İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/2 E. 2025/931 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2
- Karar No
- 2025/931
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/2 Esas KARAR NO : 2025/931
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/01/2025 KARAR TARİHİ : 10/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı .... Sanayi ve Tic. A.Ş arasında .... no.lu ve 03.03.2023 başlangıç tarihli Nakliyat Emtea - Kamyon Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, dava dışı sigortalı ... Sistemleri Sanayi ve Tic. A.Ş tarafından 14.07.2023 tarihli İtalya’da yerleşik ... firması tarafından düzenlenen ... numaralı fatura kapsamında 23 adet kahve makinası ve 5.764 yedek parça cinsi emtia satın alındığını, satışa ilişkin teslim şeklinin ise EXW olarak kararlaştırıldığını, davalı ... Ltd. Şti. tarafından taşımaya ilişkin 01.08.2023 tarih ve ... numaralı navlun faturasının tanzim edildiğini, işbu emtiaların nakliyesi için ana nakliyeci davalı ... Ltd. Şti. Ve alt nakliyeci ... ile anlaşıldığını, 18.07.2023 tarihinde ilgili emtiaların, satıcının İtalya'daki tesisinden ... plakalı araca yüklendiğini, ardından ... firmasının İtalya’nın ... şehrindeki deposunda ...(yarı römork) plakalı araca aktarıldığını ve grupaj olarak Türkiye’ye sevkinin sağlandığını, ... numaralı CMR belgesinde dava konusu taşımanın ... firmasına ait .. plakalı araca yüklendiğinin belirtildiğini, İtalya gümrük görevlilerince tutulan ... numaralı beyannamede taşımanın ... plakalı tır niteliğindeki araç ile yapılacağı ve nakliyatın .... tarafından gerçekleştirileceği belgelendiğini, işbu belgeyi doğrular nitelikteki 03.08.2023 tarih ve ... no.lu gümrük beyannamesi ile .. plakalı tır ile Türkiye'ye girişin tamamlandığını, davalı şirket sorumluluğunda 02.08.2023 tarihinde İstanbul Halkalı'da yer alan .... Antrepoda boşaltma esnasında emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, ... numaralı CMR faturasına hasarlı ürün teslim alındığı bildiriminin yapıldığını, Gümrük muayenesi sırasında .... Antrepo ile gümrük müşavirliği tarafından kolinin açıldığını, 1 adet emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek ".... transit belgesiyle 02.08.2023 tarihinde antrepomuza varış yapmış olan ... plakalı ve ... 02.08.2023 tarihli antrepo beyannamesine istinaden boşalan ... San. Tic. A.Ş. firmasına ait eşya muayene sırasında açıldığında 1 kabın hasarlı olduğu görülmüştür." şeklinde 04.08.2023 tarihli tutanak tanzim edildiğini, emtiaların hasarlı bir şekilde teslim edildiğinin dava dışı sigortalı şirket tarafından öğrenilmesi üzerine dava dışı sigortalı şirket tarafından davalı taşıyıcı ... Lojistik Ltd. Şti.'ye hasar bildirimi yapıldığını, teslim anında doğrudan davalı şirkete yazılı bildirim yapıldığını, dava dışı sigortalı şirket anılan madde metnine uygun olarak hasar bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve meydana gelen hasardan davalı taşıyıcı şirketin sorumluluğu konusunda haberdar olmasının sağlandığını, açıklanan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak davalı muteriz borçlu şirketler tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminat ödenmesini ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; hiçbir koşulda müvekkilinin kusurunu kabul etmemekle birlikte, müvekkilinin sigortalısına davanın ihbar olunması gerektiğini, parsiyel taşımacılıkta eşya gönderen tarafından yetersiz ambalajlandığından davanın kabulüne karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı yanın delil olarak dosyaya sunduğu exper raporunun dahi iddiasını ispatlar nitelikte olmadığını, davacı yan tarafından hesaplanan miktarın yasal sınırlar dahilinde olmadığını, dava konusu edilen malların süresinde ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, müvekkilinin yıllardır, taşıma işi ile uğraşan ve tüm hususlar dikkate alınarak faaliyetini yerine getiren bir firma olduğunu, bahsi geçen olaydaki gibi, bu şekilde bir zararın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalık aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile dava dışı sigortalıya nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenen bedelin rücuen tazminat istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, hasar dosyası celp edilerek incelenmiş, taraf delilleri toplanmıştır. -Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 14.703,63 TL asıl alacak, 1.991,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.695,47-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "... nolu Nakliyat Abonman Sözleşmesi ve ... nolu Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Sanayi Ve Tic.A.Ş.’ne ait emtiaların, İtalya - Türkiye taşımasını üstlenen takip borçlusu ... Limited Şirketi’nin zilyetliğinde iken düşme/sıkışma nedeniyle oluşan zararın tazmini amacıyla sigortalıya ödenmiş olan 14.703,63 TL’nin TTK’nın 1472. maddesi hükmü uyarınca, rücuen tahsili istemi" olduğu, davalı takip borçluları tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Davacı tarafın davalı ile dava dışı üçüncü kişi arasında imzalanan taşıma sözleşmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından Nakliyat Emtea - Kamyon Sigorta Poliçesi'ne dayalı olarak ödenen bedelden, davalı tarafın fiili taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olduğunu iddia ettiği görülmektedir. -Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; dava dışı sigortalı şirkete ait malların İtalya'dan Türkiye'ye taşınması sırasında meydana gelen hasar nedeni ile taşınan emtiaların zarar görmesi nedeni ile sigortalıya yapılan ödemeden davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. -TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. -Dosyada mevcut ödeme yapan davacının sigortalıdan aldığı hasar tazminat makbuzu sigortalının dava haklarını temlik alması karşısında TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. -Taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükü, taşımayı akdi ve fiili taşıyıcı taraf sıfatıyla gerçekleştirenlerin davalı şirket olduğu hususlarında bir tereddüt bulunmamaktadır. Gerçekten de CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde CMR Konvansiyonu hükümleri taşımanın tümü için uygulanacaktır. (Yargıtay 11. HD.'nin 24/12/2015 tarih ve 2014/18962 Esas-2015/13905 Karar sayılı ilamı) -CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. Sözleşmenin 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir. -Taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlamak zorundadır. Böylece, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması daha zorlaştırılmıştır. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 29/02/2016 tarih 2015/14938 esas 2016/2190 karar sayılı ilamı ) -Mahkememiz dosyası dava konusu hasarın meydana gelmesinde kusur durumunun tespiti, davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin meydana gelen hasara, olayın oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının tespiti ve bu doğrultuda rapor düzenlenmesi amacıyla 1 makine mühendisi ve 1 taşıma alanında uzman hesap bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 02/06/2025 tarihli raporda özetle: Türkiye ‘de yerleşik ... SAN. VE TİC. A.Ş. tarafından İtalya’ da yerleşik ... isimli firmadan 14.07.2023 tarih ve .... numaralı fatura kapsamında satın alınan 1 adet, net 25 Kg, Brüt 36 Kg kahve makinesi emtianın, karton kolisinin ezik olduğu, makine kolisinden çıkarılıp incelendiğinde, makinenin üst bölümünde bulunan kahve haznesi ve hareketli kapakçıkta kırık ve çatlaklar bulunduğu, gövde sol panel üst arka köşesinde ezilme olduğu, iç tertibatta hortumların sabitlendiği aparatın gövdeden çıktığı ve sallandığı, hortumların iç kısımdaki valf ile birleştiği noktadaki plastik parçanın kırıldığının tespit edildiği, makine ekranının çalışmakta ve elektronik aksamında herhangi bir fiziksel hasar bulunmadığı, makinenin sıfır olarak satış imkanı olmadığı ancak dava dışı sigortalı firma tarafından onarılarak kullanım imkanı bulunduğu kanaatine varıldığı, kahve makinesinin fatura bedeli 2.227,50 Euro olup sovtaj değerinin tespiti ile tekliflerin 14.000,00 TL olduğu, kahve makinesinin hasarlı parçaları değiştirilerek yapılacak onarım ile masrafın 490,52 Euro olduğu, hasar miktarının 1 SDR ,Brüt Kg başı 8,33 SDR Brüt Kg: 36 Kg olmak üzere 36 *8,33 SDR = 299,88 SDR 18.07.2023 – 1 SDR ; 36,3820 TL 299,88* 36,3820 = 10.910,23 TL 10.910 ,23 TL / 30.2334 (1 EURO ) = 360.87 EURO olduğu, bu nedenle taşıyıcının Cmr Konversiyonuna göre 360,87 Euro zarar ile sorumlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen ek raporda; kök rapordaki görüş ve kanaatlerde değişiklik olmadığının bildirildiği görülmüştür. -Bu doğrultuda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı ile dava dışı sigortalı arasında Nakliyat Emtea - Kamyon Sigorta Poliçesi ile geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu, sigorta kapsamında davalının taşıma senedi üzerindeki bilgiler nazara alındığında fiili taşıyıcı sıfatıyla taşıma sorumluluğunu üstlendiği, davacının dava dışı sigortalısının İtalya'dan Türkiye'ye taşınan ürünlerin taşınması amacıyla anlaştığı, emtianın taşıma sonrasında gümrükte yapılan kontrollerde hasar gördüğünün tespit edildiği görülmektedir. -Yine bu hasar kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından 14.703,63 TL ödeme yapıldığı, davacı sigortacının bu ödeme kapsamında sigortalının haklarına halef olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin mevcut poliçeye, olayın oluş şekline ve meydana gelen hasara uygun olduğu alınan bilirkişi raporuyla sabittir. Buna göre davacı sigorta şirketinin halefiyet hakkına dayanarak 14.703,63 TL yönünden rücu isteminin yerinde olduğu görülmektedir. -Davalı tarafın yargılama sırasındaki beyanlarda hasarın nasıl meydana geldiğinin bilirkişilerce belirlenemediğini, dava dışı taşıtan sigortalı firmanın gerekli tedbirleri almadığını ve gerekli özeni göstermediğini beyan ettiği görülmektedir. -CMR'nin 17/1. maddesi uyarınca taşıyan, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar yükte meydana gelen hasarlardan sorumludur. Aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca, yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklanan hasarlardan taşıyan sorumlu değildir. Ancak yerleşik Yargıtay içtihadı uyarınca taşıyan, taşınacak emtianın yüklenmesine ve sabitlenmesine özen göstermek, gerekli önlemleri almak ve gerekirse bu konuda taşıma evrakına çekince koymakla yükümlüdür. Özen yükümlülüğünün ihlali halinde taşıyan, bu kusurundan kaynaklanan zarardan sorumludur. -Yukarıda yer verilen ve istikrar kazanmış içtihatlarda da belirtildiği üzere taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlamak zorundadır. -Buna göre davalı tarafın uhdesinde iken taşımaya konu emtianın zarar gördüğü, bu hususta aksi bir çekincenin davalı tarafça belirtilmediği, ilgili ürünler henüz dava dışı sigortalıya teslim edilmediğinden davalı sorumluluğunun devam ettiği kanaatine varıldığından davalı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. -Buna göre davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle rücuen tazmin hakkına sahip olduğu, söz konusu zararın davalı şirketin taşıması sırasında meydana geldiği sabit olan hasar nedeniyle hasardan fiili taşıyıcı sıfatıyla davalı tarafın sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda yer verilen SDR hesabı uyarınca zarar gören emtiaların ağırlığı ve cinsi nazara alındığında davacı tarafın talep edebileceği rücuen tazminat bedelinin 299,88 SDR 'den ibaret olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle SDR kurları nazara alındığında davacının takipteki asıl alacak ve işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin meydana gelen zarara ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. -İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. -Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. -Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." -Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... (Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...) esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.140,47-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 525,07- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40-TL başvurma harcı, 16.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 431,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 17.046,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 16.695,47- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/202
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır