İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/532 E. 2025/480 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/532
Karar No
2025/480
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/532 Esas KARAR NO :2025/480

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:15/03/2023 KARAR TARİHİ:01/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olduğu, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu alacak davalının haksız fiilinden kaynaklı doğduğunu, uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, açılacak davalarda genel mahkemeler yetkili bulunduğundan sebep görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalıya karşı, müvekkili şirket tarafından dağıtımı sağlanan elektrik enerjisinin kaçak olarak kullanıldığının tespitine ilişkin yetkili memurlar tarafından tutanaklar düzenlenmiş ve Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, dava konusu alacağa ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile davalının fatura ve kaçak elektrik borcuna istinaden tutulan tutanaklar fazlaya ilişkin delil sunma haklarımız saklı kalmak kaydıyla dava dilekçemiz ekinde sunulduğunu, fazlasının müvekkili ... ... Anonim Şirketi'nden celbini talep ettiklerini, davalı, ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, davalı, icra takibine itirazıyla borcundan kurtulmaya çalışmakta, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullanmakta olduğunu, hal böyle iken haksız ve kötüniyetli itirazın hükümden düşürülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu, davanın kabulüne, ....İcra Müdürlüğü ... Esas dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı asil dilekçesin özetle; aleyhine açılan davanın haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğu, davacı kurumun tek taraflı düzenlediği belgelerle alacak iddia etmesi hukuken kabul edilemeyeceğini, kaçak elektrik kullanmadığını, davacı kurumdan işlem dosyası ve diğer deliller celbedilip bilirkişi incelemesi yaptırıldığında kaçak iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, sayaçla ilgili işlemlerin tamamını davacı kurumun çalışanlarının yaptığını, sayaca herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, elektriği kullandığını ve borçlarını ödediğini, ödemediği fatura olduğunda da davacı kurumdaki güvence bedelinden tahsil edileceğini, davacı kurumun bu şekilde birçok kişiye haksız borç tahakkuku yaptığı yada kaçak elektrik iddiasıyla borç yaratmaya çalıştığını, bu kötüniyetli tutama sayın mahkemenin izin vermemesini ve gerekli delillerin toplanarak konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, ayrıca huzurdaki davada itirazın iptali talep edilmekte olup, dava dayanağı icra dosyası incelendiğinde görüleceği üzere, takipte iddia edilen alacağın neyden kaynaklandığına dair herhangi bir dayanak/delil sunulmamış ve gösterilmediğini, dolayısıyla takipte ileri sürülmeyen dayanılmayan ve sunulmayan delillerin dava safhasında ibraz edilip dayanılmasına muvafakat etmediğini, ve itiraz ettiğini, ortada hukuken geçerli bir icra takibi yokken huzurdaki itirazın iptali davasının görülmesinin hukuka aykırı olduğu, üstelik davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, zira davacı kurumun kendi sunduğu delillerde dahi görüleceği üzere dava konusu abonelik "ticarethane" aboneliği olup, kaçak iddiası olsa dahi, her türlü alacak iddiasının Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu yönüyle görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık konusunun, davalının kaçak elektrik kullanımı olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı. Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden reddine, görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde Mahkememiz ile İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan görevli merci tayini için dosyanın HMK md. 21/1-c ve HMK md. 22/2 uyarınca ortak görevli Üst Mahkemeye gönderilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/532, K. 2025/480, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-532-e-2025-480-k-0d59f47514f7