İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/521 E. 2026/560 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/521
Karar No
2026/560
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/521 KARAR NO : 2026/560

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2024 KARAR TARİHİ : 18/06/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ----- ilinde aşçılık hizmeti verdiğini, davalı şirket ile aralarında ticari bir ilişki bulunduğunu, verilen yemek hizmetleri karşılığında faturalar düzenlendiğini, ----- nolu ve 01.12.2023 tarihli 19.195,00 TL tutarındaki faturadan kaynaklanan bakiye alacağın ödenmediğini, borçlu şirketin önceki ödemelerini yapmış olmasına rağmen bakiye borcu ödemeyerek müvekkili oyaladığını,---Noterliği'nin 04.04.2024 tarih ve ---- yevmiye nolu ihtarnamesi ile alacağın talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve borcun sabit olduğunu, alacağın likit nitelikte bulunduğunu, davalı tarafın itirazının haksız olduğunu, 28.06.2024 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, dava şartının yerine getirildiğini belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, 907,66-TL ihtarname ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

ll. CEVAP: Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ---. Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasında, "fatura alacağı" sebebine dayalı olarak 19.195,00 TL asıl alacağın 3.934,58 TL işlemiş faiz alacağıyla birlikte tahsili istemli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede; Davacının, davalıya dava konusu fatura konusu hizmeti verdiğini/malı sattığını ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur. (Yargıtay----HD 26.04.2002 T---- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020 T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir. Mahkememizce davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, davalının da talimat mahkemesince incelettirilmesine karar verilmiştir bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 19.195,00 TL asıl alacağı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.İşlemiş Faiz Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Her ne kadar takip dosyasında işlemiş faiz talep edilmiş ise de ; Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığında ve borçlunun bir ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmediğinde işlemiş faiz talebi kabul edilemeyeceği, davacının düzenlemiş olduğu fatura tutarının ödeneceği vade belirtilse dahi bu durumu değiştirmeyeceği (Yargıtay-----), anlaşılmakla, davacının çektiği 04.04.2024 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir şerh bulunmadığından, işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. İhtarname masrafının, yargılama gideri olarak eklenmesi talep edilmişse de ihtarname tarihinin takip tarihinin 12.05.2024 olması nedeniyle takip öncesi olması nedeniyle takibe eklenmesi gerektiği, mahkememizin takip ile bağlı olduğu değerlendirilmekle bu cihetteki talebi de yerinde görülmemiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay ---.HD ---- Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, 2-Takibin 19.195,00 TL asıl alacak, üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.311,21 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 883,61 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 19.195,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 855,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 6.387,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.300,51 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%17,01 ) ve kabul (%82,99 ) oranına göre hesaplanan 2.987,60 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 612,40 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/521, K. 2026/560, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-521-e-2026-560-k-8a054eb79ab5