İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/354 E. 2025/935 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/354
Karar No
2025/935
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/354 Esas KARAR NO : 2025/935

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili ile dava dışı malikler arasında ... ili ... ilçesi .. Mah. ...(25) Pafta 0 Ada 5122 parselde yer alan ve 1306 sayılı kanun gereğince riskli yapı tespit edilen 6 bloklu ... için Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, 11.06.2021 tarihinde ilgili taşınmazın yıkım ruhsatının müvekkil şirket tarafından alındığını, 18.01.2022 tarihinde proje onayı için başvuru yapıldığını ve onaylandığını, ancak bu süreçler devam ederken maliklerden ... ve ... tarafından ... 3. İdare Mahkemesi... E.- ... K. Sayılı dosya ile ...Başkanlığı tarafından verilen riskli yapı kararının iptali talep edildiğini, dava sonucunda ilgili kararın iptal edildiğini ve istinaf mahkemesinden de kesinleştiğini, bahse konu bu süreçle alakalı maliklerin kira yardımının kesileceği gibi bir durumun söz konusu olmadığını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 27.03.2023 tarihli yazı ile ilgili iptal kararının maliklere yapılan kira ödemelerini kesmeyeceği, hatta kalan ödemelerin de yapılmaya devam edileceğinin bildirildiğini, ... Belediye Başkanlığı tarafından 12.06.2023 tarihli yazı ile parsel üzerinde bulunan 6 adet yapıdan 2'sinin riskli yapı tespiti kararlarının iptal edilmiş olmasının sadece 2 blok ile alakalı 6306 sayılı kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği ve harç muafiyetlerinin iptali söz konusu olduğunu, gelinen süreçte müvekkilinin 09.11.2023 tarihli ihtarname ile maliklerden sözleşmenin mevcut durumlar göz önüne alınarak uyarlanması talebinde bulunduğunu, 28.11.2023 tarihinde de müvekkili şirket tarafından uygulama projelerinin onaylanması ve yapı ruhsatının verilmesi için .... belediyesine müracaat edildiğini, sonrasında müvekkili tarafından ... tarihinde ... sayılı kanun kapsamında ... parsel ile alakalı harç muafiyet durumu belediyeden sordurulduğunu, ... Belediye Başkanlığı tarafından ... tarihli yazı ile idare mahkemesi tarafından verilen iptal kararları dolayısıyla ilgili A-3 ve B-3 blokların riski yapı tespitinin iptal edilmiş olması nedeniyle harç muafiyetlerinden yararlanamayacağına dair cevap verildiğini, sürecin müvekkilin kusuru olmaksızın, malikler tarafından açılan davalar ile sürüncemede bırakıldığını, yine malikler tarafından açılan dava neticesinde riskli yapı kararları iptal edildiği için harç muafiyetlerinden de mahrum kalındığını, maliklerin kusurlu fiilleri ile müvekkilin söz konusu projeyi tamamlamasının engellendiğini; ...'nin 11.02.2024 tarihli Haber Bülteninde, 2 dakika 25 saniyelik bir yayınla konuyu kamuya aktardığını, bu yayının öncesinde müvekkiline savunma hakkı kullandırılmadığını, Haber içeriğinde hem müvekkil şirketin, hem de şirket ortağının isminin açık ve net bir şekilde yer aldığını Haberinde davalı tarafından yazılı ve sözlü olarak gerçek olmayan ve müvekkilini açıkça karalamaya yönelik beyanlarda bulunulduğunu, ancak bu beyanların gerçekleri yansıtmadığını, hatta aksi durumun kesin delillerle kanıtlandığını, haberlerde malik beyanlarında müvekkilinin ünlü bir firmanın ismini kullandığının iddia edildiğini, hiçbir zaman kendi unvanları dışında bir beyanda bulunmadığını, Projeye dair iddiaların tamamen gerçek olmayan içeriklerden oluştuğunu, Müvekkili şirket hakkında yayınlanan haberin, müvekkili şirketin şahsi ve ekonomik menfaatlerini zedeler nitelikte olduğunu, gerçekleri yansıtmayan şekilde yayınlanan bu haberin, müvekkil şirkete ilişkin yanıltıcı bilgilere ve müvekkili şirketin sunduğu hizmetin kalitesiz olduğuna dair tüketici nezdinde yanıltıcı bir izlenim yarattığını, bu durumun da müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesine sebep olduğunu, söz konusu haberde, müvekkili şirketin başka bir firmanın adını kullandığı, sahte bir firma olduğunu, projedeki ödemeleri şahsına aldığını, projeye dair hiçbir işi yapmadığını, insanları kandıran ve dolandıran bir firma olduğunun iddia edildiğini, ancak müvekkili firmanın 1980'lerden bu yana aynı isimle varlığını sürdüren, onlarca başarılı projenin sahibi, hakkında hiçbir cezai ya da idari süreç bulunmayan bir firma olduğunu, davalıya ait kanalda yayınlanan söz konusu gerçek dışı haberi ile ticari itibar ve saygınlığı saldırıya uğrayan müvekkili şirketin zararının tazmini bakımından Medeni Kanun 24/a ve Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ve TTK m. 58/2 uyarınca tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalı tarafın, müvekkilleri hakkında kötüleyici beyanları ve gerçek olmayan haber yayını nedeniyle meydana gelen haksız rekabetin tespiti, durdurulmasına ve men'ine, bu bağlamda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın işbu davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafın haksız rekabet işlediğinin tespiti ve önlenmesine ilişkin verilecek kararın masrafın davalılardan alınarak Türkiye çapında tirajı yüksek olan üç gazeteden birinde ilanına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Dava dilekçesinin usule uygun olmadığını, davaya konu yayında basın faaliyeti bakımından üstün nitelikte kamusal yarar hukuka uygunluk nedeninin bulunduğunu, açıklamanın yapıldığı yerde müteahhit firma yetkililerinin bulunmadığı gibi inşaat alanının girişinde bulunan firmaya ait büronun kapalı olması nedeniyle konuya ilişkin bilgilerine başvurulamadığını, ancak yapılan açıklamalardan ortada yaklaşık 4 yıldır bir mağduriyet yaşayan 200 kadar kat malikinin bulunduğunu, seslerini müteahhit firma yanında ... Belediye Başkanı ve keza ... Belediye Başkanına duyurmak amacıyla basın açıklamasında bulunduklarını, bu açıdan müvekkilinin davacı yanı karalamak maksadıyla haber yaptığı, itibarını hedef aldığı yönündeki iddialarının hiçbir surette kabulünün mümkün olmadığını, Anayasa'da ve 5187 sayılı Basın Kanunu'nda ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde de ifade ve haber alma özgürlüğünün sağlanması esastır şeklinde belirtildiğini, haber yayınının basının haber verme hak/ödevi sınırlarını çizen ilkelere uygun olup bu nedenle müvekkilinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin haber sunumunda hiçbir surette davacılara yönelik bir yorum ya da eleştiride bulunmadığını, açık bir şekilde şirket unvanı ya da gerçek kişi ismine yer vermediğini, konuya ilişkin olarak dilekçede yapılan alıntıların esasen site maliklerinin sözlerine ilişkin olduğu gibi basın açıklamasının yapıldığı alanda bulunan pankartların da anlık olarak görsellere yansıdığını, bu alanda da site maliklerinin sadece mütcahhitlere değil ilçe belediye başkanına da seslendiklerini, davacı yanın iddialarına esas aldığı başlıkların ne olayın görünür gerçekliğini zedelediğini ne de öz ile biçim arasındaki dengeyi bozduğunu, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminata hükmolunabilmesi için hukuka aykırılık, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, davaya konu haberde hukuka aykırılık unsurunun olmadığını, ayrıca iddia olunan maddi zararın somut olarak ortaya konulamadığı gibi zarar ile yayın arasında illiyet bağı kurulamadığını, aleyhe kabul anlamına gelmemek üzere; davacının, ilgili haber yayını nedeniyle bir zarara uğramış olsa dahi bu konuda basının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, daha üstün nitelikte kamu yararı karşısında talebin kabul göremeyeceğini, somut olayda davacı yanın uğramış olduğu bir zarar bulunmakta ise her şeyden önce bu konudaki sorumluluğun kendi eylemlerinden ve/veya Ümit sitesi sakinlerinin iddialarından kaynaklan bir zarar olabileceğini, açıklanan sebeplerle davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız rekabetten kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafın davacılar hakkında yaptığı iddia olunan haber yayını nedeniyle haksız rekabetin ve ticari itibar kaybının söz konusu olup olmadığı, haberin basın özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığı, davacı tarafın haksız rekabetin tespiti durdurulması ve men'i ile ticari itibar kaybına dayalı olarak davalıdan maddi ve manevi tazminat isteme şartlarının oluşup oluşmadığı öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır. Davalı tarafça mahkememizin görevine ilişkin itirazda bulunulmuş ise de TTK m.4 gereğince Mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili olduğu anlaşıldığından görev itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 10/01/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişi, ekonomi ve finans alanında uzman bilirkişi , İnşaat-Kentsel Dönüşüm alanında uzman bilirkişi ve Basın Yayın-Habercilik konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetine tarafından ibraz edilen 08/05/2025 tarihli raporda özetle; "a) Davalının elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan haberde “sahte gayrimenkul firması ile kat maliklerini tanıştıran sorumlu tutulan kişi şu anda yönetimin suçunun olmadığını söyledi” şeklinde davacılar hakkında birtakım kötüleyici ifadelere yer vermesi ve davacıların bu konudaki savunmalarına yer vermemesi; haksız rekabet halleri arasında sayılın “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek...” hali olup haksız rekabet oluşturduğu, b) TTK. m. 56/l-e hükmü uyarınca, maddi tazminat olarak, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verilebileceği, ancak davalının haksız rekabet nedeniyle elde etmiş olduğu gelirin tespit edilemdiği, bu durumda TBK. m. 50 hükmü uyarınca yine de Sayın Mahkemece uğranılan diğer zararlarla ilgili olarak maddi bir tazminat tayin edilebileceği, c) Davacı açısından manevi tazminat talep etme şartının da gerçekleştiği,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Mahkememizin 16/06/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişi, ekonomi ve finans alanında uzman bilirkişi , İnşaat-Kentsel Dönüşüm alanında uzman bilirkişi ve Basın Yayın-Habercilik konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetine tarafından ibraz edilen 06/10/2025 tarihli ek raporda özetle; "...bilirkişi heyetimizin kök rapordaki görüş ve kanaatinde herhangi bir değişiklik bulunmadığı, davacının talep edebileceği zararın TBK. Madde 50 hükmü dikkate alınarak tespit edilmesi yoluna gidilebileceği, maddi tazminatın bilirkişi heyetimizce hesaplanamadığı..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Türk Ticaret Kanunu m. 54/2 haksız rekabeti, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar” şeklinde tanımlanmış daha sonra TTK. m. 55 hükmünde uygulamada en sık görülen haksız rekabet hallerine, sınırlayıcı olmamak koşulu ile, örnekler vermiştir. Haksız rekabet halleri arasında, “sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; … Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek...” hususları da girmektedir (TTK. m. 55/1). Raporda sektörel yönden yapılan tespitler dikkate alındığında, davalı tarafından yapılan haberle haksız rekabet eyleminde bulunulduğu sonucuna varılmıştır. Davalının elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan haberde “sahte gayrimenkul firması ile kat maliklerini tanıştıran sorumlu tutulan kişi şu anda yönetimin suçunun olmadığını söyledi” şeklinde davacılar hakkında birtakım kötüleyici ifadelere yer vermesi ve davacıların bu konudaki savunmalarına yer vermemesi; haksız rekabet halleri arasında sayılın “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek...” hali olup haksız rekabet oluşturmaktadır. Gerçekten de yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, basın ve ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığı, doğrudan olgu isnadı biçiminde kesin yargı içeren haberlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, haberi verirken özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, objektif sınırlar içinde kalınmadığı, haber başlığının küçük düşürücü nitelikte, ağır ve rencide edici olduğu, bu itibarla yayının basın özgürlüğü kapsamını aştığı ve doğrudan davacıların kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Haksız rekabete ilişkin “hukuki sorumluluk” başlığını taşıyan TK. m. 56 hükmüne göre: “(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir”. Yine TTK. m. 59 hükmüne göre: “Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler”. Somut olayda davacılar, haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat talep etmektedir. Bu talebe göre haksız rekabet eylemi nedeniyle zarar oluştuğu ve miktarını TBK m. 50 hükmüne göre davacılar ispatla mükelleftir. Eldeki davada davalıların haksız rekabet oluşturacak eyleminin bulunduğu tespit edilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde maddi zararını somutlaştırmamış, talep netleştirme dilekçesinde de yalnızca mali kayıtlara dayanmış, ancak mali kayıtlarda yapılan incelemede bilirkişilerce davacının haksız rekabet nedeniyle uğramış olduğu herhangi bir zarar tespit edilememiştir. Buna göre davacıların maddi zararın oluştuğu ya da davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatinin varlığı hususundaki iddiası ispata muhtaç kaldığından ispatlanamayan maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte TTK m.56/1-e hükmünde ifade edildiği üzere, davacı, Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini de isteyebilir. Somut olayda dava konusu haberin haksız rekabet teşkil ettiği ve davacıların ticari itibarı ile kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olduğu, manevi tazminat talep şartının oluştuğunun kabul edilerek davacı ... için 40.000,00 TL için, davacı ... A.Ş için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davacıların maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, 2-Davacıların manevi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile, davacı ... için 40.000,00-TL için, davacı...A.Ş için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Karar tarihine göre alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 853,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Peşin alınan 2.561,63 TL harcın davalıdan tahsili ile müştereken ve müteselsilen davacılara verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 1.200,00-TL sinin davalıdan geriye kalan 2.400,00 TL nin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Manevi tazminat yönünden davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile müştereken ve müteselsilen davacılara verilmesine, 7-Maddi tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 42.000,00 TL bilirkişi ücreti, 242,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 42.730,40 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 14.243,46 TL'sinin davalıdan alınarak müştereken ve müteselsilen davacılara verilmesine, arta kalan masrafın davacılar üzerinde bırakılmasına, 9-Davacılar ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. .23/12/2025

Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/354, K. 2025/935, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-354-e-2025-935-k-7de4ca5e590c