İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/417 E. 2025/997 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/417
- Karar No
- 2025/997
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/417 Esas KARAR NO : 2025/997 DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 06/06/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülen Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı --------Ş. tarafından --------- Şahıs Firması lehine, müvekkili --------- Şirketine hitaben 05.11.2018 tarihli, --------- numaralı ve 500.000,00-TL tutarlı avans teminat mektubunun düzenlendiğini, anılan bankadan teminat mektubu vade uzatım yazısı alınarak teminat mektubunun vadesinin 02.05.2022 tarihine kadar uzatıldığını, bahsedilen teminat mektubunun ilk talepte ödeme kayıtlı olduğunu, müvekkili şirketin 15.04.2022 tarihinde --------Ş.’nin -------- Şubesine teminat mektuplarına dair süre uzatım yazılarının orijinalleri sunarak yazılı tazmin başvurusunda bulunduğunu, Banka tarafından herhangi bir ödemenin yapılamadığını, bunun üzerine tazmin talebinin üzerinden makulü aşan bir süre geçtikten sonra bu defa da 28.04.2022 günü teminat mektuplarının asıllarının sunulduğunu, yazılı tazmin talebinin ihtaren hatırlatıldığını, Bu ihtarından sonra banka tarafından 09.05.2022 tarihinde ve ancak teminat mektubunun süresi geçtikten sonra e-mail yoluyla dönüş yapılarak tazmin şartının gerçekleştiğine dair bir beyanda bulunmadığımız gerekçe gösterilerek banka haksız ve mesnetsiz şekilde teminat mektubunda yer alan tutarı ödemekten imtina ettiğini, davalının ilk başvurumuzdan sonra 20 gün beklemesi ve ardından da şekil şartı eksikliği sürerek teminat mektubunu tazminden kaçınmasının hukuka aykırı olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından, davalı aleyhine --------- İcra Dairesinin--------- sayılı dosyasına kayden icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı/borçlu tarafından söz konusu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, -------.Ş.’nin teminat mektubunda düzenlenen tutarı tazmin etmemesi halinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği açık olduğunu, başlatmış olduğunu, davalı ---------Ş. teminat mektubunu ödemeyi geciktirmek adına incelemeye tabi tuttuğunu, mektupta yer alan tutarı ödemekten kaçındığını, ---------Ş. hiçbir gerekçe ileri sürmeksizin yazılı tazmin taleplerini reddettiğini, müvekkili şirket hak kaybına uğradığını, mağduriyetlerinin giderilmesi adına müvekkilinin uğrayacağı munzam zararın tazmini, davanın kabulünü, -------- İcra Dairesinin -------- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, 500.000,00-TL'nin ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; işbu dava süresinde açılmamış olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımına uğramış olması nedeni ile reddini talep ettiklerini, Müvekkili Banka -------- Şubesi tarafından, -------- numaralı müvekkil Banka müşterisi -------- Şahıs Firması lehine --------- işine istinaden 05.11.2018 tarihli, ---------- numaralı ve --------- referans numaralı 500.000,00-TL (yalnızbeşyüzbintürklirası) bedelli ve 02.11.2019 vade tarihli avans teminat mektubu verilmiş ve 23.10.2022 tarihli,-------- sayılı, -------- referans numaralı teminat mektubu vade uzatım yazısı ile 02.05.2022 tarihine kadar geçerli olmak üzere geçerli olmak üzere teminat mektubunun vade uzatımının yapıldığını, davacının muhatap tarafından usulüne aykırı şekildeki ilk tazmin talebi 15.04.2022 tarihinde müvekkili Banka -------- Şubesine iletildiğini, ancak aynı tarihte tazmin talebinden vazgeçildiği bildirilerek talep geri alınmadığını, Daha sonra 28.04.2022 tarihinde aynı mektupların tazminine ilişkin olarak, mektup asıllarıyla beraber yine usulüne aykırı şekildeki tazmin talebi müvekkili Banka ---------Şubesine iletildiğini, bunun üzerine, müvekkili Banka tarafından söz konusu tazmin yazılarına ilişkin gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapıldığını 29.04.2022 tarihli ve-------- sayılı cevabi yazları ile, davacının muhatap -------- Şirketi’ne gönderildiğini, davacının--------- İcra Müdürlüğü nezdinde başlatmış olduğu --------- e. sayılı haksız ve kötüniyetli takibi nedeni ile davacı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Davacının müvekkili Banka aleyhine daha önce kendisine iletilmiş olan cevabi yazıda bildirilmesine rağmen haksız ve kötü niyetli olarak ---------- İcra Müdürlüğü --------- E.sayılı icra takibi başlatmış olması nedeniyle, davacı tarafın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini, haksız, yersiz, hukuksal dayanaktan uzak açılmış davanın reddini, Davacı tarafın %20 icra inkar (kötüniyet) tazminatına mahkum edilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, -------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacının muhatabı olan banka teminat mektubu bedelinin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Davanın tahsil edilemeyen teminat mektubu nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu, uyuşmazlığın davalı bankanın teminat mektubunu ödememesinde haklı olup olmadığı, şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, --------- İcra Dairesinin --------- sayılı Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu, takibe yapılan itirazın tamamının iptalinin talep edildiği ancak asıl alacak üzerinden harcın yatırıldığı anlaşılmakla; mahkememizce işlemiş faiz bakımından harç ikmali yapılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak; dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişi ile hesap bilirkişisine tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle;--------- Esas sayılı Dava dosyası muhteviyatındaki sunulmuş belgeler mali ve teknik alanda incelenmiş olup, yukarıdaki tespitler dahilinde, Taleple bağlılık ilkesi- de gözetilerek yapılan, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli incelemeler neticesinde; Bu tür teminat mektupları belirli bir vadeye tabi olup, belirtilen vadeye kadar mektubun tazmini yazılı olarak bankadan istenilirse mektupta yazılı olan meblağ muhataba ödenebileceği, işbu Teminat Mektubu Tazmin talebinin Vadesi içerisindeki bir tarihte yapıldığı, Davacı Alacaklı --------Ş’nin,-------- İcra Dairesi --------- ESAS sayılı İcra dosyası nezdinde, Davalı Borçlu--------- ŞİRKETİ’nden teminat mektubundan kaynaklı alacaklı olduğu, Borçlu itirazının geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığı, Alacaklının, derdest takip yönünden alacak miktarının aşağıdaki şekilde hesaplanmasının mümkün olabileceği (Talep: 503.082,19 TL ) görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. HMK 281 maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları irdelenmek suretiyle Dosyanın ek rapor için önceki bilirkişiye tevdine, mahkememizin --------- esas sayılı dosyası ile birlikte yapılan itirazlarının gerekçesi ile birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; Kesin teminat mektuplarında ilk yazılı talepte derhal ödeme talebinde bulunulduğunda, riskin gerçekleşmiş olup olmadığının belgelendirilmesi ilişkin şartın teminat mektubuna konabilmesi mümkündür. Bu ihtimalde teminat mektubu şarta bağlı bir teminat mektubu mahiyetinde olur. Oysa somut olayda şarta bağlı olmayan kesin bir teminat mektubundan söz etmek mümkündür. Nitekim teminat mektubunun içeriği bu tespiti haklı kılmaktadır. Somut olaydaki teminat mektubunun içeriği, davacı tarafından ödeme talebinde bulunurken herhangi bir riskin gerçekleşmiş olduğunun belgelendirilmesi şartını içermezken, davacı tarafından ödeme talebinde bulunulmasından sonra riskin gerçekleşmiş olduğuna ilişkin bilgi ve belgelerin sunulması gerektiğine ilişkin yaklaşımın dürüstlük kuralı, basiretli tacir yaklaşımı ve bir güven kurumu olarak bankanın bu niteliğine uygun düşmemektedir. İlk yazılı talepte derhal ödemenin yapılmış olmasından sonra risk gerçekleşmemiş olmasına rağmen yapılacak olan bu ödemeden sonra ortaya çıkacak olan hukuki müracaat imkanlarının yaratacağı problemler gerekçe gösterilerek kesin teminat mektubunun içeriğinde bulunmayan “riskin belgelendirilmesi” şartının ödeme talebinde bulunulmasından sonra ortaya konması kabul edilebilir olarak görünmemekle birlikte takdir tamamen sayın mahkemeye aittir. Somut olayda, davacının elektronik posta yoluyla ödeme talebinde bulunmasının yazılılık şartını yerine getirmiş sayılabileceği ve bu hususun HMK m.199 hükmü yolu ile de desteklenmekte olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim anılan hüküm dikkate alındığında senetle ispatı gereken herhangi bir vakıa ile ilgili HMK m.199’da gösterilmiş olan bir belgenin bulunması halinde söz konusu ispata muhtaç vakıanın kesin delille ispat edilmiş sayılabileceği veya bunun bir delil başlangıcı meydana getirebileceği açıkça ortaya konmuştur . Kök raporda bu konuya ilişkin açıklamaya ve Yargıtay kararlarına temas edilmiştir. Ayrıca davalı bankanın gönderilen ödeme talebine yönelen elektronik postaya ilişkin “söz konusu e-mailin; e-imza veya başkaca geçerli güvenli elektronik imza içermemesi nedenleriyle gerekli şekli ve hukuksal zorunlu şartları taşımamakta olduğundan ödeme/tazmin talebi müvekkil Banka tarafından yerine getirilmemiştir” yaklaşımının da isabetli olmadığı, zira kesin teminat mektubunun metni yorumlandığında sadece yazılılık ifadesine yer verildiği somut olayda davacı tarafından gönderilmiş olan elektronik postanın ise bu şartı karşılamaya yeter sayılması gerektiği, zira davalı bankanın ifade ettiği gibi söz konusu elektronik postanın güvenli elektronik imza içermemesi nedeniyle kabul edilmediği yönündeki açıklamasının kesin teminat mektubunun metniyle uyumlu olmadığı, davalı bankanın güvenli elektronik imza ile aramış olduğu elektronik postanın zaten hukuk muhakemeleri uygulamasında (HMK madde 205/2) söz konusu elektronik postanın senet hükmünde sayılmasını mümkün kılmaya yönelik olduğu, davalı bankanın, davacının ödeme talebinde bulunurken nitelikli bir talepte bulunmasını gerekli görmüş olsaydı teminat mektubunda buna yer vermesi gerektiği, ödeme talebinde bulunmasından sonra bu yaklaşımın da dürüstlük, basiretli tacir ve güven kurumunun özelliklerine uygun düşmediği takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere değerlendirilmektedir. Somut olayda kesin teminat mektubunun süresi 2 Mayıs 2022 tarihi olarak görünmektedir. Başka bir ifadeyle davacının ödeme talebinde bulunurken herhalde bu süreden önce ödeme talebinde bulunduğunu ispata yarayacak herhangi bir yazılılık unsuru taşıyan bir vasıta ile (somut olayda elektronik posta) kendisine ödeme yapılmasına ilişkin iradesini ortaya koymuş olmasını yeterli görmek gerekir. Nitekim yukarıda da detaylı olarak izah edildiği üzere somut olaydaki teminat mektubunun metni bu yorumu yapmaya müsait görünmektedir. Somut olayda da davacının 2 Mayıs 2022 tarihinden önce (28.04.2022) ödeme talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu noktada önemli olan, ödeme yapılmasına ilişkin irade açıklamasının bankanın mesai saatleri içinde bankaya ulaştırılması olmayıp, kesin teminat mektubunun son süresi olan 2 Mayıs 2022 tarihinden önce (2 Mayıs 2022 saat 00:00’a kadar) bankanın bilgisi dahiline ulaşmış olmasıdır. Somut olayda davalı bankanın, davacının 28.04.2022 tarihli ödeme talebine ilişkin 15 sayfalık cevap dilekçesi vermiş olduğu da dikkate alındığında, ödeme talebinin herhalde kesin teminat mektubu süresinin bitiminden önce yapılmış olduğu sonucuna varılması mümkün görülmektedir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf, Davalı --------Ş. tarafından --------- Şahıs Firması lehine, müvekkili ------- Şirketine hitaben 05.11.2018 tarihli, ---------- numaralı ve 500.000,00-TL tutarlı avans teminat mektubunun düzenlendiğini, anılan bankadan teminat mektubu vade uzatım yazısı alınarak teminat mektubunun vadesinin 02.05.2022 tarihine kadar uzatıldığını, bahsedilen teminat mektubunun ilk talepte ödeme kayıtlı olduğunu, müvekkili şirketin 15.04.2022 tarihinde-------Ş.’nin --------- Şubesine teminat mektuplarına dair süre uzatım yazılarının orijinalleri sunarak yazılı tazmin başvurusunda bulunduğunu, banka tarafından herhangi bir ödemenin yapılamadığını iddia ederek davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmıştır. Davalı taraf davacının iddialarını inkarla davacının reddini talep etmiştir. Dava konusu teminat mektubunun; Davalı Bankanın -------- Şubesi tarafından, --------- numaralı Banka müşterisi --------- Şahıs Firması lehine 05.11.2018 tarihli, --------- numaralı ve---------- referans numaralı 500.000,00-TL bedelli ve 02.11.2019 vade tarihli olmak üzere tanzim ve imza edildiği, 23.10.2022 tarihli, --------- sayılı, --------- referans numaralı teminat mektubu vade uzatım yazısı ile 02.05.2022 tarihine kadar geçerli olmak üzere “TEMİNAT MEKTUBUNUN VADE UZATIMI YAZISI” ile yapıldığı görülmüştür. Böylelikle, işbu teminat mektubunun vasfının “Süreli (Vadeli)/şarta bağlı olmayan/Kesin Teminat Mektubu” olduğu anlaşılmıştır.Belirtmek gerekir ki, Hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmamakta, 6098 sayılı TBK’nın 128. maddesinde düzenlenen üçüncü kişinin fiilini üstlenme kapsamında bir tür garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. Garanti veren banka, muhatabın ödeme talebi halinde ancak zamanaşımı, sahtelik gibi kendisine ait olan def’ileri ileri sürebilir veya teminatın ödenmemesi hususunda mahkemece verilen bir tedbir kararının bulunması halinde ödemekten kaçınabilir. Bu durumların söz konusu olmaması halinde ise, banka ancak ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğuna dair elinde likit delil bulunması halinde ödeme talebini reddedebilir. Likit delil ile kastedilen ise, bankanın yorumunu eklemeden ödeme talebinin dürüstlük kuralına aykırılığını ortaya koyan delildir. Banka ödeme talebini aldığında durumu derhal lehdara bildirmelidir ki, lehdar talebin haksızlığına ilişkin kendi elindeki likit delilleri bankaya ibraz edebilsin. İlk talepte ödeme kaydını içeren teminat mektuplarında ise risk banka üzerinde değil, lehdar üzerinde olduğundan ödeme talebi halinde esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın ödeme yapılması gerekir. Ancak ilk talepte ödeme kaydını taşıyan banka teminat mektuplarında banka, riskin gerçekleşip gerçekleşmediğine ve esasa ilişkin herhangi bir araştırma, inceleme yetkisine sahip değil ise de ödeme için öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik şekli inceleme yapma yetkisi bulunmaktadır. Teminat mektubu sözleşmelerinde metne sıkı sıkıya bağlılık ilkesinin geçerli olması sebebiyle, muhatabın vadesinde ve usulüne uygun olarak ödeme talebinde bulunması halinde banka, teminat mektubu metninde yer alan şartları taşıyan bir ödeme talebinde bulunulup bulunulmadığını incelemekle yükümlüdür. Bunun dışında banka, teminat mektubu metninden anlaşılan defileri ileri sürebilir. Yapılan inceleme sonucu bankanın, talebin usulüne uygun olduğunu tespit etmesi halinde, yine teminat mektubunda mevcut olan şartlara göre ödemeyi yapması gerekmektedir. Bir ödeme talebinin usulüne uygun olduğundan bahsedebilmek için, mektubun güvence altına aldığı risk ile bağlantılı olması gerekir. --------- sayılı 17.10.2022 tarihli ilam ile "Dava, avans teminat mektubu bedelinin tazminine ilişkindir. 05/05/2000 tarihli --------- sayılı teminat mektubu metninde ilk yazılı talep üzerine “nakden ve tamamen ödeme” taahhüdü içerdiğinden muhatap davacıdan gelen böyle bir talebin varlığı halinde bankanın, lehtarın avans koşullarını yerine getirmediğinin kendiliğinden anlaşılması gerekmekte olup, ayrıca bir açıklamaya gerek görülmeksizin teminat mektubunu paraya çevirmesi gerektiğinden davacı tarafın icra takibine geçmekte haklı olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde, karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." denilerek şarta bağlanmamış olan teminat mektuplarının başvuru halinde ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, somut uyuşmazlıkta; avans teminat mektubunun tazmini koşullarının oluştuğu kanaati ile tazmin talep tarihinden itibaren hesaplanan işlemiş faizi ile birlikte teminat mektup bedelinin tahsili sağlanmak üzere davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-Asıl alacak olan 500.000,00 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 34.365,54 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 5.338,75 TL peşin harcın ve 737,19 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 28.289,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 5.338,75 TL peşin harcın ve 737,19 TL tamamlama harcı toplamı olan 6.503,54 TL 'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 110,00TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 14.110,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 80.493,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davalı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 24/12/2025