İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/42 E. 2025/847 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/42
- Karar No
- 2025/847
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/42 KARAR NO : 2025/847
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/03/2023 KARAR TARİHİ : 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takibinde müvekkili ...'yu borçlu göstermek suretiyle 1.000.000,00-TL talepte bulunduğunu, müvekkilinin davalı ...'a muaccel veya müeccel hiçbir şekilde borcu bulunmamakta olduğunu, davalı ...'ın, bir dönem------ Şirketi'nde hissedar olarak bulunduğunu, bu dönemde müvekkili ile şirket ortaklığı ilişkisi olmadığını, davalı ile bunun dışında hiçbir bağı ya da irtibatı bulunmadığı gibi, hiçbir hukuki ilişki içine de girmediğini, davalı ...'ın, 18.03.2023 tarihinde ----- Şirketi'ndeki hissesini dava dışı üçüncü kişi ------Şirketi'ne devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, işbu hisse devir işleminin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra davalı ...'ın, tamamen mesnetsiz, kötü niyetli ve zarar verme saikiyle müvekkiline, müvekkilin diğer üç ortağına -----ve-----Şirketi'ne ilamsız icra takipleri başlattığını, bu sebeple ----. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyaya konu edilmiş alacakla ilgili müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, müvekkili şirketin -----İcra Müdürlüğü ------- Esas sayılı dosyaya konu edilmiş alacakla ilgili olarak borçlu olmadığının tespitini, müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı munzam zararların tazminini talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, tamamen kötü niyetli olarak yapılan icra takibi nedeniyle davalının takip bedelinin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, davalının tüm menkul malları, tüm gayrimenkulleri, 3. Kişiler nezdinde bulunan tüm alacak hakları (bankalardaki mevduatları dahil) hakkında İcra İflas Kanunu hükümleri uyarınca ihtiyaten haczini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların arasındaki borçlanma işleminin kökünün------ Şirketi'nin devrinden kaynaklandığını, söz konusu şirketin devrinin 18.03.2023 tarihinde değil 18.03.2022 tarihinde gerçekleşmiş olduğunu, söz konusu tarafların imzaladığı sözleşmeye istinaden hükümleri yerine getirilmemiş olduğunu ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, söz konusu hisse devir sözleşmesinde, devri kararlaştırılan ve 3.3 maddesinde yazılı bulunan taşınmazın devri yerine getirilmemiş olmakla birlikte davacı şirketin müvekkilini zarara uğrattığını, söz konusu sözleşmede yazan hükümlere istinaden atıf yaparak zarara uğrayan müvekkilin alacağını tahsil etmek maksadıyla icra takibi yapıldığını, bu sebeplerle ---- İcra Müdürlüğü------. sayılı dosyaya konu edilmiş alacakla ilgili takibin devamına karar verilmesini, davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, ve davalının tüm menkul malları, tüm gayrimenkulleri, 3. Kişiler nezdinde bulunan tüm alacak hakları (bankalardaki mevduatları dahil) hakkında İcra İflas Kanunu hükümleri uyarınca ihtiyaten haczini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 72 madde gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Dava ----- Asliye Hukuk Mahkemesince 01/11/2023 tarih --- Esas ---- Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş, ------Esas sırasına kaydedilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m. 114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK m. 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davanın İİK 72. Md. Gereğince menfi tespit davası olduğu, başlamış icra takibinden dolayı borcun olmadığının iddia edildiği davalı alacaklının ise alacağının hisse devir sözleşmesindeki edimlerin yerine getirilmemesine dayandırdığı, durum böyle olunca ihtilafın davacının hisse devir sözleşmesi ile bir bağlantısı olup olmadığı, hisse devrine ilişkin bir taahhüdünün bulunup bulunmadığı, davalının iddia ettiği zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup, davalı alacaklı alacağını dava dışı ------ait hisseye, hisse satışına dayandırmaktadır. Hisse devir sözleşmesinde devir bedelinin İnduksan yetkilisi davacı ...' dan nakden ve tamamen aldığı yazılıdır. Hisse devir işleminin üzerinden yaklaşık 1 yıla yakın bir süre geçtikten sonra davalı ...' ın davacı ile birlikte diğer üç ortağına ----- Şirketi'ne ilamsız icra takipleri başlattı anlaşılmaktadır. ----Asliye Hukuk Mahkemesi' nin -----. Sayılı dosyasında ortaklardan -----' açılan menfi tespit davasında; görevsizlik kararı vermiş, Sonrasından ----Asliye Ticaret Mahkemesi------ sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararıverdiğinden olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmıştır-----. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada ortaklardan ------ açılan menfi tespit davasında; davanın kabulüne karar verilmiş ama kötü niyet tazminatı reddedildiğinden, davacı tarafından kötü niyet tazminatı yönünden istinaf edilmiştir. Bu kısım yönünden karar kaldırılıp BAM tarafından kötü niyet tazminatı verilmiştir. Buradan anlaşılacağı üzere görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Aksi olsa görev kamu düzeninden sayılacağından kötü niyet tazminatı yönünden de karar veremeyecek konumda olan -----Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı BAM tarafından tümden kaldırılarak görevli Mahkemeye gönderilmesi gerekirdi. Bu nedenle alacak ile ilgili menfi tespit davasına Asliye Hukuk Mahkemesinin bakması gerekirdi. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu değerlendirilmiş, bu sebeple HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca, mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu ve dava şartlarının da davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, HMK'nun 4/1-a, 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın HMK nun 114/1-c,115/2 m. uyarınca USULDEN REDDİNE; görevli mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 2-Mahkememizce verilen kararın yasal yollara gidilmeksizin kesinleşmesi halinde mahkemeler arasında ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilerek yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK m.21/1, c hükmü uyarınca ---- Bölge Adliye Mahkemesi ------. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 3-Yargılama giderleri, harç ve masrafların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.