İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/435 E. 2024/666 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/435
- Karar No
- 2024/666
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/435 Esas - 2024/666 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/435 Esas KARAR NO : 2024/666 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/06/2024 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 4.... .... .... A.Ş nezdinde Kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana gelmiş olup hasarın tazmini için davalı sigorta şirketine 20/3349420 başvuru numaralı dosya ile başvuru yapılmış ancak anlaşma sağlanamadığını, söz konusu hasar tespiti için ..... ... ... D. İŞ dosyasından tespit talep edildiğini, dava şartı arabuluculuğa 03/05/2024 tarihinde başvurulmuş olup ve fakat arabuluculuk son tutanağına sehven 06/05/2024 tarihi, başvuru tarihi olarak geçtiğini, son tutanağın 14/06/2024 tarihinde düzenlendiği, davalı taraf nezdinde kasko sigortası ile sigortalı olan müvekkile ait aracın, trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasar bedeli zararına binaen belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararına binaen belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Şimdilik 500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, müvekkilinin aracında meydana gelen araç mahrumiyeti/ ikame araç zararı ve ticari kazanç kaybına binaen belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla Şimdilik 500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı yana yüklenmesini istemiştir. CEVAP : Davalı .... ... ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, tazminat istemine konu kaza 12/05/2022 tarihinde gerçekleştiğini, bu kazaya ilişkin her türlü alacak için 12/05/2024 tarihinde dolmakla beraber davacı tarafından bu tarihe 6 gün kala arabulucuya başvurulduğunu, karayolları trafik kanunu gereğince davacı usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, iş bu tazminat isteminin doğduğu hasardan müvekkil şirket sorumlu olmadığını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesin istemiştir. DELİLLER :Trafik kazası tespit tutanağı, arabuluculuk son tutanağı, sigorta bilgi ve gözetim merkezi müdürlüğü, Türkiye Sigorta Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü, Malatya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi yazı cevapları, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan davacının aracında meydana gelen maddi zararının tazmini istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1. maddesinin (k) bendinde "Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,", (l) bendinde "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'nun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", 83/2. maddesinde ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafın 12/05/2022 tarihli meydana gelen kazada ... ... ... plakalı aracında meydana gelen hasar bedelinin, araçta meydana gelen değer kaybının, araç mahrumiyet bedelinin ve ticari kazanç kaybı tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir. Dosya kapsamına göre, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın gerçek kişi davacı üzerine kayıtlı ve hususi araç olduğu, davanın 6502 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin (l) bendinde örnek olarak sayılan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı görülmektedir. Davacı tüketici olup, taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemi olduğundan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3 ve 73. maddeleri gereğince bu işlemden kaynaklanan uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemesi tarafından bakılması gerekir. HMK'nun 1/1. maddesi gereğince görev kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. HMK’nun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/04/2019 tarih ve 2017/15-2141 esas, 2019/442 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilebileceğinden, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca bu dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyaınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ...Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/11/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır