İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/643 E. 2026/239 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/643
Karar No
2026/239
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/643 Esas KARAR NO:2026/239

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/10/2024 KARAR TARİHİ:31/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti ile davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında ayakkabı satışına ilişkin bir ticari ilişki mevcut olduğunu, ticari ilişkide müvekkili ayakkabı- sandalet gibi deri ürünler üretip davalı şirkete ürün satışı yapıldığını, ticari ilişki sebebi ile davalı/ borçlu şirkete aralarındaki anlaşma doğrultusunda ürünler teslim edildiğini, kargo teslim fişi dilekçeleri ekinde sunduklarını, taraflarınca teslim edilen ürünlere ilişkin 3 adet fatura kesildiğini, faturaların tamamının ödemelerini yapmadığını, davalı-borçlu şirket ile yapılan görüşmelerde müvekkili şirket, ödemelerin yapılacağına ilişkin bahaneler ile karşılaştığını, ödenmesi gereken toplam tutar ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinin borcunu tahsil edebilmek amacıyla karşı yan tarafından parça parça ödenen miktarlar mahsup edilerek kalan bakiye üzerinden icra takip yoluna başvurulduğunu, ... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası ile açılan icra takibi, karşı yanın yetki itirazı nedeni ile .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasında ödeme icra emri davalıya tebliğ edildiğini, ödeme emrinin tebliğinden sonra borca itiraz edildiğini, borca itiraz sonucunda icra takibi haksız ve mesnetsiz olarak durdurulduğunu, icra takibinin durdurulmasının akabinde tarafımızca itirazın kaldırılması amacıyla arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ... Bürosu'nun 2024/... Başvuru Dosya Numara ve 2024/... Arabuluculuk Numaralı dosyası ile arabuluculuk sürecine başlandığını, yapılan görüşmeler sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, anlaşamama sonucu son oturum tutanağı imzalandığını, davalı- borçlunun iş bu itirazı haksız olduğunu, müvekkili şirket taraflar arasındaki anlaşma uyarınca müvekkili şirket malzemeleri davalı yana teslim etiğini, müvekkili şirket üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmişken karşı yan kötü niyetli olarak hem müvekkile olan borcunu ödemediğini, hem de kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazın iptali ve takibin devamı amacıyla başvurduklarını, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı şirketin mal (taşınır, taşınmaz), banka hesaplarında para var ise devredilme ihtimali yüksek olduğunu, davalının varsa taşınır, taşınmaz mallarına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiğini, davalı- borçlu firma inkar tazminatına mahkum edilmesinin gerektiğini, müvekkilinin alacağı likit ve belirlenebildiğini, dosya kapsamına ve iş bu davaya dayanak icra takibi dosyalarına sunulan fatura ve sair belgeler ile de iş bu durum ispatlandığını, davalı- borçlunun sırf müvekkile olan borcunu ödemekten kaçınmak ve yapılan takibi durdurmak için haksız yere ve kötü niyetle yapılan bu itiraz sonucunda davalı- borçlunun takip tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmesi nedeni ile mal kaçırma amacı ile geri dönülmez telafisi mümkün olmayan durumları engellemek amacıyla davalının varsa taşınır, taşınmaz mallarına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını, davalı-borçlunun ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine yönelik yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, itirazın kötü niyetle ve takibi geciktirmeye matuf olarak yapıldığı hususu dikkate alınarak davalı-borçlu firmanın % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacı tarafından başlatılan icra takibi haksız olup, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı şirket arasında ticari ilişki çerçevesinde müvekkiline kesilen tüm faturalar eksiksiz şekilde ödendiğini, tarafların ticari ilişkilerinin bulunduğu yıllar arasındaki ticari kayıtlarının celbini talep ettiklerini, ticari defterlerini sunacaklarını, davacı ile müvekkili arasında, dava dilekçesinde iddia edilen hususlar, hiç bir zaman gerçekleşmediğini, davacının talepleri, tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini, davacı tarafça, müvekkile kesilmiş olan ve gerçekten teslimi sağlanan tüm fatura bedelleri ödendiğini, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak incelemelerde de ortaya çıkacağını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davacı tarafa ödemesi gereken bir fatura bedeli bulunmadığını, müvekkili aleyhine .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini, faize ilişkin olarak da yetkili icra dairesince gönderilen ödeme emri ile birlikte faiz başlangıcı mümkün olacağını, faize ve faiz başlangıç tarihine de itirazları sunduklarını, itirazın iptali HMK'nın 190. maddesinin 1. fıkrasında yer alan İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir şeklindeki amir hüküm ile davacı tarafın iddialarını ispat etmesi gerektiği açıkça belirtildiğini, Hukuk Genel Kurulu 2006/19-260 E., 2006/251 K. Sayılı kararında da yer alan ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklı olduğunu, alacaklı alacağını ispatla yükümlü olduğunu, genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır ifadesi ile ispat yükünün davacı (dosya alacaklısı) tarafta olduğu hususuna açıklık getirdiğini, takibe konu faturalar müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, alacaklının teslimini iddia ettiği faturalara iade faturası kesildiğini, söz konusu ürünlerin teslimini de kabul etmediklerini, alacaklı olduğu iddia edilen davacı tarafından müvekkiline teslim edilen ürünlerin bulunmadığını, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, dava sebebiyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddini, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ....İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. ... .İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; 206.416,00 TL 18/08/2023 tarihli 289.080,00 TL bedelli fatura 82.664,00 TL ödenen bedel mahsup (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz) (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz), 79.200,00 TL 31/08/2023 tarihli 79.200,00 TL bedelli fatura (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz) (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz), 1.577,81 TL 18/08/2023 tarihinden itibaren işleyen faiz 351,52 TL 31/08/2023 tarihinden itibaren işleyen faiz olmak üzere toplam 287.545,33 TL alacağın tahsili için takip başlatılmış, icra dairesince düzenlenen ödeme emri tebliğ edilmiş, ... ve Dış Ticaret Ltd. Şti vekilince icra takibine, takip dayanağı belgelere, dosya alacağının tamamına, faize, faiz başlangıç tarihine, ve her türlü fer’ilerine yasal süresi içerisinde itiraz etiklerini, bu nedenle icra takibinin itirazları neticesinde durdurulmasını talep ettikleri tespit edilmiştir. Davacı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, mali müşavir bilirkişi tarafından rapor düzenlenmiştir. Talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda: "Davacı şirketin 2023 yılına ait yevmiye defteri, defteri kebir defteri ile envanter defterinin açılış Noter onaylarının Türk Ticaret Kanunu 64/3 maddesine uygun bir şekilde yapıldığı, Yevmiye defterinin kapanış tastikinin usul ve yasalara uygun olarak yasal süresi içinde yapıldığı, dolayısıyla yasal ticari defterlerin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, 25.01.2021 tarih ve 31375 saydı Resmi Gazetede yayınlanan VUK 523 sıra nolu tebliğine göre 01.07.2021 tarihinden itibaren elektronik olarak düzenlenen formlardan Ba-Bs formlarının verilmesine son verildiğinden, davacı tarafından bilirkişiliğimize bu formlarla ilgili evrak ibraz edilmediği için, bu formlarla ilgili bir incelemenin yapılamadığı, yukarıda muavin cari hesap dökümünde de görüldüğü üzere, yasal defter kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftan faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının, toplam 365.470,00 TL. olduğu, tespit ve kanaatine varılmış olup, " şeklinde talimat raporu düzenlenmiştir. Talimat raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı tarafın defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... talimat sayılı dosyası vasıtasıyla alınan bilirkişi raporunun mahkememiz dosyasında düzenlenecek bilirkişi raporunda da değerlendirilmesi için ara karar kurulmuştur. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 20.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda: "Davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edeceği, davalı ... Ltd Şti' ne ait 2023 yılı yevmiye defterinde davacı ... Ltd Şti 159 01 0023 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davalı şirketin davacı şirketten 15.09.2023 TAKİP tarihi itibariyle 86.615,00 TL ALACAKLI olarak gözüktüğü, fakat 159 Verilen Sipariş Avansları Hesabı doğru ve gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafından düzenlenen ve itiraza uğramayan 31.08.2023 tarih 202313 nolu 79.200,00 TL tutarlı fatura davalının yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, dolayısıyla Davalı şirketin davacı şirketten 15.09.2023 TAKİP tarihi itibariyle (86.615,00-79.200,00=7.415,00) 7.415,00 TL ALACAKLI olarak gözüktüğü, fakat bu fazla ödemenin ticari teamüllere (uygulamaya) uygun olmadığı, bunun nedeni ise alıcı satıcıya fazladan ödeme yapmayacağı, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 18.08.2023 tarih 202312 nolu 289.080,00 TL tutarlı faturaya davalı şirket tarafından 18.08.2023 tarih 202305 nolu 289.080,00 TL tutarlı İADE faturası düzenlendiği, İADE faturası açıklamasında "İşbu faturadaki ürünler tarafımıza ulaşmayıp sadece fatura edildiğinden iade düzenlenmiştir." yazılı olduğunun görüldüğü, dolayısıyla davacı şirketin 18.08.2023 tarih 202312 nolu 876 Çift Kadın Sandalet' in davalıya teslimi ile ilgili belgen in sunulması, bu teslim belgesinin sunulması halinde davacının davalıdan alacaklı olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, davacı şirket tarafından 2023 yılında BS (Satış) olarak 3 adet fatura karşılığı 434.800,00 TL ve aynı şekilde davalı şirket de BA (Alış) olarak 3 adet fatura karşılığı 434.800,00 TL olarak yapıldığı, yine 2023 yılında BA (Alış) olarak 1 adet fatura karşılığı 282.800,00 TL ve aynı şekilde davalı şirket de BS (Satış) olarak 1 adet fatura karşılığı 282.800,00 TL olarak yapıldığından davalının düzenlediği iade faturası E Fatura olarak sisteme girdiği fakat davacı tarafından yasal defterlere işlenmediğinin anlaşıldığı, davacı defterlerini inceleyen bilirkişi dosyada var olan davalıya ait ödeme dekontlarına dikkat etmediği, dava dosyasında davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 5 adet ödeme dekontunun var olduğu hem de 3 adet faturadaki malların 06.01.2023 tarihinde teslim edildiği ile ilgili hatalı bir öngörüde bulunduğu, dolayısıyla öncelikle eksik inceleme ve hatalı öngörünün düzeltilmesinin değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu, icra takibinin davalıya tebliğinin 05.10.2023 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 11.10.2023 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, davacının davalıdan alacağının hesaplanması; mahkeme tarafından 18.08.2023 tarih 202312 nolu 289.080,00 TL tutarlı faturadaki malların teslim edildiğinin kabul edilmemesi halinde takip tarihi 15.09.2023 itibariyle davacı şirketin davalı şirketten alacaklı (davalı tarafından yapılan ödemeler yasal defterlerde kayıtlı olmadığından alacak rakamı belirlenemediği) olduğu, B- Sayın Mahkeme tarafından 18.08.2023 tarih 202312 nolu 289.080,00 TL tutarlı faturadaki malların teslim edilmediğinin kabul edilmesi halinde takip tarihi 15.09.2023 itibariyle davacı şirketin davalıdan 7.415,00 TL alacaklı olarak göründüğü, fakat bu fazla ödemenin ticari teamüllere uygun olmadığı, bunun nedeni ise alıcının satıcıya fazladan ödeme yapmayacağı, doğrultusundaki görüş ve kanaatimi bildirir raporumu saygılarımla arz ederim" şeklinde bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Mahkememiz duruşma ara kararı ile davacı vekili tarafından dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı anlaşılmakla, davacı vekili yemin delil hakkının kullanılıp kullanılmayacağı, kullanılacak ise malların teslim edildiğine ilişkin yemin metninin sunulması hususunda dilekçe sunulması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde yemin deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına, 1 nolu ara karar ikmalinin ardından yemin delil hakkının kullanılacağı bildirilerek yemin metni sunulması halinde davalı şirket yetkilisine yemin metni ile yemine konu hususları hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağının hususunun ihtaratlı davetiye ile tebliğine dair ara karar kurulduğu, davacı vekilince yemin metni sunulmayacağına dair beyan dilekçesi sunulmuştur. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, tarafların incelenen defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin davacı şirketten 15.09.2023 TAKİP tarihi itibariyle 86.615,00 TL ALACAKLI olarak gözüktüğü, davacı tarafından düzenlenen ve itiraza uğramayan 31.08.2023 tarih 202313 nolu 79.200,00 TL tutarlı faturanın davalının yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, dolayısıyla davalı şirketin davacı şirketten 15.09.2023 TAKİP tarihi itibariyle (86.615,00-79.200,00=7.415,00) 7.415,00 TL ALACAKLI olarak gözüktüğü, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 18.08.2023 tarih 202312 nolu 289.080,00 TL tutarlı faturaya karşı, davalı şirket tarafından 18.08.2023 tarih 202305 nolu 289.080,00 TL tutarlı İADE faturası düzenlendiği, İADE faturası açıklamasında "İşbu faturadaki ürünler tarafımıza ulaşmayıp sadece fatura edildiğinden iade düzenlenmiştir." yazılı olduğunun görüldüğü, davacı şirket tarafından 2023 yılında BS (Satış) olarak 3 adet fatura karşılığı 434.800,00 TL ve aynı şekilde davalı şirket de BA (Alış) olarak 3 adet fatura karşılığı 434.800,00 TL olarak yapıldığı, yine 2023 yılında BA (Alış) olarak 1 adet fatura karşılığı 282.800,00 TL ve aynı şekilde davalı şirket de BS (Satış) olarak 1 adet fatura karşılığı 282.800,00 TL olarak yapıldığından davalının düzenlediği iade faturası E Fatura olarak sisteme girdiği fakat davacı tarafından yasal defterlere işlenmediğinin anlaşıldığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Faturaya dayalı davada ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, alacağa konu malları davalıya teslim ettiğini veya hizmeti verdiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Hizmetin verildiğinin veya malların teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davalıdır. Somut olayda, dava konusu faturadalardaki hizmet teslimin yapıldığının ispat yükünün davacıda olduğu, davacının ticari defter ve belgelerinin bu iddianın ispatı için tek başına yeterli olmadığı, davaya konu faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından faturaya konu hizmetin davalıya verildiğinin dosya kapsamına sunulan deliller ile ispat edilemediği, yemim delilinin hatırlatıldığı, davacının yemin deliline başvurmadığı bu nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olduğunun ispat edilemediği anlaşılmış davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.910,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.178,56 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 46.007,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,

Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 31/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/643, K. 2026/239, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-643-e-2026-239-k-118a911709aa