İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/515 E. 2025/471 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/515
- Karar No
- 2025/471
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/515 Esas KARAR NO : 2025/471
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... .. DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... ..
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili ...'ın .... İnşaat A.Ş. Adına davalı ile ''... ili 2 ve 3 Organize Sanayi Bölgesi Sincan Mahallesi 100516 ada 16 parselde gerçekleştirilecek olan inşaatın yapılması'' konusunda sözleşme imzaladığını, müvekkili tarafından teminat senedi olarak bono verildiğini ve bedelsiz kaldığını, senedin sol bölümünün kesildiğini, davalının eylemleri nedeniyle davalı hakkında resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçlarından suç ... CBS'ye suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturma dosyasının 2024/122917 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, soruşturma dosyasında tahrifat iddialarına ilişkin alınan bilirkişi raporunda senedin sol kenarındaki "teminat için verilmiştir" şeklinde yazılmış olan yazının olduğu kısmın sonradan kesilerek orijinal senet üzerinde tahrifat yapıldığının belirtildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte vade tarihi bulunmayan ve ibraz edilmeyen bonoya, düzenleme tarihinden itibaren faiz işletilmesini mümkün olmayacağını, açıklanan nedenlerle ... 7. Genel İcra Dairesi 2024/29701 Esas sayılı icra takibine konu 14.12.2020 düzenleme tarihli, 500.000,00 TL bedelli bono nedeni ile müvekkili hakkında başlatılan 812.640,41 TL'lik icra takibinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili dilekçesinde özetle, davacının senedin teminat senedi olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, senedin borçlusunun ... olduğunu, sözleşme kapsamında davacının şahsi olarak teminat verdiğine dair hiçbir ibare bulunmadığını, ayrıca .... .. nedenle ...'ın şirket adına sözleşme imzalaması da yetkisiz bir işlem olup , bu durumun müvekkilinden saklandığını, bahse konu , müvekkilinin alacaklı olduğu senedi müvekkile ...'ın şahsi borcu nedeni ile verdiğini, müvekkili ile ... Anonim Şirketi arasında yürütülmekte olan birden fazla iş mevcut olduğunu, ...'ın da bu işlerle ilgilenen ve şantiyelerin başında duran kişi olduğunu, müvekkili ile aralarında süre gelen bir tanışıklık mevcut olduğunu, davacının hakedişini alınca borcunu ödeyeceğini beyan ederek müvekkilden borç istediğini, müvekkilinin de borç verebileceğini ancak senet karşılığında borç vereceğini belirttiğini, ...'ın da üzeri doldurulmuş halde senedi getirdiğini ve imzayı müvekkilin gözü önünde atarak müvekkiline senedi teslim ettiğini, ...ın kendi elinde olan fotoğrafları dosya kapsamına sunduğunu ve aynı belge ile birlikte de müvekkili şikayet ettiğini, fotoğraflarda sunduğu şekilde senedin köşesine kendi el yazısı ile "teminat için verilmiştir" yazdığını, akabinde bu kısmı keserek senedi müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin "teminat için verilmiştir" ibaresini kesmesine hukuken gerek olmadığını, bir senedin hangi sözleşmenin teminatı olduğunun senet metninden anlaşılamadığı durumda senedin teminat senedi olduğunun da kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle bahse konu senet davacının fotoğraflarını sunduğu şekli ile bile olsa kambiyo takibi yapılması için engel oluşturmayacağını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacı tarafın takibe ilişkin faiz başlangıç tarihine itirazının yerinde olup, takibe konu senet düzenleme tarihini içeriyor olmasına karşın vade tarihi içermediğini ancak kullanılan takip programı nedeniyle sehven hataya düşüldüğünü ve düzenleme tarihinden itibaren faiz işletildiğini, bu bakımdan davacının takip öncesi faize ilişkin itirazını kabul ettiklerini, cevap dilekçesi içerisinde kabul beyanları dikkate alınarak 311.140,41 TL'lik takip öncesi faiz bakımından vekalet ücretine hükmedilirken bu durumun dikkate alınmasını talep ettiklerini, ... Anonim Şirketi 'nin müvekkili ile arasında birden fazla iş ve birden fazla yargılama mevcut olduğunu, şirketin müvekkiline karşı üstlendiği işi gereği gibi yerine getiremediğini ve bu nedenle de müvekkilinin zarara uğradığını , işi başka firmalara yaptırmak zorunda kaldıklarını ve hali hazırda da taşınmazın iskanını alamadıklarını, ancak bu durumların bahse konu şirket ile müvekkil arasındaki farklı ticari işlerden kaynaklandığını, davacı tarafça bu dava dosyalarının da huzurdaki yargılamaya konu edilerek yargılama süresi uzatılmak istendiğini, takibe konu asıl alacak bakımından davanın reddine karar verilerek , asıl alacağın %20si oranında icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Davacı vekili 20.06.2025 tarihli dilekçesi ile davalı ile anlaşmaya vardıklarını, bu nedenle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili 20.06.2025 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. HMK'nin 5. Kısım 3. Bölümünde yer alan ve davaya son veren taraf işlemlerinden olan feragat, 6100 sayılı HMK'nin 311/(1). maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun'un 309/(2). maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun'un 310/(1). maddesi uyarınca davadan feragat karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Bu sebeple açılan davanın, davacının feragati nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiş, davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmesi sebebi ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın davacının feragati sebebiyle REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,26-TL harcın mahsubu ile 291,66 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/06/2025
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır