İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/643 E. 2024/643 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/643
Karar No
2024/643
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/643 Esas - 2025/46 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/643 Esas KARAR NO : 2025/46 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/02/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya bakım ve tamir hizmeti verdiklerini, taraflar arasında 18/11/2022 tarihli bakım sözleşmesi imzalandığını ve akabinde davalıya ait motora bakım hizmeti verildiğini, hizmet kapsamında bir takım tamirler yapılarak faturalar düzenlendiğini, davalının tüm uyarılara rağmen motor teslim alınmadığı gibi borcu ödemede de temerrüte düştüğünü, bunun üzerine ...5. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/219127 esas sayılı icra takibi başlattıklarını ancak davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davaya konu cihaza ilişkin müvekkilinin hapis hakkını saklı tuttuğunu, TTK'nun 21/2. maddesine göre faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediğinden içeriğinin kabul edildiğini belirterek davalı borçlunun icra takibine itirazının iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre itirazları olduğunu, sözleşmeyi kabul anlamına gelmemek kaydı ile sözleşmeye göre İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, takipteki faiz türüne ve oranlarına itiraz ettiklerini, müvekkilinin gereken hizmeti almadığını ve faturaya konu işin teslim edilmediğini, eser sözleşmelerinde öncelikli ifanın teslim olduğunu, hapis hakkını kullandığına dair müvekkiline ulaşmış bir tebliğ veya ihtar olmadığını, iş eser sözleşmesi olduğundan işin yapılıp yapılmadığının ancak iş sahibinin kabulü ile belli olacağını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin borcunun olmadığını belirterek davanın reddi ile %30'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... ... ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, bilirkişi raporları, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının cari hesap, fatura ve ihtarnameden kaynaklı alacağının tahsili amacı ile başlattığı ... .... ... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 16.340 Euro asıl alacağın tahsili amacı ile ... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 12/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde öğrenme ile 10/11/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, borçlarının olmadığını, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 19/09/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı). TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı). Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ve 2022/2715 esas, 2023/1877 karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, talimat ile alınan 30/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalının 2021-2022-2023 yılı resmi defterleri usulüne uygun olarak tuttuğu, envanter Defteri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapıldığı, Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir Yönünden E Defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratları oluşturulduğu, Davalının resmi kayıtlarına göre, davacının davalıdan Takip Tarihi 02/11/2023 ve Dava Tarihi 19/09/2024 itibariyle 36.261,40 EURO alacağı bulunduğu, Davalının resmi kayıtlarına göre, davalının davacıdan; Takip Tarihi 02/11/2023 ve Dava Tarihi 19/09/2024 itibariyle 346.460,84 TL alacağı bulunmakta olduğu belirtilmiştir. Talimat ile alınan 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 1-Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; 6102 sayılı TTK'nın 64/3, VUK.m.220-226 maddesi uyarınca; davacı ... ELEKTRİK SANAYİ A.Ş. incelemeye konu 2022, 2023 yılı envanter defterine açılış noter tasdiklerini yaptırdığı, 2022, 2023 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin ise GİB e-defter niteliğinde olduğu, e-defter berat onaylarını süresinde ve mevzuata uygun şekilde yaptırdığı, inceleme yapılan 2022 ve 2023 yılı itibariyle HMK'nın 222/4. Maddesi uyarınca ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının bulunduğu, 2-Davacı Şirketin Ticari Defterlerinin İncelenmesi Sonuçları; a) Davacı şirketin incelenen dönemler 2022 ve 2023 yıllarında davalı şirkete TL ve EURO olarak faturalar düzenlediği, bu faturaların e-fatura mahiyetinde olduğu, davacı şirketin defterlerine kaydedildiği, Bs formları ile Maliyeye bildirimlerin yapıldığı, b) Dosya kapsamında yapılan incelemede, icra takibine konu faturaların E-Fatura şeklinde düzenlendiği, 13/10/2022 AB02022000004020 1.180,00 EUR (Yevmiye defteri kayıt no: 883539), 20/10/2022 AB02022000004094 4.720,00 EUR (Yevmiye defteri kayıt no: 900263), 03/10/2023 AB22023000006953- 10.440,00 EUR (Yevmiye defteri kayıt no: 835795) olmak üzere, faturalar toplamının 16.340,00 EUR (487.062,71 TL) olduğu, davacı şirketin bu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, Davacının dava konusu ve takip konusu faturaları yasal defterlerine kaydettiği, Bs formları ile Maliyeye bildirdiğinin tespit edildiği, c) Davacının kestiği 03/10/2023 tarihli 10.440 EUR faturanın davalı tarafından iade edildiği, davacının ticari defterlerine iade faturanın kaydedildiği, davacı tarafından davalıya aynı tutarda 10.440 EUR faturanın 01/12/2023 tarihinde tekrar kesilerek kayıtlara yansıtıldığı, d) Davacı ... Elektrik A.Ş.'nin takipteki fatura alacaklarını, 27/12/2023 tarihli, 1085303 nolu yevmiye kaydı ile 487.062,72 TL olarak 128.00 kodlu şüpheli ticari alacaklar hesabına yansıttığı, 3-Davacının Davalıdan Takip Konusu Alacağının Olup, Olmadığı Yönünden; Davacı ... Elektrik A.Ş.'nin ticari defterlerinin incelenmesinde; a) Takip tarihinde (02/11/2023), davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alacağının 16.340,00 EURO olduğu, Euro olarak takip edilen fatura bedellerinin davacının ticari defterlerinde 487.062.72 TL olarak kayıtlı olduğu, b) Dava tarihinde (19/09/2024), davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alacağının 16.340,00 EURO olduğu, Euro olarak takip edilen fatura bedellerinin davacının defterlerinde Şüpheli Ticari Alacaklar hesabında 487.062,72 TL olarak kayıtlı olduğu, c) Takip konusu 16.340,00 Euro'nun dava tarihi (19/09/2024) itibariyle TL karşılığının, 16.340 eur x 37.8693 kur = 618.784,36 TL olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davaya konu ... esas sayılı icra takibinin dayanağını cari hesap, fatura ve ihtarnameden kaynaklı alacağın oluşturduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkilinin gereken hizmeti almadığını ve faturaya konu işin teslim edilmediğini, eser sözleşmelerinde öncelikli ifanın teslim olduğunu savunduğu, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen her iki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın eser sözleşmesinden değil, davalıya ait motora bakım hizmeti verilmesinden kaynaklandığı, usulüne uygun olarak tutulan davalının ticari defter ve belgelerine göre hizmet sözleşmesinden kaynaklanan takibe konu faturaların davalının ticari defter ve belgelerini işlendiği, davalı tarafından takibe konu faturalardan 03/10/2023 tarihli 10.440 Euro bedelli faturanın iade edildiği, davacının ticari defterlerine iade faturanın kaydedildiği, davacı tarafından davalıya aynı tutarda 10.440 Euro bedelli faturanın 01/12/2023 tarihinde tekrar kesilerek kayıtlara yansıtıldığı, bu ikinci fatura ve takibe konu diğer faturalar için davalı tarafından iade faturası düzenlenmediği gibi faturalara itiraz da edilmediği, takipte cari hesaba da dayanıldığından bunun da incelenmesi gerektiği, talimat ile alınan 30/12/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı resmi kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi olan 02/11/2023 tarihi itibariyle 36.261,40 Euro alacağı bulunduğu, yine davalı kayıtlarına göre davalının davacıdan takip tarihi itibariyle 346.460,84 TL alacağının olduğu, 346.460,84 TL'nin takip tarihindeki Euro karşılığı 11.623,08 Euro olup, bunun davacı alacağından düşülmesinden sonra davalı kayıtlarına göre davacının davalıdan 24.638,32 Euro alacağının olduğu, takipte ise bundan daha az bir bedel olan 16.340,00 Euro'nun tahsilinin talep edildiği, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği ve iade faturası düzenlemediği, bu durumda mal veya hizmetin teslim edilmediğin ve faturaların bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu, davalının ise bu iddialarını ispat edemediği; Davacının ticari defterlerine göre yapılan değerlendirmede ise, ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulması nedeni ile delil niteliğinin olduğu, icra takibine konu faturaların E-Fatura şeklinde 13/10/2022 AB02022000004020 1.180,00 EUR (Yevmiye defteri kayıt no: 883539), 20/10/2022 AB02022000004094 4.720,00 EUR (Yevmiye defteri kayıt no: 900263), 03/10/2023 AB22023000006953- 10.440,00 EUR (Yevmiye defteri kayıt no: 835795) olarak düzenlendiği, faturalar toplamının 16.340,00 EUR olduğu, davacı şirketin bu faturaları ticari defterlerine kaydettiği ve Bs formları ile Maliyeye bildirdiği, davacının kestiği 03/10/2023 tarihli 10.440 EUR faturanın davalı tarafından iade edildiği, davacının ticari defterlerine iade faturanın kaydedildiği, davacı tarafından davalıya aynı tutarda 10.440 EUR faturanın 01/12/2023 tarihinde tekrar kesilerek kayıtlara yansıtıldığı, davacının ticari defterlerine göre takip tarihinde davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alacağının 16.340,00 Euro olduğu; Bu durumda her iki tarafın delil niteliği taşıyan ticari defter ve belgelerine göre davalının icra takibine itirazının yerinde olmadığı, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir likit alacak olduğu ve bu itibarla icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ...5. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/219127 esas sayılı icra takibine yaptığı 10/11/2024 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 16.340,00 Euro asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 487.162,72 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 97.412,54 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 620.828,49 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 42.408,79 TL karar ve ilam harcından 8.166,89 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 34.241,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 8.166,89 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.655,29 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 85,00 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.085,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 620.828,49 TL üzerinden takdir edilen 97.124,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/643, K. 2024/643, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-643-e-2024-643-k-c3ff316bcf01