İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/272 E. 2025/828 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/272
Karar No
2025/828
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/272 Esas KARAR NO:2025/828

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/05/2024 KARAR TARİHİ:24/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, olay tarihi olan 25.06.2022 tarihinde ... (...) Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin önünde yaya geçidinden geçerken yaralamalı trafik kazasının mağduru olduğunu, müvekkilinin olay döneminde eşinin beyin kanaması geçirmesi ve felçli hale gelmesinden mütevellit hastanede beş aydır refakatçilik yapmakta iken başına bu talihsiz olay geldiğini, olay günü su almak için dışarı çıktığında hastanenin önünde yaya geçidinden geçerken davalı araç şoförü ...'ın müvekkiline ...plakalı şahsi aracı ile çarptığını, müvekkilinin de kaza sebebiyle bayıldığını ve gözünü hastanede açtığını, müvekkilinin kaza nedeniyle sol omzunda kırıklar ve ezilmeler meydana geldiğini ve düzelemeyerek vücudunda maluliyet kaldığını, olayın müvekkili ve ailesini derinden sarstığını, bir hasta bakarlarken müvekkili ile eşi birlikte iş göremez hale geldiğini, evde müvekkilinin eşine bakan tek kişi müvekkili olduğundan, bu durumda müvekkili birlikte eşi de son derece mağduriyet yaşadığını, müvekkilinin halen kolunu tam anlamı ile yukarı kaldıramadığını, sol kolu ile işlerini yarım yamalak yaptığını, kolunun eski işlevini kaybettiğini, birden çok fizik tedaviye rağmen yeterlilik düzeyine dahi gelemediğini, davalı ...'ın müvekkili taksirle yaralaması neticesinde hakkında taksirle yaralama suçuna istinaden adli soruşturma başlatıldığını ve akabinde .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı dava dosyasında yargılaması yapılarak cezalandırıldığını, Mahkeme kararında davalı hakkında bir kişinin taksirle yaralanmasına sebep olmaktan 7 ay 15 gün hapis cezası ile hapis cezası verildiğini ve ertelendiğini, ayrıca davalı sanık hakkında sürücü belgesinin takdiren 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verildiğini, davalı ...'ın aracın olay günü hem şoförü hem sahibi olup asli olarak sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporundan da %75 kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, olayda müvekkiline hiçbir şekilde kusur yükletilmediğini, kusurlu kabul edilen karşı taraf olduğunu, aynı zamanda davalı ...'ın aracının trafik sigortası diğer davalı ... Anonim Şirketi olduğunu ve sigorta poliçe numarası ... olduğunu, dava açmadan evvel öncelikle müvekkiline çarpan aracın sigorta şirketi olan ...'ya başvuru yapıldığını, akabinde müvekkiline 181.110,87'TL'lik bir ödeme yapıldığını, ardından eksik ödeme yapıldığı kanatlerinden ötürü arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk aşamasında da her iki davalı ile anlaşmaya varılamadığını, bu sebeplerle; davanın kabulü ile, haksız fiilden kaynaklanan bedensel zarar nedeni ile fazlaya ilişkin tüm talep, dava, alacak ve haklar saklı kalmak ve sonradan arttırılmak üzere öncelikle, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebini içerir davanın sonunda talepleri açısından ilamın icra kabiliyetini yitirmemesi yönünden davalı gerçek kişi konumunda bulunan ...'ın menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerden doğan hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, trafik kazasında müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek 10.578,00-TL tedavi giderleri ve tüm iyileşme süresince yapılan her türlü masraflar, 250,00-TL geçici iş göremezlik nedeni ile güç kaybı tazminatı, 750,00-TL sürekli iş göremezlik nedeni ile çalışma ve beden gücü kaybı tazminatı olmak üzere şimdilik 11.578,00-TL maddi tazminatın işleten/sürücü yönünden olay tarihinden sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizinin, ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, 100.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'a ödetilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 01.02.2024 tarihinde doğru veriler çerçevesinde davacıya 181.110,87-TL ödeme gerçekleştirerek davacı tarafların zararını karşıladığını, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, bu nedenle huzurdaki davanın reddini, mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç, müvekkili şirkete, 10.08.2021-10.08.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere T-...-0-0 poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumlulukları, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde bakiye 318.889,13-TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde olayın oluş şekli göz önüne alındığında davacının tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalanan araç sürücüsü kazanın meydana gelmemesi adına kendisinden beklenen tüm özen ve dikkati sergilediğini, kazanın meydana gelişinde hayatını tehlikeye atan davacının olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfının kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın araç trafiğini kontrol etmeden ve trafik kurallarını dikkate almadan karşıdan karşıya geçtiği esnada kazanın gerçekleştiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde davacının herhangi bir işte çalıştığını beyan etmediğini, ev hanımı olduğunu ifade ettiğini, tazminat hesabında esas alınacak ücret, sunulan delillerden ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden tereddüde sebebiyet vermeyecek derecede açık ve net olarak tespit edilmiş olması gerektiğini, aksi halde ise asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bu sebeple davacı tarafın ev hanımı olması sebebiyle kabul anlamına gelmemek ile birlikte olası tazminat hesaplamasında gelirin asgari ücret olarak esas alınması gerektiğini, davacıya SGK tarafından rücuya tabi daimî veya geçici iş göremezlik ödeneğinden bir ödemenin yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, ZMSS genel şartlarına göre geçici iş Göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri, hastane masrafları poliçe teminatında olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik adına herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yasa uyarınca konu tutardan SGK sorumlu olacağını, dosyada davacı taraf tazminata müvekkili şirket yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz hükmedilmesi gerektiğini talep ettiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete eksik evrakla başvuru yapmış olması nedeni ile müvekkili şirketin temerrüt tarihi dava tarihi olduğunu, davaya konu sigortalı aracın tipinin hususi olması nedeni ile mahkemece tazminata hükmedilmesi halinde konu miktara ancak yasal faiz işletilebileceğini, dava öncesi temerrüt oluşmadığından, aksi durumda davacı tarafça kanıtlanmadığından ve hatta iddia dahi edilmediğinden, ıslahtan öncesi talepler adına faiz başlangıç tarihi ancak dava tarihi olabileceğini, bu sebeplerle, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BEYAN: Davalı ... vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; Dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkiline atfedilen %75'lik kusur oranının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, ceza dosyası muhteviyatında da mevcut olan kamera kayıtları incelendiğinde, davacının hızlı bir şekilde alan kontrolü yapmadan karşıdan karşıya geçtiği görüldüğünü, bu bakımdan davacının da olayda, hayatın olağan akışı çerçevesinde, kusuru bulunduğu aşikar olduğunu ancak söz konusu raporda davacıya kusur atfedilmediğini, bu değerlendirmenin doğru olmadığını, bu nedenle ceza dosyasındaki raporun dosyada hükme esas teşkil etmesi mümkün olmadığını, söz konusu raporda müvekkiline atfedilen kusura ve kusur oranına, kazanın yaya yolunda olduğuna yönelik tespite ve müvekkilinin asli kusurlu olduğuna yönelik tespitin son derece hakkaniyetsiz olduğunu, yapılacak tahkikat neticesinde ortaya çıkacak kusur durumuna göre Borçlar Kanunu'nun müvekkili lehine olan hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin 100.000 TL gibi fahiş derecede yüksek bir talep olduğu görüldüğünü, bu miktar, manevi tazminatın davacı tarafından bir zenginleşme aracı olarak görüldüğünü gösterdiğini, ... A.Ş.'nin, dava konusu olay ve talepleri nedeni ile, 01.02.2024 tarihinde davacıya 181.110,87-TL ödeme yaptığını, davacı tarafın tüm zararı eksiksiz ve tam olarak karşılandığını, davacı taraf, zararları karşılanmış olmasına rağmen bu davayı ikame ettiğini, davacının tüm iyileşme süresince yapılan masrafların tazminini talep ettiğini, bu talebin somut ve anlaşılabilir olmadığını, bu talebin somutlaştırılması gerektiğini, bu sebeplerle; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. TALEP ARTIRIM: Davacı vekili tarafından sunulan talep artırım dilekçesinde özetle; Dava dosyasına gelen ek bilirkişi raporunda tedavi giderleri 15.578,00 TL, geçici iş göremezlik 17.013,60 TL, sürekli iş göremezlik 150.113,89 TL olarak hesaplandığını, bu doğrultuda dava miktarının 10.578,00-TL olarak açtıkları tedavi giderleri ve tüm iyileşme süresince yapılan her türlü masrafları 5.000,00 TL, 250,00-TL olarak açtığımız geçici iş göremezlik tazminatını 16.763,6 TL olmak üzere toplam 21.763,6-TL tutarında arttırdıklarını, toplam 21.763,6-TL tutarındaki talep arttırım taleplerinin kabulü ile toplam 32.591,6 TL maddi tazminatın işleten/sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizinin, ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü'nden gelen davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığını içerir müzekkere cevabı, Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen davacıya SGK ile sözleşmeli/protokollü Sağlık Hizmet Sunucuları tarafından SGK'ya fatura edilmiş ve SGK tarafından karşılanmış tutarları gösterir Medula Hastane dökümlerini içerir müzekkere cevabı, ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen davacıya ait kullandığı ilaçları gösterir liste, ... Polis Merkezi Amirliği'nden gelen davacıya ait sosyal ve mali durum araştırma tutanağı, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları, ... Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları, Dr. ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları ve CD, 50200271-2 numaralı hasar dosyası, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 30/12/2024 tarihli kusur raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 19/02/2025-... karar nolu maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 25.06.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacı...'nun maluliyetinin oluşup oluşmadığı, zarara uğrayıp uğramadığı, bu trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının tedavi giderleri, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik talebinden ibaret maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf 25/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak geçici iş göremezlikten kaynaklı 250,00 TL, sürekli işgöremezlikten kaynaklı 750,00 TL, tedavi giderinden kaynaklı 10.578,00 TL olmak üzere maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili özetle, davacı tarafına yapılan 181.110,87-TL ödeme ile davacı yanın tüm zararının karşılandığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve yine poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, sigortalının meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, SGK'ya dava konusu kazaya ilişkin davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, geçici maluliyetten, tedavi giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığını tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 04/03/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi; zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olup, sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle de davanın TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğu bu nedenle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin kaza tarihini kapsar şekilde ...plakalı otomobilin 10/08/2021 - 10/08/2022 vadeli dönemi ZMMS poliçesi ile sigortalandırmış olduğunun mevcut poliçenin tetkikinden tespit edildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. 25.06.2022 tarihinde saat 12.40 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile ... ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken olay yeri ... Sokak kesişimi kavşağa gelip sol tarafında bulunan sokağa doğru dönüş yapıp sokağa katıldığı esnada otomobilin ön kısmı ile, seyir istikametine göre yolun sağ tarafından taşıt yoluna girip kavşak ve yaya geçidi mahallinden karşıdan karşıya geçiş yapan davacı yaya...'a çarpması sonucu dava konusu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi; zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olup, sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle de davanın TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğu bu nedenle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 30/12/2024 tarihli kusur raporuna göre; "25.06.2022 tarihinde saat 12.40 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile ... ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken olay yeri ... Sokak kesişimi kavşağa gelip sol tarafında bulunan sokağa doğru dönüş yapıp sokağa katıldığı esnada otomobilin ön kısmı ile, seyir istikametine göre yolun sağ tarafından taşıt yoluna girip kavşak ve yaya geçidi mahallinden karşıdan karşıya geçiş yapan davacı yaya...'a çarpması sonucu dava konusu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Dosya tümüyle incelendi. Trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu içeriği, keşif zaptı, mevcut diğer veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak kazanın yukarıda "Olay" bölümünde anlatılan şekilde meydana geldiği anlaşılmış, olay yerinde yaya geçidi üzerinde park halinde taksinin yayanın görünürlüğünü engellememesi, olay yerinin hem yaya geçidi hem de kavşak mahalli olması hususları dikkate alındığında park halinde olan taksinin olayda kusuru olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde kusur dağılımı yapılmıştır. Mevcut verilere göre; A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay yeri kavşağı ve yaya geçidi dikkate alarak kontrollü bir şekilde seyretmesi, ilk geçiş hakkını kavşak ve yaya geçidi mahallinden karşından karşıya geçiş yapan davacı yayaya vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek seyir istikametine göre yolun sağ tarafından taşıt yoluna girip kavşak ve yaya geçidi mahallin geçiş yapan davacı yayaya çarptığı olayda asli kusurludur. B) Davacı yaya... kavşak ve yaya geçidi mahallinden karşıdan karşıya geçişi esnasında sol tarafından dönüş manevrası ile gelen davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı yaya...'nun kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor düzenlenmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 19/02/2025-... karar nolu maluliyet raporuna göre; "25/06/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca sürekli, geçici maluliyetin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa süresi ve oranı ile bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa süresi sorulmaktadır. Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 20/09/1967 doğumlu, ...’nun 25/06/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, üst ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.10’a göre %2, Şekil 2.11’e göre %1, Şekil 2.12’ye göre %2 olduğu, toplam üst ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 2.3’e göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 25/06/2022 tarihinde meydana geldiği ve 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmakla; düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Aktüer Bilirkişi ... ve Doktor Bilirkişi Dr. ... tarafından 22/06/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca; Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada, poliçe başlangıç tarihinin 10.08.2021 yani Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden SONRA aynı zamanda ödemenin de 01.04.2024‘de yani Anayasa Mahkemesi ‘nin 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarını İPTAL kararından SONRA gerçekleştiği yani poliçenin başladığı ve ödemenin yapıldığı tarihlerde 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarının ilgili maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olduğu dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Davalı ... A.Ş. tarafından dosyaya sunulan evraktan 01.04.2024‘de davacıya yapılan ödeme tutarının 181.110,87 TL olarak görünmekte olup, davalı ... A.Ş. tarafından davacıya 01.04.2024‘de yapılan ödemenin hangi zarar kalemine (Geçici – Sürekli İş Göremezlik, Tedavi Gideri) istinaden yapıldığına dair herhangi bir belge tespit edilemediğinden; ödemenin Sürekli İş Göremezlik Zararına istinaden yapıldığı varsayılarak, yapılan ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararı ile karşılaştırıldığı, Dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, yukarıda bir örneği sunulan yerleşik Yargıtay kararlarına istinaden davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik Zararından bu aşıdan bir tenzil yapılmadığı, ... A.Ş.nın Ödeme Tarihi Esas alınarak Yapılan Hesaplamada: Yapılan ödemenin yerindeliğinin takdiri Sayın Mahkeme ‘ye ait olmak üzere, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 150.113,89 TL olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 181.110,87 TL ödeme ile davacının toplam Sürekli İş Göremezlik zararının %120,65 oranında aşarak karşılandığı, Tedavi Giderleri ve Geçici İş Göremezlik zararı yönünden yapılan ödeme olmadığı, ... A.Ş. yönünden davacının hesaplanan karşılanmamış Tedavi Giderleri ve Geçici İş Göremezlik zararının 22.013,60TL olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Aktüer Bilirkişi ... ve Doktor Bilirkişi Dr. ... tarafından 26/09/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet ek raporuna göre; "İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımızca; Davacı vekilinin kök rapora aktüeryal yönden itirazlarına cevabın iş bu raporun 1. Sayfasında Sayın Mahkeme‘nin takdirine sunulduğu, Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada, poliçe başlangıç tarihinin 10.08.2021 yani Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden SONRA aynı zamanda ödemenin de 01.04.2024‘de yani Anayasa Mahkemesi ‘nin 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarını İPTAL kararından SONRA gerçekleştiği yani poliçenin başladığı ve ödemenin yapıldığı tarihlerde 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarının ilgili maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olduğu dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Davalı ... A.Ş. tarafından dosyaya sunulan evraktan 01.04.2024‘de davacıya yapılan ödeme tutarının 181.110,87 TL olarak görünmekte olup, davalı ... A.Ş. tarafından davacıya 01.04.2024‘de yapılan ödemenin hangi zarar kalemine (Geçici – Sürekli İş Göremezlik, Tedavi Gideri) istinaden yapıldığına dair herhangi bir belge tespit edilemediğinden; ödemenin Sürekli İş Göremezlik Zararına istinaden yapıldığı varsayılarak, yapılan ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararı ile karşılaştırıldığı, Dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, yukarıda bir örneği sunulan yerleşik Yargıtay kararlarına istinaden davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik Zararından bu aşıdan bir tenzil yapılmadığı, Dosyaya kök raporda belirlenen belgelendirilmeyen paramedikal giderlere ek olarak davacı adına düzenlenmiş ... Hastanesi’nin faturaları ve isimsiz eczane fişleri ekli olduğu görüldü. ... Hastanesi’nce düzenlenmiş faturalar (fizik tedavi açıklamalı) toplamı 2.700,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Eczane fişlerinin (sağlık hizmetleri açıklamalı) toplamı 7.878,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Toplam (Fizik tedavi ve ek ilaç için faturalı gideriler) 10.578,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Kök raporda ulaşım, diyet, pansuman vb. paramedikal belgelendirilemeyen gider 5.000,00 TL, Sonuç olarak; SGK Tarafından Karşılanmayan Belgeli Ve Belgelen 15.578,00 TL olduğu, ... A.Ş.nın Ödeme Tarihi Esas alınarak Yapılan Hesaplamada: Yapılan ödemenin yerindeliğinin takdiri Sayın Mahkeme‘ye ait olmak üzere, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 150.113,89 TL olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 181.110,87 TL ödeme ile davacının toplam Sürekli İş Göremezlik zararının %120,65 oranında aşarak karşılandığı, Tedavi Giderleri ve Geçici İş Göremezlik zararı yönünden yapılan ödeme olmadığı, ... A.Ş. yönünden davacının hesaplanan karşılanmamış Tedavi Giderleri ve Geçici İş Göremezlik zararının 32.591,60 TL olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekili 26/11/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile tedavi giderleri talebini 15.578,00-TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 17.013,60-TL'ye artırdığı maddi tazminatın davalılardan işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte, 100.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile işleten ve sürücü tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, tamamlama harcını yatırdığı ve talep arttırım dilekçesinin davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Tarafların iddia,savunmaları, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 25.06.2022 tarihinde saat 12.40 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile ... ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken olay yeri ... Sokak kesişimi kavşağa gelip sol tarafında bulunan sokağa doğru dönüş yapıp sokağa katıldığı esnada otomobilin ön kısmı ile, seyir istikametine göre yolun sağ tarafından taşıt yoluna girip kavşak ve yaya geçidi mahallinden karşıdan karşıya geçiş yapan davacı yaya...'a çarpması sonucu dava konusu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, Mahkememizce hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Kurulunun 30/12/2024 tarihli raporunda davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay yeri kavşağı ve yaya geçidi dikkate alarak kontrollü bir şekilde seyretmesi, ilk geçiş hakkını kavşak ve yaya geçidi mahallinden karşından karşıya geçiş yapan davacı yayaya vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek seyir istikametine göre yolun sağ tarafından taşıt yoluna girip kavşak ve yaya geçidi mahallin geçiş yapan davacı yayaya çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %100 oranında asli kusurlu olduğu, düzenlenen raporun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alındığı, Mahkememizce hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulunun 19/02/2025 tarihli maluliyet raporuna göre; davacının 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında yapılan değerlendirilmesinde, tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, dosyanın hesaplama yönünden bilirkişi raporu alınmak üzere aktüer ve doktor bilirkişisine tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 181.110,87-TL lik ödeme ile karşılandığı, geçici iş göremezlik zararının 17.013,60-TL, tedavi gideri zararının 15.578,00-TL olarak tespit edildiği, yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı, meydana gelen zarardan davalı ...'ın ...plakalı araç sürücüsü ve işleteni olarak davalı ... A.Ş'nin ...plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumluluğunun bulunduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararı her ne kadar 150.113,89-TL olarak tespit edilmişse de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti kapsamında ödeme yaptığı, davacı yanın sürekli iş göremezlik zararının karşılandığı anlaşıldığından bu talebin reddine, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatların karşılanmadığı dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden geçici iş göremezlik zararının 17.013,60-TL, tedavi gideri zararının 15.578,00-TL olarak kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar yeni genel şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden ötürü sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketinin geçici bakıcı gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2022/2013 E. 2023/540 K. Sayılı ilamı ) Davacı taraf trafik kazası nedeniyle uğradığı manevi zararlara ilişkin davalı sürücü/işleten ...'dan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K. sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır. Davaya konu somut olay anılı yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazası neticesinde, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kaza nedeniyle davacı tarafta yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacının 50.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 25/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davalı sigorta şirketi tarafından 01/04/2024 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşıldığından 01/04/2024 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir, trafik kazasına neden olan araç hususi olduğundan ve gerçek kişi adına kayıtlı olduğundan yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat istemine yönelik DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı uğradığı maddi zarar karşılığı olan 17.013,60-TL tazminatın (davalı ... A.Ş'nin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihi olan 25/06/2022 tarihinden itibaren (davalı ... A.Ş yönünden 01/04/2024 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b) Davacının tedavi giderinden kaynaklı uğradığı maddi zarar karşılığı olan 15.578,00-TL tazminatın (davalı ... A.Ş'nin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihi olan 25/06/2022 tarihinden itibaren (davalı ... A.Ş yönünden 01/04/2024 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c) Davacının sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 2-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat istemine yönelik DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; davacının trafik kazasından kaynaklı uğradığı manevi zarar karşılığı 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Karar tarihinde bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.641,83-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.277,48-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.364,35-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 3.519,02-TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen, geri kalan 80,98-TL-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Maddi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 32.591,60-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Manevi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Maddi tazminat yönünden; Davalılar ... Anonim Şirketi ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Anonim Şirketi ve ...'a verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.905,48-TL Peşin/nisbi Harcı, 372,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 2.705,08-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 24.10.2024 fatura tarihli 2024/... adli tıp nolu 750,00-TL adli tıp fatura ücreti, 06.01.2025 fatura tarihli 2024/... adli tıp nolu 3.750,00-TL adli tıp fatura ücreti, 04.03.2025 fatura tarihli 2025/14750 adli tıp nolu 5.850,00-TL adli tıp fatura ücreti, 2.678,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.028,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 22.490,32-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı ... vekilinin yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/272, K. 2025/828, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-272-e-2025-828-k-a2afb900c86f