İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/624 E. 2025/858 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/624
- Karar No
- 2025/858
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/624 KARAR NO : 2025/858
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 15/10/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, müvekkil şirketten cari hesap ilişkisi kapsamında taşımacılık ve kargo hizmeti almış olup, müvekkil tarafından kendisine sunulan hizmetler karşılığı doğan alacaklarını ödememiştir. Müvekkil, alacağını fatura ve cari hesap tablolarına dayalı olarak davalıya bildirmiş, ödemeye davet etmiş, aksi hâlde icra takibi başlatılacağını bildirmiştir. Ödeme yapılmaması üzerine müvekkil, ... 20. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatmış, davalı ise soyut ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarda bulunmuştur. Söz konusu itiraz üzerine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında arabulucuya başvurulmuş, anlaşma sağlanamamıştır. Müvekkil şirketin alacağı, fatura, cari hesap tablosu, ticari defter, banka kayıtları, sözleşme, irsaliyeler ve yazışmalar ile sabittir; davalının itirazı ise kötü niyetli ve süre kazanmaya yöneliktir. Bu nedenle, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı hakkında alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı, itirazın iptali davası için arabuluculuk tutanağının düzenlenmediğini, dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediğini belirterek, davanın usulden reddini talep etmiştir. Ayrıca, icra takibi ve davanın yetkisiz icra dairesinde açıldığını, yetkili icra dairesinin müvekkil şirketin adresinin bulunduğu ... İcra Müdürlüğü olduğunu ifade ederek yetkiye itiraz etmiştir. Müvekkil şirket tarafından düzenlenen 71.461,91 TL bedelli faturaya karşı iade faturası kesilmiş ve davacı şirket tarafından gönderilen e-mail ile toplam borcun 25.152,54 TL olduğu beyan edilmiştir; bu nedenle davacı şirketin talep ettiği alacak tutarının faturalardaki itiraz konusu iade faturaları ve vade farkları nedeniyle hukuki dayanağının bulunmadığı iddia edilmiştir. Ayrıca, yurtdışında ödenen gümrük vergileri, navlun, fuel surcharge, transfer fee, Evrensel Posta Hizmeti ve BTK katkı payı bedellerinin dosyada belgelenmediği, bu alacak kalemleri için sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, davacı şirketin sunduğu sözleşmenin yetkisiz ve hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla alacakların ve faizin doğmadığı ileri sürülmüştür. Sonuç olarak davalı arabuluculuk şartı yokluğu, yetkisizlik, hukuki dayanak eksikliği, belgelenemeyen alacak kalemleri ve vade farkı faturalarının geçersizliği gerekçeleriyle itirazın iptali davasının reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini ve haksız dava nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Cari hesap alacağından kaynaklanan ... 20. İcra Dairesi... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 20. İcra Dairesi ...esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 04/02/2025 tarihli ara karar ile dosyanın davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenmesinin istenilmesine ve rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. 30/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...A.Ş.'nin Davalı ...Şti.'den 25.152,54 TL alacağının bulunduğu, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeye göre gecikmeler halinde gecikme faizi uygulanacağının belirtilmiş olduğundan, hesaplaması yukarıda yapılmış takip tarihine kadar olmak üzere davacı tarafın 4.838,07 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, Taraflar tacir olduklarından 3095/2 sayılı yasaya istinaden, Davacı tarafın 25.152,54 TL asıl alacağına fiili tahsil tarihine kadar %51,75 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceği Kanaatim hasıl olmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4) Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacı tarafça taşıma hizmetinden kaynaklı yapılan iş ve işlemler nedeniyle cari hesap alacağından kaynaklı takibe başlanıldığı yapılan itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı, davalı yanın yetki itirazına 21/09/2022 tarihli sözleşme yetki şartı gereğince itibar edilmediği, yine taraflar arasında düzenlenen 21/09/2022 tarihli sözleşmenin ödeme şartları başlıklı kısmında vade farkı faturasının açıkça talep edilebileceği hususunun düzenlendiği, taraflar arasındaki mail yazışmalarında 25.152,54 TL ödenmesi talep edilmiş ise de diğer fatura alacağı yönünden alacaktan vazgeçme/feragat edildiğine ilişkin emareye rastlanmadığı, bu hususun davacı tarafça da beyan edildiği, davacı ve davalı taraflar nezdin muavin defter kayıtlarının davacı lehine olmak üzere 72.344,07 TL alacak bakiyesinde mutabık oldukları - örtüştükleri hususunun tespit edildiği, vade farkı faturasının 25.152,54 TL, iade faturası bedelinin 48.450,47 TL olduğu iş bu alacak kalemleri toplamının 73.603,00 TL olduğu, iş bu dava cari hesap alacağı kapsamında olduğu, iade faturası alacak kalemleri hususunda defter ve kayıtların mutabık olduğu, 21/09/2022 tarihli sözleşmenin ödeme şartları başlıklı kısmında vade farkı faturasının açıkça talep edilebileceği hususunun düzenlendiği görülmekle; davanın kabulü ile; davalının ... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının ... 20. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 5.027,82-TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.042,69-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.985,13-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 1.531,09-TL (Vekalet Harcı 60,80-TL, Başvurma Harcı 427,60-TL, Peşin Harç 1.042,69-TL) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6.080,00-TL (80,00-TL tebliğler ve posta, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/11/2025
Katip ¸
Hakim ¸