İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/477 E. 2025/519 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/477
- Karar No
- 2025/519
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/477 Esas - 2025/519
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/477 ( Ankara 2 FSHHM'nin 2025/12 Esas sayılı birleşen dosya dahil) KARAR NO : 2025/519
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 Yazıldığı Tarih : 06/01/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “... başvuru numaralı "...” markasının 5. Sınıfta tescil talebinde bulunulduğu, marka yayınına karşı davacı tarafca yapılan itirazın ... tarafından reddedildiği, marka yayınına itirazın yeniden incelenmesi taleplerinin de ...'nın 18.09.2024 tarihli, ... kararı ile itirazlarının reddine karar verildiği, verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, davacının perakende sektörünün öncülerinden olan bir firma olduğu, ... Ticaret A.Ş.'nin 14.11.2024 itibariyle 3289 adet ... format mağazaları ve 96 adet ... mağazası ve 118 adet ... olmak üzere toplam yurtiçinde 81 ilde ... mağazayla hizmet vermekte oldukları, tüketicinin “...” markasını butik mağaza zincirleri olarak tanıdığı ve tercih ettiği, hedef olarak gürme ve çok çeşitli ürün satmakta olan “...” mağazalarının konsept mağazacılık anlayışıyla sektöründe bir ilk olduğu, bunun dışında ..., ... Web sitesi ve “..." Mobil Uygulaması üzerinden online satış mağazaları ile tüketicilere ürün satışı gerçekleştirdikleri, ... 'nun 17.03.2022 tarih, ... sayılı kararı ile “...” markasının"perakende satış hizmetleri” hizmetlerinde tanınmış markalardan olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin .../... ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış tanınmış markalar olduğu, “...” ve “...” ibareli markaların sektörünün en “...” markalardan biri olan “...” markası adı altında piyasaya sürülmekte olduğu, ... markasının ... sicilinde ... sayı ile, “...” markasının ise ... nezdinde 17/03/2022 tarih ... sayılı karar ile TANINMIŞ MARKA olarak koruma kapsamına alındığı, dolayısıyla ... ve ... markalarının tanınmışlığı nedeniyle de tüketici nezdinde esas unsuru “...” ve “...” ibareli markaların bilinir kılındığı, itiraza konu “..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde, söz konusu marka başvurusu sahibinin bu tanınmışlıktan haksız olarak yararlanacağı, davacı firmaya ait markaların ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğuracağı, bu markaların itibarına zarar vereceği,tescili talep edilen “...” ibareli marka ile davacı firmaya ait esas unsuru “...” ve "..." ibareleri olan markaların görsel ve işitsel açılardan benzer oldukları , “...” ibareli bir markanın davacı şirketin seri markalarından biri olarak ortalama tüketici nezdinde algılanması ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğu, itiraz konusu marka başvurusunun tescilinin talep edildiği 5.sınıfta davacıya ait itiraza mesnet markaların da hali hazırda tescilli olarak koruma altında olduğu, bu nedenlerle taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerliğin de mevcut olduğu, itiraza konu “..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde, tüketiciler nezdinde bu markanın davacı firmanın kullanmakta olduğu esas unsuru “...” ve “...” ibaresi olan seri markaların devamı olduğu yönünde intiba oluşacağı ve davacı tarafından yeni bir marka yaratıldığının düşünülebileceği, zira ortalama dikkat ve algılama yeteneğine sahip bir tüketici markayı bütün olarak algılayacağı, “...” ve “...” ibaresinin davacıya ait ticaret ünvanının ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra davacıya ait ... alan adının da esas unsuru olduğu, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı” öne sürülerek ... ...'nın ... sayılı kararının iptaline, ... başvuru nolu “...” marka başvurusunun devam eden tüm mal ve hizmetler için tümden reddi ile tescil işlemlerinin durdurulmasına, markanın tescil edilmiş olması durumunda SMK'nın 25. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Dava konusu kelimelere bakıldığında ... ve ... kelimelerinin ilk bakışta aynı üreticinin ürünleri olduğu yanılgısını yaratacak kadar benzer olmadığı, iki markanın aynı harfler ile başlaması dışında markalar arasında halk nezdinde ayırt edilemez şekilde benzer olduğundan bahsetmenin abes olacağı, davacının itirazlarının dayanaktan yoksun olduğu, davacının tanınmış bir firma olduğu ve belirtilen markanın da tanınmış bir marka olduğu bir an için kabul edilse dahi sadece tanınmış bir marka olması veya ticari kullanımda bulunan bir marka olması başvuru markasının tescil edilmiş bulunduğu markanın hükümsüzlüğüne hükmetmeye yeterli olmadığı, kötüniyet iddiasının ispat yükünün davacı yanda olduğu ve sırf marka tescili başvurusunun kötüniyet olarak kabul edilemeyeceği” öne sürülerek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Asıl ve birleşen dosya yönünden; davalı ... firmasına ait ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre unvan ve isim hakkı, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarına dayalı ...'in ... sayılı ... kararının iptalini, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 19.09.2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18.11.2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “... ŞİRKETİ tarafından yapılan itirazda ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ... sayılı "...”, "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesnini talep edilmiş olduğu, yapılan inceleme sonucunda, işbu başvurunun tüm unsurları ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında, itiraz gerekçesi markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer bulunmadığı, "..." ibaresinin gündelik ve ticari hayatta yaygın olarak kullanımı bulunan ayırt edicilik vasfı nispeten zayıf bir unsur olması dikkate alındığında, markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı, SMK m.6/6 koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden bu gerekçeye dayalı itirazın da yerinde ve haklı görülmemiş olduğu" ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... (...) ... (...) (...) (... iptalinde) ... (...) (...) ile diğer .../... ibareli markalar (Hükümsüzlükte)
22.10.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle ;" 1-SMK md. 6/1 kapsamında dava konusu ... sayılı tescili talep edilen “...” ibareli davalı markasının 5. Sınıf “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.”malları bakımından davacının itiraza mesnet ve markasal fiili kullanımı talep edilmeyen“...” ibareli ... sayılı markasının kapsamında birebir aynı mal/hizmet niteliği taşıdığı, 2-Dava konusu ... sayılı “...” ibareli başvuru markası ile davaya ve itiraza mesnet gösterilen davacının ... ek unsurlu markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, 3-Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 S. SMK’nın madde 6/1 hükmü açısından bir iltibasın oluşmayacağı, 4-Davacının davaya mesnet gösterdiği markaların PERAKENDE SEKTÖRÜNDE tanınmış olması nedeniyle davaya konu olan çekişme konusu mallarda 6769 S. SMK’nın 6/5 hükmü açısından bir tanınmışlığının bulunmadığı, 5- SMK’nun m. 6/6’nin koşullarının bulunmadığı, 6- Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin sonuç ve kanaatine varıldığı takdiri Sayın Mahkemenin taktirlerine olduğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ... aşamasında ileri sürdüğü " ... " ibareli tescilli markası ile dava dilekçesinde ileri sürdüğü ... (...) (...) ile diğer .../... ibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının ... aşamasında ileri sürdüğü " ... " ibareli tescilli markası ile dava dilekçesinde ileri sürdüğü ... (...) (...) ile diğer .../... ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının ... aşamasında ileri sürdüğü " ... " ibareli tescilli markası ile dava dilekçesinde ileri sürdüğü ... (...) (...) ile diğer .../... ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Asıl ve birleşen Davanın REDDİNE 2- Asıl dava yönünden ; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3- Birleşen dosya yönünden ; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL maktu karar harcından peşin alındığından yeniden alınmasına gerek olmadığına, 4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle asıl ve birleşen dosyada davalılara eşit verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 24/12/2025
Katip ... E imza
Hakim ... E imza