Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1152 E. 2025/1757 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1152
- Karar No
- 2025/1757
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1152
KARAR NO : 2025/1757
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/01/2025
NUMARASI : 2024/564 E. - 2025/43 K.
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili... nın diğer müvekkili davacı ... Proje Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ isimli şirketin geçmişteki yetkilisi olduğunu, bahse konu müvekkili şirketin, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce 18.02.2015 tarihinde, Ticaret Sicilinden TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca terkin edilerek tüzel kişiliğinin ortadan kaldırıldığını, terkin işleminin iptali için açılan davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/137 Esas sayılı dosyası üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kararın kesinleşmesini müteakip şirketin 27.03.2024 tarihinde sicile kaydedilerek tekrar tüzel kişilik kazandığını, davacı şirketin terkin edildiği dönemde şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile yönetim kurulu karar defterinin davacı ... tarafından ikamet ettiği ''Güzeltepe Mah. Zübeyde Hanım Cad..../ Çengelköy-Üsküdar/İSTANBUL'' adresine getirildiğini, müvekkilinin ikamet ettiği evin üst katından müvekkilinin evine bir süredir yoğun miktarda su aktığını, müvekkili ve eşi Beyhan ...'nın ikamet ettikleri evin ... Derneği'ne ait oduğunu, müvekkili ve eşinin kiracı olduğunu, müvekkilinin eşi tarafından ... Derneğine 26.02.2024 tarihinde dilekçe verilerek arızanın giderilmesinin talep edildiğini, ... Derneği tarafından 24.05.2024 tarihinde arızayı onartmak amacıyla tesisat değişimi yaptırıldığını, ancak arızanın tam olarak giderilemediğini, 05.08.2024 tarihinde evi su bastığını, şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin ise 06.08.2024 tarihinde arızayı kendisinin onarttığını ileri sürerek, davacı ... Proje Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ isimli şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri, yönetim kurulu karar defterlerinin zayi olduğunun tespitine ve zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, ticari defter ve kayıtların zayi olması nedenine bağlı olarak zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Yasal dayanağını 6102 sayılı Yasanın 82/7 maddesinin oluşturduğu "tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayi olması halinde kendisine bu hususta belge verilmesi" isteminin kabul edilmesi için aşağıdaki koşulların tamamının gerçekleşmiş olması gerekir;- Zayi belgesi isteyen defter tutmakla ve/veya saklamakla yükümlü olmalı- Zayi edilen defter ve belgeler tacirin saklamakla yükümlü olduğu ve kullanılmış ticari defter ve belgeler olmalı- Defterler mücbir sebep sonucunda zayi olmalı- Defter ve belgeler saklama süresi içerisinde zayi olmalı- Zayi belgesi isteyen tacir usulüne uygun defter tutmuş olmalı - Başvuru otuz günlük hak düşürücü süre içerisinde yapılmalı dırDefter ve belgeler için zayi belgesi alınması imkanının tanınması, ileride açılacak davalarda tacirin defterlerini ibraz edememesi nedeniyle olumsuz bir durumla karşılaşmasını önlemeyi amaçlamaktadır.Ayrıca zayi belgesi istenebilecek olan olay, tacirin faaliyet ve işletmesi dışında kalan, harici bir olay olmalıdır. Dolayısıyla defterlerin zıyaına neden olan olayla, bu olayın cereyan ettiği işletme arasında bir bağlantı olmamalı, mücbir sebep teşkil eden olay, kaynağını işletme dışında bulmalıdır. Diğer bir anlatımla, olay ile olayın meydana geldiği işletme arasında, fonksiyonel bir bağ olmaması gerekir (Yrd.Doç.Dr. Oruç Hami ŞENER, Ticari Defterlerin ve Belgelerin Saklanması, Zıyaı, Zayi Belgesi, Böyle Bir Belgenin Alınması ve Alınmamasının Hüküm ve Sonuçları, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt : 6, Sayı : 1, 2004, s.233-294).Davacı evde muhafaza edilen kayıtların evi su basması nedeniyle zayi olduğunu, suyun üst kattan geldiği, müvekkil ve eşinin evde kira olduğunu, evin ... Derneği'ne ait olduğunu, arızanın giderilmesi için defalarca dilekçe verildiği belirterek ... Proje ... AŞ ne ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ile Yönetim Kurulu Karar Defterinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.Üsküdar 11 nci Noterliği'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş ancak Kadıköy 11 nci Noterliği'ne yazılan müzekkereye cevap verilmemiştir. Anadolu 6 ATM ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, ilgili dosya kayıtlarının gönderildiği anlaşılmıştır.Tacirin ilgili defter ve kayıtları saklama hususunda basiretli davranması çok dikkatli bir kimsenin davranış tarzına uygun hareket etmesi gerekir. Dolayısıyla su baskını tacirin işletmesindeki bir eksiklikten kaynaklanmaktaysa burada basiretli bir davranıştan bahsedilemez. Kiraya veren kimsenin ilgilenmediği yahut gerekli önlemleri almadığına dair savunmaya da itibar edilemez. Bu nedenle talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;dava dilekçesini tekrarla Yargıtay 11. HD'nin E. 2015/15477, K. 2017/2693 T. 08.05.2017 tarihli kararında "...Somut olayda davacı defter ve belgelerin bulunduğu binanın yöneticisi tarafından haber verilmesi üzerine bu adrese gittiklerini ve yöneticinin katılımı ile defter ve belgelerin bulunduğu katın su bastığına dair tutanak tanzim edildiği, bu durumda Yasanın 82/7 fıkrasında sayılan sebepler tahdidi olmadığı gibi açıkça su baskını halinde zayi belgesi istenilebileceği belirtilmiş olduğu, davanın şüpheli bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi veya beyanın bulunmadığı gözetilerek mahkemece inceleme yapılarak hakkında zayi kararı verilebilecek defter ve belgelerin tespiti ile bunlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..." denildiğini, aynı dairenin E. 2016/4865 K. 2017/2800 T. 10.5.2017 tarihli kararında ise ''...Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle ./.. benzer olayların kastedildiği, ziya haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmediği, olağanüstü sebeplerden kaynaklı su baskını şartı olmadığı, somut olayda beklenilmeyen bir hal sonucunda su baskını oluştuğu ve davacıya ait arşivde saklanan belgerin zarar gördüğü sabit olduğuna göre, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." denildiğini, müvekkilinin gerekli özen yükümlülüğüne riayet ederek sakladığı ticari defterleri -kendi kusuru olmaksızın- üst katından gelen su sızıntısına bağlı oluşan su baskını nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini, mahkemenin hangi tespit ve delillere nazaran müvekkilinin basiretli davranmadığına dair hüküm kurduğunun anlaşılamadığını, yerel mahkemenin bildirdikleri tanığı dinlemeden karar vermesinin adil yargılanma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkımızı ihlal etiğini, tanığı dinlemeden (dinlenip dinlenilmeyeceğine dair olumlu veya olumsuz bir karar vermeden) ve tüm delilleri celp edilmeden karar verilmesinin eksik incelemeye dayalı olduğunu, İstanbul BAM, 13. HD'nin., E. 2022/1997 K. 2023/1159 T. 13.7.2023: "Davacı oluşan su baskını nedeniyle tutulan ticari defterlerin kullanılamaz hale gelmiş ve zayi olmuş olduğunu, iş bu davanın süresi içerisinde açılmış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin her türlü hukuki ve cezai talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, 2016-2017-2018-2019 envanter, yevmiye ve kebir defterleri hakkında zayi kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacının tanık deliline dayanmış olmasına karşın, tanık dinlenip dinlenmeyeceği hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin, re'sen araştırma ilkesi gereğince dava dilekçesi ekinde sunulan tutanakta imzası yer alan tanıkların, iddia olunan su baskınına ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmaksızın, Anayasa'nın 36 maddesinde ifadesini bulan adil yargılanma hakkının ve bu ilkenin içkin olduğu HMK'nun 26 maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde olup, eksik incelemeye yönelik davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde bulunmuştur. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırma kararı doğrultusunda tahkikatın tamamlanması için dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir" denildiğini, Yargıtay 11. HD'nin E. 2015/10387 K. 2016/5196 T. 9.5.2016 tarihli kararında "Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflardan da meydana gelen olay nedeniyle arşivde bulunan bir kısım belgelerin zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davacının, dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gözetilerek davaya ilişkin tüm deliller toplanılıp, gerektiğinde mahallinde keşif icra olunup bilirkişi raporu alınarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken davacının ne suretle kusurlu olduğuna ilişkin karar yerinde denetime elverişli bir gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir" denildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 82/7.maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, müvekkillerinden davacı gerçek kişinin diğer davacı müvekkili şirketin eski yetkilisi olduğunu, müvekkili şirketin resen terkin edildiği dönemde şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile yönetim kurulu karar defterinin, şirketin yetkilisi olan diğer davacı ... tarafından ikamet ettiği ''Güzeltepe Mah. Zübeyde Hanım Cad..../ Çengelköy-Üsküdar/İSTANBUL'' adresindeki evine getirildiğini, evinde 05.08.2025 tarihinde yaşanan su baskını sırasında defterlerin zayi olduğunu, evin ev sahibi tarafındna onartılmasına rağmen tekrar su baskını yaşandığını, bu konuda ev sahibine yazılan dilekçenin, onarım faturalarının sunulduğunu belirterek zayi belgesi verlmesini talep etmiştir. HMK'nın ''Vekâletnamenin ibrazı'' başlıklı 76.maddesinde, avukatın, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. ''Vekâletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması'' başlıklı 77.maddede ise, ''Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.''hükmüne yer verilmiştir. Yine HMK'nın 114/1-f maddesinde vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı şirket adına dava açan Avukat ...'na davavı şirket tarafından verilmiş bir vekaletname örneğine dosya kapsamında ve UYAP sisteminde rastlanmamıştır. Mahkemece de bu konuda yukarıda yer verilen yasa hükümleri kapsamında bir inceleme yapılıp, yasada açıklanan gerekli süreç işletilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.Öte yandan, davada davacı şirketin kaybolduğu belirtilen bir kısım defterleri için zayi belgesi verilmesi istenmesine rağmen davacı olarak yer alan... aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının da değerlendirilmediği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, yukarıda yer verilen yasa hükümleri kapsamında bir inceleme yapılıp, yasada açıklanan gerekli sürecin işletilmesi, ayrıca davacı ... Yazıcının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.06.11.2025
KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.