İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/616 E. 2026/154 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/616
Karar No
2026/154
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/616 Esas KARAR NO : 2026/154

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2024 KARAR TARİHİ : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araca, davalı ... ...'nun idaresindeki ... plakalı aracın 28.04.2024 tarihinde arkadan çarparak hasar görmesine neden olduğunu, müvekkilinin aracını köpeğe çarpması sonucu güvenli bir yere park ettiğini, davalı sürücünün kontrolsüz gelerek kazaya sebebiyet verdiğini, trafik kaza tespit tutanağına göre arkadan çarpmanın asli kusurlu hareketlerden sayılması nedeniyle davalı sürücünün kusurlu bulunduğunu, davalı araç sahibinin kaza tarihi itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) bulunmadığından müvekkilinin eksper raporuna göre 336.819,30 TL'lik hasar bedelini kendi cebinden ödemek zorunda kaldığını, aracın ayrıca yaklaşık 300.000,00 TL değer kaybına uğradığını, onarım süresi boyunca 40 gün aracı kullanamaması nedeniyle günlük 4.000 TL'den en az 160.000,00 TL kazanç kaybı yaşadığını, ayrıca 1.850,00 TL eksper rapor ücreti ödediğini, bu zararların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, dava açmadan önce yapılan arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, haksız fiil kaynaklı bu zararların tazmini amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL değer kaybı, 50 TL hasar bedeli ve 50 TL kazanç kaybı bedelinin belirsiz alacak davası olarak, 50 TL eksper rapor ücretinin ise kısmi alacak davası olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...'nun ... ... Başkanlığı'nın iştiraki olan ... A.Ş. bünyesinde çöp arabası şoförü işçisi olarak çalıştığını, dava konusu kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kamu hizmeti vermesi esnasında meydana gelen olayda kamu görevlisi olması nedeniyle Anayasa'nın 129/5 ve 657 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca tazminat davalarının kendilerine rücu edilmek kaydıyla idare aleyhine açılması gerektiğini, bu sebeple doğrudan kendisine dava açılamayacağını, ayrıca araç değer kaybından doğan tazminat davalarında sigorta şirketi taraf değilse görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın görevsizlik sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında asıl kusurun davacı tarafta olduğunu, müvekkilinin trafik kurallarına uygun ilerlerken başka bir aracın önüne aniden atlaması ve davacının araçların durmasının yasak olduğu ana yolda, iki şeridin ortasında reflektör gibi uyarıcı koymadan aracını durdurması nedeniyle kazanın müvekkilinin kontrolü dışında gerçekleştiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın taleplerinin asıl muhatabının ... plakalı aracın işleteni olan ... ... Başkanlığı ve ... A.Ş. olduğunu, aracı sigortalatma sorumluluğunun işverene ait olduğunu, TBK'nun 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla bu kurumların kusursuz sorumlu olduğunu ve davanın HMK 61. vd. maddeleri uyarınca bu kurumlara ihbar edilmesi gerektiğini, açılan davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin kullandığı aracı sigorta eden dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin de kara yolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sorumlu olduğunu ve davanın bu kuruma da ihbar edilmesi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle müvekkil yönünden husumetten reddine, ... ... Başkanlığı, ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep ederek davanın reddini savunmuştur. CEVAP: Davalı ... ... Mirasçıları vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müteveffa ... ...'nun 28.04.2024 tarihinde görevden dönerken trafik kurallarına uygun şekilde ilerlerken, plakası bilinmeyen bir aracın aniden şerit değiştirmesi sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine, akan trafikte hatalı bir şekilde duran davacıya ait araca çarpmasıyla gerçekleşen kazada müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığınu, kazanın dava dışı üçüncü kişinin hatalı sollaması ve davacının yasak olan yolda hatalı park etmesi sebebiyle meydana geldiğini, araç işleteni olan ... ... Başkanlığı ve ... A.Ş.'nin aracı sigortasız çalıştırması ve Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, mirasçıların sorumluluğunun ise miras payları oranında ve sınırlı olduğunu, davacının taleplerini somut delillerle desteklenmediğini ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçeleriyle, davanın mirasçılar yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. TAM ISLAH VE YENİ DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekilinin mahkememize sunduğu tam ıslah dilekçesi ve yeni dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araca davalı ... ... idaresindeki ... plakalı aracın 28.04.2024 tarihinde arkadan çarptığını, meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu'na göre asli kusurlu bulunduğunu, davalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) bulunmaması sebebiyle müvekkilinin hasarı kendi imkanlarıyla karşıladığını, müvekkil aracında meydana gelen hasar neticesinde aracın pert-total işlemine uğraması gerektiğini, yapılan eksper raporu değerlendirmesiyle aracın hasarsız rayiç değerinin 540.000,00 TL ve sovtaj değerinin 335.000,00 TL olarak tespit edildiğini, dolayısıyla 205.000 TL zarar oluştuğunu, ancak müvekkile %75 kusur izafe edildiğinden kusur oranınca tenzil yapılarak 51.250,00 TL pert fark alacağının ortaya çıktığını, ayrıca müvekkilin aracı kullanamaması nedeniyle yeni araç alıncaya kadar geçen makul 15 günlük sürede 41.540,00 TL kazanç kaybı zararına uğradığını, bu zarardan da %75 kusur oranı düşüldüğünde 10.385,00 TL alacağının bulunduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da aracın perte ayrılması gerektiği tespitinin yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 51.250,00 TL pert farkının ve 10.385,00 TL kazanç kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DELİLLER: ... ve ... plakalı araçların trafik tescil kayıtları, arabuluculuk son tutanağı, ... plakalı aracın tramer kayıtları, Bakırköy 75. Noterliğinin 16/05/2025 tarih ve 3732 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi, hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/08/2025 tarihli kusur raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; ; dava konusu uyuşmazlığın, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen trafik kazası sonucu tarafların kusur durumu, hasar bedeli ve kazanç kaybı tazminat istemi koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarı, maddi zarardan davalıların sorumlu olup olmadığından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/04/2024 tarihinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacı tarafa ait ... plakalı araca çaptığını ve aracın hasarlandığını, araçta değer ve kazanç kaybı oluştuğunu belirterek 50,00 TL hasar bedeli, 50,00 TL değer kaybı, 50,00 TL kazanç kaybı ve 50,00 TL ekspertiz giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın davasını tam ıslah ettiği ve yeni dava dilekçesi sunduğu, dava dilekçesinde 51.250,00 TL pert farkının ve 10.385,00 TL kazanç kaybı bedelinin temerrüt tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasının davalının ... ... Balkanlığı bünyesinde ... iştiraki olan ... A.Ş'de çalışırken meydana geldiğini, adli yargıda dava açılmasının mümkün olmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, trafik kazasının davacının kusuruyla meydana geldiğini, davanın ... ... Başkanlığı ve ... A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'ye ihbarını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ...'nun yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle davacı tarafından davalı ... ...'nun mirasçılarını davaya dahil ettiği ve dahili davalıların cevap dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. Davalı ... San. Tic. Ltd Şti'ye yapılan usul ve yasaya uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı ve davayı inkar ettiği anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 09/10/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı ... ... vekilinin yargı yolu itirazının; 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumluluklara ilişkin olarak davaların adli yargıda çözümlenmesi gerektiğinden reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı ... ... vekilinin görev itirazının dava konusu araçların ticari araç olduğu ve nisbi ticari dava olduğu anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Makina Mühendisi Bilirkişi ... ve tarafından 05/02/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...'un % 75 (Yüzde Yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... ...'nun % 25 (Yüzde Yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın markası ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen hasar miktarı olan 336,819.30 TL (KDV)'nin piyasa koşullarına uygun olduğu, hasar miktarı (336,819.30 TL) ve sovtaj değerinin ( 335.000,00 TL) toplamının (671.819,30 TL) hasarsız aracın rayiç değerini (540.000,00 TL) geçiyor olmasından dolayı dava konusu aracın onarımının yapılmasının ekonomik olmayacağı, aracın tam hasarlı (pert) olarak değerlendirilmesi gerektiği, aracın hurda olarak değerlendirilmesi durumunda zarar miktarının 205.000,00 TL olacağı, davacının, davalı sürücünün %25 kusuru oranında davalılardan talep edebileceği zarar bedelinin kaza tarihi itibarıyla 51.250,00 TL olduğu, dava konusu araç tam hasarlı olduğundan dolayı yargıtay kararları doğrultusunda tam hasarlı araçta değer kaybının olmayacağı, davacının kaza tarihi itibarıyla, yeni araç alıncaya kadar geçecek 15 gün için kazanç kaybının 41.540,00 TL olacağı, davacının, 15 günlük kazanç kaybı bedeli olarak tespit edilen 41.450,00 TL için, davalı sürücünün %25 kusuruna denk gelen ( 41.450,00 TL * %25=) 10.385,00 TL'yi kaza tarihi itibarıyla talep edebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Kaza tespit tutanağı ile Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda farklı kusur değerlendirmesi yapıldığından ve çelişki oluşturduğu anlaşılmakla çelişkilerin giderilmesi, taraf itirazlarının değerlendirilmesi ve dava konusu trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumlarının % olarak belirlenmesi amacıyla ATK Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınmasına karar verildiği, ATK Trafik İhtisas Kurulunun 19/08/2025 tarihli kusur raporunda sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde kaplamaya giren köpeğe çarpması sonucu meydana gelen ilk kazanın oluşumunda kusursuz, meydana gelen ilk kaza sonrası gerekli ve yeterli önlemleri almadan, kendisini ve kaplama üzerinde seyir halinde olan araçların güvenliğini tehlikeye atar vaziyette aracından inip tekrar bindiği sırada gerisinden gelen diğer sürücü idaresindeki aracın arkadan çarpmasına maruz kaldığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki çöp toplama aracı ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde seyrini far ışığı altındaki görüş mesafesini göz önünde bulundurup ön ilerisinde meydana gelen ilk kaza nedeniyle duran araca karşı zamanında etkin tedbir alabilecek şekilde kontrollü ve müteyakkız sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla meydana gelen olayda %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, düzenlenen ATK Trafik İhtisas Kurulunun 19/08/2025 tarihli kusur raporunun, Mahkememizce makina mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporu ile ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. 28.04.2024 günü saat 02.35 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile O-3 ... Otoyolunu takiben ... istikametinden sol şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile köpeğe çarpması sonucu meydana gelen ilk kaza sonrası köpeği kontrol etmek için aracından indikten sonra tekrar aracına bindiği sırada aynı istikamette sol şeridi takiben gerisinden gelen davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp toplama aracının ön kısımları ile ... plakalı otomobilin arka kısımlarına çarpması neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'un dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, seyir halinde bulunduğu yolun O-3 ... Otoyolu olması ve yolun 80 km/ s hız sınırını dikkate almadan, sevk ve idaresindeki aracı ile yola çıkan köpeğe çarptıktan sonra, aracını yolun kenarındaki banket alanına çekerek tedbirli davranmayarak, gerisinden gelen araç sürücülerinin kendisini fark ederek tedbirli olabilmeleri için yönetmelikte belirtilen emniyet uyarı ikaz veya dubalar ile gerekli güvenlik tedbirlerini almayarak, trafik güvenliğini tehlikeye düşürerek kazaya neden olduğu bu nedenle % 75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... ...'nun kazanın meydana geldiği yol üzerinde aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, dikkatini yola vererek seyrini temkinli ve tedbir alabileceği şekilde sürdürmesi, çarpışmayı önlemek için zamanında fren veya direksiyon manevrası tedbiri alması gerekirken bu kurallara uymayarak, ön ilerisinde zorunlu bir nedenden dolayı sol şerit üzerinde duran araca çarparak kazaya neden olduğu bu nedenle %25 oranında kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın markası ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen hasar miktarı olan 336,819.30 TL (KDV)'nin piyasa koşullarına uygun olduğu, hasar miktarı (336,819.30 TL) ve sovtaj değerinin ( 335.000,00 TL) toplamının (671.819,30 TL) hasarsız aracın rayiç değerini (540.000,00 TL) geçiyor olmasından dolayı dava konusu aracın onarımının yapılmasının ekonomik olmayacağı, aracın tam hasarlı (pert) olarak değerlendirilmesi gerektiği, aracın onarımı yapılmadan hurda olarak değerlendirilmesi durumunda zarar miktarının 205.000,00 TL olduğu, davalı ... ...'nun %25 kusur oranında sorumlu olduğu zarar miktarının (205.000,00x %25) 51.250,00 TL olduğu, davacının kaza tarihi itibarıyla, yeni araç alıncaya kadar geçecek 15 gün için kazanç kaybının 41.540,00 TL olduğu, davalı ... ...'nun %25 kusur oranında sorumlu olduğu kazanç kaybı zarar miktarının (41.450,00 TLx%25) 10.385,00 TL olduğu anlaşılmakla düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınarak ıslah dilekçesi doğrultusunda davacı tarafça davalı ... ... mirasçılarına yönelik açılan davanın kabulü ile; davacının 51.250,00 TL hasar bedeli ve 10.385,00 TL kazanç kaybı alacağının 28/04/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... ..., ... ... ... ve ... ... ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılacağından kaza tarihinden itibaren trafik kazasına neden olan araçlar ticari olduğundan avans faizi istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... ... Başkanlığı arasında Temizlik Araçları Kiralama Hizmeti Alımı Sözleşmesinin bulunduğu, dava konusu trafik kazasının ... ... Başkanlığı işletmesindeyken meydana geldiği, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin işletenlik sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafça davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine yönelik açılan davanın davalının işleten sıfatı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine yönelik olarak açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafça davalı ... ... mirasçılarına yönelik açılan DAVANIN KABULÜ ile; davacının 51.250,00 TL hasar bedeli ve 10.385,00 TL kazanç kaybı alacağının 28/04/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... ..., ... ... ... ve ... ... ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.210,29-TL nisbi karar harcından daha önceden yatırılan toplam 1.480,60-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.729,69-TL harcın davalılar ... ..., ... ... ... ve ... ... ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin davalılar ... ..., ... ... ... ve ... ... ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ..., ... ... ... ve ... ... ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne (madde 7/2) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.053,00-TL ıslah harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.908,20-TL harcın davalılar ... ..., ... ... ... ve ... ... ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.900,00-TL ATK fatura bedeli ve 2.352,00-TL posta giderinden ibaret toplam 12.252,00-TL yargılama giderinin davalılar ... ..., ... ... ... ve ... ... ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekili, davalı ... ... mirasçıları ve ihbar olunan ... ... Başkanlığı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026

Katip e-imzalı*

Hakim e-imzalı*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/616, K. 2026/154, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-616-e-2026-154-k-94e4df7d0f40