İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/567 E. 2026/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/567
- Karar No
- 2026/141
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/567 Esas - 2026/141 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/567 KARAR NO : 2026/141
.... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 22/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan; Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 2010 yılından itibaren ticari ilişkinin bulunduğu; davacının satın aldığı kumaşlardan elbise imal ederek sattığı; kumaş alımı öncesinde müşteri çekleri ve senetleri verilerek veya banka havalesi ile ödemeler yapıldığı; 2017 yılı sonu itibariyle davalıya 8.138,00.-TL bakiye borcun bulunduğu; 2018 yılı için gönderilecek kumaşlara karşılık ... tarafından keşide edilen 2.500,00.-TL bedelli 4 adet senet, ... Giyim tarafından keşide edilen 3.500,00.-TL bedelli 2 adet çek, .... tarafından keşide edilen 30.000,00.-TL bedelli 3 adet çek ile 55.000,00.-TL bedelli 2 adet çekin davalıya teslim edildiği; davalının teslim edilen bu evraklar karşılığında sadece 54.448,52.-TL değerinde kumaş teslim ettiği; taraflar arasında kalan borcun ödenerek çeklerin iadesi konusunda mutabık kalınmasına rağmen evrakların iade edilmediği; ... senetleri ile ... çeklerinin tahsil edildiği; 31/11/2018 keşide tarihli ve 9800219 numaralı 30.000,00.-TL bedelli çekin ibraz edildiği ancak keşideci şirket hakkında konkordato kararı bulunması nedeniyle ödenmediği; bu çekten dolayı .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı ve haciz tehdidi altında kalındığı; 31/12/2018 keşide tarihli ve .... numaralı 30.000,00.-TL bedelli çekin de karşılıksız çıkacağının sabit olduğu beyan edilmiş olup; icra takibinin tedbiren durdurulmasına ve yatırılacak teminatın alacaklıya ödenmemesine; 31/11/2018 keşide tarihli ve ... numaralı çekle ilgili olarak 22.551,48.-TL borçlu olunmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline; 31/12/2018 keşide tarihli ve 9800220 numaralı çek ile ilgili borçlu olunmadığının tespitine; davalı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacının mal teslim edilmediği iddiasının gerçek dışı olduğu; davacıya mal teslim edilmesine rağmen verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle icra takibi başlatılmak zorunda kalındığı; ticari defter kayıtlarına göre davacıdan alacaklı olunduğu; konkordato ilan eden şirket çeklerinin verilerek müvekkilinin mağdur edildiği beyan edilmiş olup; davanın reddine, icra takibini durduran davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : Davacı Şirket Ticari Defter ve Kayıtları. Davalı Şirket Ticari Defter ve Kayıtları. Cari Hesap Ekstreleri. ....Müzekkere Cevapları İle Çek Örnekleri. .... .... Şubesi Müzekkere Cevapları İle Çek Örnekleri. .... Müzekkere Cevapları İle Çek Örnekleri. ... Müzekkere Cevapları İle Çek Örnekleri. .... Müzekkere Cevapları. .... Ödeme Dekontları. Tahsilat Makbuzları. İrsaliyeli Faturalar. ...'a Ait Senet Örnekleri ve Ödeme Dekontları. ... Tarafından Düzenlenen 16/09/2019 Tarihli (Kaldırma Kararı Öncesi) Bilirkişi Raporu. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... Tarafından Düzenlenen 06/02/2020 Tarihli (Kaldırma Kararı Öncesi) Bilirkişi Ek Raporu. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... Tarafından Düzenlenen 24/09/2021 Tarihli (Kaldırma Kararı Öncesi) Bilirkişi Ek Raporu. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... Tarafından Düzenlenen 29/09/2025 Tarihli (Kaldırma Kararı Sonrası) Bilirkişi Ek Raporu. IV) İSTİNAF İNCELEMESİ : Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesi, ilk olarak ... Esasına kaydedilmiş ve yargılama işbu dosya üzerinden yürütülmüştür. a) Mahkememizin ... Karar sayılı karar kapsamında, "Tarafların ticari defter kayıtlarında yer alan cari hesap kayıtlarının karşılaştırılması, davacı tarafından sunulan ödeme belgeleri ve bankalardan gelen cevabi yazılar ile birlikte değerlendirilerek davacının dava tarihi tarihi itibariyle cari hesap borç/alçak durumu çıkartıldığında; davacı şirketin davalıdan (450.300,74 - 508.061,65) 57.760,91 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. ... her ne kadar davalı taraf şirket ortağına yapılan ödemenin borca karşılık ödeme olmadığını iddia etmiş ise de, davacı tarafından davalı şirket ortağına yapılan ödemelerin de davalı şirket borcuna karşılık yapılmış ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasında başka bir hukuki ilişki ileri sürülmediği ve neye karşılık ödeme olduğunun açıklanmadığı buna göre şirket ortağına yapılan ödemenin şirket borcuna karşılık sayılması gerektiği ve davacının, dava konusu 31.11.2018 tarihli 9800219 nolu 30.000 TL bedelli ve 31.12.2018 tarihli ... nolu 30.000 TL bedelli çekten kaynaklı borcunun bulunmayacağı" gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. b) ... Karar Sayılı Kaldırma Kararı : Müteakiben Mahkememizce verilmiş bulunan işbu kararın istinaf incelemesi;.... Karar sayılı karar kapsamında, "Mahkemece davalı şirket ortağına yapılan ödemeler davalı şirket borcuna karşılık yapılmış ödeme olarak kabul edilmiş ise de bu kabulün gerekçesinin karar yerinde tartışılmadığı tespit edilmiştir. Zira söz konusu çek ve bonoların davalı şirket kayıtlarında yer almadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında ... tarafından verilen her biri 2.500,00 TL bedelli 4 adet senedin arka yüzlerinin de bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece anılan bonoların arka yüzleri de temin edilerek dava dışı şirket ortağına yapılan ödemelerin, her bir çek ve bononun ön ve arka yüzü değerlendirilerek söz konusu bu ödemelerin davalı şirkete yapılan ödeme olarak kabul edilip edilemeyeceği, ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edilmesi doğru değildir." gerekçeleriyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya, Mahkememizin işbu.... Esasına kaydedilmiştir. c) Mahkememizin ...Karar Sayılı Dosyasında Yürütülen Yargılama : Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; Mahkememizin 18/01/2022 tarihli, .... Karar sayılı kararı kapsamında, davanın kabulü yönünde hüküm verilmiş olduğu ve müteakiben .... Karar sayılı kaldırma kararı kapsamında da; Şirket ortaklarına yapılan ödemelerin şirket borcuna karşılık yapılmış bir ödeme olarak kabul edilmesinin karar yerinde tartışılmamış ve yeterince gerekçelendirilmemiş olması, Dava dışı ... tarafından verilen her biri 2.500,00.-TL bedelli 4 adet senedin arka yüzlerinin temin edilerek ön ve arka yüz değerlendirmesi sonucunda bu ödemelerin davalı şirkete yapılan ödeme olarak kabul edilip edilemeyeceğinin (ispat yükünün davacı tarafta olduğu gözetilerek) incelenmemiş olması
gerekçeleriyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemesi : Mahkememizce öncelikle, kaldırma kararında belirtilen hususların tetkiki amacıyla; bilirkişi ek raporu alınması cihetine gidilmiştir. i. S.M.M.M. ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı... Tarafından Düzenlenen 29/09/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; istinaf kaldırma kararı sonrasında dosyaya sunulan 2.500,00.-TL bedelli 3 adet senedin arka yüzlerinin incelendiği; senetlerin arkasında Kübra Tekstil ve Budaklar (üzeri çizilmiş) cirolarının ile ibraz edenlerin ... ve Sani BUDAK olduğunun görüldüğü; ...'ın diğer çek ibrazlarında da şirket temsilcisi olarak hareket ettiği ve davacı şirket ile davalı şirket ve ortakları arasında cari hesap ilişkisi dışında bir ticari ilişkiye rastlanılmadığı; sunulan 3 adet senedin tutarının ulaşılan sonucu değiştirmeyecek nitelikte olduğu; önceki ek rapordaki terditli sonucun (şirket ortaklarına yapılan ödemelerin şirket borcuna sayılması halinde davacının borçsuz, sayılmaması halinde borçlu olacağı) aynen geçerli olduğu hususlarının rapor edildiği anlaşılmıştır. 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 02/10/2025 tarihli dilekçe kapsamında, “davalı şirket yetkililerinin şirketi temsilen çekleri ibraz etmeleri ve taraflar ile davalı şirket hissedarları arasında başka bir ticari ilişkinin bulunmaması karşısında davanın kabulü gerektiği, ortaklara yapılan ödemelerin şirket ödemesi sayılmamasının TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu” gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise 15/10/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında “ortaklara yapılan ödemelerin şirket borcuna mahsuben sayılmasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu, ciro edilmeyen çeklerin ödeme sayılamayacağı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu kuralının gözetilmediği, davacı kayıtlarının tek başına delil olamayacağı, çek incelemesi sonucunun da sonucu değiştirecek nitelikte olmadığı” gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. ii. Bilirkişi Ek Raporuna Yönelik Sunulan İtiraz Beyanlarının Değerlendirilmesi : Mahkememizce, 29/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik taraf beyanları ve itirazları ile .... Hukuk Dairesinin kaldırma kararı gerekçeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından söz konusu ek rapora yönelik olarak, dava dışı ...'a ait evrakların raporda sehven "çek" olarak yazıldığı ancak bunların "senet (bono)" olduğu; davalı şirket yetkililerinin şirketi temsilen tahsilat yaptıkları ve taraflar ile şirket hissedarları arasında başkaca bir ticari ilişkinin bulunmaması karşısında davanın kabulü gerektiği, ortaklara yapılan ödemelerin şirket ödemesi sayılmamasının 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu hususlarının beyan edildiği; davalı vekili tarafından ise ek rapora yönelik olarak; ciro edilmeyen veya cirosu çizik olan evrakların ödeme sayılamayacağı; ortaklara yapılan ödemelerin şirket borcuna mahsuben sayılamayacağı; istinaf kararında açıkça belirtildiği üzere ispat yükünün davacı tarafta olduğu kuralının gözetilmediği hususlarının beyan edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf itirazları ile ilgili yapılan değerlendirmede; Raporda "senet (bono)" olarak yazılması gerekli evrakın, "çek" olarak yazıldığı hususunda; söz konusu hatanın, maddi hatadan ibaret olduğu ve yargılamada esasa müessir bulunmadığından bu hususta ek rapor alınmasının esasa müessir olmadığı kanaatine varılmıştır. Kaldırma kararı kapsamında bahsi geçen "4. senedin" temin edilmediği hususunda; 29/09/2025 tarihli Ek Bilirkişi Raporu'nun sonuç ve değerlendirme kısmında bilirkişi heyeti tarafından kullanılan "Yukarıda yaptığımız çek (senet) incelemesi Ek Raporumuz sonucunu değiştirir mahiyette olmadığı gibi, çeklerin (senetlerin) toplam miktarı 10.000,00 TL olup, davadaki talep yönünden sonucu değiştirir mahiyette değildir." ifadesi dikkate alındığında, halihazırda davalı şirket tarafından tarafın 57.760,91 TL alacaklı (fazla ödeme yapılmış) durumda olduğunun tespit edilmiş olduğu ve davacı şirketin "borçlu olmadığının tespitini" istediği miktarın da toplam 52.551,48.-TL olduğu; başka bir anlatımla 4. senedin varlığının, davacının genel cari hesapta "borçsuz" olduğu gerçeğini matematiksel olarak değiştirmediği anlaşıldığından bu hususta ek rapor alınmasının esasa müessir olmadığı kanaatine varılmıştır. İstinaf kaldırma kararında belirtilen "ödemelerin davalı şirkete yapılan ödeme olarak kabul edilip edilemeyeceğinin, ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirilmesi" hususunda, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitler ışığında hukuki nitelendirmenin Mahkememize ait olması hususu dikkate alınarak; dosya kapsamındaki senetlerin arka yüzünde "... Tekstil" ve üzeri çizilmiş "..." cirolarının bulunduğunun tespit edildiği; senetleri ibraz edip tahsilatı gerçekleştiren kişilerin bizzat davalı şirketin yetkili ortakları (... ve ...) olduğunun anlaşılmış olması; ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın, ödeme belgelerini, banka kayıtlarını ve ticari defterlerini sunarak söz konusu tahsilatların şirket yetkililerine yapıldığını ispatlamış olduğu; davacı şirket ile davalı şirket ve tahsilatı yapan şirket ortakları arasında, dava konusu cari hesap ve satım sözleşmesi ilişkisi haricinde başkaca hiçbir hukuki ilişki bulunmaması; hayatın olağan akışı ve ticari teamüller dikkate alındığında, aralarında başkaca bir ticari ilişki bulunmayan taraflardan davacı şirketin, davalı şirketin hakim ortaklarına yaptığı ödemelerin, davalı şirketin borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerektiği; bu kapsamda fiilen ve temsilen şirketi yöneten ortakların tahsil ettiği bedellerin "şirket ödemesi sayılmadığı" iddiasının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kanaatine varılmıştır. Sonuç itibariyle; davacı taraf ispat yükünü sunulan somut deliller ve hayatın olağan akışına uygun ticari kayıtlarla yerine getirmiş olduğu ve bilirkişi heyetinin sunduğu verilerin ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu; davacı tarafın "evrakın çek/senet olarak yazılması" hususunun esasa müessir nitelikte bulunmadığı; davalı tarafın ödemelerin şirket ödemesi sayılamayacağına yönelik itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu ve bu doğrultuda, 29/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme :
Mahkememizce dosya üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; uyuşmazlığın, davacı şirket tarafından, ticari satım sözleşmesine istinaden davalı şirkete verilen çeklerden dolayı borçlu olunup olunmadığı ve davacı şirket tarafından davalı şirket ortaklarına (... ve ...) yapılan ödemelerin davalı şirkete yapılmış ödeme sayılıp sayılmayacağı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Ticari defter ve kayıtlar ile banka cevabi yazıları doğrultusunda; davacı şirket tarafından davalı şirket yetkililerine çeşitli çek ve senetler aracılığıyla ödemeler yapıldığı sabittir. Davalı taraf; bu ödemelerin şirkete yapılmadığını, ciro zincirinde eksiklik bulunduğunu ve şirket tüzel kişiliği ile ortakların ayrı olduğunu belirtmekte ise de; Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı uyarınca, davacı şirket ile davalı şirket ve davalı şirket ortakları arasında dava konusu cari hesap ilişkisi dışında başkaca hiçbir ticari veya hukuki ilişki bulunmadığının sabit olduğu anlaşılmıştır. Nitekim dosya kapsamındaki bazı çeklerin bankaya ibrazı sırasında "şirketini temsilen ibraz etmiştir" şeklinde şerhler düşüldüğü de görülmektedir. Hayatın olağan akışı ve ticari teamüller çerçevesinde; taraflar arasında başka bir borç ilişkisi bulunmadığı halde, sırf davalı şirket yerine doğrudan şirket hakim ortaklarına veya yetkililerine ödeme yapılması veya bu kişiler tarafından tahsilat yapılması, bu ödemelerin dava konusu satım ilişkisi haricinde bir sebebe dayandığını göstermeyecektir. Aksine; bu ödemelerin şirket borcuna karşılık yapıldığı kabulü, ticari teamül ve hakkaniyet gereğidir. Aksi kanaatin; şekli kuralların arkasına sığınılması suretiyle hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği de aşikardır. İstinaf kaldırma kararında belirtilen ...'a ait senetlerin arka yüzlerinin incelenmesi eksikliği de ek rapor vasıtasıyla giderilmiş; anılan senetlerin arka yüzünde üzeri çizilmiş "Budaklar" cirosunun bulunduğu ve tahsilatların şirket yetkilisi tarafından yapıldığı saptanmıştır. Açıklanan hususlar doğrultusunda; bilirkişi heyetinin terditli hesaplamalarından, şirket ortağına yapılan ödemelerin de davalı şirket borcuna karşılık yapılmış ödeme olarak kabul edildiği alternatifi Mahkememizce benimsenmiş ve yapılan toplam ödemeler neticesinde davacı şirketin, davalı şirkete borcunun kalmadığı, aksine alacaklı durumda olduğu kanaatine varılmış; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; a) Davacı tarafın, davaya konu 31/11/2018 keşide tarihli, 30.000,00.-TL bedelli ve 9800219 numaralı çek nedeniyle davalıya 22.551,48.-TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE; b) Davacı tarafın, davaya konu 31/12/2018 keşide tarihli, 30.000,00.-TL bedelli ve ... numaralı çek nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, c) .... Esas sayılı dosyasında davacının BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, d) .... Esas sayılı dosyasında davacının BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, e) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 6.000,00.-TL kötüniyet tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.589,79.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 897,45.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.692,34.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA; b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 897,45.-TL peşin harç, 35,90.-TL başvurma harcı, 5,20.-TL vekalet harcı ve 220,70.-TL istinaf kanun yolu başvuru harcı olmak üzere toplam 1.159,25.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 8.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 765,58.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.765,58.-TL yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davalı üzerinde BIRAKILMASINA; c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 52.551,48.-TL üzerinden) takdir edilen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı; işbu kararın kendilerine tebliğinden itibaren (2) HAFTA içerisinde (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 391/3. ve 345. maddeleri uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/02/2026
Katip ... Hâkim ... ¸ ¸
Gerekçeli Karar