İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/510 E. 2026/232 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/510
Karar No
2026/232
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/510 Esas KARAR NO : 2026/232

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Tarafımızca davalı/borçlu aleyhine fatura alacağına istinaden başlatılmış olan ... 19. İcra Müd. ...E. Sayılı icra takibine davalı taraf itirazda bulunmuştur. Davalı şirketin icra takibine yaptığı itiraz haksız ve mesnetsizdir. Davalı şirket ile müvekkil arasındaki anlaşma uyarınca, davalı tarafın restoran olarak kullanacağı işletmede, mobilya üretim işiyle iştigal müvekkil şirket tarafından işletmenin tüm mobilya üretim, montaj ve dekorasyon işleri, kapılar vs. imalatlar dahil olmak üzere gerçekleştirilmiştir.Davalı şirket tarafından, ekte sunduğumuz fatura üzerinde görülmekte olan 1.951.502,74 TL tutarın, bir kısmını müvekkil şirkete ifa etmiş olup kalan bakiye borç olan 1.336.502,74 TL üzerinden icra takibi başlatmış bulunmaktayız. Müvekkil, satış sözleşmesi kapsamında üretim ve siparişlerini eksiksiz hazırlamış, teslim ve montajı da eksiksiz, herhangi bir ayıp, ihmal vs. bulunmaksızın süresinde sipariş doğrultusunda teslim etmiştir. Bu hususlara karşı tacir sıfatını haiz davacı taraftan hiçbir şekilde aksi yönde; ayıp, eksiklik vs. bulunduğuna dair bir ihbar, ihtar vs. müvekkile ulaşmamıştır.Davalı şirketçe faturaya yapılmış bir itiraz da bulunmamaktadır. Davalı/borçlu taraf ilgili faturayı işlemiş ve buna binaen borcun bir kısmını müvekkil şirkete ifa etmiştir. Davalı taraf; fatura içeriğine, şekline vs. TTK m.21/2, uyarınca ve tacir olmanın getirdiği yükümlülükler doğrultusunda hiçbir itirazda bulunmadığından ve yapılan kısmi ödeme de borcu ve faturayı kabul anlamına geldiğinden ilgili mevzuat gereği faturayı kabul etmiş sayılmaktadır. Nitekim davalı tarafça fatura bedelinin kısmen ödenmesi bakımından da müvekkil şirketçe sözleşme gereklerinin ayıpsız ve eksiksiz olarak süresinde yerine getirildiğinin ve fatura içeriğinin gerçeği yansıttığının açıkça kabulü anlamına gelmektedir. Müvekkil şirket, davalı şirket ile iletişimini ve iş takibini mimarlık firması üzerinden kurmuş ve devam ettirmiştir. Bu mimarlık şirketi ile ilgili belgeler de ekte sunulmuş olup müvekkilin işlerin tamamını eksiksiz yaptığı buradan da anlaşılmaktadır (EK-3). Evrakların teyidi ve müvekkilin işleri eksiksiz, ayıpsız ve süresinde tamamladığının sorulması adına mimarlık ofisi olan; ... Ltd. Şti. (V.K.N.:... V.D./...)'ye müzekkere yazılmasını talep ederiz. Açıkladığımız nedenlerle usulüne uygun düzenlenmiş, şekil şartlarının tümünü haiz faturaya süresi içerisinde hiçbir itirazda bulunulmaması nedeniyle fatura alacağı kesinleşmiştir. Davalı/borçlu tarafça ilgili icra dosyasına kötü niyetli bir biçimde takibi durdurma ve müvekkilin alacağının tahsil etme sürecini uzatma maksatlarıyla sunulmuş olan itiraz dilekçesinin içeriği "borcumuz yoktur" ifadesinden ve işlerin eksik/ayıplı yapıldığı ve geç teslim edildiği iddialarından ibarettir.İşbu sebeplerle gelinen aşamada davalı yanın takibe konu faturalardan kaynaklı olarak müvekkil şirkete toplamda 1.336.502,74 TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır) borcu bulunmaktadır.Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Davalı tarafından yapılmış olan haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamına, Asıl alacağa takip tarihi üzerinden ticari temerrüt faizi uygulanmasına, Şartları oluştuğundan alacağın %20 si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf, davalı müvekkil ile davalı müvekkilin ...adresinde bulunan restoranının tüm mobilya üretim, montaj ve dekorasyon işleri, kapılar vs. İmalatlar konusunda anlaşma yaptıklarını, 14/05/2024 tarihinde müvekkil şirket, açacağı restoranının açılışı için gereken tüm tadilat ve dekorasyonun yapılması hususunda Serpil Şenyüz Mimarlık şirketinin aracılığı doğrultusunda restoranının birtakım ahşap-mobilya dekorasyonunu davacı şirket vasıtasıyla yaptırma yoluna gitmiştir. Ancak davacı şirket tarafından, işbu davada bilirkişi marifetiyle tespit edilebilecek nitelikte eksik, yanlış, geç ve kusurlu ifa gerçekleştirilmiştir.Davacının davaya konu ahşap-mobilya dekorasyon işinde üzerine düşen edimi geç, yanlış ve ayıplı yapması sebebiyle henüz borç mahiyeti kazanmamış kısım için açılmış haksız takibe ve işbu davaya karşı itirazlarımızı sunmak zaruri hale gelmiştir. Müvekkil, davacı tarafa - 01.12.2023 tarihinde 50.000,00 TL, - 08.12.2024 tarihinde 200.000,00 TL - 15.12.2024 tarihinde 200.000,00 TL, - 29.12.2024 tarihinde 165.000,00 TL ödemeler yapmıştır. Ancak Müvekkil şirket, davacı tarafın ifasındaki gecikmeler sebebiyle ve ayıp ortaya çıktıktan sonra karşı tarafa ayıbın düzeltilmesi için müteaddit kereler uyarılarda bulunmuş, ayıp giderilmediğinden ve hali hazırda süre gelmesinden ötürü, davacının ödemelerini haklı olarak durdurmuştur. Hukuk sistemimizde eser sözleşmesi tam iki taraflı bir sözleşme olarak düzenlenmiştir. Temelde sözleşmeye niteliğini veren edim, iş görmeyi taahhüt eden kişinin, yanı davacının edimidir. Ayıplı ifa, yüklenici tarafından meydana getirilip iş sahibine teslim edilmiş olan eserde dürüstlük kuralları gereği olması gereken veya sözleşmede taahhüt edilerek bulunması gereken vasıfların, niteliklerin bulunmaması; eserin kanun veya sözleşme ile öngörülen nitelikleri taşımamasıdır.Davalı müvekkilin restoranının temel güvenlik unsuru olan kapısı halen dahi düzgün çalışmamaktadır. Kapanıp açılmada zorluk yaşatmaktadır. Davalı müvekkil, davacıya kapıdaki ayıbı iletmiş olmasına rağmen davacı taraf ayıbı giderme konusunda gereken yaklaşımı göstermemiş, ayıbı gidermemiştir.Öte yandan Ancak davacı tarafından talep edilen bedelin davacıya ödenmesi için müvekkilin eser hizmetini eksiksiz aldığına dair herhangi bir tutanak bulunmamaktadır. Teslim edilen eser, işi yapanın vaadettiği ve sözleşmede öngörülen tahsis yönü bakımından gerekli nitelikleri taşımalıdır.Eserin iş sahibinin menfâatlerine uygun olması, lüzumlu vasıfları taşıması, yani o eşyada normal olarak, bulunması gereken özelliklere sahip bulunması gerekir. Bozukluk, eşyanın normal niteliklerinden ayrılmasıdır. Bu durumda, eserdeki vasıfların, işsahibinin menfaatini karşılayabilecek ve onu kullanılmaya elverişli olması aranmaktadır.İşbu dava konusu husumet; geç teslimat ve ayıplı ifanın giderilmemesi sebebiyle oluşmuştur. İcra takibine konu 1.951.502,74 TL bedelli fatura bakiyesi olan 1.336.502,74 TL'nin ödememesi ödenmesi istemi ile yapılmış icra takibine bağlı olarak itirazın iptali istemi yerinde değildir. Davacı takibe dayanak yaptığı fatura içeriğindeki hizmetin eksiksiz olduğunu ve alacaklı olduğunu usulüne uygun olarak kanıtlamak zorundadır. Müvekkil şirket, yaptırdığı işin karşılığını ödeyen borçlarına sadık basiretli bir tacirdir, ticari defterlerine de borçlarını alacaklarına usule ve hukuka uygun kaydetmektedir.Davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini.."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 19. İcra Dairesi'ne ait... E.sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesine müzekkere yazılarak 2024 yıllına ait BA/BS formlarının iki hafta içinde mahkememize önderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı, ihbar şartlarının yerine getirilip getirilmediği, kusurlu ifanın bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 04.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı ...Şti. tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin TIK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı ...Ltd. Şti. tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin TIK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davacı tarafın Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre Davalı taraftan 14.05.2024 tarihi itibariyle 1.336.502,74.-TL lik alacaklı olduğu, Davalı tarafın Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre Davalı taraftan 14.05.2024 tarihi itibariyle 1.336.502,74.-7L lik borçlu olduğu, Cari hesaplar arasında farklılık bulunmadığı, Davacının yapımını üstlendiği işleri 03.05.2024 tarihli ...Şti. Tarafında kaşeli ve imzalı olarak hazırlanmış ve “Montaj ve imalatlar yerinde kontrol edilerek onaylanmıştır.” Dip notu ile paylaşılan hakediş belgesi ile teslim edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı bu hakediş belgesinde yer alan toplam tutarı fatura etmiş ve karşılığında 615.000,00 TL. kendisine ödeme yapıldığı 1.336.502,74 TL. bakiyesinin kaldığı anlaşılmaktadır. İş bu rapor tarafımızdan üç nüsha olarak tanzim edilmiş ve yapılan değerlendirmelerin uzmanlık alanımız çerçevesinde teknik birinceleme olduğunu belirtir, tüm hukuki değerlendirmenin, takdir ve tenkisat hakları sayın mahkemeye ait olmak üzere.." rapor edilmiştir. ... Ltd. Şti.'ye (...) müzekkere yazılarak dava konusu işin davacı tarafından eksiksiz, ayıpsız ve süresinde tamamlanıp tamamlanmadığının mahkememize bildirilmesinin istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Dosyanın raporunu sunan sektör bilirkişileri endüstri mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilere tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, davalının ayıp define dair savunmasının dava konusu işyerinde incelendiği, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınmasına karar verilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirket kayıtlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... Ltd. Şti.'ye (...) yazılan müzekkerenin takibi için taraf vekillerine elden takip yetkisi verilmesine karar verilmiştir. 2 nolu ara karar ikmal edildiği takdirde ek rapor alınıp alınmayacağına dair ara karar kurulmasına karar verilmiştir. Dosyanın raporunu sunan sektör bilirkişileri endüstri mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilere tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, dosyaya kazandırılan belge incelenerek, davalının ayıp define dair savunmasının dava konusu işyerinde incelendiği, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 25.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle" Davalı vekilinin restoranda kapı kusurunun giderilmediği, iddiası eksik, yanlış, geç ve kusurlu ifa gerçekleştirilmiştir açıklamasının belge ve fotoğraflarla somutlaştırlmadığı, dosyaya belge sunmadığı yapılan işlerle ilgili gizli ya da açık ayıp ihbarını davacı yükleniciye yapmadığı ortadadır.... Şti. tarafından da beyan edildiği üzere; Çeşitli mobilyaların imalat ve montajlarının yapılmasına ilişkin taraflar arasındaki anlaşma uyarınca bu mobilya imalat ve montaj işlemleri ...Şti. tarafından eksiksiz, ayıpsız ve süresinde tamamlanmıştır, ifadesi ile yapılan işin ayıpsız ve kusursuz bir şekilde bitirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu ürün yerinde görülememiş olmakla birlikte, ürüne ait eski fotoğraflar videolar ve dava dosyasına sunulan ... Ltd. Şti. tarafından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilen müzekkereye cevap beyanı İle dosya içeriği topyekün incelendiğinde kök raporumuzda ortaya koymuş olduğumuz kanaatlerimizde bir değişiklik olmamıştır.." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafça davalı adına düzenlenen fatura bedellerinin tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın yine taraflar arasındaki sözleşme kapsamında her iki tarafın edimlerini yerine getirip getirmedikleri, ayıplı ve eksik iş ve yine geç teslim bulunup bulunmadığı, ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı, davacının takibe konu edilen miktar kadar takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik toplam 1.336.502,74 TL'nin tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). 6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ...Esas ...Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...". Bursa BAM 7. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2016 tarihinde bakiye alacak miktarında mutabık kaldıkları, davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlerine işlendiği, kesin kabulün yapılıp işin teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça işin yapılmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmamış, hak edişlerin usulüne uygun düzenlenmediği, fazla düzenlendiğine ilişkin davacı tarafa ihtarda bulunup işin yapımı ile ilgisi bulunmayan bağımsız denetçi firmadan alınan rapor gönderilmiş olup, denetçi firmadan alınan raporun davacı tarafı bağlayıcılığı bulunmamamaktadır. Davalının ticari defterlerindeki aleyhine olan kayıtlar kendisini bağlayacağından icra takibinden sonra düzenlenen ve yargılama sırasında 25/11/2018 tarihinde ticari defterlerine kaydedilen iade faturasına dayalı olarak usulüne uygun hak ediş düzenlenmediği yönünde davalı tarafın iddiası yerinde görülmemiştir.". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 19. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, tarafların bağlı bulunduğu Gelir İdaresi Müdürlüğünden 2024 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı, ihbar şartlarının yerine getirilip getirilmediği, kusurlu ifanın bulunup bulunmadığı konusunda rapor düzenlemek üzere bir SMMM, bir inşaat mühendisi, bir eser sözleşmesi alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 04/08/2025 tarihli raporunda davacı ... Şti'nin 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, daval... Ltd. Şti. tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davalı taraftan 14.05.2024 tarihi itibariyle 1.336.502,74.-TL lik alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davacı tarafa 14.05.2024 tarihi itibariyle 1.336.502,74 TL borçlu olduğu, cari hesaplar arasında farklılık bulunmadığı, davacının yapımını üstlendiği işleri 03.05.2024 tarihli.... Ltd. Şti. tarafında kaşeli ve imzalı olarak hazırlanmış ve “Montaj ve imalatlar yerinde kontrol edilerek onaylanmıştır.” dipnotu ile paylaşılan hakediş belgesi ile teslim edilmiş olduğu, davacı bu hakediş belgesinde yer alan toplam tutarı fatura etmiş ve karşılığında 615.000,00 TL. kendisine ödeme yapıldığı 1.336.502,74 TL. bakiyesinin kaldığı tespit edilmiştir. Mahkememizce ... Ltd. Şti.'den dava konusu işin davacı tarafından eksiksiz, ayıpsız ve süresinde tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin belgeler celp edilmiş; akabinde dosya taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, dosyaya kazandırılan belge incelenerek, davalının ayıp define dair savunmasının dava konusu işyerinde incelendiği, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınması için raporunu sunan sektör bilirkişileri endüstri mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilere tevdi edilmiştir. Bilirkişiler, 25.02.2026 tarihli ek raporlarında restoranda kapı kusurunun giderilmediği, iddiası eksik, yanlış, geç ve kusurlu ifa gerçekleştirilmiştir açıklamasının belge ve fotoğraflarla somutlaştırlmadığı, dosyaya belge sunmadığı, yapılan işlerle ilgili gizli ya da açık ayıp ihbarını davacı yükleniciye yapmadığı,.... Ltd. Şti. tarafından da beyan edildiği üzere; Çeşitli mobilyaların imalat ve montajlarının yapılmasına ilişkin taraflar arasındaki anlaşma uyarınca bu mobilya imalat ve montaj işlemleri .... Ltd. Şti. tarafından eksiksiz, ayıpsız ve süresinde tamamlandığı tespit edilmiş, kök rapordaki kanaat tekrar edilmiştir. Dosya incelendiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 1.336.502,74 TL'lik faturadan kaynaklandığı, alınan bilirkişi raporları ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 1.336.502,74.-TL borçlu olduğu; davalı tarafından cevap dilekçesi ile ayıp def'inde bulunulduğu; TTK m. 23/1-c uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, davalı tarafından ayıp ihbarının iki günlük süre içerisinde yapıldığının ispatlanamadığı, davalının ayıp definin işbu davada ileri sürüldüğü, mahkememizce davalının yapılan işlerin ayıplı olduğu savunması yönünden araştırma yapıldığı, davacının yapımını üstlendiği işleri 03.05.2024 tarihli ... Ltd. Şti. tarafında kaşeli ve imzalı olarak hazırlanmış ve “Montaj ve imalatlar yerinde kontrol edilerek onaylanmıştır.” dipnotu ile paylaşılan hakediş belgesi ile teslim edilmiş olduğu, mahkememizce ... Ltd. Şti.'ye müzekkere yazılması üzerine dava dışı şirket tarafından çeşitli mobilyaların imalat ve montajlarının yapılmasına ilişkin taraflar arasındaki anlaşma uyarınca bu mobilya imalat ve montaj işlemleri... Ltd. Şti. tarafından eksiksiz, ayıpsız ve süresinde tamamlandığının bildirildiği, bilirkişiler tarafından ayrıca restoranda kapı kusurunun giderilmediği iddiası eksik, yanlış, geç ve kusurlu ifa gerçekleştirilmiştir açıklamasının belge ve fotoğraflarla somutlaştırılmadığı, dosyaya belge sunulmadığı, davalının yapılan işlerle ilgili gizli ya da açık ayıp ihbarını davacı yükleniciye yapmadığının tespit edildiği, bilirkişi ek raporuna davalı tarafça itiraz edilmediği de gözetilerek; davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş; tarafların ticari defterleri uyarınca tespit edilen 1.336.502,74 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar icra takibi ile yıllık TTK 1530. madde temerrüt faizi talep edilmiş ise de; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere taraflar arasında bir tedarik sözleşmesi bulunduğu ve davacının da tedarikçi olduğu iddia ve ispat edilmemiş olup, TTK'nın 1530. Maddesinin eldeki davada uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmış; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle takibin asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle devamına karar verilmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 19. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; 1.336.502,74 TL'nin %20’si oranındaki 267.300,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, icra takibinin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek DEVAMINA, 2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 1.336.502,74 TL'nin %20’si oranındaki 267.300,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 91.296,50TL harçtan peşin alınan 16.141,62TL mahsup edilerek bakiye 75.154,88TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 16.141,62TL Peşin/nisbi Harcı, 23.245,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 39.814,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 1.336.502,74 TL üzerinden hesaplanan 205.110,38 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 14/04/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/510, K. 2026/232, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-510-e-2026-232-k-ba3c3c357177