İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/48 E. 2026/475 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/48
Karar No
2026/475
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/48 Esas KARAR NO : 2026/475

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2016 KARAR TARİHİ : 23/06/2026

... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyaı ile açılan ve bu mahkemece verilen yetkisizlik kararı ile dosyanın Mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı, Mahkememiz ... Esas,... Karar sayılı karşı yetkisizlik kararı ile dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi'nin ... esas... karar sayılı ilamı ile Mahkememizin yargı yeri olarak belirlenen ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 37 ve 32 nolu bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, taşınmazların 26/01/2012 tarihinde ...'dan satın alındığını,... bu projenin proje geliştiricisi ve arsa sahibi olduğunu, bu projenin yapı ruhsatının ... belediyesi tarafından verildiğini, konu olan bölgenin heyelan bölgesi olduğu hlde davalı belediyece buraya yapı ruhsatı verildiğini, alt yapı için yapılması gereken önlemlerin ... tarafından eksik imal edildiğini, zeminin uygunsuz yapısı ve oluşan hasarlar sebebiyle bu davanın açılmasının gerektiğini, müvekkilinin kanundaki satılanın ayıplı olması nedeniyle satış bedelinden indirim isteme hakkını kullanmak istediğini, konu olan hasarlar ile ilgili tespit yaptırıldığını, tespit raporunda zemin sebebiyle alınması gerekli olan tedbirler ve meydana gelen hasarların sıralandığını, malın ayıplı olması nedeniyle satıcının sorumluluğu bulunduğunu, satıcının satılan maldaki ayıplı gidermesinin sorumluluğu gereği olduğunu, müvekkilinin bu ayıplardan habersiz olarak villayı satın aldığını belirterek ayıp nedeniyle oluşan zararın tazminini talep ve dava etmişlerdir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin konu olan villaları yaptırmadığını, müvekkilinin yaptırmadığı bir gayrimenkulün ayıplı imalattan kaynaklanan sorumluluğunu taşıyamacağını, konu olan taşınmazın müvekkili tarafından arsa olarak diğer davalı... satıldığını, konu olan projenin bu davalı tarafından yapılıp davacıya satıldığını, bu hususların dosyaya sunulan tapu kayıtları ile sabit olduğunu, tespit raporunun taraflarına tebliğ edilemediğini, müvekkili ile diğer davalı... arasında bir arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin bulunmadığını müvekkilinin tek konumunun proje yapılmadan önce arsanın eski sahibi olması olduğunu, müvekkili ile diğer davalı Arıkan yapı arasında imzalanan sözleşmede diğer davalının arsanın genel yapısını incelendiğini, yapım öncesi ve sonrası doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluğunun diğer davalıda olduğu ve diğer davalının satım esnasında tanıtım amacıyla müvekkilinin ismini kullanamayacağının açık olarak ifade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... dilekçesinde özetle; davacı yanca ileri sürülen zemin kaymalarının müvekkili şirketten kaynaklı olmayıp 36 nolu villanın imara aykırı işlemleri sırasında gerçekleştiğini, 36 nolu villanın imara aykırı işlemlerinin davacı yana zarar vermemesi adına sınır duvarı 65 cm çapında 40 adet çift sıra 20 m ve 20 adet tek sıra 16 m boyunda olmak üzere fora kazık kirişi ile birbirine bağlı kazıklı iksa sistemi yapıldığını belirttiklerini ve davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ..., 155 ada, 5 parselde kain zemin kat 37 no'lu tip 10 villa ve aynı adreste 32 nolu tip 10 villa vasfındaki taşınmazların maliki olduğunu, söz konusu taşınmazların 26.01.2012 tarihinde davalı şirketten satın alındığını, dava konusu taşınmazların, davalı şirket tarafından proje alanının zemin özellikleri dikkate alınmadan inşa edildiğini, proje alanının, heyelan bölgesinde bulunduğunu, yer altı suları nedeniyle göçmelerin meydana geldiği bir bölgede yer aldığını, dava konusu taşınmazlara ilişkin alt yapı ve statik yapının kuvvetlendirilmesi için yapılması gereken işlemlerin, davalı şirket tarafından eksik imal edildiğini, bu bağlamda müvekkili, davalı şirketin zemin yapısına uygun malzeme kullanmaması ve taşınmazı zemin özelliklerini dikkate almadan inşa etmesi nedeniyle zarara uğradığını, zarar ve hasarın, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin... D. İş, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyalarında bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere dava konusu taşınmazların ayıplı olduğunu, alt yapı giderinin hatalı yapılması nedeniyle gerçekleşen hasarlara ilişkin masrafların ve hasarların tekrarlanmaması için yapılan alt yapı masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, bilirkişi raporları doğrultusunda, ... 2. Tüketici Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı dosyası ile davalı şirketten dava konusu taşınmazların değer kaybı talep edildiğini, dosya kapsamında, gizli ayıplar nedeniyle meydana gelen değer azlığına ilişkin olarak 17.966,00-TL bedelin davalı şirketten alınarak, müvekkili tarafa ödenmesine karar verildiğini, tüm bu sebeplerle; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların ayıplı olması nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini yönünden müvekkilinin harcamalarına ilişkin fatura bedellerinden 11.814,78-EUR tutarın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden, taşınmazın tapuda müvekkili adına tescil edildiği tarih olan 26.01.2012 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, fatura bedellerinden 156.756,21-TL tutarın, taşınmazın tapuda müvekkili adına tescil edildiği tarih olan 26.01.2012 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, fatura tutarının ve değer kaybı tutarının karşılamadığı zarar (munzam zarar) yönünden ise HMK m. 107 uyarınca talep arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000-TL'nin, taşınmazın tapuda müvekkili adına tescil edildiği tarih olan 26.01.2012 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Bilirkişi Raporu, Ticaret Sicil kayıtları, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...D.iş sayılı dosyası, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası, ... Tapu Müdürlüğü yazı cevabı, ... 2. Tüketici Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, keşif, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 30/11/2016 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "yapılan inceleme sonucu sıralanan gizli ayıplar sebebiyle villanın satıldığı 15/10/2012 tarihinde ortaya çıkan değer azalmasının 17.966,00 TL kadar olabileceği, davacının davalı ... şirketinden bu bedeli talep etmekte haklı olacağı ancak davacının davalı ...ve davalı Belediyeden bir talepte bulunamayacağı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 21/12/2016 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "kök raporda ve yapılan tüm alıntı ve açıklamalar ışığında, kök raporda dilegetirilen kanaatin ve yapılan hesaplamanın aynı şekilde korunması gerekeceği, sıralanan gizli ayıplar sebebiyle dava tarihi olan 17/03/2016 tarihinde ortaya çıkan değer azalmasının 28.388,00 TL kadar hesaplanabileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 23/01/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "dava konusu ...adresinde bulunan taşınmazın yerinde ve dosyasında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; bilirkişi raporları, delilleri, faturalar ve fotoğraflarda dikkate alınarak davacıya ait taşınmazda meydana gelen maddi zarar miktarı toplam 293,500 TL hesap ve tespit edilmiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 07/10/2024 Tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda Özetle; "1. Dava konusu 37 nolu taşınmaza ait TAPU kaydı, YAPI KULLANMA İZİN belgesi ve TESLİM TUTANAĞI dosyada görülmüştür. 2. Taşınmazın yerleştiği zemindeki çökme ve oturmaların duvarları çatlattığı,rutubete neden olduğu vb şikayetler heyetimizin 28.09.2024 tarihinde yaptığı Yerinde İncelemede görülememiştir çünkü bunların daha önce yaşandığı ve tadilat yapılarak giderildiği önceki rapor ve fotoğraflardan anlaşılmıştır.Banyo duvarında ve bahçe duvarında başlayan belirgin çatlaklar ve bazı duvar rutubetleri ise heyetimiz tarafından görülmüştür. 3.Davalı ... AŞ.’nin KUSURLU OLMADIĞI, Davalı müteahhit firma ...AŞ. ise sözkonusu hasarlardan dolayı KUSURLU OLUP, 18.01.2018 tarihli Değişik İş Raporunda hesaplanan Toplam Tadilat Bedeli 174.600,00 TL’dir. 4. Detaylı açıklaması yukarıda olmak üzere, Dava konusu 37 nolu villada oluşan hasarlardan dolayı dava tarihi ve güncel tarihte Nispi Hesap yöntemiyle hesaplanan değer kayıpları; 19.01.2024 Dava tarihinde : 9.926 USD x 30.2214 = 300.000,00 TL 04.10.2024 Güncel tarihte : 9.926 USD x 34.2526 = 340.000,00 TL olarak hesaplanmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 05/05/2025 Tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda Özetle; "Asıl davanın açılış tarihi 17/03/2016 ve birleşen davanın açılış tarihi 26/07/2022’dir. Taşınmazın yerleştiği zemindeki çökme ve oturmaların duvarları çatlattığı, rutubete neden olduğu vb şikayetler heyetimizin 28.09.2024 tarihinde yaptığı Yerinde İncelemede görülememiştir çünkü, bunların daha önce yaşandığı ve tadilat yapılarak giderildiği önceki rapor ve fotoğraflardan anlaşılmıştır.Banyo duvarında ve bahçe duvarında başlayan belirgin çatlaklar ve bazı duvar rutubetleri ise heyetimiz tarafından görülmüştür. 07.10.2024 tarihli Kök raporumuza yapılan taraf itirazlarında, kanaatimizi etkileyecek yeni bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, kök rapordaki kanaatlerimizde bir değişiklik olmamıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 23/08/2025 Tarihli 2. Ek Raporunda Özetle; "1. Davalılar arasındaki kusur sorumluluğu değerlendirmesinde, kanaatimizi etkileyecek bir bilgi bulunmadığından, Kök ve Ek raporlarımızdaki kanaatimiz devam etmektedir. 2. Dava konusu taşınmazla ilgili olarak yukarıda dosya numaraları verilen 3 farklı ... Mahkemesinde “Değişik İş” dosyaları bulunmakta ve yapılan yerinde incelemelerde sözkonusu ayıplı imalatların ve bunları gidermek için yapılan tamiratların GÖRÜLDÜĞÜ anlaşılmaktadır. 3. 23.01.2023 Tarihli bilirkişi raporunda, Değişik İş dosyalarının yerinde inceleme ve tespitlerinden yola çıkılarak yapılan inceleme sonucu (26.07.2022 dava tarihi itibarı ile) 293.500,-TL tamirat bedeli hesaplanmıştır. 4. Konu, birleşen ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E., ...K. sayılı dosyası yönünden incelendiğinde, dosyada bulunan 23.01.2023 Tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen, (26.07.2022 dava tarihi itibarı ile) 293.500,-TL bedelin UYGUN olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 03/01/2026 Tarihli Bilirkişi 3. Ek Raporunda Özetle; "1. Raporlarda daha önce ele alınıp değerlendirilen konularla ilgili taraflarca sunulan itirazların önceki itirazlarla benzer olup, yeni bir tespit ya da belge içermediği ve bu durum mevcut değerlendirmelerimizi değiştirmediğinden, KÖK rapor ve EK raporlarda varılan kanaatimiz MUHAFAZA EDİLMEKTEDİR. 2. Asıl davanın 17/03/2016 tarihi olduğu belirtilerek, hesaplamanın bu tarihe göre yapılması durumunda : 23.08.2025 tarihli 2.Ek raporda, sözkonusu tamiratlar için (26.07.2022 dava tarihi itibarı ile) 293.500.-TL bedel tespit edildiği görülmektedir. Bu rakam TÜİK katsayılarıyla taşındığında 17.03.2016 tarihli “Asıl Dava” itibarıyla 80.500 TL olmaktadır. 3. Detaylı açıklaması kök raporda olmak üzere, Dava konusu 37 nolu villada oluşan hasarlardan dolayı dava tarihiinde Nispi Hesap yöntemiyle hesaplanan değer kaybı ; 17.03.2016 tarihli “Asıl Dava” itibarıyla : 9.926 USD x 2.8652 = 28.440,00 TL olarak hesaplanmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ISLAH: Davacı vekili 10/03/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 03.01.2026 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda, dava konusu taşınmazın değer kaybına ilişkin alacak talebimizin 11.474,00 TL artırılarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 28.440,00 TL’ye çıkarılmasına, artırılan kısım dahil olmak üzere 28.440,00 TL’nin asıl dava tarihi olan 17.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava, davacı yanca satın alınan taşınmazların ayıplı olması nedeniyle ortaya çıkan zararın tazminine, birleşen davanın dava konusu edilen taşınmazlardaki ayıpların giderilmesi nedeniyle davacı yanca yapılan masrafların tahsiline ilişkindir. Davacı ile davalı ... şirketi arasındaki sözleşme gereği 26.01.2012 tarihinde ... Park Village Evleri, 155 ada, 5 parselde kain zemin kat 37 no'lu tip 10 villa tipindeki 2 adet taşınmazın satışına ilişkin anlaşma yapıldığı görülmektedir. Uyuşmazlık kapsamında davalı ... vekili tarafından davalı ... ile aralarındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğunu ve uyuşmazlığa adi ortaklık hükümleri çerçevesinde bakılması gerektiğini, davalı ... vekili ise davalı ile aralarındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık değil, satış vaadi sözleşmesi olduğunu ve uyuşmazlığa bu çerçevede bakılarak davanın kendileri aleyhine pasif husumetten ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı .. şirket vekili tarafından, davacı ile davalı ... arasında yapılan sözleşmeye taraf olmadıklarını, bu sebeple davada pasif husumetlerinin bulunmadığını ve davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Ancak davalılar arasında yapılan sözleşme ve ek sözleşmeler ve dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu dikkate alındığında davalı ...'ın iş bu yargılamada pasif husumeti bulunduğundan ve ... ile birlikte davacıya karşı sorumlu olduğunda bu savunmalarına Mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalılar arasındaki sözleşmeler ve ek sözleşmeler incelendiğinde; davalılar arasında ... 19. Noterliğinde akdedilen 19/06/2014 tarihli sözleşme ile dava konusu taşınmazda henüz inşaatına başlanmamış arsanın hisse devrinin bedel karşılığı kararlaştırıldığı, sözleşmenin 23/10/2015 tarihinde revize edildiği ve hasılat paylaşımının öngörüldüğü, asgari hasılat payının ne şekilde paylaşılacağının da kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Arsa sahibi ..., bahsi geçen arsayı yüklenici ...teslim ederek adi şirket ilişkisine taşınmaz sermayesi koyduğu, sözleşmenin diğer tarafı olan ... ise, yapım, tanıtım ve satış işlerini üstlenerek emek ve nakdi sermayesini koymuştur. Davalı arsa sahibi ..., arsasını ortaya koyarak diğer davalı şirket ... ise yapım işini üstlenmiş ve elde edilen hasılatı paylaşmayı hedeflemişlerdir. Taraflar sözleşmedeki oran dahilinde, %40 arsa sahibi %60 yüklenici olmak üzere hasılatın paylaşılacağı kabul edilmekle taraflar ortak bir gayeyi gerçekleştirmek amacıyla bir araya geldikleri adi ortaklık ilişkisinde ortak bir gayenin gerçekleştirilmesi amacı vardır. Bu şekilde yapılan bir sözleşme uyarınca bağımsız bölümlerin satışından elde edilecek gelir taraflar arasında paylaşılacak olması nedeni ile sözleşmenin satış vaadi değil, gelir paylaşımlı inşaat sözleşmesi olduğunu anlaşılmaktadır. Gelir paylaşımlı inşaat sözlemesinde ve uyuşmazlık konusu olayda gerçekte ''satıcı'' yüklenici değil arsa sahibidir. Arsa sahibi alıcı 3. kişilere karşı devir yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Davalı ... şirketi taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu ileri sürmüşler ise de yukarıda açıklanan ek sözleşme ile taraflar arasında hasılat paylaşımı öngörülerek eser ve ortaklık sözleşmelerinin bir araya geldiği hasılat paylaşımı sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşme ve ek sözleşmeler dikkate alındığında taraflar arasında hasılat paylaşımı esasına dayalı konut yapım ve satımı konusunda adi ortaklık kurulduğu anlaşılmaktadır. Adi ortaklıkta iştirak halinde mülkiyet hükümleri söz konusu olup ortaklar dışa karşı da müşterek ve müteselsilen sorumludurlar. Sözleşme hükümleri dikkate alındığında davalı ... vekilinin davalılar arasında satış vaadi sözleşmesi olduğuna ve davacıya karşı sorumlu olmadıklarına dair savunmasına Mahkememizce itibar edilmeyerek davalıların ortaya çıkacak zarardan da birlikte sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Nitekim benzer uyuşmazlıklarda davalılar aleyhine birlikte açılan pek çok davada Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından verilen pek çok karardan davalı ... şirketinin ve davalı ... şirketinin birlikte sorumlu oldukları karara bağlanmıştır (Yargıtay 6.HD. 30.01.2024 tarih, ... Esas ve ...Karar, Yargıtay 6.HD. 30.01.2024 tarih, ...Esas ve...Karar, Yargıtay 6.HD. 30.01.2024 tarih, ... Esas ve... Karar, Yargıtay 6.HD. 01.07.2025 tarih, ... Esas ve ...Karar ve Yargıtay 6.HD. 30.09.2025 tarih, ... Esas ve... Karar ilamları). Dava konusu taşınmazda oluşan ayıbın tarafların kusurunun olup olmadığı, var ise kusur durumunun tespiti ile taşınmazda var ise ayıp nedeniyle oluşan zararın tespiti için ... Park Village Köy 37 nolu taşınmazın fotoğraf ve görüntü alınmak suretiyle ve dava dosyamızda yer alan önceki tespit ve raporlar da dikkate alınarak yerinde inceleme yetkisi de verilerek 2 inşaat mühendisi ve 1 jeoloji mühendisi bilirkişiden oluşacak heyete tevdiine, tevdi edilmiş ve hazırlanan 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ...adresinde bulunan taşınmazın yerinde ve dosyasında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; bilirkişi raporları, delilleri, faturalar ve fotoğraflarda dikkate alınarak davacıya ait taşınmazda meydana gelen maddi zarar miktarı toplam 293.500,00 TL hesap ve tespit edildiği anlaşılmaktadır. İtiraz üzerine hazırlanan 07/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, taşınmazın yerleştiği zemindeki çökme ve oturmaların duvarları çatlattığı,rutubete neden olduğu vb şikayetler heyetimizin 28.09.2024 tarihinde yaptığı Yerinde İncelemede görülememiştir çünkü bunların daha önce yaşandığı ve tadilat yapılarak giderildiği önceki rapor ve fotoğraflardan anlaşıldığı, banyo duvarında ve bahçe duvarında başlayan belirgin çatlaklar ve bazı duvar rutubetleri ise heyetimiz tarafından görüldüğü, davalı ... AŞ.’nin kusurlu olmadığı, Davalı müteahhit firma ... AŞ. ise sözkonusu hasarlardan dolayı kusurlu olup, 18.01.2018 tarihli Değişik İş Raporunda hesaplanan Toplam Tadilat Bedeli 174.600,00 TL olduğu, detaylı açıklaması yukarıda olmak üzere, Dava konusu 37 nolu villada oluşan hasarlardan dolayı dava tarihi ve güncel tarihte nispi hesap yöntemiyle hesaplanan değer kayıpları; 19.01.2024 Dava tarihinde : 9.926 USD x 30.2214 = 300.000,00 TL 04.10.2024 Güncel tarihte : 9.926 USD x 34.2526 = 340.000,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Hazırlanan rapora karşı itiraz edilmesi ve birleşen ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası kapsamında da rapor hazırlanması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan 05/05/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda, kök rapordaki kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı, ifade edilmiştir. Asıl davanın 17/03/2016 tarihi olduğu belirtilerek asıl davaya yönelik incelemenin ve hesaplamanın bu tarihe göre yapılması için alınan 23/08/2025 tarihli 2. ek raporunda, davalılar arasındaki kusur sorumluluğu değerlendirmesinde, kanaatimizi etkileyecek bir bilgi bulunmadığından, Kök ve Ek raporlarımızdaki kanaatimiz devam etmektedir. dava konusu taşınmazla ilgili olarak yukarıda dosya numaraları verilen 3 farklı Büyükçekmece Mahkemesinde “Değişik İş” dosyaları bulunmakta ve yapılan yerinde incelemelerde sözkonusu ayıplı imalatların ve bunları gidermek için yapılan tamiratların görüldüğü, 23.01.2023 Tarihli bilirkişi raporunda, Değişik İş dosyalarının yerinde inceleme ve tespitlerinden yola çıkılarak yapılan inceleme sonucu (26.07.2022 dava tarihi itibarı ile) 293.500,00 TL tamirat bedeli olduğu, birleşen ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.,...K. sayılı dosyası yönünden incelendiğinde, dosyada bulunan 23.01.2023 Tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen, (26.07.2022 dava tarihi itibarı ile) 293.500,00 TL bedelin uygun olduğu bildirilmiştir. İtirazlar üzerine hazırlanan 03/01/2026 tarihli bilirkişi 3. ek raporunda; kök rapor ve ek raporlarda varılan kanaatin muhafaza edildiği, asıl davanın 17/03/2016 tarihi olduğu belirtilerek, hesaplamanın bu tarihe göre yapılması durumunda : 23.08.2025 tarihli 2.Ek raporda, sözkonusu tamiratlar için (26.07.2022 dava tarihi itibarı ile) 293.500,00 TL bedel tespit edildiği, bu rakam TÜİK katsayılarıyla taşındığında 17.03.2016 tarihli “Asıl Dava” itibarıyla 80.500 TL olduğu, detaylı açıklaması kök raporda olmak üzere, Dava konusu 37 nolu villada oluşan hasarlardan dolayı dava tarihiinde Nispi Hesap yöntemiyle hesaplanan değer kaybı ; 17.03.2016 tarihli “Asıl Dava” itibarıyla : 9.926 USD x 2.8652 = 28.440,00 TL olarak hesaplandığı, belirtilmiştir. Bu anlamda hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporlarının davacı yanca dosyamıza sunulan tespit raporu ve yetkisizlikle gönderilen mahkemece hazırlanan raporlara benzerlik gösterdiği ve çelişmediği anlaşılmakla aksi yönde yapılan itirazlara itibar edilmemiş ve ıslah edilen miktarlar üzerinden dava kabul edilmiştir. Davacı yan ortaya çıkan zarar ve yapılan masraf kalemleri için tescil tarihinden itibaren faiz istemiş ise de bu yönde davacı yanca temerrüt oluşturulmadığından asıl ve birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle faize hükmedilmesine karar verilmiştir. Birleşen davada davalı ... şirketi taraf olmamasına rağmen hüküm kurulurken sehven müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmuş ise de husumetin yalnızca davalı Arıkan şirketine yöneltildiği anlaşılmakla hüküm ve gerekçe arasında çelişki yaratılmaması adına yalnızca bahsedilmiştir. Birleşen davada alacak EURO cinsinden talep edilmiş, bu kapsamda kabul edilen alacağın hangi tarihteki döviz kuru üzerinden karar bağlanacağı hususunun öncelikle açıklanması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları kapsamında kabul edilen toplam tutarın birleşen dava tarihi olan 26/07/2022 tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 1 EURO = 18.2200 TL olacak şekilde TL'ye çevrilerek hesaplanan üzerinden vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarih,... Esas ve... Karar sayılı güncel ilamı ve yerleşik uygulamaları) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Asıl davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE, 28.440,00 TL alacağın asıl dava tarihi olan 17/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin REDDİNE, 2-Birleşen davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE, 215.265,29 TL (birleşen dava tarihi itibariyle 1 EURO = 18.2200 TL) alacağın birleşen dava tarihi olan 26/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, ASIL DAVADA 3-Alınması gereken 1.942,73 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 290,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.652,73 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 290,00 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 28.440,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, BİRLEŞEN DOSYADA 6-Alınması gereken 14.704,77 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 6.656,59 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.048,18 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan 6.656,59 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 100.094,09 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 10-Asıl ve birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 778,20 TL keşif harcı, 750,00 TL ATGV araç ücreti, 53.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.514,97 TL posta gideri olmak üzere toplam 57.649,47 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 30.443,28 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/06/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/48, K. 2026/475, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-48-e-2026-475-k-967a0c39486b