İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/795 E. 2024/835 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/795
Karar No
2024/835
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/795 Esas KARAR NO : 2024/835 HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - TCN: ... - ... DAVALI : ... - TCN: ... - ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2024

Mahkememize açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı asil, dava dilekçesinde özetle, davalı tarafın herhangi bir alacağı olmadığı halde 25.000 TL değerindeki teminat senedini nakit alacağı olduğu iddiasıyla, ... .... .... E.sayılı dosyası üzerinden Kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, aleyhinde başlatılan icra takibi, haksız, yasal dayanaktan yoksun, sebepsiz zenginleşmeye matuf gerçek bir alacağa dayanmayan ve haksız kazanç sağlamaya yönelik bir icra takibi olup, kabul etmek olanaklı görülmediğinden işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, davalı.... .... .... .... .... .... isimli Düğün salonu işletmeciliği yapan tüzel kişilik olduğunu, oğlu ...'ın düğün merasimini davalıya ait işyerinde yapılmak üzere davalı taraf ile genel ve özel şartlarda anlaşarak 18 Temmuz 2024 tarihinde davalı tarafın matbu olarak önceden hazırlatmış olduğu 096 Sıra No'lu sözleşme ile alacaklarına ilişkin hizmeti sözleşme ile sabitlemek suretiyle, anılan sözleşmeye istinaden, davalı tarafa yine 18 Temmuz 2024 tarihinde 3.000 TL nakit kaparo verildiğini, kalan bakiye olan 25.000 TL için de düğünün icra edileceği gün olan 21 Eylül 2024 ödeme tarihli sadece imzasının olduğu ve keşide tarihi olmayan bir bono verildiğini, ancak, çeşitli özel sebeplerden dolayı Bir Hafta Sonra aileler arasındaki nikaha ilişkin akit bozulduğunu, yüzüklerin atıldığını, düğün merasiminden vazgeçildiğini, husus anılan sözleşme tarihinden bir hafta sonra (24/07/2024) davalı tarafa yaklaşık iki ay öncesinden bildirildiğini, bizzat açıklanmış, düğün sezonu olduğu için davalının maddi kayıp yaşamaması ve mağdur olmamasi için, anlaşmış oldukları tarihe başka bir düğün programı alabileceği hususu beyan edildiğini, aralarında bir hafta önce tanzim edilen sözleşmenin iptal edilmesi talep edildiğini, oğlunun nikah, düğün proğramının iptal edilen mücbir sebebin tarafınca kaynaklandığı gerekçesi ile dürüstlük kuralı, ticari ve ahlaki değerler açısından da vermiş olduğum kaporadan da vazgeçtikleri beyan edilerek, 21/09/2024 ödeme tarihli senedimin tarafına iadesi talep edildiğini, ancak, davalı taraf saklamakla yükümlü olduğu senedimin yanında olmadığını başka bir kasada muhafaza edildiğini; en kısa zamanda karşılıksız kalan senedi tarafına iade edeceğini beyan etmesine rağmen, ısrarlı arama ve taleplerine cevap vermeyerek zaman kazandığını, sadece 2 adet imzasının bulunduğu boş senedi gerçeğe aykırı bir şekilde (keşide tarihi de dahil) düzenlemek suretiyle, .... .... .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf .... .... .... E. No'lu dosyasında borcun sözleşmeye dayalı olması gözetilmeden ve neden kaynaklandığını belirtmediğini, alacağın kaynağını sadece 25.000TL senet olarak beyan ettiğini, davalının yaptığı tüm iş ve işlemler resmi ve kayıtlı olmak durumunda devlete karşı yasal sorumluluğunun bulunduğunu, iptali istenilen senedin re'sen imza ve yazı örneklerimiz alınarak konusunda uzman bir grafoloji uzmanı marifetiyle incelenmesini de talep ettiğini, ayrıca, haricen öğrendiği kadarıyla, davalı taraf dava konusu ettiği karşılıksız ve haksız para kazanma iş ve işlemlerini itiyat haline getirdiğini, şahsının yanısıra, benzer şekilde mağdur olan başkaca kişileri de tıpkı şahsım gibi mağdur ettiğini, gerek davalıya ve gerekse ... adı altında hizmet veren tüzel kişi işletmeciliği aleyhinde Adliye nezdinde bir hayli hukuk ve ceza davaları ikame edildiğini, tüm bu nedenlerle .... .... .... E. Sayılı dosyasında mağdur olmamaları için öncelikle teminatsız olarak; teminatlı olarak verilecek ise,en düşük teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasını, hakkındaki takibin haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olması nedeniyle, borçlu bulunmadığımın tespiti ile itiraz edilen Bono'nun tarafımıza iadesine ve iptaline, haksız takip ve ikame edttiğim dava nedeniyle davalı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukat ile temsil edilmem durumunda vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Usul ekonomisi gereği davalıya tebligat çıkartılmamıştır. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, bononun teminat senedi olduğundan bahisle açılan menfi tespit davasıdır. Davacı davaya konu olan bononun oğlunun düğünü için düğün salonu işletmeciliği yapan davalıya teminat olarak verildiğini, ancak düğünün iptal olduğundan bononun karşılıksız olduğunu bonodan dolayı borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Davacı tacir değildir. Bononun oğlunun düğünü için verildiğini ve teminat senedi olduğunu ileri sürmektedir. Bononun ticari iş için verilmediği de sabittir Davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi için, her iki tarafın tacir olması ve ticari işletmelerinden kaynaklanan uyuşmazlık olması gerektiği, veya uyuşmazlığın TTK düzenlenen mutlak ticari davalardan olması gerekmektedir. Oysa somut olayda davacı tacir değildir ve ticari işletmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davada mutlak bir ticari dava değildir. Dava tarihinden önce 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 73/1 maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı Yasa'nın 3.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendinde; "Tüketici, işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Tüketici Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... e-imzalıdır.

Hakim ... e-imzalıdır.

*

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/795, K. 2024/835, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-795-e-2024-835-k-9a2a1cb1bf86