluluğunun devam ettiği açıktır. Bunun yanında dava dışı zarar görenin alabileceği etkin bir tedbir bulunmamaktadır. Davacının, sigortalısının zararına dair ödemesinin rayiç bedellere uygun olduğu .... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasından alınan raporla tespit edilmiştir. Haksız fiile dayalı rucu talebinde halef konumunda olan davacının ödeme tarihinden takip tarihine kadar yasal orandan işlemiş faiz talep edilebileceği anlaşılmış, takipteki miktarların yerindeliği rapor ile denetlenmiştir. Dolayısıyla davacının talebinde haklı olduğuna, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali gerektiğine kanaat edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Haksız fiile dayalı alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından talebin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin Reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.178,27-TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 385,13 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.793,14 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ile 385,13 TL peşin harç olmak üzere toplam 654,98 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 9.940,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.200,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 03/11/2025

Katip ... Hakim .. e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/653, K. 2025/775, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-653-e-2025-775-k-8fd169cf73ff