İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/456 E. 2025/409 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/456
Karar No
2025/409
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/456 Esas - 2025/409

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/456 KARAR NO : 2025/409

DAVA : Marka ve Tasarım Tecavüzünün Tespiti, Haksız Rekabetin Önlenmesi, Men'i, Ref' DAVA TARİHİ : 05/11/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 Yazım Tarihi: 31/10/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin, 2005 yılından bu yana faaliyet gösteren, Türkiye’nin ilk 5 deterjan üreticisi arasında yer alan ödüllere layık görülen bir firma olduğunu, - Müvekkilinin, ..., ... başta olmak üzere .... gibi pek çok tanınmış markaya sahip olduğunu, yine 2 adet tescilli tasarımına dayanan hakları olduğunu, ... ve devamında ... ... markalı ürünlerin yoğun reklam ve tanıtımları ile nezdinde çok beğenildiğinive pazar payı %56 lara ulaştığını, davalılardan .... No.da kayıtlı ... tarafından ... markası ile üretilen yağ çözücü temizlik ürünlerinin .... No.da kayıtlı Davalıya ait ... unvanlı markette satışa sunulduğunu, ürünün reklam ve tanıtımlarının çeşitli sosyal medya hesaplarında yapılmaya başlandığını, bu durumun ve delillerin .... D.İş dosyasında Bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, tescilli ... markası ile davacıların satışa sunduğu temizlilk ürünlerinin etiket kompozisyon/dizayn özellikleri, sunuluş şekilleri ile iltibas yaratacak şekilde benzer olduğunu ve sınai hakları ihlal ettiğini, haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların davacının ... markalı ürününün marka, tasarım haklarını ihlal ederek ve benzer sunuluş şekli ile ... markası ile aynı ürünün üretip piyasaya arz etmesinin iyiniyetli olmadığını, belirterek davalıların tecavüz eylemlerin tespiti, ref’i, men’i ve önlenmesini, haksız rekabetin tespit ve önlenmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalılara tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermedikleri gibi duruşmalara da gelmedikleri veya vekil göndermedikleri görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." (Tasarım ) Madde 59 "(1) Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz."hükmü, Madde 81 'de Tasarım hakkına tecavüz sayılan haller arasında "a) tasarım sahibinin izni olmaksızın bu kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak." hükmü, Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden ; "Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı talep edebilir", hükmü yer aldığı; 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan); Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.

DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın 6 ayrı tescilli marka ve 2 ayrı tescilli tasarıma bağlı olarak hakkının .... D.iş delil tespitine bağlı davalılardan ... firması tarafından üretilen ve ticarete sunulduğu belirtilen ve diğer şahıs tarafında da satıldığı belirtilen ürünlerden dolayı marka ve tasarım hakkı ihlal edilip edilmediği, haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, ve buna bağlı dava dilekçesinde taleplerin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ; . ....

... sayılı "... ) (3.ncü sınıfta) Markaları olduğu ; Dava tarihinde koruma altında oldukları, ... kayıtları ile tespit edilmiştir. .... D.iş delil tespiti dosyasına sunulan 02/09/2024 tarihli raporda " internet ortamında satışa sunulan yağ ve kir sökücü ürünlerin üzerinde ... ibaresi bulunduğu; bu kullanımların ... “...”,... “...”, ... “... ...” ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali olduğu; Karşı tarafın ürünlerindeki şişe ve etiket tasarımlarının da ... etiket ve ... şişe tasarımı arasında yüksek derecede benzerlik olduğu gibi bu tasarımlar karşısında ayırt edici olmadıkları" ifade edilmiştir. Karşılıklı sunulan delil ve belgeler, celbedilen kayıtlar, Uyuşmazlık tespitinden sonra tahkikata geçilip teknik yönü nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır. 21.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE; " Tasarımlara İlişkin Değerlendirme; Somut uyuşmazlığa konu ürünler temizlik ürününe ilişkin şişe ve etikettir. Uyuşmazlık konusu bu ürünler bakımından ürünün son kullanıcısının bilgilenmiş kullanıcı olduğu düşünülmüştür. Uyuşmazlık konusu ürünlerde temel tasarım öğeleri ve prensipleri dikkate alınarak üretilmeleri dışında teknik bir zorunluluk bulunmadığı gibi bu teknik zorunluluk tasarımı da sınırlandırmamaktadır. Bu ürünlerde tasarımcının seçenek özgürlüğü bulunmakta olup, bunlardan hareketle tasarımcılar birbirinden çok farklı ürünler üretebilmektedir. Bu nedenle bilirkişi heyeti ihtilafa konu şişeler ve etiketler için tasarımcının seçenek özgürlüğünün olduğu kanaatine ulaşmıştır. Davacıya ait ... ve ... sayı ile tescilli tasarımlar Davalının ürünü (RAPORDA gösterilen) Davacı adına kayıtlı ... sayılı şişe tasarımı ve davalı tasarımı için değerlendirme yapıldığında benzerlikler; her iki ürünün aynı formda olması, zemine temas ettiği bölümü üst kısımdan ayıran bir girintiye sahip olması, her ikisinin de üzerinde marka ibaresi bulunması, ibarelerin alt üst kısmında birer çizik olması, yazım açısının sağ yukarıya doğru kavisli olması olarak görülmüştür. İki şişe tasarımında marka ibarelerinin şişeler üzerinde yerleştirildiği bölgeler farklıdır. Ürünlerin bütünsel görselliği, benzer ve farklı kısımları, temel tasarım öğelerinin kullanımı ve dağılımı, tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında meydana getirilen/oluşturulan görsel görüntünün bilinçli kullanıcı algısında yeni ve ayırt edici farklılıklar içermediği kanaati oluşmuştur. Marka ibarelerinin yerleştirildiği bölgedeki farklılığın davalı tasarımı yeni ve ayırt edici kılmadığı anlaşılmıştır. Sonuç: bu iki ürün birbirleri ile ayırt edilemeyecek kadar benzerdir. Davacı adına kayıtlı ... sayılı etiket tasarımının öne gelen kısmı ve davalı tasarımı için değerlendirme yapıldığında benzerlikler; marka ibarelerinin yerleştirilmesi, marka ibaresinin kırmızı olması, ibarelerin alt üst kısmında birer çizik olması, yazım açısının sağ yukarıya doğru kavisli olması, altında yer alan “.. ” ibaresi, onun altında yer alan “ …” ibaresi, altında yer alan ve ürünün kullanım alanlarını gösteren 5 adet fotoğrafa sahip olması, sıralamaları farklı olsa da 5 fotoğraf içinde yer alan motorsiklet, beyaz gömlek, beyaz sandalye, ocak ve mangal görselleri olması, en altta kırmızı şerit üzerine sarı renkle yazılmış ürün bilgisi olarak görülmüştür. İki tasarımında yazılı ibareler ve ürünlerin kullanım alanlarını gösteren fotoğrafların sıralamaları dışında bir farklılık tespit edilememiştir. Ürünlerin bütünsel görselliği, benzer ve farklı kısımları, temel tasarım öğelerinin kullanımı ve dağılımı, tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında meydana getirilen/oluşturulan görsel görüntünün bilinçli kullanıcı algısında yeni ve ayırt edici farklılıklar içermediği kanaati oluşmuştur. Sonuç: bu iki ürün birbirleri ile ayırt edilemeyecek kadar benzerdir. Bu nedenle, davalı kullanımlarının davacının tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiği ve tecavüz oluşturacak nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. Markalara İlişkin Genel Değerlendirme Davacı markalarının tamamı 3. sınıfta tescilli olup, temizlik amaçlı maddeleri içermektedir. Davalı tarafın ürünü de temizlik amaçlı ürün olduğu için davacının tescilli olduğu sınıf içeriklerinde kullanımdadır. Ürünler arasında sınıfsal benzerlik bulunduğu için markaların karşılaştırması aşağıdaki tabloda gerçekleştirilmiştir. Davacıya ait tescilli markalar Davalı kullanımı (RAPORDA gösterilen) Davalı yan tarafından kullanılmış olan “... " markasında “...” ibaresi esas unsur iken, “....” yardımcı unsur, en altta yer alan görseller yine tali unsurdur. Davacıya ait ... “...”, ....” markalarında asıl unsur “...”’....” markasında “...” esas unsurdur. Dosya kapsamı incelendiğinde dava konusu uyuşmazlığın; davacı markalarına tecavüz olup olmadığı, davalının kullanımlarının tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Bu anlamda, ... , ... , ... ve markalarının yazılışında tercih edilen renk ve karakterler, asıl unsurun alt ve üstünde yer alan kırmızı çizgiler, markaların son 2 hecelerinin aynı olması, tüketici zihninde sarı rengin davacı ürünlerinde baskın olması, davacıya ait ... “...”, ... “...”, ... “... ...” markaları ile davalı ürününü arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır. Özellikle, ... “... ...” markasında altta yer alan beyaz gömlek, motorsiklet, beyaz sandalye, ocak ve mangal fotoğrafları davalı kullanımda farklı sıralamada olsa da aynı şekilde yer alması, “… ” ve “ …” ifadeleri genel izlenimi ortalama tüketici açısından karıştırılabilir kılmaktadır. Davacının yukarıda sayılan markaları ile davalının markasal kullanımında, ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerlik bulunduğu ve davacının tescilli olup faaliyet gösterdiği temizlik ürünleri emtiasında kullanıldığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davalı kullanımlarının davacının markalarından doğan haklarını ihlal ettiği ve tecavüz oluşturacak nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. Buna karşın düzyazı markaları olan .... ” markaları ile davalı kullanımı arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Haksız Rekabet Açısından Değerlendirme Somut olayın yukarıda belirtilen düzenlemeler ve ilkeler kapsamında incelenmesi neticesinde marka ve tasarım bölümlerinde ayrıntılı olarak belirtilen nedenlerle davacı tarafından üretilen ürünler ve bu ürünler üzerinde kullanılan ibareler ile ... sayılı ... markalarının karıştırılmaya yol açmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Buna karşılık davalı tarafından üretilen ürünlerin tasarımı, bu ürünlerin etiketleri ve bu ürünler üzerinde kullanılan ... ibareleri ile davacıya ait.... sayılı ..., .... sayılı ..., ve .... sayılı ... ibareli markaları ile ... sıra numaralı etiket tasarımı ve ... sıra numaralı şişe tasarımının karıştırılmaya/iltibasa yol açtığı kanaatine varılmıştır. Somut olayda davalının aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı bir davranışı bulunduğuna ilişkin delil, taraf ürünlerinin genel itibariyle birbirine benzemesi, kullanılan renk ve fotoğrafların rastlantısal olamayacak derecede benzerlik göstermesi, marka ibareleri farklı olsa da yazım şekilleri ve renklerin benzerliğidir. Bu fiilin m. 55’te yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” hükmü kapsamında değerlendirilebileceği kanaati oluşmakla birlikte, haksız rekabete ilişkin nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı kanaatine varılmıştır. SONUÇ; 1. Davalılara ait tasarımın üretilmesi ve satış amaçlı sergilenmesinin davacıya ait ... sıra numaralı etiket tasarımı ve ... sıra numaralı şişe tasarımlarından doğan haklara tecavüz oluşturabilecek nitelikte olduğu, 2. Davalıların markasal kullanımlarının davacıya ait ... “...”, ... “...”, ... “... ...” ibareli markalarından doğan haklara tecavüz oluşturabilecek nitelikte olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE; Marka tecavüzü açısından; SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir. Davacı taraf yukarıda belirtilen tescilli markalarına bağlı davalılardan ... firması tarafından üretilen ve ticarete sunulduğu belirtilen ve diğer şahıs tarafında da satıldığı belirtilen ürünlerdeki işaret ve görsellerin marka tecavüzü oluşturduğunu ileri sürmektedir. ....D.iş delil tespiti dosyasında 02/09/2024 tarihli raporda " internet ortamında satışa sunulan yağ ve kir sökücü ürünlerin üzerinde ... ibaresi bulunduğu; bu kullanımların ... “...”,... “...”, ... “... ...” ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali olduğu; " şeklinde; Tahkikat aşamasında alınan 21.08.2025 tarihli raporda da " ... , ... , ... ve markalarının yazılışında tercih edilen renk ve karakterler, asıl unsurun alt ve üstünde yer alan kırmızı çizgiler, markaların son 2 hecelerinin aynı olması, tüketici zihninde sarı rengin davacı ürünlerinde baskın olması, davacıya ait ... “...”, ... “...”, ... “... ...” markaları ile davalı ürününü arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır. Özellikle, ... “... ...” markasında altta yer alan beyaz gömlek, motorsiklet, beyaz sandalye, ocak ve mangal fotoğrafları davalı kullanımda farklı sıralamada olsa da aynı şekilde yer alması, ' …” ifadeleri genel izlenimi ortalama tüketici açısından karıştırılabilir kılmaktadır. Davacının yukarıda sayılan markaları ile davalının markasal kullanımında, ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerlik bulunduğu ve davacının tescilli olup faaliyet gösterdiği temizlik ürünleri emtiasında kullanıldığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davalı kullanımlarının davacının markalarından doğan haklarını ihlal ettiği ve tecavüz oluşturacak nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. " şeklinde tespit ve değerlendirmelere aynen iştirak edilerek davalıların ticari amaçlı satışa sundukları temizlik ürünleri ile davacının ... , ... , ... Sayılı tescilli markaları arasında görsel ve sesçil şekilde iltibas düzeyinde benzerlik oluşturduğundan davalı eylemlerinin marka ihlali oluşturduğu; Davacının ...., sayılı markalar açısından ise bilirkişi raporunda "....“... ...” markaları ile davalı kullanımı arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı" tespitine aynen iştirak edilerek davalı kullanımı ile davacının bu markaları arasında iltibas düzeyinde benzerlik olmadığı dolayısıyla taraf markalarının karıştırılması sözkonusu olmadığından bu markalara dayalı dava kabul görmediği; Tasarım Tecavüzü açısından; Davacı taraf yukarıda belirtilen tescilli tasarımlarına bağlı davalılardan ... firması tarafından üretilen ve ticarete sunulduğu belirtilen ve diğer şahıs tarafında da satıldığı belirtilen ürünlerdeki işaret ve görsellerin tasarım tecavüzü oluşturduğunu ileri sürmektedir. .... D.iş delil tespiti dosyasında " Karşı tarafın ürünlerindeki şişe ve etiket tasarımlarının da ... etiket ve ... şişe tasarımı arasında yüksek derecede benzerlik olduğu gibi bu tasarımlar karşısında ayırt edici olmadıkları" " şeklinde; Tahkikat aşamasında alınan 21.08.2025 tarihli raporda da " Davacı adına kayıtlı ... sayılı şişe tasarımı ve davalı tasarımı için değerlendirme yapıldığında benzerlikler; her iki ürünün aynı formda olması, zemine temas ettiği bölümü üst kısımdan ayıran bir girintiye sahip olması, her ikisinin de üzerinde marka ibaresi bulunması, ibarelerin alt üst kısmında birer çizik olması, yazım açısının sağ yukarıya doğru kavisli olması olarak görülmüştür. İki şişe tasarımında marka ibarelerinin şişeler üzerinde yerleştirildiği bölgeler farklıdır. Ürünlerin bütünsel görselliği, benzer ve farklı kısımları, temel tasarım öğelerinin kullanımı ve dağılımı, tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında meydana getirilen/oluşturulan görsel görüntünün bilinçli kullanıcı algısında yeni ve ayırt edici farklılıklar içermediği kanaati oluşmuştur. Marka ibarelerinin yerleştirildiği bölgedeki farklılığın davalı tasarımı yeni ve ayırt edici kılmadığı anlaşılmıştır. Sonuç: bu iki ürün birbirleri ile ayırt edilemeyecek kadar benzerdir. Davacı adına kayıtlı ... sayılı etiket tasarımının öne gelen kısmı ve davalı tasarımı için değerlendirme yapıldığında benzerlikler; marka ibarelerinin yerleştirilmesi, marka ibaresinin kırmızı olması, ibarelerin alt üst kısmında birer çizik olması, yazım açısının sağ yukarıya doğru kavisli olması, altında yer alan “.. ” ibaresi, onun altında yer alan “ …” ibaresi, altında yer alan ve ürünün kullanım alanlarını gösteren 5 adet fotoğrafa sahip olması, sıralamaları farklı olsa da 5 fotoğraf içinde yer alan motorsiklet, beyaz gömlek, beyaz sandalye, ocak ve mangal görselleri olması, en altta kırmızı şerit üzerine sarı renkle yazılmış ürün bilgisi olarak görülmüştür. İki tasarımında yazılı ibareler ve ürünlerin kullanım alanlarını gösteren fotoğrafların sıralamaları dışında bir farklılık tespit edilememiştir. Ürünlerin bütünsel görselliği, benzer ve farklı kısımları, temel tasarım öğelerinin kullanımı ve dağılımı, tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında meydana getirilen/oluşturulan görsel görüntünün bilinçli kullanıcı algısında yeni ve ayırt edici farklılıklar içermediği kanaati oluşmuştur. Sonuç: bu iki ürün birbirleri ile ayırt edilemeyecek kadar benzerdir. Bu nedenle, davalı kullanımlarının davacının tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiği ve tecavüz oluşturacak nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. " şeklinde tespit ve değerlendirmelere aynen iştirak edilerek davalıların ticari amaçlı satışa sundukları temizlik ürünleri ile davacının ... sayılı şişe tasarımı ve ... sayılı etiket tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı açısından benzerlik oluşturduğundan davalı eylemlerinin tasarım ihlali oluşturduğu; sonucuna varılmıştır. Haksız rekabet açısından ise; TTK Madde 54 " (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." haksız rekabet sayılmıştır. .... sayılı emsal kararında "Davacının ihlal edildiğini iddia ettiği marka hakkı ... nezdinde tescilli olup SMK ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayanmış olduğundan markanın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacak olup, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Dairemizin daha önceki bazı kararlarında da benimsediği üzere (.... . Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve .... sayılı, yine 22.04.2021 gün ve .... sayılı kararları) somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek talebin, haksız rekabetin tespiti ve men'ine dair kısmı yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, " şeklinde geçtiği üzere davacı taraf marka ihlali ve tasarım ihlaline dayandığı durumda artık haksız rekabete dayanamayacağından haksız rekabete bağlı açılan davanın reddi gerekmiştir. Manevi tazminat talebi hakkında; Davacı taraf davalılardan ... adlı firmadan 80.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı firmanın eylemi marka ihlali ve tasarım ihlali sayıldığından talep edilen manevi tazminat talebiyle ilgili olarak takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek banka reeskont faiziyle birlikte davalı ... adlı firmadan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, karar verilmiştir. ( bu oran belirlenirken davalı taraf eylemi nedeniyle davacının tesçilli markalarının ve tasarımlarının müşteri potansiyelinde yaratabileceği zararın davacı üzerindeki olumsuz etki / zarar dikkate alınıp takdiren tayin edilmiştir ) Neticeden ; "Haksız Rekabete açılan davanın REDDİNE, Marka İhlali ve Tasarım İhlaline yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka ve tescilli tasarım hakkına yönelik tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalı eyleminin REF ve MEN'ine, eyleminin DURDURULMASINA, İhlal konusu oluşturan ürünlerin bulundukları yerde toplatılıp karar kesinleştiğinde bu ürünlerin imha edilmesine, Davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebiyle ilgili olarak takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek banka reeskont faiziyle birlikte davalı ... adlı firmadan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE, Kararın hüküm özetinin masrafı sonradan davalılardan tahsil edilmek üzere Türkiye genelinde yayınlanan bir gazetede bir kez ilan edilmesine," şeklinde karar verilmiş ; olup davacının tüm taleplere göre haklılık oranı 5/6 ( beşte /altı) oranında davacı lehine (yargılama gideri için) olduğu değerlendirilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Haksız Rekabete açılan davanın REDDİNE, 2-Marka İhlali ve Tasarım İhlaline yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 3-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka ve tescilli tasarım hakkına yönelik tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalı eyleminin REF ve MEN'ine, eyleminin DURDURULMASINA, 4-İhlal konusu oluşturan ürünlerin bulundukları yerde toplatılıp karar kesinleştiğinde bu ürünlerin imha edilmesine, 5-Davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebiyle ilgili olarak takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek banka reeskont faiziyle birlikte davalı ... adlı firmadan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE, 6-Kararın hüküm özetinin masrafı sonradan davalılardan tahsil edilmek üzere Türkiye genelinde yayınlanan bir gazetede bir kez ilan edilmesine, 7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.732,4‬ TL karar ilam harcından peşin alınan 1.366,20 TL'nin düşümü ile bakiye 1.366,2‬0 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 8-AAÜT uyarınca manevi tazminat yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ŞİRKETİ'nden tahsiliyle davacıya verilmesine, 9-AAÜT uyarınca tazminat dışındaki istemler yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 10-Davacının yaptığı 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.110,00 TL tebligat gideri, 1.366,20 TL harç masrafı, .... Değişik İş sayılı dosyasında yapılan 4.747,9‬0 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 14.724,1‬0 TL yargılama giderinin 5/6'sı olan 12.270,083 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 11-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.13/10/2025

Katip .... Hakim .... E İmzalıdır. E İmzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/456, K. 2025/409, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-456-e-2025-409-k-66976cada79a