İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/277 E. 2025/1000 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/277
Karar No
2025/1000
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/277 Esas KARAR NO : 2025/1000 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/03/2025 KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket iş makineleri üzerine faaliyet gösteren bir şirket olup taraflar, davalı şirketin hafriyatlarının müvekkili şirket tarafından hafriyat taşıma için sözlü olarak anlaştıklarını, bu sözleşme doğrultusunda müvekkili şirket ... i Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin A.O.S.B. Mah. 10007 Sok. No:34 Çiğli/İzmir adresinde hafriyat işi yaptığını, müvekkilinin edimini ifa ettiğini, davalı şirketin sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek ödemesi gereken ücreti ödemediğini, 19.11.2024 tarihli fatura ile müvekkilinin birden fazla kez sefer yaparak davalı şirketin hafriyatını taşıdığı ispat edilmekte olup bu hafriyat taşıma işinin karşılığı KDV dahil 196.800 TL olduğunu, davalı şirketin bu faturanın yalnızca 50.000 TL'sini ödemiş olup geri kalan 146.800 TL için ise bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, itiraz yapıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusunda süreç uzamış olup aradan geçen uzun zamana rağmen arabuluculuk aşaması, anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkili şirket ve davalı şirket yetkililerinin uzunca bir süre ödeme konusunda görüştüklerini ve geçen zamanın müvekkili aleyhine işlediğini, 19.11.2024 tarihli fatura incelendiğinde de görüleceği üzere müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı konumunda olup ilgili faturaya karşı davalı şirket 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmayarak faturayı kabul ettiğini, Bu durum davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi ile de görülecek olup ilgili fatura, davalı şirketin de ticari defterlerinde yer aldığını, üstelik davalı şirketin 'hafriyat çalışması açıklaması ile kısmi ödeme yapması, müvekkille arasındaki sözleşmeyi ve müvekkilin sözleşme konusu edimi yerine getirdiğini zımnen kabul anlamına gelmekte olup bu doğrultuda taraflar arasında hafriyat taşıma işinin bulunduğu ve davalının gerekli ödemeyi yapmadığı hususu uyuşmazlık olmaktan çıktığını, bu durumda müvekkilinin davalıdan muaccel bir para alacağı olduğunun ihtiyati haciz isteminde aranılan yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ispat edildiğini, bilindiği üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam bir ispat aranmadığını, yaklaşık ispatın yeterli görüldüğünü belirterek, ihtiyati haciz talebinin kabulüyle takdiren teminatsız, mahkeme aksi kanaatte olursa uygun bir teminat karşılığında davalının taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının alacağa yeter miktarının ihtiyaten haczine, aksi kanaat halinde ilgili mal, hak ve alacaklar için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile davalının İzmir ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyaya yaptığı itirazın iptaline, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle alacağın %35 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmasa da ticari ilişki gereği belirlenen çalışma usulünde, fatura kesilmeden önce öncelikle bir hesap mutabakatı yapılması zorunluluğu bulunduğu halde davacı tarafın bu yükümlülüğe aykırı şekilde anlaşmaya uymadan tek taraflı olarak dava konusu icra takibine konu faturayı düzenlediğini, sözleşmeye yasaya ve ticari etik kurallarına aykırı bir işlem gerçekleştirdiğini, davacı tarafça sunulan fişlerden görüldüğü üzere Kasım ayının başında yapılan çalışmalar biriktirildiğini ve bu süreçte hiçbir fatura kesilmediğini, basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gereken davacının hizmet işine dayalı sözleşmelerde fiyatlandırma, faturalandırma işlemlerinden önce fatura içeriği ve bedeli yönünden hizmet alan taraf ile iletişime geçerek mutabakata varması gerektiğini, davacının, dava dilekçesinde basiretli tacir olarak müvekkili firma çalışanları ile fatura içeriği ve bedeline yönelik mutabakata varıldığı ve bunun üzerine fatura tanzim edildiği ileri sürülmüş ise de bu beyanının gerçeği yansıtmadığını, fatura içerik ve bedeline ilişkin müvekkili firma yetkilileri ile mutabakata varılmadığını, bedel hakkında bilgi dahi verilmediğini, her ne kadar faturaya dayalı icra takibi ve huzurdaki dava açılmışsa da faturanın tek başına alacağın ispatı için yeterli olmayıp fatura içeriğinin faturayı tanzim eden tarafından ispatlanması gerektiğini, müvekkili firmanın anlaşmaya uygun davrandığını ve üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmeye uymayan ve edimlerini sözleşmeye göre ifa etmeyen tarafın davacı firma olduğunu, Müvekkilinin işi teslim ettiğini ve işin aksamaması için davacı firmaya ödemeleri geciktirmeden yaptığını, 20.000,00-TL'lik ödemenin henüz iş başlamadan avans olarak ödendiğini, bu ödemenin davacı şirket yetkilisi hesabına gönderildiğini, davacı şirketin ise müvekkilinin iyiniyetli bu davranışını kötüye kullanarak sanki bu ödeme hiç alınmamış gibi icra takibi ve huzurdaki davayı tanzim ettiğini, davacı şirket yetkilisi ile müvekkili şirket yetkilisi arasında herhangi bir ilişki, ticari faaliyet bulunmadığını, bu yapılan ödemenin davacı şirket için yapılan bir ödeme olduğunu, bir hizmet verilmiş olduğu düşünülse dahi davacının bu faturayı Vergi Usul Kanununa uygun olarak düzenlenmediğini, davacı firmanın dosya içerisinde bulunan fişlerin içeriğini keyfi ve tek taraflı olarak tanzim ettiğini, fişler tamamen muamma şekilde doldurulmuş olup sunulan fişlerin tümüne itiraz ettiklerini, içeriklerini kabul etmediklerini, davacının eksik olarak yatırdığı harcın tamamlatılması gerektiğini, davacı firmanın müvekkili firma aleyhine %35 inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin yasaya ve hukuka aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, davacı firma tarafından istenen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararının yasaya uygun olmadığını, nitekim Sayın mahkemece ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedildiğini, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının yerinde olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işbu davanın esastan reddine, davacı yanca açılan hukuka aykırı iş bu davada kötü niyetli olan davacı hakkında dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Tarafların ticari defter ve kayıtları, SMMM Bilirkişisi tarafından düzenlenen 06.10.2025 tarihli rapor, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan dolayı davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır. Dava konusu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, 146.800,00 TL açık hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrine borçlu tarafından süresinde itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir. TTK'nun 21/2. Maddesine göre, "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaba dayalı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğundan ve her iki tarafta tacir olduğundan taraflara icra takibine konu cari hesap nedeni ile alacak ve borç durumunun tespiti bakımından ticari defterlerini sunmaları yada bulundukları yeri bildirmeleri için ihtarat yapılmış, taraflarca ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmiştir. Taraflarca bildirilen ticari defterler üzerinde, tarafların bağlı olduğu ilgili vergi daireleri tarafından gönderilen Ba/Bs formları da incelenmek suretiyle SMMM bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 06.10.2025 tarihli rapor ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; tarafların yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve kayıtların birbirleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olması nedeni ile sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, her iki tarafında ticari defterlerinde 19.11.2024 tarihli ... nolu 196.800,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında 25.11.2024 tarihli 50.000,00 TL ödemenin kayıt altına alındığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 146.800,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 196.800,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davacıya yapılan 50.000,00 TL'lik ödemenin davacının ticari defterlerinde olduğu ancak ödeme yapılmış olmasına rağmen 50.000,00 TL'lik ödemenin davalının ticari defterlerine kaydedilmemiş olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki farkın bundan kaynaklandığı, davalı tarafça cevap dilekçesi ile her ne kadar dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden faturaya ilişkin 20.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de bu ödemenin davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi ödeme dekontunun incelenmesinde, İlyas Kaşıkara tarafından,... hesabına 20.008,86 TL mobil bankacılık yoluyla ödeme yapılmış olduğu, her ne kadar ilgililerin şirket yetkilisi olduğu ifade edilse dahi ve bu şahıslar davacı ve davalı şirket yetkilisi olsa dahi ödemeye ilişkin bir açıklama bulunmadığı, ödemenin davalı şirketin davacı şirkete olan borcuna ilişkin yapıldığı hususunda açıklamanın bulunmadığı, bunun yanında davacı şirketin borcuna ilişkin yapıldığı iddia edilen ödemenin davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, davacı tarafçada bu ödemenin şirket borcu için yapılan ödeme olduğu yönünde bir kabulün olmadığı, ödemeye yönelik ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça iddia edilen 20.000,00 TL'lik ödemenin davalı şirketin davacı şirket borcu için ödendiği ispat edilemediği, tarafların ticari defterleri ve Ba/Bs formları dikkate alındığında ve davalı tarafça yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacının davalıdan 146.800,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olduğundan ve davalı itirazında haksız olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 146.800,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %24 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 29.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 10.027,90 TL nispi ilam harcından, başlangıçta alınan 1.755,12 TL peşin harç ile icra dosyasında alınan 751,86 TL indirildikten sonra bakiye 7.520,92 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL başvurma harcı ile 1.755,12 TL peşin harç toplamı 2.370,52 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 287,50 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 7.287,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, İzmir Arabuluculuk Bürosu'na ait 2025/6801 arabuluculuk numaralı dosya için 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 Sayılı Kanun kapsamında davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2025 Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/277, K. 2025/1000, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-277-e-2025-1000-k-00d6194665f8