İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/480 E. 2026/169 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/480
- Karar No
- 2026/169
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/480 Esas KARAR NO : 2026/169
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 19/08/2024 KARAR TARİHİ : 09/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalıların 12/12/2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Sokak ile ... Sokak Kesişimi adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 29.074,24-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil olmak üzere toplam 31.872,14 -TL'nin tahsili amacıyla ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, davalıların her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduklarını belirterek ... 37. İcra Müdürlüğünün .... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz İtirazın iptali ile takibin devamına, dvalı/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı tarafından davaya dayanak icra takibinde borçlu olarak davalı şirket gösterilmiş ve neticeten işbu dava davalı şirkete yöneltilmiş ise de; davalı şirketin taraf sıfatına haiz olmadığı anlaşıldığını, davalı şirketin yerine getirmiş olduğu iş ve işlemlerine dair faaliyetleri gereği icra takibine konu hasarın oluştuğu iddia edilen adreste davalı şirkete ait herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş, gerçekleştirilmesi mümkün olmadığını, bu doğrultuda, davalı şirketin davacı alacaklıya karşı borcu bulunmadığını, bu nedenler ile, davalı şirketin dava sıfatına haiz olmadığının ortada olduğuu, davalı şirketin işbu davanın muhatabı olduğunun kabulü halinde, dava ehliyetine sahip kimseler tarafından dilediği herkese karşı dava ikame edilebilmesi neticesinde taraf sıfatına haiz olmayan kimselerin yargılanarak, sorumlu tutulması sonucu doğacağını bu durumda, hukuka güven ilkesi açıkça zedeleneceği gibi maddi hukuk normlarının işlevsiz hale geleceği aşikar olduğunu, dava sıfatı kapsamında ortaya konulan hukuki gerçeklikler ile icra takibine konu hasarın oluştuğu iddia edilen adreste davalı şirkete ait herhangi bir faaliyetin söz konusu olmadığı hususları göz önüne alınarak, davalı şirketin taraf sıfatına haiz olmadığının kabulü ile davanın, husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; davalı şirket davacı tarafından iddia edilen zarardan sorumlu olmadığını, davalı şirketin dava konusu mahalde bir çalışması bulunmadığını, ancak var olduğunu düşünsek dahi dava konusu çalışmaların tamamı ... tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğünü dolayısı ile ihbar olunanın çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan dava konusu adreste bizzat bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan davalı şirket'in sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirket ile ... arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici, ihbar olunan sorumlu olacağını , davalı şirketin asıl iş sahibi olmaması ve hasar verildiği iddia edilen mahalde davalı şirketin bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışmanın olmaması, davalı şirketin işbu huzurdaki davada davalı sıfatının olmadığını gösterdiğini, davacı tarafından davadaki taleplerin ayrı ayrı dökümanlar ile belgelendirilmesi gerekir iken davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanaklar ile davalı şirketten taleplerde bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, davacı dava konusunu farazi ve mesnetsiz iddialarla değil, mahkeme kanalı ile yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile ispatlaması gerektiğin, davalı şirketin eylemleri ile dava konusu arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı yan dava dilekçesinde davalı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişse de bu talebin yasal dayanağı bulunmadığını, bilakis herhangi bir yasal dayanak bulunmaksızın huzurdaki davayı ikame ederek davalı şirketten talepte bulunan davacı yan kötüniyetli olup bu sebeple dava konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan davalı şirket adına usulden reddine, sayın Mahkemeniz aksi kanaate ise, işin esasına girildiği takdirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 37 İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası dosya içerisine alınmıştır. ... 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 31.872,14 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosya elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 02/06/2025 tarihli raporda; davacı kabloların elektrik dağıtım şebekeleri enerji kabloları Uygulama usul ve esasları hükümlerinde belirtilen şartını sağlamakta olduğu, kablo üzeri ikaz bandı, ayırt edici kum, koruyucu taş vb. Montaj şartları bakımından aykırılık tespitinin yapılamadığı, davalılarca da bu hususta sunulmuş belge olmadığı açıklanan gerekçelerle davacı şirket bakımından müterafik kusur şartlarının oluşmadığı, dosya kapsamına sadece Fotoğraf ve Hasar tespit tutanak formu sunulduğu, bu nedenle takibe konu 29.074,24 TL. asıl alacak bedelini ihtiva eden, malzeme, montaj, işçilik, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süre aşım bedel talepleri incelenememiş, değerlendirilemediğini, dosya kapsamına 31.12.2022 tarihli Yer altı Arıza Giderim Hizmet Alım İşlerine ilişkin sözleşme sunulduğunu, bu sözleşme ekindeki listede (Tablo 1) hasarın onarımı için kullanılan 4x16 mm2 kablo ve ek muf kalemlerine yer verildiğini, bu durumda arızanın 3. Kişi konumundaki...Tic. İşletmesi’ ne yaptırılmış olduğu anlaşılmakla, davacı şirketin işçilik – montaj – araç bedel talebinin olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını, davacı kablolarının Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul ve Esasları hükümlerinde belirtilen derinlik şartını sağlamakta olduğu, kablo üzeri ikaz bandı, ayırt edici kum, koruyucu taş vb. montaj şartları bakımından aykırılık tespitinin yapılamadığı, davalılarca da bu hususta sunulmuş belge (görsel, çalışanlar arasında tanzim edilmiş tespit tutanağı vb. belge) sunulmadığı, açıklanan gerekçelerle davacı şirket bakımından müterafik kusur şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır, hasar adresindeki çalışma davalı ... yüklenicisi diğer davalı şirket tarafından yapılmış olsa dahi, gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı belirtilmiştir. Dosya yeniden taraf beyan ve itirazlarını değerlendirilmek üzere ek rapora gönderilmiş düzenlenen 22/12/2025 tarihli raporda; hasar adresindeki çalışmanın davalı ...A.Ş. Yüklenicisi ihbar olunan ... Yapı San. Müh. A.Ş. Tarafından yapılmış olsa dahi; gerçek idarenin gerekse idare tarafından görevlendirilen denetçinin yüklenici-diğer davalı şirket ... Yapı San. Müh. A.Ş. Üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı görüş kanaatine varıldığını, takibin 978,18 TL asıl alacak + 95,44 işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 1.073,62 TL üzerinden .... A.Ş. Ve ... Yapı San. Müh. A.Ş. Adına devam edebileceği belirtilmiştir. Dava; Davacı Elektrik Dağıtım Şirketinin alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddiasıyla başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle HMK 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup, zararın meydana geldiği yer itibariyle yine zarar görenin (davacı) yerleşim yeri itibariyle Mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine, karar verilmiştir. Davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin olay tarihi(12.12.2023), zararın öğrenilme tarihi, davacı tarafça zararın tahsili için yapılan icra takip tarihi ile arabuluculuk başvuru tarihi ile dava tarihi tarihi arasındaki süreyle TBK 72-154-155-156. Maddesi hükmü dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle zamanaşımı def'i yönünden davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” dava haksız fiile dayalı tazminat istemi kapsamında başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, somut olayda 12/12/2023 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Sokak ile ... Sokak Kesişimi adresinde yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği dosya kapsamına göre sabittir. Türk Borçlar Kanunu 50. maddesi “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” hükümleri mevcuttur. ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalılar aleyhine hasar bedeli 29.074,24 TL dayanak gösterilerek, 29.074,24 TL hasar bedeli, 365,82 TL Faiz, 2.432,08 TL olmak üzere toplam 31.872,14 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça sunulan Hasar Süreci Bilgilendirme Formu incelendiğinde; hasar onarım için kullanılan malzeme bilgilerinin Tuvenan Dolgulu Kablo Kanalı kategorisinden "Parke Kaplamalı Tuvenan Kablo Kanalı Yapılması"adı altında M3 4 adet, ...Yeraltı Kablo (Toprak Kanal) kategorisinden " 4x 16ş mm^ 2. Bakır (...)" adı altında m. 5 adet kullanıldığı anlaşılmıştır. Davalı ...A.Ş. yönünden yapılan incelemede; Toplanan deliller, davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı itibariyle; icra takibine dayanak olarak gösterilen tabela görselinde "... " logosunun ve alt kısımda ... A.Ş.'nin yer aldığı, davalı şirketin logosunun ve veyahut şirket unvanının tabelada yer almadığı, davalı ... A.Ş.'nin logosunun "... " şeklinde olduğu, dava konusu mahalde davalı tarafça çalışma yapıldığı ve davacı şirketin tesisatına hasar verildiği hususunun ispat edilemediği anlaşılmakla anılan davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... A.Ş. yönünden yapılan incelemede; Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 12/12/2023 tarihinde yüklenici .... A.Ş.'nin eylemi neticesinde davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata zarar verilmiş olduğu, davacı kablolarının Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul ve Esasları hükümlerinde belirtilen derinlik şartını sağlamakta olduğu, kablo üzeri ikaz bandı, ayırt edici kum, koruyucu taş vb. montaj şartları bakımından aykırılık tespitinin yapılamadığı, davalılarca da bu hususta sunulmuş belge (görsel, çalışanlar arasında tanzim edilmiş tespit tutanağı vb. belge) sunulmadığı, Yapı İşlerinde İş Güvenliği Tüzüğü'nün 20.maddesi gereğince, kazı işlerinin yapılacağı yerlerde elektrik kabloları, gaz boruları, suyolları ve kanalizasyon ve benzeri yeraltı tesisatlarının güzergahlarının belirlenmesi, sonrasında kazı çalışmasına başlanılması gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ...'tan herhangi bir nezaretçi çağrılmadan ya da ...'tan kablo güzergahlarını gösterir plan, kroki veya proje kazı alanına getirtilmeden, olay yerinde kazı çalışması yaparak hasara sebebiyet veren ve davacı ...'ın verdiği hizmeti tek taraflı bozan davalı şirketin kazanın ve hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, yüklenici şirket çalışanlarının kazanın ve hasarın meydana gelmesinde tedbirsiz ve dikkatsiz çalışmalarının etken olduğu, ayrıca yine yüklenici firma üzerinde denetim ve gözetim yükümlülüğü devam eden davalı ...'nın da TBK'nın 66.maddesi gereğince davalı şirketin sorumluluğunun bulunması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu tutulması gerektiği, ancak bununla birlikte eldeki davada malzeme bedeli, KDV ve faiz yönünden davacı istemi yerinde ise de dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli vs.taleplerinin yasal dayanağı olmaması nedeniyle davalılardan talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın ...A.Ş yönünden kısmen kabulü ile, ... 37.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu ...A.Ş. tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 978,18-TL asıl alacak ve 95,44-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.073,62-TL üzerinden devamına, anapara tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 44,25 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-... 37.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu ... A.Ş. tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 978,18-TL asıl alacak ve 95,44-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.073,62-TL üzerinden DEVAMINA, anapara tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 44,25 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davanın ... A.Ş. Yönünden REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı ... A.Ş. 'den alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan (A.A.Ü.T 13/2) 1.073,62-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ...A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 31.872,14-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden bu davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin/nisbi harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 620,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.047,60 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%3,37) dikkate alınarak; 203,71 TL'nin davalı ... A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 128,00 TL'sinin davalı ... A.Ş. 'den, 3.672,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazine adına gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 09/03/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır