İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/630 E. 2025/871 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/630
- Karar No
- 2025/871
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/630 Esas KARAR NO: 2025/871 DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 10/09/2024 KARAR TARİHİ: 13/11/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.03.2024 tarihinde, davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile seyri sırasında davacının maliki olduğu ---- plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası polis memurları tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki tespit ve açıklamalara göre, kazanın meydana gelmesinde ---/---- plakalı aracın sürücüsü ---- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait ihlallerden 57/7 hükmünü ihlal ettiği tespit edildiğini, bu durumda,-------- plakalı araç sürücüsü ------ aşırı hızla, aracı kullanarak pazaryerinden çıktığından çarpma noktası da değerlendirildiğinde meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu açık olduğunu, hal böyleyken ---- plakalı aracın sürücüsü ------- meydana gelen kazada tam ve asli kusurlu olup TBK madde 49 uyarınca kusuruyla müvekkile verdiği zararlardan sorumlu olduğunu, davalı ------ trafik kurallarını ihlal etmek suretiyle gerçekleştirdiği haksız fiille davacının uğradığı hasar tazminatı ve kazanç kaybı arasındaki illiyet bağı mevcut delillerle açıkça ortada hasarın ardından davacının maliki olduğu araç ağır hasarlandığını ve hasar onarımı için karşı yan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi -------- başvurulduğunu, ancak davacının poliçe limiti ile karşılanmayan araç mahrumiyet zararı ve yan sanayi parçalar ile araç tamir edildiğinden karşılanmayan bakiye hasar tazminat hakkı bulunduğundan işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, her ne kadar davalı ----- ait aracın --------sigortası mevcut olsa da araç mahrumiyet zararı alacağı dolaylı bir zarar olduğundan sigorta teminatı kapsamında olmadığını, bu sebeple dava konusu araç mahrumiyet zararı alacağını davalının ---- sigortasından talep etme imkanı kalmadığını, davacının uğradığı zararı ---- plakalı aracın maliki ---------- talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davacının maliki olduğu -------- plakalı araç kaza sebebiyle hasar gördüğünü, kaza nedeniyle uğradığı hasardan dolayı araç uzun süre serviste kalmış olup bakım ve onarım işlemleri gördüğünü, bu işlemler süresince araç kullanılabilecek durumda olmaması nedeniyle müvekkil araçtan mahrum kalmış ve elde edilmesi gereken menfaat elde edilemediğini, haksız fiil sebebiyle ikame edilen işbu davada temerrüt tarihi olan haksız fiil tarihinden itibaren, kaza tarihi olan 18.08.2022 tarihinden, başlamak üzere takdir edilecek araç mahrumiyet alacağına avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen, sayın mahkemece resen takdir edilecek nedenlerle; davanın kabulü ile, 04.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10 TL hasar tazminatı tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile ve 10,00 TL araç mahrumiyet zararı kazanç kaybı 1. ve 2. numaralı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kazanç kaybı tazminatının davalı taraftan alınarak vekil edene ödenmesine, ----- plakalı araçların karıştığı kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin istenmesine, ---- tarihinde ---- müzekkere yazılarak kazanın gerçekleştiği ----- plaka sayılı aracın malik bilgisinin sorulmasına, davacıya ait araç mahrumiyet zararının tespit edilebilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;Uyuşmazlık konusu kazaya karışan -----plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde --------------- sigortalı olduğunu, davalı şirket davacı vekiline yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan iş bu haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, somut olay değerlendirildiğinde, talep sahibinin taraflarına başvurmadan önce aracındaki değer kaybını tespit ettirmesinde bir mecburiyet olmadığı gibi, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasarı gösteren belgelerle başvurması halinde tarafımızca değer kaybı eksper aracılığıyla tespit ettirilecek ve hak sahibine tazminat ödeneceğini, hatta eksik ödeme olsa dahi dava/tahkim yoluna başvurulduğunda yargılama esnasında araçtaki değer kaybı oranı belirlenebileceğini, izah edilen sebeplerle; davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı gerçek kişiler vekili tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322.maddesi atfıyla aynı yasanın 126 ilâ 131 maddeleri kapsamında süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalılar vekili tarafından duruşmalarda ve aşamalardaki beyanlarda davanın bu kişiler yönünden esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, ----Kayıtları, Yaralanmalı/ Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Kaza Fotoğrafları,----- Hasar dosyası, Ekspertiz Raporu, ------- Kayıtları, Banka Dekontu, Bilirkişi raporu, Dosyadaki Diğer Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava , maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım gideri ve ikame araç bedelinden oluşan zararlarının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince zarar verdiği ileri sürülen araç için düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi ile 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücü tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkin olarak HMK'nin 107.maddesice açılmış belirsiz alacak davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken----------yönünden KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve sigorta yönünden ihtiyari olarak gidildiği anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla sebep, süreç ve sonuçları açıklarak tercihen taraflara uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmeleri konusunda teşvik ve teklif yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan bir kısım taraf vekillerinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin ve sigorta şirketi dışındaki davalılar vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre ---- yönünden dava şartı kapsamında sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre ise sigorta yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk sürecinin tamamlandığı ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Hasar onarım bedeli talebi yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. -----Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ------ sularında ----- üzerinde kapalı pazar yeri alanında davacının adına kayıtlı ve işleteni olduğu dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresinde olduğu anlaşılan ---- sayılı hususi otomobil ile davalı ----- malim- işleteni , diğer davalı ----- sevk ve idaresindeki -------plaka sayılı kamyonun karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazaya ve dava konusu zarara sebep olduğu ileri sürülen---- plakalı kamyonun kaza tarihini kasar şekilde davalı sigorta şirketine ----- başlanğıç - bitiş tarihli araç başına --------limitli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda 2918 sayılı KTK'nin 83.maddesin gereğince kazaya ilişkin olarak ----------tarafından düzenlenen Yaralanmalı/ Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada kusurun tamamen davalı sürücüde olduğu görülmüştür. Davacı şirket tarafın KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celbedilmiş olup davalı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle hasar onarımı için bir miktar ödeme yapıldığı görülmüştür. Buna göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar onarım ve hususi nitelikteki aracın tamir süresince ikame araç bedeli üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespitine bağlı olarak; değer kaybının ve tamir süresinde ikame araç bedelinin aydınlatılması ile uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Mahkememizce; haksız fiil sorumluluğu kusurun ispatına bağlı olması, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun da kusura dayalı olması, kusurun ve zararın ispatı da davacıya ait olmasına göre HMK'nin 266 vd maddeleri gereğince teknik bilgi gerektiğinden dosya alanında uzman bir bilirkişiye verilerek kazaya karışan sürücülerin kusur durum ve oranı, hasar ve ikame araç bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi istenmiştir.-------Mahkemesi ------- listesinden resen seçilen Makine Mühendisi Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan ---- tarihli raporda özetle ; ----- plakalı aracın sürücüsü ------ kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, ----- plakalı aracın sürücüsü---------- kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, aracın onarımı için zarar bedeli 54.510,16 TL olduğu, araç mahrumiyet kaybı 12.168 TL olacağı, sigorta şirketi davaya konu araç için 01.04.2024 tarihinde 64.100,00 TL maddi hasar bedeli ödediğini, bu durumda davalının talep edebileceği bakiye hasar zarar miktarı kalmadığı, davalının talep edebileceği araç mahrumiyet bedeli zararının 12.168,00 TL olduğu yönünde tespit, hesap ve görüşlerin içeren rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve davalı gerçek kişiler vekili tarafından yapılan itirazlar kuşkusuz gözetilmiştir. Ne var ki raporu karşı davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin itirazları olmadığı da gözetildiğinde yapılan itirazlar; bilirkişi raporlarının takdiri delil oluşu da gözetildiğinde, ek rapor ya da yeniden farklı bilirkişiden rapor alınmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Bu kapsamda mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede öncelikle gerek resmi nitelikteki kaza tespit tutanağı gerekse onu teyit eden bilirkişi raporundan ve dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı üzere kazada kusurun KTK 57/1-b/7 maddesinde yer alan ' Bir iz veya mülkten çıkan sürücüler, karayolundan gelen araçlara geçiş hakkını vermek zorunda olduklarına ilişkin kuralı ihlali nedeniyle kazada % 100 oranında tam kusurlu olduğu tespit, tayin ve takdir edilmiştir.-------- Buna göre kusur ispatlandığı için maddi tazminat taleplerinini tespiti gerekecektir. Dosyada hasara ilişkin ekspertiz raporu bulunduğu ve buna bağlı olarak davalı sigorta şirketi tarafından hasar ödemesi yapıldığı vazıhtır. Bu açıdan yeri gelmişken hemen ifade edilmelidir ki; Sigorta eksperlerinin hukuki statüsü ve sigorta eksperleri tarafından tanzim edilen raporların hukuki niteliği 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda düzenlenmiştir. Kanunun 2/1-n maddesinde sigorta eksperlerinin tarafsız ve bağımsız olduğu, aynı kanununun 22/13 fıkrasında sigorta eksperlerinin tarafsız olmak zorunda olduğu, yine aynı kanunun 22/17 fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu yönündeki düzenlemeler dikkate alındığında sigorta eksperleri tarafından düzenlenen raporların yargılama aşamasında itibar edilecek türden bir belgedir. Bu kapsamda hasar onarım bedelinin fazlasıyla ödendiği anlaşıldığından işbu talebin yerinde olmadığın anlaşılmış ve sonuçta tüm davalılar yönünden hasar onarım bedeline yönelik davanın reddine karar verilmiştir. İkame araç bedelinden ise talep gibi yalnızca davalı gerçek kişilerin sorumlu olduğu bilirkişi raporunda belirlenen miktarın da gerek ekspertiz raporu, gerekse dosyadaki sair bilgi ve belgeler nezdinde olaya uygun ve yerinde olduğu, aracın onarım süresi ve günlük araç kiralama bedelinin kadri maruf ve makul olduğu ve böylece davalı gerçek kişilerin yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca ikame araç bedeline ilişkin gerçek zararı tazmin etme sorumluluğu altında oldukları sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından ve bilirkişi raporuna göre alacak tam ve kesin olarak belirlendiğinden HMK'nin 107/2 maddesi gereğince verilen süreye göre ikame araç bedeli yönünden talep artırılmış ve harç tamamlanmıştır. Binaenaleyh, dosyada mukim gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm delillere göre davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde kusur ve ikame araç bedeli yönünden açıkça ispat ettiğinin tespitiyle beraber; taleple bağlılık ilkesi gereği gereği davalı gerçek kişiler yönünden ikame araç zararına yasal faiz uygulanmasının gerekmesi, davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihinin temerrüt tarihi oluşu, vaki talep artırım işlemi ile özellikle davalıların taleplerden ayrı ayrı hukuken sorumlulukları ve miktarları gibi hususlar tek tek irdelenmek, denetlenmek ve gözetilmek suretiyle davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile = a-Davacının hasar onarım tazminatına ilişkin olarak müştereken ve müteselsilen tüm davalılar aleyhinde 10.00, TL olarak açtığı davasının ayrı ayrı reddine, b-Davacının ikame araç bedeline ilişkin davalı gerçek kişiler aleyhinde açtığı davasının kabulü ile 12.158,00 TL ikame araç bedeli tazminatının, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan 04/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalılar ------(malik-işleten ve sürücü) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. -------6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1,2,3,327. maddeleri gereğince; başta tüm giderlerin ortak yapılması, davadaki ihtiyari dava arkadaşlığı ve davaların yığılması gibi hukuki durumlar da nazara alındığınarak sonuçta genel olarak lehte ve aleyhte verilen kararlar ve miktarları çerçevesinde tarafların sorumlu olduğu miktarlar tek tek belirlenmiştir. Bununla birlikte Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---------bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince işbu dava KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve/veya sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı,----------nitekim ZMMS 2918 sayılı yasada düzenlenmiş olup trafik sigortacısına ve diğer sorumlulara karşı açılacak davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı halde davacı tarafça sigorta şirketi yönünden arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğundan, davalı sigorta şirketinin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. ------ Bu kapsamda tüm taraflar yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk son tutanağına göre arabuluculuk giderinden davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)DAVANIN KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE, 2-)a-Davacının hasar onarım tazminatına ilişkin olarak müştereken ve müteselsilen tüm davalılar aleyhinde 10.00, TL olarak açtığı davasının ayrı ayrı reddine, b-Davacının ikame araç bedeline ilişkin davalı gerçek kişiler aleyhinde açtığı davasının kabulü ile 12.158,00 TL ikame araç bedeli tazminatının, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan 04/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalılar ---------- (malik-işleten ve sürücü) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 830,51 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 208,00 TL harçtan mahsubuyla kalan 194,91 TL 'nin davalılardan ------ davalılar ------- (malik-işleten ve sürücü) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç 208,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.063,20 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalılardan ------ davalılar ------- (malik-işleten ve sürücü) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı tarafından yapılan 474,00 TL posta ücreti, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.474,00 TL yargılama giderinin davalılardan ----- davalılar ------- (malik-işleten ve sürücü) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 12.158,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ---- davalılar ------ (malik-işleten ve sürücü) müştereken ve müteselsilen davacıya verilmesine, 9-)Davalılar ------- hasar onarım bedeli davasında kendilerini ayrı birer vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 3/2, 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hasar onarım tazminat talebi yönünden reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu devalılara müştereken (1/3) verilmesine, 10-)Davalılar tarafından kendilerini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekili ve davalı gerçek kişiler vekillerinin yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle -------------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2025