İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/592 E. 2025/810 K. – Çimento Alım Satım
Konu: Çimento Alım Satım Sözleşmesinden Kaynaklı Alacak
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/592
- Karar No
- 2025/810
- Karar Tarihi
- Konu
- Çimento Alım Satım Sözleşmesinden Kaynaklı Alacak
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/592 Esas KARAR NO :2025/810
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/10/2024 KARAR TARİHİ:18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 11/10/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ...'de inşaat faaliyetleri yürüttüğünü, ... çimentosu satın almak için eylül 2020 döneminde kendilerini davalı yetkilileri olarak tanıtan ... ve ... isimli şahıslarla iletişime geçtiklerini, 250.000 metric ton gri ... çimentosunun alımı için 12.09.2020 tarihli sözleşme taraflarca imza edildiğini, sözleşmeye göre; sözleşmeye konu çimentoların davalı firma tarafından .../... limanına teslim edileceğini, çimentoların polipropilen çuval içerisinde, ilk teslimat 20.000 metric ton, kalan çimentolar ise 20.000-30.000 metric ton olmak üzere partiler halinde gönderileceğini, sözleşmeye göre müvekkilinin metric ton başına 73USD ödeyeceğini, sözleşmeyi garanti altına almak adına kendilerine herhangi bir ürün henüz teslim edilmeden önce 730.000,00 USD'yi 09.10.2020 tarihinde Sogebank aracılığıyla davalı firmaya gönderdiğini, taraflar ürünlerin içerisinde gönderileceği çuval türü ve üzerinde bulunan logo hususlarında anlaşmazlık yaşadıklarını, bu anlaşmazlık neticesinde müvekkilinin dört katlı kraft çuval ve ... 1 yerine ... 2 talep ettiklerini, talepleri üzerine davalı firma metric ton başına fiyatın 5 USD daha yüksek olması gerektiğini belirttiğini, müvekkilinin kabul ettiğini, metric ton başına 78USD ücret hususunda tarafların mutabık kaldığını, Aralık 2020 tarihine geldiğinde, ... müvekkili firma yetkilisi ... ile iletişime geçerek teslimatın gecikeceğini teslimata ancak ay sonu veyahut ocak ayı gibi başlayabileceklerini ifade ettiğini, bu durum sözleşmede düzenlenen "ödemeden sonra 45 gün içerisinde üretim yapılması" maddesinin ihlal edilmesi anlamına gelmişse de müvekkilinin çimentoya ihtiyacı olması sebebiyle herhangi bir aksiyon alamadığını, 2021 ocak ayı ortasına gelindiğinde ... bu defa da müvekkili şirket yetkilisiyle iletişime geçtiğini ve yükleme ücretlerinin yükseldiğin yeni ücretin metric ton başına 100USD olduğunu, bunun altında herhangi bir ücrete çimentoyu göndermeyeceklerini ifade ettiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmediğini, müvekkilinin, davalı firmanın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getireceği inancıyla 14.05.2021 tarihinde 170.000USD ücreti daha davalı firmaya Sogebank aracılığıyla gönderdiğini, ... çin yeni yılı sonrası bu defa müvekkiline dolar kurunun tekrar yükseldiğini, metric ton başı ücretin artık 120USD olduğunu belirttiğini, müvekkilinin ödeyemeyeceğini, metric ton başına 120 USD ücretin maddi kayıp yaşatacağını, ticari kazanç sağlamayacağını dolayısıyla kendilerine biz çözüm bulunmasını talep ettiğini, müvekkili firmanın, davalıya 900.000USD ödediğini, kendisine bir kilogram çimento dahi bugüne kadar gönderilmediğini, davanın ... çimento firmasına ihbar edilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenlerden dolayı; davanın kabulü ile, ihtiyati tedbir talebimizin kabulünü, müvekkilinin sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu ödemelerin şimdilik 2.000 Amerikan dolarının, dava tarihinden itibaren başlayacak bankalarca amerikan dolarına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte aynen tahsiline, mümkün değilse fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama ve avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili tarafından sunulan 29/04/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Açtıkları 2.000 Amerikan dolar miktarlı alacak davasında, davalıya dava dosyasında mübrez dekontlardan da görüleceği üzere yapılan 900.000 Amerikan doları ödeme uyarınca, dava değerini 898.000 Amerikan doları artırarak, 900.000 Amerikan doları'na ıslah ettiklerini beyan etmişlerdir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER :12.09.2020 tarihli sözleşme, 730.000,00 USD bedelli 09.10.2020 tarihli ve 170.000 USD bedelli 14.05.2021 tarihli Sogebank ödeme dekontu sureti, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası, Whatsapp yazışmaları, Bilirkişi raporu, Arabulucu tutanağı ve tüm dosya kapsamı. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti. aleyhine davamız konusu oluşturan taraflar arasındaki çimento alım satım sözleşmesinden kaynaklı alacak davası sonucunda sözleşmedeki tahkim şartı ve tahkim ilk itirazı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 30.05.2024 tarih 2024/556 Esas, 2024/904 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın 30/05/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bilirkişiler... tarafından hazırlanan 20/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı yan tarafından davalı şirkete toplam 900.000 USD ödeme yapıldığı halde hiçbir çimento teslim edilmediği iddiası ile yapılan ödemelerin yüksek mevduat faiziyle birlikte aynen iadesi talebinden ibaret olduğu, Davacı yan vekili 13.02.2025 tarihli beyan dilekçesinde müvekkili şirketin yabancı uyruklu olduğundan ticari defter ve belge sunamayacaklarını bildirdiği, Davalı yanın 17/02/2024 günü saat: 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmadığını, ticari defter ve belge ibraz etmediği, taraflar arasında 12.09.2020 tarihinde ... Çimentosu Satım ve Alım Sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirkete ait 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA-BS formları üzerinde yapılan detaylı inceleme neticesinde, anılan dönemlerde davacı şirket adına düzenlenmiş herhangi bir mal veya hizmet alış/satışına ilişkin fatura kaydına rastlanmadığını, taraflar arasında ilgili yıllar itibarıyla resmi belgeye dayalı ticari işlem bulunmadığını gösterdiğini, dava dilekçesinde adı geçen ve taraflar arasında ilişki olduğu iddia edilen ... şirketine yönelik olarak da davalı şirketin düzenlemiş olduğu herhangi bir fatura bildiriminin yer almadığını, keza ... şirketinden alınmış bir fatura kaydına da rastlanmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla, hem davacı şirket hem de ... şirketiyle ilgili olarak davalı şirketin BA-BS kayıtlarında herhangi bir ticari faaliyet veya fatura bildirimi bulunmadığı, Davacı yan tarafından dosyaya sunulan banka dekontlarına göre, 09.10.2020 tarihinde “Çimento Siparişi için fatura ödemesi” açıklamasıyla 730.000,00 USD ve 14.05.2021 tarihinde aynı açıklama ile 170.000,00 USD olmak üzere toplamda 900.000,00 USD davalı şirketin hesabına ödeme yapıldığı görüldüğü, rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, raporun ticari defter bölümünde açıklandığı üzere taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmadığı, davacı yan tarafından davalı hesabına toplamda 900.000,00 USD ödeme yaptığı konusunda ihtilafın bulunmadığı, davalının BA-BS formlarında hem davacı şirket hem de adı geçen ... şirketiyle ilgili olarak herhangi bir ticari faaliyet veya fatura bildirimi bulunmadığı, somut uyuşmazlık kapsamında hukuki açıdan incelemelerinin; Genel İnceleme ve Değerlendirme Açısından; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Hukukuna tabi olarak çözümlenmesi gerektiği, i) Heyetimiz mali üyesi tarafından rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, raporun mali inceleme bölümünde açıklandığı üzere davacı yan tarafından davalı hesabına toplamda 900.000,00 USD ödeme yaptığı konusunda ihtilafın bulunmadığının açık olduğunun görüldüğü, uzmanlık alanımıza girmediğinden davalının çimento tesliminde bulunup bulunmadığının incelenemediği, Mahkeme tarafından davacının 900.000,00 USD ödemesine karşılık olan edimin davalı tarafından gerçekleştirilmediği kanaatine varılması durumunda davacının 900.000,00 USD’yi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceğinin söylenebileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafça davalı aleyhine açılan ticari satıma ilişkin bedeli ödenen ürünlerin teslim edilmemesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacı taraf davalı ile aralarında çimento alım-satımına ilişkin sözleşme kapsamında sözleşme bedelinin tamamı ödenmesine rağmen davalı tarafça sözleşmeye konu çimentonun teslim edilmediğini, ödenen paranın da iade edilmediğini bu nedenle ödenen ürünlerin teslim edilmemesinden kaynaklı alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Dava kısmi dava olarak açılmış ancak davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi ile dava değerini heyet sınırını aştığından ve davanın değer itibariyle heyetçe görülmesi gerektiğinden dosyanın Mahkememiz Heyetine tevdiine karar verilmiştir. Dava konusu ihtilaf davacı ile davalı arasındaki mal alım satımına ilişkin sözleşme kapsamında davacı tarafça bedelleri ödenen malların teslim edilmemesinden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarından kaynaklıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 11/09/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Hukukuna tabi olarak çözümlenmesi gerektiği, i) Heyetimiz mali üyesi tarafından rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, raporun mali inceleme bölümünde açıklandığı üzere davacı yan tarafından davalı hesabına toplamda 900.000,00 USD ödeme yaptığı konusunda ihtilafın bulunmadığının açık olduğunun görüldüğü, uzmanlık alanımıza girmediğinden davalının çimento tesliminde bulunup bulunmadığının incelenemediği, Mahkeme tarafından davacının 900.000,00 USD ödemesine karşılık olan edimin davalı tarafından gerçekleştirilmediği kanaatine varılması durumunda davacının 900.000,00 USD’yi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceğinin söylenebileceği tespit edilmiştir. Mahkememizin 17/10/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı ile; Davacı şirketin bulunduğu ... ile Ülkemiz arasında ikili anlaşma bulunmadığı ve Uluslararası Sözleşmelerde taraf olmadığı anlaşıldığından Davacı taraftan MÖHUK 48/1 maddesi gereğince dava sonunda karşı tarafın uğrayabileceği zarara binaen takdiren dava değerinin %1'i oranında (345.926,70-TL) teminatın davacı tarafça 2 aylık kesin süre içerisinde Mahkememiz veznesine yatırılmasına aksi halde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği ancak verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça MÖHUK 48/1 gereği yatırılması gereken yabancılık teminatının yatırılmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 18/12/2025 tarihli celsesinde Davacı vekili tarafından müvekkil ile görüştüğünü, ...'deki iç olaylar nedeni ile teminatı ayarlayamadıklarını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça, Davalı ile aralarındaki çimento alım satım sözleşmesi gereği ürün bedeli davalı tarafa gönderilmesine rağmen davalı tarafça sözleşme konusu ürünlerin davacı teslim edilmemesi ve ürün bedelinin de iade edilmemesi nedeniyle bedeli ödenen ürünlerin teslim edilmemesinden kaynaklı alacak istemine dayalı eldeki dava açılmış olup, bu hususta taraflar arasında görülen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı ilamıyla taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartı bulunması ve davalının süresinde tahkim itirazında bulunması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği ve kararın 30/05/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de söz konusu kararın usuli nitelikte bir karar olması nedeniyle eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı göz önüne alındığında ve davalı tarafça eldeki dosyasında tahkim ilk itirazında bulunulmaması nedeniyle yargılamaya devam olunmuştur. Davacı tarafın yabancı ülkede faaliyet gösteren bir şirket olması nedeniyle yabancılık teminatına ilişkin yasal düzenleme olan; MÖHUK 48. maddesine göre; " (1) Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. (2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar." düzenlemesi getirilmiştir. Bu kapsamda yargılama sırasında Davacı şirketin bulunduğu ... ile Ülkemiz arasında ikili anlaşma bulunmadığı ve Uluslararası Sözleşmelerde taraf olmadığı anlaşıldığından Davacı taraftan MÖHUK 48/1 maddesi gereğince dava sonunda karşı tarafın uğrayabileceği zarara binaen takdiren dava değerinin %1'i oranında (345.926,70-TL) teminatın davacı tarafça 2 aylık kesin süre içerisinde Mahkememiz veznesine yatırılmasına aksi halde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edilmesine rağmen davacı tarafça MÖHUK 48/1 gereği yatırılması gereken yabancılık teminatının yatırılmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 114/1-ğ maddesi gereği teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartı yokluğundan HMK 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-ğ,2 maddeleri gereğince teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2- Karar kesinleştiğinde kasaya alınan davacı şirket yetkilisine ait telefonun İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğü'ne iadesine, 3- Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan alınması gereken 615,40-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 590.881,44-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin haksız çıkan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 6- Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025
Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*