İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/417 E. 2025/1048 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/417
- Karar No
- 2025/1048
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/417 Esas KARAR NO : 2025/1048
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2023 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiliyle davalı tarafın taşıma hizmeti hususunda anlaştıklarını, davalı tarafın müvekkili tarafından kendisine teslim edilen tekstil ürünlerini Moldovya'da belirtilen adreslere teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ekte yer alan faturalardan da anlaşılacağı üzere müvekkil tarafından davalıya 2.689,47-USD tutarında, 81,69 kg ağırlığında tekstil ürününü teslim edildiğini, dilekçe ekinde sunulan ... yazışmalarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalı şirket ile yazılı olarak iletişime geçtiğini, davalı tarafından; ürünlerin kilosu 4,5-USD karşılığında, başkaca herhangi bir ücret, gümrük vergisi ödenmeyeceği taahhüt edildiğini, müvekkilinin defalarca başkaca ücret olup olmadığı ve gümrük vergisinin ödenip ödenmeyeceğini sorduğunu, davalı tarafından kargo ücreti dışında herhangi bir ücret ve gümrük vergisinin ödenmeyeceğinin müvekkiline yazılı olarak bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 81,69 kg karşılığı olan 367,60-USD'yi davalı tarafa ödeyerek ürünleri teslim ettiğini, ürünlerin teslimat adresine teslim edilmemiş olmasına rağmen müvekkiline davalı şirket tarafından herhangi bir bildirim yapılmadığını, müvekkilinin müşteri kaybı ve kazanç kaybının yanı sıra 2.689,47-USD değerindeki ürün ve taşıma/kargo hizmet bedeli olarak ödemiş olduğu 367,60-USD olmak üzere toplam 3.057,07-USD tutarında zarara uğratıldığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına ve takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketinin FOB (Free On Board) standart teslim şeklini esas alması nedeni ile ülkelerin uyguladıkları gümrük vergisinden yasal olarak sorumlu olmadıklarını, davacının kargo türüne ve varış ülkesine bağlı olarak gümrük vergisine tabi tutulabileceğini onayladığını, bu durumun davacı ... dosyaya sunulmuş faturalarda da; "malların tahmini değerinin gerçek (piyasa) kargo bedeline eşit olduğunu ve kargo türüne ve varış ülkesine bağlı olarak gümrük vergisine tabi tutulabileceğini onaylıyorum." demek sureti ile taşıyıcı konumundaki müvekkiline onay verildiğini, müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı ... tarafından teslim edilen ürünlerin taşımasını yaparak Moldova gümrüğüne kadar götürdüğünü, ancak, alacaklı tarafça söz konusu ürünlerin gümrük vergisi ödenmediği için ürünlerin gümrükte kaldığını, davacının kendisine bildirim yapılmadığı yönündeki iddialarının da tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, ürünlerin gümrük vergisi ödenmemesi nedeni ile gümrükte takıldığı, dilekçe ekinde sunulu mail ile sabit olup, müvekkili şirketin bilgilendirme yükümlülüğünü de yerine getirdiğini, kaldı ki işbu konuşma kayıtlarının 04/01/2022 tarihli olduğunu, işbu konuşma akabinde bir taşıma da gerçekleştirilmediğini, davacı tarafından ilk kargonun müvekkile 29/09/2022 tarihinde verildiğini, davacı tarafından tekstil ürünlerine ilişkin sunulan faturaların 29/09/2022 tarihli olduğunu, davacı ... kötü niyetli olarak, söz konusu konuşmaların sanki eldeki dava konusu teslimata ilişkin olarak yapıldığı şeklinde gösterilmeye çalışıldığını, davacının teslim ettiği ürünlerin faturalardaki ürünler olduğunu kanıtlayıcı hiçbir delil sunmadığını, davacının 2.689,47-USD değerindeki ürün bedelini zarar olarak göstermeye çalışmışsa da işbu ürünün nerede ve kimde olduğuna ilişkin bir beyanda bulunmadığını, somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının herhangi bir delil de sunmadığını, davacının ürünlerine ilişkin müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle 2.689,47-USD zarara uğradığının kabulünün mümkün olmadığını, davacının taşıma/kargo hizmet bedeli olarak müvekkiline 367,60-USD ödediğine dair de dosyada bir delil bulunmadığını, davacı ... iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenlerle davacının işbu haksız davasının ve tüm taleplerinin öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, kötü niyetli davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ... tahmiline karar verilmesini talep etmektedir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 58.607,00-TL zarar bedeli, 2.341,06-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 60.948,06-TL toplam alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen taşımacılık sözleşmesi kapsamında davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğradığının tespiti halinde davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya taşımacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "... 1. Davacı gönderinin davaya konu 16 kap ve 81,69 kg kargoyu davalı taşıma firmasına teslim ettiğine dair dava dosyasına herhangi bir belge veya navlun faturası sunmadığı, 2. Dava dosyasına sunulan ... yazışmalarının delil olarak taktir edilip edilmeyeceği Sayın mahkemenin taktirinde olmak üzere; dava dosyasına taraflar arasında 04.01.2022, 22.02.2022 ve 16.07.2022 tarihleri arasında yapılmış ... yazışmaları sunulduğu, tarafların bu yazışmalara istinaden ilk partisi Eylül 2022 tarihinde olmak üzere kargo taşımacılığı konusunda aralarında bir ticaret olduğunu beyan ettikleri, 3. Davaya konu 16 kap ve 81,69 kg kargonun davalı taşıma firması tarafından hangi taşıma şekli ile yurt dışına taşındığına dair dava dosyasına herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, 4. Tarafların whatsapp yazışmalarında taşıma ücreti olarak 4,50USD/kg olarak mutabık kaldıkları, davacı tarafından dava dosyasına sunulan ve gönderici olarak davalı taşıma şirketinin yer aldığı faturalarda toplam ağırlığın 81,69 kg olduğu, bu bilgilerle kargo bedelinin 4,5 USD*81,69 kg: 367,60 USD olarak hesaplanabileceği kanaatine varıldığı, 5. Davalı taşıma şirketinin davaya konu taşımacılığın Moldova gümrüğüne kadar gittiği ancak gümrük bedeli ödenmediği için emtianın çekilemediği bilgisini beyan etmesine rağmen dava dosyasında bu beyanı kanıtlar nitelikte herhangi bir belgenin tespit edilemediği, 6. Ülkeler arasında kargo ile ürün sevkiyatı yapıldığında; kargo bedeli ülkenin belirlediği gümrüksüz satış rakamının üstündeyse ilgili kargodan ürün değerine göre gümrük vergisi alındığı, bu verginin kim tarafından (alıcı/satıcı) ödeneceğini teslim şeklinin (incoterms) belirleyeceği, davalı taşıyıcı davaya konu taşımacılıkta teslim şeklinin FOB (vergileri alıcı öder) olduğunu beyan ettiği, 7. Davaya konu taraflarca gerçekleştiği beyan edilen kargo taşımacılığında emtia faturalarının dava dosyasında tespit edilemediği, 8. Davaya konu taraflarca gerçekleştiği beyan edilen kargo taşımacılığında alıcılarına teslim edilemeyen emtianın davalı taşıma firmasının beyanına göre (alacaklı tarafça söz konusu ürünlerin gümrük vergisi ödenmediği için ürünler gümrükte kalmıştır) emtianın gümrüğe terk edilmiş olduğu kanaatine varıldığı, 9. Davaya konu 16 kap ve 81,69 kg emtianın dava dosyasına sunulan ve göndericisi davalı taşıma şirketi olan 16 adet faturada tespit edilen emtia değerleri kabul edilerek yapılan hesaplamada emtiaların genel toplamı 2.689,47 USD olarak hesaplanmış olup davaya konu ürünler ve ürün değerleri uzmanlık alınım dışında olması nedeniyle toplam emtia değeri tamamen Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu....'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Taraf vekillerinin itirazlarını değerlendirmek için dosya uluslararası taşımacılık konusunda uzman ve sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek raporda özetle; "... -Davacı tarafça Moldova da yerleşik dava dışı kişi/firmalara, fatura muhteviyatı 260 adet ayakkabı, sandalet, terlik, babet, bot, büyük boy plaj terliği cinsi eşyalar sevk edildiği, sevk edilen eşyaların toplam ağırlığı 81,69 kg, fatura değeri 2.689,47 usd, nakliye bedelinin 367,60 usd olduğu, eşyaların dava dışı firma/şahıslara teslim edilmediği, -Taşımaya konu eşyaların ortalama birim fiyatının 191,74 TL olduğu, -Meydana gelen zararın 2.689,47 usd mal bedeli, davacı tarafça ödemesi yapılmış ise taşıma/nakliye bedeli 367,60 usd olmak üzere toplam 3.057,07 usd olduğu, - Davalının emtia cinsi ve kıymetini gözeterek vergi ve gümrük süreçleri dahil emtia birim kg başına 4,50 USD navlunla taşımayı üstlendiği, - Taraflar arası taşımanın CMR konvansiyon hükümlerine tabi olduğu, kısmi araç yükü – parsiyel kargo taşıması şeklinde değerlendirildiği, - Malın gümrük vergileri ödenmediği için tam zayi olduğu değerlendirildiği, - Meydana gelen 3.057,07 usd zararın CMR m.17/1, m.23 ve m.29 hükümleri gözetilerek yapılan değerlendirmede tamamını davalının tazmin etmesi gerektiği, - Davacının takip tarihinden itibaren yıllık %5 hesabı ile USD alacağına faiz işletilebileceği, - Davanın kısmi dava, belirsiz alacak davası veya itirazın iptali davası olarak görülmesine bağlı iddia ve savunmaların takdirinin yüce mahkemeye ait olduğu,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. CMR Konvansiyonu'un 1. maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Davaya konu taşımacılığın uluslararası karayolu taşımacılığı olması nedeni ile uyuşmazlığın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu hükümleri ile çözülmesi gerekmektedir. CMR'nin 17. maddesi; "1.Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur." şeklindedir. CMR'nin 29. maddesinde ise "Hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz" denilmek suretiyle taşımacının sınırsız sorumluluk hâlleri sayılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; taraflar arasında akdedilen taşımacılık sözleşmesi kapsamında teslim edilmesi gereken ürünlerin davalı tarafından teslim edilmemesi nedeni ile davacının uğradığı zararın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi neticesinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf ile davalı tarafın davacının Moldova'ya sattığı malların taşınması için birim kg başına 4,5-USD taşıma bedeli ödenmesi karşılığında anlaştıkları, davacının 81,69 kg emtia için 2.689,47-USD ve 367,60-USD taşıma bedeli olmak üzere toplam 3.057,07-USD ödeme yaptığı, davalı tarafından taşınan emtianın gümrüğe terk edilmesi nedeni ile malların tam zayi olduğu, ve bu kapsamda davacının zararını talep edebileceği, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak gümrük vergileri gerekçe gösterilerek taşınan emtiayı gönderilene teslim etmediği, çıkan bu taşıma engeli ile ilgili davacı ile irtibat kurmadığı, engeli ortadan kaldırmak CMR m.14 gereği için süreç işletmediği, kaldı ki gümrük vergisinin ödenmesini davalı taşıyıcının üstlendiği göz önünde bulundurulduğunda bir taşıma engelinin varlığından da söz edilemeyeceği, davalı taşıyıcının malın zayi olmasındaki kusuru göz önünde bulundurulduğunda davalının sınırlı sorumluluk hallerinden faydalanamayacağı, davalının taşıdığı emtianın tam ziyaına sebep olması neticesinde davacının uğradığı zararı tazmin ile sorumlu olduğu, davacının 2.689,47-USD emtia bedeli ve 367,60-USD taşıma ücreti olmak üzere toplam 3.057,07-USD zararının bulunduğu, CMR m17/1, m.23 ve m.29 hükümleri uyarınca zararının tamamının davalı tarafından tazmini gerektiği anlaşılmış olup, davacının davasını 5.000,00-TL üzerinden kısmi dava olarak açtığı, bu durumda davacının talebi ile bağlı kalmak sureti ile 5.000,00-TL yönünden davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar vermek gerekmiş, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, davalının, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 5.000,00-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, 2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 16.210,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza