İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/407 E. 2025/1090 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/407
- Karar No
- 2025/1090
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/407 Esas KARAR NO : 2025/1090
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili firma, Mart 2023 tarihinden Şubat 2024 tarihine kadar davalı firmaya taşıma hizmeti sunduğunu, sunulan bu hizmetin bedeli her ay faturalandırılarak elektronik ortamda davalıya tebliğ edildiğini, davalı firma Kasım 2023 - Aralık 2023 - Ocak 2024 dönemlerine ait faturaların bedellerini müvekkili firmaya ödemesini yapmadığını, bunun üzerine ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi .....Es. Sayısı ile icra takibi başladıldığını, ödeme emri borçlu firmaya 14.02.2024 Tarihinde tebliğ edildiğini, 14.02.2024 Tarihinde borca ve borcun ferilerine itiraz edildiğini, davalının itirazı sonucu icra takibi 15.02.2024 tarihinde durdurulduğunu, takibin durdurulduğuna dair Karar haricen UYAP üzerinden öğrenildiğini, bunun üzerine 29.02.2024 tarihinde Ticari Uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, 04.04.2024 tarihinde "anlaşamama" tutanağı düzenlendiğini, taraflar arasında hizmet ilişkisi olduğu, bu hizmetin bedeli davalı tarafça ödenmediği, bu sebeple hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının bu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunduğundan; borçlunun takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunması talepli huzurunuzda işbu davayı açtıklarını belirterek davanın kabulü ile davalı borçlunun Küçükçekmece İcra Dairesinin ..... Esassayılı dosyasına yapılan haksız itirazların iptaline ve takibin devamına fatura asıl alacağına 3095 sayılı kanun uyarınca fiili ödeme tarihine kadar avans faizi uygulanmasına davalının %100 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 534,486,97-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı ..... Taşımacılık Ltd. Şti’nin başlattığı takibe yapılan itirazın iptalinde, takip alacağının asıl alacak yönünden fark görülmediği, faiz yönünden ise 48.246,97 TL fazla talep edildiği; takip sonrası tahsil tarihine kadar ticari avans faiz oranının istenilebileceği, 05/07/2024 tarihinde ilgili icra dairesine yapılan ödemenin ise takip ve dava tarihini aştığı için dairece dikkate alınması gerektiği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle;Borç tutarı 1.100.611,00TL çekler eksi olarak rapora yansıtılarak yani düşüm yapıldığını gösterdiği gibi, sonraki bakiyenin 1.100.611,00TL'den 369.690,00TL'ye diğer işlemlet neticesinde de 586.240,00TL'ye düştüğü çok açık görüldüğü, 07.07.2023 tarihli çek için, -117.351,00TL, 14.06.2023 tarihli çek için, -63.720,00TL, 15.08.2023 tarihli çek için -53.100,00TL, 25.08.2023 tarihli çek için, -73.000,00TL, 24.11.2023 tarihli çek için, -432.750,00TL olarak belirlendiği, “31/12/2023” tarihinde şirket cari hesapları (defterleri) arasında farkın bulunduğu; biri 369.690,00TL iken diğerinin 1.100.611,00 TL olduğu bunun sebebinin de verilen çekleri defterlerine işlememesi olduğu, Defterde görünen 31.12.2023 tarih için toplam 369.690,00TL belirlendiği, 30.11.2023 tarih ve 31.12.2023 tarih faturalar için toplam 1.100.611,00TL belirlendiği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan ek ve kök bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, BA-BS formlarının birbiriyle örtüştüğü, Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 486.240,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 486.240,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- 486.240,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 33.215,05 TL ilam harcından peşin alınan 6.455,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.759,77TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60 TL Başvuru Harcı, 6.455,28 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 6.882,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.275,03 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 324,96 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 371,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.871,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.431,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 76.936,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/12/2025
Katip ...... ✍e-imzalıdır Hakim .... ✍e-imzalıdır