İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/471 E. 2025/416 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/471
- Karar No
- 2025/416
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/471 Esas KARAR NO : 2025/416 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2013 KARAR TARİHİ : 30/06/2025 YAZIM TARİH : 18/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kuruluş Kanununun 2. maddesi uyarınca "Standartlara uygun ve kaliteli üretimi teşvik edecek her türlü çalışmaları yapmak ve bunlarla ilgili belgeleri tanzim etmek" de dahil olmak üzere çeşitli görevlerinin bulunduğunu, "..."nin de içinde bulunduğu bir çok markayı ... nezdinde tescil ettirdiğini, Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesinin ancak müvekkilince verilebileceğini, bu belgenin başkalarınca kullanılıp verilmesinin haksız rekabet oluşturacağını, davalı şirketin, hizmet yeterlilik faaliyeti kapsamında dava dışı bir firmayı müvekkiline ait Hizmet Yeterlilik Belgelendirme markasını kullanarak belgelendirdiğinin anlaşıldığını, bu belgenin dava dışı firma tarafından kamu kurumlarına sunulduğunu, davalının bu eyleminin TTK'nın 55'inci maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin bu belgeyi vermesi halinde ilgilisinden 840,75 TL tahsil edeceğini, Enstitüye mal olmuş bir belge isminin haksız kullanımından müvekkilinin itibarının zarar gördüğünü ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini, şimdilik 840,75 TL maddi, 50.000.-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2002 yılından beri belgelendirme faaliyeti yaptığını, asli görevi standartları belirlemek olan davacının belgelendirme faaliyetinde tekel hakkının olmadığını, müvekkilinin ... tarafından akredite edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER: 02.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; A)Davalının Düzenlemiş Olduğu Hizmet Yeri Yeterlilik Belgelerinin Davalının Akredite Edildiği Alanda Olup Olmadığı Bakımından, ... dava dosyasına gönderdiği 13.03.2025 tarih ve ... sayılı yazısında aynen; "İlgide kayıtlı yazıda, davalı ... Ltd Şti'nin hizmet yeterlilik belgesi tanzimi hususunda, dava tarihi olan 2013 yılı itibari ile, akreditide edilip edilmediği hususunun araştırılarak, edilmiş olması halinde bu yöndeki bilgi ve belgeleri talep etmektesiniz. ... , Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesi ile ilgili bir akreditasyon vermemekte olup, bu sebeple bahsedilen dava tarihinde de Kurumumuzdan bu konuda akredite olmuş bir Kuruluş bulunmamaktadır. Bilgilerinize arz ederim" ifadelerine yer verilmiştir. Dolayısıyla, Sayın Mahkemece verilen, "akredite edildiği alanda olup olmadığının tespiti" bakımından bu yazıya göre davalının akredite edilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davalının akredite edilmediği bir alana yönelik Hizmet Yeri Yeterlilik Belgeleri düzenlemiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır. B) Hizmet Yeri Yeterlilik Belgelerinin Davacının Kendi Adına Tescilli ... ve ... Markalarına Dayanılarak Düzenlenen Belgelerle Karışıklığa Sebep Olup Olmadığı Bakımından Davacının kendi adına tescilli olan hizmet yeterlik belgelerinin kullanılışı web sayfasından aşağıdaki şekilde olduğu tespit edildiği, Bu nedenle, ... ve ... markalarına dayanılarak düzenlenen belgelerle karışıklığa sebep olabileceği sonucuna ulaşıldığı, C) Belgelerde "..." İbaresine de Yer Verilmiş Olup, Bu İbarenin Davacı Kurumu Köken Olarak Gösterip Göstermediği Türkiye'de gerek ... gerekse ... şeklinde kullanılan logo ve işaretler, ...nü işaret etmektedir. Bu nedenle belgelerde kullanılan ... logosu, köken olarak davacı kurumu göstermek olduğunu, Davalının akredite edilmediği, Hizmet Yeri Yeterlilik Belgelerinin ... ve ... markalarına dayanılarak düzenlenen belgelerle karışıklığa sebep olabileceği, Belgelerde kullanılan ... logosunun köken olarak davacı kurumu gösterdiği sonuç ve kanaatine varıldığını, Konunun hukuksal değerlendirmesinin Mahkemeniz Uhdesinde olduğu, görüş ve kanaatinde olduğunu, Yüce Mahkemenin takdirlerine bırakıldığını belirtmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, TTK'nun 55. maddesi gereğince tazminat istemine yönelik olup mahkememizce yapılan yargılamada 21/10/2019 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, temyiz incelemesi neticesinde ... Dairesinin 09/02/2022 tarih ... sayılı ilamı ile "Davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 132 sayılı ... Kuruluş Kanun'unda ...'nin hangi belgeleri hangi içerikte düzenleyebileceği konusunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı, 4457 sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş Kanunu'na göre ...'ın görevleri arasında uygunluk değerlendirme kuruluşlarına akreditasyon hizmeti vermenin de olduğu, 4457 sayılı Kanun'da 2012 yılında 6337 sayılı Kanun ile ve 2019 yılında 7161 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler de gözetilerek dava tarihi itibariyle söz konusu yasa değişikliklerinin ve ... tarafından akredite edilen davalının yetki alanının değerlendirilmesi ve bu kapsamda davalı tarafından düzenlenmiş olan tüm hizmet yeri yeterlilik belgelerinin incelenerek davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." denilmek sureti ile kararın bozulmasına karar verildiği; Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair 27/03/2023 tarihli karar tesis edilmiş, temyiz incelemesi neticesinde ... Dairesinin 18/03/2024 tarih ... r sayılı ilamı ile "Dairemizin 09.02.2022 tarihli bozma ilamında "132 sayılı Kanun'da ...'nin hangi belgeleri hangi içerikte düzenleyebileceği konusunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı, 4457 sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'a (4457 sayılı Kanun) göre ...'ın görevleri arasında uygunluk değerlendirme kuruluşlarına akreditasyon hizmeti vermenin de olduğu, 4457 sayılı Kanun'da 2012 yılında 6337 sayılı Kanun ile ve 2019 yılında 7161 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler gözetilerek dava tarihi itibariyle söz konusu yasa değişikliklerinin ve ... tarafından akredite edilen davalının yetki alanının değerlendirilmesi ve bu kapsamda davalı tarafından düzenlenmiş olan tüm Hizmet Yeri Yeterlilik Belgeleri incelenerek davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin belirlenmesi gerektiği" hususlarına değinilerek, anılan hususlarda araştırma yapılması gerekliliği belirtilmiştir. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda ise sadece ... Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'daki değişiklikten önceki hükümleri ile 2012 ve 2019 yıllarında yapılan değişiklikler ile getirilen yeni düzenlemeler incelenmiş olup davalının düzenlemiş olduğu Hizmet Yeri Yeterlilik Belgelerinin davalının akredite edildiği alanda olup olmadığı ile söz konusu Hizmet Yeri Yeterlilik Belgelerinin davacının kendi adına tescilli ... ve ... markalarına dayanılarak düzenlenen belgelerle karışıklığa sebep olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Nitekim dosyaya ibraz edilen, davalı tarafından düzenlenen Hizmet Yeri Yeterlilik Belgelerinin bazılarında davalının kendi markası bulunmasına rağmen bazı belgelerin de davalı markasına yer verilmeden düzenlendiği görülmektedir. Diğer taraftan belgelerde "..." ibaresine de yer verilmiş olup, bu ibarenin de davacı Kurumu köken olarak gösterip göstermediği incelenmemiştir. Belirlenen bu durum karşısında, bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden ve dolayısıyla uyuşmazlığı çözer şekilde yeterli inceleme, değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." değerlendirmesi ile kararın bozulmasına karar verildiği görülmüştür. Bozma ilamı doğrultusunda eksikliklerin ikmali için ... müzekkere yazılarak davalı ... ... Ltd.Şti'nin hizmet yeterlilik belgesi tanzimi hususunda, dava tarihi olan 2013 yılı itibari ile akredite edilip edilmediği hususunun araştırılarak ilgili belgelerin celbine dair ara karar tesis edilmekle 13/03/2025 tarihli cevabi yazı dosya arasına alınmıştır. Cevabi yazının incelenmesinde "Türk Akreditasyon Kurumu, hizmet yeri yeterlilik belgesi ile ilgili bir akreditasyon vermemekte olup, bu sebeple bahsedilen dava tarihinde de kurumumuzdan bu konuda akredite olmuş bir kuruluş bulunmamaktadır." şeklinde cevap verildiği tespit edilmiştir. Eksikliklerin ikmali ile dosya rapor tanzimi için bozma öncesinde rapor tanzim eden bilirkişi heyetine tevdii edilmekle 02/04/2025 tarihli rapor sunulmuştur. Raporun incelenmesinde, ... cevabi yazısı da değerlendirilmekle "davalının akredite edilmediği bir alana yönelik Hizmet Yeri Yeterlilik Belgeleri düzenlemiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır.", davacının kendi adına tescilli olan hizmet yeterlilik belgelerinin web sitesinden incelenerek ... ve ... markalarına dayanılarak düzenlenen belgelerle karışıklığa sebep olabileceği, belgelerde kullanılan ... logosunun köken olarak davacı kurumu gösterdiği değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür. Dosya kapsamı ve ... Dairesinin bozma ilamları nazara alınarak yapılan yargılama neticesinde, davalının ... nezdinde de akredite edilmemiş olduğu, kullanmakta olduğu logonun köken itibari ile davacı kurumu gösterir mahiyette olduğu, bu halde davalının davacıya karşı haksız rekabet fiilini icra etmiş olduğu, davalının ticari defterlerinin saklama süresinin ikmal olmuş olması sebebi ile incelenememesi sebebi ile davalının haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilen 8 işlemi bulunduğu, bu işlemlerin her biri açısından davacının 840,75-TL zararı bulunduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bozma öncesi ıslah dilekçesi de nazara alınarak 6.726,00-TL maddi tazminat isteminin kabulüne, davalı tarafından haksız rekabet edildiği kanaati hasıl olduğundan vicdanen takdir edilen 10.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminata dair hükmün gazetede yayınlanması isteminin gerekli olmadığı kanaati hasıl olmakla reddine dair davanın esası hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı tarafından 8 adet işyeri ile ilgili olarak "Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesi" düzenleme işleminin davacı yönünden haksız rekabet oluşturduğunun kabulüne, Davalının Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesi düzenleme şeklinde oluşan ve haksız rekabet olduğu kabul edilen eylemlerinin durdurulmasına (son verilmesine), 6.726,00-TL maddi tazminatın 20/10/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak ...'nın kısa vadeli reeskont işlemlerine uyguladığı (reeskont faizi) değişen oranlı faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, Haksız rekabetin varlığı kabul edildiği için takdiren 10.000,00-TL manevi tazminatın 20/10/2013 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Manevi tazminat talebi ile kararın gazetede yayınlanmasına ilişkin diğer taleplerin reddine, Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 868,25-TL, ıslah harcı olarak yatırılan 100,50-TL toplamı 968,75-TL'den mahsubu ile 353,35-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunan 44,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 571,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 24,30-TL başvurma harcı, 459,45-TL (ıslah harcı dahil) peşin harç olmak üzere toplam 483,75-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 6.726,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 1.598,60-TL ve bilirkişi ücreti 7.500,00-TL olmak üzere toplam 9.098,60-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.399,61-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 448,50-TL ve bilirkişi ücreti 900,00-TL olmak üzere toplam 1.348,50-TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre takdiren 1.141,06-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.