İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/379 E. 2025/1045 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/379
Karar No
2025/1045
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/379 Esas KARAR NO : 2025/1045

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirketin 2000 çalışanı olan ve yurt çapında sektöründe öncü olarak gümrük müşavirlik ve danışmanlık hizmeti veren bir firma olduğunu, Davalı firmanın da gümrük müşavirlik hizmetlerini gerçekleştirmek üzere Bakırköy .... Noterliği 11.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile görev yapmaya başlamış olduğunu, davalı tarafça; Gümrük Müşavirliği Hizmet Bedeli, Ticaret Bakanlığı Tareks İşlemleri Hizmet Bedeli, Teknik Düzenlemeler İnceleme Hizmet Bedeli, E-Beyanname Alım Hizmet Bedeli içeren 03.11.2023 tarihli ... numaralı faturadan kalan bakiye borç bedeli olan 7.285,60- TL’nın ödenmemiş olduğunu, davalı firmaya ödeme yapması için yazı gönderilmiş olmasına rağmen borcun ödenmemiş olduğunu, bunun üzerine davalı firma aleyhine Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... E. sayılı ilamsız icra takibi ile toplamda 8.164,91- TL olmak üzere asıl alacak ve işlenmiş faiz alacağı için icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine takibin durmuş olduğunu, borçlunun faize ilişkin itirazlarını da kabul etmiyor olduklarını, takip tarihi itibariyle ticari işlerde (avans faizi) uygulanan faiz oranının % 51,75 olduğunu, bu nedenle borçlunun faize ilişkin itirazları da yerinde olmadığını, borçlu ile alacaklı arasındaki işin ticari nitelikli iş olduğunu, bu nedenle takipte ödenmeyen borç için % 51,75 oranında faiz talep edilmesinin hukuka uygun olduğunu, borçlunun borca itirazını da kabul etmenin mümkün olmadığını, taraflarınca düzenlenen faturanın davalı firmaya tebliğ edilmiş ve kanunda belirtilen sürelerde itiraz edilmeyerek kesinleşmiş olduğunu, ticari defterler incelendiğinde de davalının borca itirazında haksız olduğu ortaya çıkacağını, bu nedenlerle davalarının kabulüyle, takibin Büyükçekmece .... İcra Dairesi .... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davacı tarafından başlatılan takipte ve cari hesap kayıtlarında davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olmadığını, davacının davasında haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin davacı tarafından iddia edilen hizmetin alımına ilişkin bir talimatı da bulunmamakta olduğunu, davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının davasının reddine, davasında haksız ve kötü niyetli olan davacının takip alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine talep etmiştir.

ARAŞTIRMA; 1- Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10/05/2024 Tarih, ... sayılı yazısı ile; davalının BA-BS formları getirtilmiştir. 2-Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 09/05/2024 Tarih, ... sayılı yazısı ile; davacının BA-BS formları getirtilmiştir. 3-Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 23/05/2024 Tarih, .... sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2023 yılı kasım ayı çalışanlarını gösterir kayıtlarının listeleri getirtilmiştir. 4-Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası 30/07/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-) Davacının 2023 ve 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-) Davalının 2023 ve 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden beratların alındığı tarihler dikkate alınarak usulüne uygun tutulmuş olduğu, ancak 2024 ocak ve şubat e-defterleri server çöktüğü beyanı ile incelemeye sunulamamış olduğundan ocak ve şubat e-defterleri incelenememiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3-) Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 100 TL Alacaklı oldukları, tarafların birbirine süreklilik arzetmek üzere 24/11/2023 tarihinden itibaren düzenledikleri 7.185,60 TL’lik İade faturalarının 2024 yılında da taraflarca düzenlenmeye devam edilmiş olduğu ,davacı tarafından icra takip tarihinden sonra 04.04.2024 tarihinde tekrar davalı tarafa iade faturası düzenlenmiş olduğu, işbu iade faturası düzenlenmesi sonrasında davacının davalıdan 7285,-TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, 04.04.2024 tarihinden sonra da tarafların 7.185,60 TL’lik iade faturasını birbirine düzenlemeye devam etmiş oldukları tespit edilmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, 4-) Davalı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle, davalının davacıya borçlu veya davacı ... alacaklı olmadığı, tarafların birbirine süreklilik arzetmek üzere 24/11/2023 tarihinden itibaren düzenledikleri 7.185,60 TL’lik İade faturalarının 2024 yılında da taraflarca düzenlenmeye devam edilmiş olduğu ,davacı tarafından icra takip tarihinden sonra 04.04.2024 tarihinde tekrar davalı tarafa iade faturası düzenlenmiş olduğu, işbu iade faturası düzenlenmesi sonrasında davalının davacıya 7285,-TL Borçlu oldukları tespit edilmiştir. 04.04.2024 tarihinden sonra da tarafların 7.185,60 TL’lik iade faturasını birbirine düzenlemeye devam etmiş oldukları, 22.04.2024 tarihi itibariyle davalı tarafından davacı ... iade faturası düzenlenmesi sonrasında davalının davacıya borcunun kalmamış olduğu tespit edilmiş olduğu, 5-) Tarafların cari hesap bakiyeleri arasında icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle 100 TL Fark olduğu, bu farkın davacı tarafından davalı ... 07.12.2023 tarihinde 100 TL Borçlandırılmış olmasından ve davalı ticari defterlerinde bu kaydın olmamasından kaynaklanmış olduğu, İşbu dekontun dayanağının davacı tarafından davalı adına İhracatçılar Birliğine yapılan 100 TL ödemenin davalı ... dekont düzenlenerek yansıtılmış olduğu, ancak bu dekontun davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olduğu, 6-) Taraflar arasındaki ihtilafın 03.11.2023 tarihinde Davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş ... Numaralı 8.922,00 TL Tutarlı Faturanın, içeriğinden TEKNİK DÜZENLEMELER İNCELEME HİZMET BEDELİ açıklaması olan 7.185 TL’nin davalı tarafından kabul edilmeyerek işbu 8.922,-TL’lik faturanın kayıtlara alınıp 7.185 TL kısmı için davacı tarafa 21 gün sonra 24.11.2023 tarihinde ... no.lu faturaya istinaden İADE açıklaması ile ... Numaralı 7.185,-TL’lik Temel E-Faturası düzenlenmesi ve sonrasında tarafların süreklilik arzetmek üzere birbirlerine aynı tutarda iade faturaları düzenlenmiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, ancak icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihinden önce enson davalı tarafından davacı ... düzenlenmiş ... Numaralı 7.185 TL Tutarlı iade faturası davacı ticari defterlerine 12.02.2024 tarihinde kayıtlara alınıp davalı tarafa süresinden sonra 04.04.2024 tarihinde tekrar 7.185 TL’lik iade faturası düzenlenmesi sebebiyle her iki taraf ticari defterlerine göre de icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle 7.185,-TL’lik bu fatura tutarı için davacı alacağı görünmemekte olduğu, Sayın Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde taraflar arasında ihtilaf konusu 7.185,-TL tutar için Gümrükleme konusunda Uzman Bilirkişi görevlendirilebileceği değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 7-) Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 8-) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda Yıllık Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, icra takibine dayanak faturaya konu iş için taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine, 7.285,60-TL asıl alacak ve 879,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.164,91-TL'nin tahsili amacyla başlatılan fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi olduğu, davalı (borçlunun) süresi içinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacının 2023 ve 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalının 2023 ve 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden beratların alındığı tarihler dikkate alınarak usulüne uygun tutulmuş olduğu, ancak 2024 ocak ve şubat e-defterleri server çöktüğü beyanı ile incelemeye sunulamamış olduğundan ocak ve şubat e-defterleri incelenememiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 100 TL Alacaklı oldukları, tarafların birbirine süreklilik arzetmek üzere 24/11/2023 tarihinden itibaren düzenledikleri 7.185,60 TL’lik İade faturalarının 2024 yılında da taraflarca düzenlenmeye devam edilmiş olduğu ,davacı tarafından icra takip tarihinden sonra 04.04.2024 tarihinde tekrar davalı tarafa iade faturası düzenlenmiş olduğu, işbu iade faturası düzenlenmesi sonrasında davacının davalıdan 7285,-TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, 04.04.2024 tarihinden sonra da tarafların 7.185,60 TL’lik iade faturasını birbirine düzenlemeye devam etmiş oldukları tespit edilmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, Davalı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle, davalının davacıya borçlu veya davacı ... alacaklı olmadığı, tarafların birbirine süreklilik arzetmek üzere 24/11/2023 tarihinden itibaren düzenledikleri 7.185,60 TL’lik İade faturalarının 2024 yılında da taraflarca düzenlenmeye devam edilmiş olduğu ,davacı tarafından icra takip tarihinden sonra 04.04.2024 tarihinde tekrar davalı tarafa iade faturası düzenlenmiş olduğu, işbu iade faturası düzenlenmesi sonrasında davalının davacıya 7285,-TL Borçlu oldukları tespit edilmiştir. 04.04.2024 tarihinden sonra da tarafların 7.185,60 TL’lik iade faturasını birbirine düzenlemeye devam etmiş oldukları, 22.04.2024 tarihi itibariyle davalı tarafından davacı ... iade faturası düzenlenmesi sonrasında davalının davacıya borcunun kalmamış olduğu tespit edilmiş olduğu, Tarafların cari hesap bakiyeleri arasında icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle 100 TL Fark olduğu, bu farkın davacı tarafından davalı ... 07.12.2023 tarihinde 100 TL Borçlandırılmış olmasından ve davalı ticari defterlerinde bu kaydın olmamasından kaynaklanmış olduğu, İşbu dekontun dayanağının davacı tarafından davalı adına İhracatçılar Birliğine yapılan 100 TL ödemenin davalı ... dekont düzenlenerek yansıtılmış olduğu, ancak bu dekontun davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın 03.11.2023 tarihinde Davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş ... Numaralı 8.922,00 TL Tutarlı Faturanın, içeriğinden TEKNİK DÜZENLEMELER İNCELEME HİZMET BEDELİ açıklaması olan 7.185 TL’nin davalı tarafından kabul edilmeyerek işbu 8.922,-TL’lik faturanın kayıtlara alınıp 7.185 TL kısmı için davacı tarafa 21 gün sonra 24.11.2023 tarihinde ... no.lu faturaya istinaden İADE açıklaması ile ... Numaralı 7.185,-TL’lik Temel E-Faturası düzenlenmesi ve sonrasında tarafların süreklilik arzetmek üzere birbirlerine aynı tutarda iade faturaları düzenlenmiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, ancak icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihinden önce enson davalı tarafından davacı ... düzenlenmiş ... Numaralı 7.185 TL Tutarlı iade faturası davacı ticari defterlerine 12.02.2024 tarihinde kayıtlara alınıp davalı tarafa süresinden sonra 04.04.2024 tarihinde tekrar 7.185 TL’lik iade faturası düzenlenmesi sebebiyle her iki taraf ticari defterlerine göre de icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle 7.185,-TL’lik bu fatura tutarı için davacı alacağı görünmemekte olduğu, Sayın Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde taraflar arasında ihtilaf konusu 7.185,-TL tutar için Gümrükleme konusunda Uzman Bilirkişi görevlendirilebileceği değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda Yıllık Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, taraflar rapora karşı itirazlarını sunmuşlardır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil olma vasfını haiz oldukları, davalının 2023 ve 2024 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, ancak 2024 yılı Ocak ve Şubat e defterlerinin server çöktüğü beyanı incelemeye sunulmadığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle davacının davalından 100,00-TL alacaklı olduğu, davacının davalı adına İhracatçılar Birliğine yapılan 100,00-TL ödeme olarak davalıya dekont düzenlediği, ancak dekontun davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın söz konusu 100,00-TL'lik farktan ve 03/11/2023 tarihli davacı davacı tarafından davalıya düzenlenen 03/11/2023 tarihli 8.922,00-TL bedelli faturanın, içeriğinde "teknik düzenlemeler inceleme hizmet bedeli" açıklaması olan 7.185,00-TL'lik kısmın davalı tarafından kabul edilmeyerek söz konusu kısım için 24/11/2023 tarihinde iade açıklaması ile davacıya 7.185,00-TL'lik iade faturası düzenlemesinden kaynaklı olduğu, tarafların sonrasında süreklilik arz edecek şekilde birbirlerine aynı tutarlı iade faturası düzenledikleri, ancak, icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle en son davalının davacıya iade faturası düzenlediği ve davalı tarafından düzenlenen söz konusu iade faturasının davacı tarafından 12/02/2024 tarihinde defter kayıtlarına alındığı, bu nedenle takip tarihi itibariyle davacının, söz konusu fatura kapsamında alacaklı görünmediği, iş bu itirazın iptali davasına konu icra dosyasındaki takip dayanağının ise söz konusu fatura olduğu, ancak belirtildiği üzere, davacı taraf, davalının en son düzenlemiş olduğu iade faturasını 12/02/2024 tarihinde defterlerine kaydedip, süresinde itiraz etmediğinden veya iade faturası düzenlemediğinden, defter kayıtlarıyla sabit olduğu üzere takip tarihi itibariyle takibe konu fatura kapsamında davacının davalıdan alacaklı olmadığı, davacının süresinden ve takip tarihinden sonra 04/04/2024 tarihinde düzenlemiş olduğu iade faturasının dikkate alınamayacağı, tarafların BA-BS bildirimleri arasında fark olmadığı, sonuç olarak, davacının davaya konu icra takibinin dayanağı olan fatura kapsamında davalıdan alacaklı olduğunu, defter kayıtları, tarafların birbiri ile uyumlu BA-BS formaları ve tüm dosya kapsamına göre ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 427,60-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı şirket yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 8.164,91-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/379, K. 2025/1045, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-379-e-2025-1045-k-583dfd1637d6