İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/404 E. 2025/892 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/404
Karar No
2025/892
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 28.12.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ... poliçe numaralı ZMMS ile sigortalı ... plakalı dava dışı ... adına kayıtlı ve yönetimindeki araç Konya İli, ... ... Mah. ... sokak mevkine geldiğinde kavşaklarda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir şekilde hareket ederek müvekkilin kullandığı motosiklete çarptığını ve müvekkilinin yaralanmasına sebep olduğunu, kaza sonrası Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine yatırılan müvekkilin ayağına platin takıldığını, halen tedavisi bu hastanede devam ettiğini, sürücü ... 2918 Sayılı KTK 52/a maddesinde yazılı" sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine hemzemin geçitlere, tünellere, ar köprü ve menfezlere yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar’’ kuralı ile 56/a-1 ‘’sürücülerin geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır’’ hükümlerini ihlal ettiği tespit edildiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkilinin kusurlu bulunsa da söz konusu kusuru kabul etmediklerini, trafik kazası sonrası müvekkilinin kaza sonrası Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine yatırılan müvekkilin, bacağına platin takılmış, birden çok ameliyat olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin halen ikinci bir kişinin yardımı ile hayatını devam ettirdiğini, kaza nedeniyle hayati fonksiyonları ağır derece etkilendiğini, müvekkilinin kaza sonrası Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesine kaldırıldığını, burada birtakım operasyonlar geçirdiğini, tedavi süreci halen devam ettiğini, müvekkilinin geçirdiği kazadan sonra gündelik hayatına devam edemediğini, trafik kazası sonucu oluşan atıl durum halen devam ettiğinden müvekkilinin eski sağlığına kavuşamadığını, müvekkilinin kazadan sonra vücudunda oluşan kırıklar nedeniyle birden çok ameliyat olduğunu ve sık sık hastaneye kontrole gitmeye devam ettiğini, müvekkilinin hastaneden taburcu oldukları tarihten beri yine aynı hastaneye sık sık kontrole gittiğini, hastaneye gidiş gelişlerinde özel araç kullanmak zorunda kaldığını, buna rağmen müvekkilinin halen iyileşemediğini, evde yattığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulüne, trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek, davacı ... lehine şimdilik; 100,00-TL Geçici İşgöremezlik, 100,00-TL Sürekli İşgöremezlik, 100,00-TL belgelendirilemeyen-faturalandırılamayan tedavi gideri ve 100,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 400,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; davacı yanın maluliyetinin varlığına ilişkin yetkili mercilerden alınmış bir rapor henüz olmadığını, çünkü maluliyetin belirlenebilmesi için gerekli süre olan 12 aylık stabilizasyon süreci geçmediğini, kaldı ki kaza tespit tutanağında iki araca da kusur atfında bulunulmuş olup davacı yanın maluliyeti ve kusursuzluğu kanıtlanmışçasına geçici ödem talep etmesi haksız olduğunu, alınan raporlar ile sigortalı aracın kazada kusurlu olmadığı ve davacı yanda maluliyetin oluşmadığı tespit edilebildiğini, bu nedenle bu aşamada geçici ödemeye karar verilmesi telafisi zor durumlara neden olacağını, talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu m.97 gereği; zorunlu dava şartı usulüne uygun yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta mevzuatı ve ticaret kanunu gereği sigortacıya eksiksiz ve tam bir başvuru sağlanmadığından başvuru gerçekleşmiş sayılamayacağını, müvekkili şirketin merkezi Ümraniye'de olduğundan dava yetkisiz mahkemede açıldığını, davada bölge müdürlüğünün bir işlemi söz konusu olmadığından yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca dava konusu talep hakkında ayrıca husumet ve zamanaşımı derdestlik itirazında bulunduklarını, sürekli maluliyet oluşmadığından haksız davanın reddi gerektiğini, derideki yara izinin teşhisi neticesi sürekli araz oluşmadığını, ancak herhangi bir değerlendirme yapılacaksa da 20 Şubat 2019 tarihinden sonra erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik ve çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik esas alınarak maluliyet raporunun tanzim edilmesi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davaya konu olay sigortalı araca atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, davacı yanın kask dizlik gibi koruyucu herhangi bir tertibat takmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca olay meydana gelirken motosiklette davacı yanın arkasında oğlu bulunduğunu, istiap haddi aşımı varsa tespit edilmeli kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve hastane masrafları poliçe kapsamında olmadığını, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, davacının kendi müracaat ile almış olduğu maluliyet raporu hükme esas alınamayacağını, sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için davanın haklı olduğu varsayılırsa bile müvekkilinin şirket dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, nitekim müvekkilinin şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, eksik evrakla başvuru tam bir başvuru olmadığını, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle eksik evrak talepleri yerine getirilmediğinden dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, yara izi nedeniyle fonksiyon kaybı bulunmaması ve maluliyet oluşmaması nedeniyle reddine, ret talepleri kabul edilemez ise müvekkili şirketin sorumluluğunun genel şartlar ve poliçede sayılan hal ve koşullar altında açıklanan çerçevede değerlendirilmesine, Yargıtay içtihatları uyarınca geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerinin teminatı kapsamında olmaması sebebiyle reddine, davacının müterafik kusuru nedeniyle hesaplanacak olan tazminattan en az %30 indirim yapılmasına, eğer esas incelemesi yapılacak ise alınanda uzman aktüer bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasına, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesine; aksi halde başvuru tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 28/12/2023 tarihinde ... plaka nolu araç ile davacının kullandığı motosikletin karıştığı kaza nedeniyle maddi tazminat hususunda olduğu anlaşılmıştır. Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 27/04/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Dava konusu kazada/olayda ölen/yaralanan hakkında Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yazı yazılarak ve yazıya ölenin/yaralananın açık kimlik bilgileri ve varsa sigorta sicil numarası belirtilerek; a)Yaralanma olayı varsa dava konusu kazada/olayda yaralanması nedeniyle yaralanan sigortalıya sağlık yardımı yapılıp yapılmadığının, geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilip verilmediğinin, sürekli iş göremezlik hali varsa gelir bağlanıp bağlanmadığının, takılması, değiştirilmesi, onarılması için protez, araç ve gereç sağlanıp sağlanmadığının veya bu amaçlarla başka yerlere gönderilip gönderilmediğinin ayrı ayrı bildirilmesi, özellikle bunlardan hangilerinin kusurlu olmaları halinde kusurlu kişilerden rücu yoluyla Kurumca istenebileceğinin ve rücu edilebilecek kalemlerin peşin sermaye değerlerinin kaçar TL olduklarının ayrı ayrı bildirilmesi ve tüm bu hususlarla ilgili rapor, gelir ve yardım bağlama kararı, ödeme belgesi vs. gibi belgelerin örneklerinin gönderilmesinin istenilmesine. b)Ölüm olayı varsa dava konusu kazada/olayda ölmesi nedeniyle ölen sigortalının yakınlarına ve hak sahiplerine (mirasçılarına vs.) herhangi bir gelir veya yardım bağlanıp bağlanmadığının, bağlanmışsa kimlere ne miktar bağlandığının, bunlardan Kurumca kusurlu olmaları halinde kusurlu kişilere rücu edebileceği gelir ve yardımların peşin sermaye değerlerinin her bir gelir veya yardım bağlanan kişi yönünden ayrı ayrı kaçar TL olduklarının bildirilmesi ve buna ilişkin gelir bağlanmasına veya yardım yapılmasına ve bunların peşin sermaye değerlerine ilişkin belge örneklerinin gönderilmesinin istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğine müzekkere yazılarak davacının hasta takip dosyasının, hasta tabela kâğıtlarının, röntgenlerin, filmlerin, grafilerin, yaralanan ve/veya ölenin yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin ve diğer tüm hastane belgelerinin gönderilmesi istenilmiş, tedavi evrakları dosya kapsamına kazandırılmıştır. Ilgın İlçe Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak davacının sosyal ekonomik durumunun araştırılması istenilmiş, araştırma tutanağı dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisinin 03/12/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Motosiklet sürücüsü ... asli kural ihlali olup, %50 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü Ramazan Baykal'ın %50 oranında kural ihlalinin olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce aldırılan Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 02/06/2025 tarihli maluliyet raporundan özetle;11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranı tespit işlemleri Yönetmeliğine göre kişide meydana gelen arızanın %7.2 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sağ uylukta atrofi arızası için 3.5'e göre kişinin engel oranının %2 olduğu, kişide meydana gelen arızanın %2 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına neden olduğu, tibia ve fibula kırığı arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfından mesleğini icar edemeyeceğini, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirileceği, sgk kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle 4.000,00 TL olarak değerlendirildiği, ...'ın yaralanan vücut bölgesi ve yaralanma ağırlığı dikkate alındığında 3 ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağı, olay tarihinde şahısta emniyet kemeri mevcut olup olmadığının dosya kapsamında belgelerden anlaşılamadığı, trafik kazalarında emniyet kemeri takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltsa da kazanın oluş biçimi, kişinin konumu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla sorulduğu üzere olay anında emniyet kemeri takılı olmasının tek başına tibia-fibula kırığına engel olup olmayacağı hususunun tıbben bilinmeyeceği rapor edilmiştir. Mahkememizce aldırılan aktüer bilirkişisinin 14/07/2025 tarihli raporundan özetle; 28/12/2023 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 9 ayda iyileşen bu sürenin ilk üç ayında bakıcıya ihtiyaç duyan iyileşme sonrası tüm vücut fonksiyondan kısmen kaybederek %2 oranında engelli kalan ve meslekte kazanma gücünden kısmen kaybederek %7,2 oranında malul kalan davacı ... 28/12/2023-28/09/2024 tarihleri arasında 9 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 76.313,55 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının 29/09/2024-29/08/2063 tarihleri arasında süre ile sınırlı %2 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre 103.081,00 TL, 29/09/2024-27/06/2057 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %7,2 maluliyet oranı ve PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre 312.149,06 TL, 28/12/2023-28/03/2024 tarihleri arası 3 aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının 29.773,18 TL, fatura edilmeyen ve belgeye bağlanamayan kaçılınmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 2.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 25/11/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için, 266.913,27 TL sürekli iş göremezlik, 76.313,55 TL geçici iş göremezlik, 29.773,18 TL bakıcı gideri ve 2.000,00TL tedavi gideri olmak üzere toplam 211.167,73 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisinin 03/12/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Motosiklet sürücüsü ... asli kural ihlali olup, %50 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ... %50 oranında kural ihlalinin olduğu rapor edilmiştir. Yapılan tespitler kaza tespit tutanağı ile uyumlu olup rapora itibar edilmiştir. Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır. Mahkememizce aldırılan Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 02/06/2025 tarihli maluliyet raporundan özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sağ uylukta atrofi arızası için 3.5'e göre kişinin engel oranının %2 olduğu, kişide meydana gelen arızanın %2 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına neden olduğu, tibia ve fibula kırığı arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfından mesleğini icar edemeyeceğini, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirileceği, sgk kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle 4.000,00 TL olarak değerlendirildiği, ... yaralanan vücut bölgesi ve yaralanma ağırlığı dikkate alındığında 3 ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağı, olay tarihinde şahısta emniyet kemeri mevcut olup olmadığının dosya kapsamında belgelerden anlaşılamadığı, trafik kazalarında emniyet kemeri takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltsa da kazanın oluş biçimi, kişinin konumu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla sorulduğu üzere olay anında emniyet kemeri takılı olmasının tek başına tibia-fibula kırığına engel olup olmayacağı hususunun tıbben bilinmeyeceği rapor edilmiştir. Raporun gerekçeli ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir. Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Mahkememizce aldırılan aktüer bilirkişisinin 14/07/2025 tarihli raporundan özetle; 28/12/2023 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 9 ayda iyileşen bu sürenin ilk üç ayında bakıcıya ihtiyaç duyan iyileşme sonrası tüm vücut fonksiyondan kısmen kaybederek %2 oranında engelli kalan davacı ... 28/12/2023-28/09/2024 tarihleri arasında 9 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının kusur oranına göre 76.313,55 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının 29/09/2024-29/08/2063 tarihleri arasında süre ile sınırlı %2 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre 103.081,00 TL, 28/12/2023-28/03/2024 tarihleri arası 3 aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının 29.773,18 TL, fatura edilmeyen ve belgeye bağlanamayan kaçılınmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 2.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Rapor kanuna ve hukuka uygun olduğundan itibar edilmiştir. Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Bu halde davalı sigortanın geçici işgöremezlik, tedavi gideri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir. Somut olayda, müterafik kusur ve hatır indirimi yapılması gereken bir hal bulunmadığı değerlendirilmiştir. Müterafik kusur yönünden davacının yaralanma bölgeleri ile koruyucu ekipman bölgeleri arasında bağlantı yoktur. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 22/02/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. DAVA DEĞERİ YÖNÜNDEN; Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 25/11/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için, 266.913,27 TL sürekli iş göremezlik, 76.313,55 TL geçici iş göremezlik, 29.773,18 TL bakıcı gideri ve 2.000,00TL tedavi gideri olmak üzere toplam 211.167,73 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin artırım kalemleri toplamının 375000 TL olduğu ancak dilekçesinde toplam miktarı yanlış gösterdiği anlaşılmıştır. Zira artırım dilekçesi başlangıç kısmı 1 numaralı bentteki yazı içeriği ve yatırılan eksik harç gözetildiğinde artırılan bedelin 375000 TL olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Harç yargılama gideri ve vekalet ücreti buna göre belirlenmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; a-103.081,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı( fazlaya ilişkin talebin reddine), b-29.773,18-TL bakıcı gideri tazminatı, c- 2.000,00TL tedavi gideri, d-76.313,55-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam 211.167,73-TL'nin DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 22/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.424,87-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 1.279,45-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 12.717,82-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Arabuluculuk görüşmesi kısmi anlaşma ile sonuçlandığından arabuluculuk hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 1.279,45-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.134,65-TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından karşılanan 764,00-TL posta ve tebligat gideri, 6.700,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 8.053,85-TL ATK ücreti, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 15.578,65-TL'nin haklılık oranına göre hesaplanan (211.167,73/375.000,00) 8.772,56-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 60,80- TL vekalet harcının haklılık oranına göre hesaplanan (163.832,27/375.000,00) 26,56-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı vekili yaranına AAÜT'ye hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 18/12/2025

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/404, K. 2025/892, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-404-e-2025-892-k-49cf0431e50c