İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/154 E. 2025/1412 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/154
- Karar No
- 2025/1412
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. Av.
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/02/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01.01.2022 imza tarihli Personel Taşıma Sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin 9. md.sine göre; sözleşmenin, 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasında geçerli olduğunu, 9. maddenin devamında sözleşmenin fesih şartlarının belirtildiğini, buna göre; davalının, üç ay öncesinde tebligat göndererek sözleşmeyi dilediği zaman feshedebileceğini, sözleşme ilişkisinin 31.12.2022 tarihinden sonra da devam ettiğini, davalının sözleşmeyi 17.07.2023 tarihi saat 15.30 itibariyle haksız şekilde feshettiğini, feshin haksız olduğu ve yasal yollara başvurulacağının cevaben davalıya ihtar edildiğini, ihtarda verilen sürenin sözleşmeye aykırı olduğunu, davalının üç aylık süreye uymayan haksız fesih sebebi ile müvekkilinin 17.07.2023 günü 15.30'tan sonrası ile feshin sözleşmeye göre yapılmış olsaydı sözleşmenin sona ermesi gereken tarih olan 11.10.2023 tarihleri arasındaki kârdan mahrum kaldığını, şimdilik 100.000-TL'nin (belirsiz alacak davası olarak) haksız fesih tarihi olan 11.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi (reeskont avans) ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01.01.2021 tarihli Personel Taşıma Sözleşmesi aktedildiğini, davacının edimlerini sözleşmeye uygun olarak ifa etmekten imtina ettiğini, bu durum karşısında uyarılarda bulunulmuş olsa da davacının hizmet kalitesinin arttırılması hususunda hiçbir aksiyon almadığını, mağduriyeti son vermek amacıyla sözleşmenin haklı sebeplere dayanarak feshedildiğini, davacı tarafça arabuluculuk yoluna gidilmediğini, davacının 2022 yılının ilk aylarından itibaren sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti sunamadığını, davacının edimin ifası üzerine kullandığı araçların kalitesi ve yaşının sözleşmede belirtilen kriterlerin fazlasıyla altında olduğunu, bunun yanında davacının seyir halinde dikkat edilmesi gereken güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle birçok trafik kazası da yaşandığını, sözleşmenin, 31.12.2022-01.01.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere uzatıldığını, sözleşmenin başlangıç tarihinden fesih tarihine kadar geçen sürede davacının hizmet kalitesinde ciddi bir düşüş yaşanmaya başladığını, sözleşmede taşımacılığı yapılacak olan personelin güvenliği, konforu ve sağlığı gözetilerek servis araçlarının belli bir standarda sahip olması gerektiğinin öngörüldüğünü, davacının hizmet kalitesinde yaşanan tüm bu problemlere ilişkin defaatle uyarılar yapıldığını, davacıya atılan 17.03.2023 tarihli e-maildeki beyanlarının davalı tarafa yapılan uyarılara örnek teşkil eder nitelikte olduğunu, uyarılarına rağmen ifa borcu altında olduğu tüm bu hususlara ilişkin yeterli iyileştirmeyi yapmadığını, müvekkili şirketin derhal haklı fesih imkanı bulunmakta olup müvekkili şirketçe bu hakkın kullanıldığını, bu mağduriyetlerin son bulması amacıyla ilgili taşıma hizmetini sonlandırma kararı aldığını, haklı sebeplere dayanarak sözleşmenin feshedildiğini, davacının müvekkili şirket tarafından kendilerine iletilen uyarı mailine cevaben hizmet kalitelerinin düşük olduğunu ve sözleşmedeki kriterleri sağlayacak envantere sahip olmadığını bizzat ikrar ettiğini, davacının 20.03.2023 tarihli e-mailindeki beyanla hizmet kalitesinde yaşanılan problemler olduğunu ikrar ettiğini ve bu sorumluluğu bizzat üstlendiğini, sözleşmenin 13. maddesi uyarınca 3 aylık süre kısıtlamasına takılmaksızın, özenle ifa borcunun yerine getirilmemesi nedeniyle feshetme hakkını haiz olduklarını, ancak bir an için davacının davasında haklı olduğu düşünülse dahi 3 aylık fesih bildirim süresi kadar tazminat talep edebileceğini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin feshinden kaynaklanan zararların hesabında, feshin ardından davacının yeni bir taraf ile yeni bir sözleşme akdedip etmediği, feshin ardından ifa etmediği hizmetler nedeniyle elde ettiği karların ve harcamaktan imtina ettiği giderlerin tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde davacı tarafça sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak menfi ve müspet zararların aynı anda istenmesinin mümkün olmadığını, TBK 52 kapsamında zararın davacı tarafça doğmasına ve artmasına sebep olunduğundan tazminat indirim sebebi de teşkil ettiğini, davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Mahkememizde açılan işbu dava taraflar arasında akdedilen personel taşıma sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı yoksun kalınan kar talebine ilişkindir.Dava konusu uyuşmazlık hakkında tespit amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 11.11.2024 tarihli raporda "Taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği iddiasına ilişkin tutulan tutanak veya belge olup olmadığı, haklı feshi sebeplerinin meydana gelip gelmediğinin anlaşılıp anlaşılamadığı, Dosya kapsamında davalı tarafça davalı tarafa gönderilmiş olan fesih ihtarnamesinden önce ayıplı hizmete dair taraflarca düzenlenmiş herhangi bir ayıp tutanağı bulunmadığı, Ayıp tespitine delil olarak gösterilmiş olan e-mail yazışmalarının içeriğinden servis esnasında görülen aksaklıkların ayda 3 defadan fazla tekrar etmiş olduğunun anlaşılamadığı ve dosya kapsamındaki e-mail yazışmalarının içeriğinden haklı fesih sebeplerinin meydana geldiğinin anlaşılamadığı kanaatine varıldığı, Davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmiş olması ihtimalinde bildirim süresine uyulup uyulmadığı, Dosya kapsamında, davalı tarafça davacı tarafa gönderilmiş akte aykırılığın giderilmesi hususunda ihtarname ve/veya fesihten 3 ay önce gönderilmiş fesih yapılacağına dair tebligat bulunmadığından davalı tarafça fesih bildirim usulüne uyulmamış olduğunun tespit edildiği, Davalının feshinin haksız olması ihtimalinde, davalının keşide ettiği ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 11/07/2023 tarihinden itibaren 11/10/2023 tarihine kadar davacının 3 aylık yoksun kaldığı karının ne kadar olduğu, Net Kar Kaybının 2.092.666,30.- TL olarak hesaplandığı" tespit edilmiştir. Alınan 12.09.2025 tarihli ek raporda "Davacı şirket davalıya verdiği servis hizmetini kendi öz mal araçları ile yapmadığı, şirket dışından kiralama yolu ile yaptığından, sözleşmenin feshinden kaynaklı kök raporda hesaplanan 2.092.666,30TL Net Kazanç Kaybı oluştuğu" tespit edilmiştir. Davacı vekili 14.10.2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini arttırarak eksik harcı tamamlamıştır. Dava sözleşmenin haksız olarak feshinden kaynaklı olarak davacının müspet zararının (kar kaybının) tazmine yöneliktir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir.'' Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur () Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir.'' (... Hukuk Genel Kurulu'nun 05.07.2006 tarihli 2006/ Esas, 2006/ Karar sayılı kararı). Genel açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında Personel Taşıma Sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşmenin süresinden önce feshedildiği noktasında ihtilafın bulunmadığı, davacı tarafın iddiasının sözleşmenini haksız yere feshedildiği, davalı tarafın iddiasının ise sözleşmenin haklı nedenler ile feshedildiğidir. Bu durumda çözümlenmesi gereken hususu, sözleşmenini davalı tarafça haksız yere feshedilip feshedilmediği ve buna bağlı olarak davacının tazminat talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.Sözleşmenini haksız olarak feshedilip edilmediği ve haksız fesih durumu var ise davacının bu sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak ne kadar kar kaybı olduğu hususunun tespiti amacı ile dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi kök ve ek raporuna göre taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin delil bulunmadığı, yine fesih öncesi bildirim süresine de davalı tarafça uyulmadığı rapor edilmiştir. ... 11. Hukuk Dairesinin 2025/... E, 2025/ K sayılı ilamında ''...Davalı, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği savunmasında bulunmakla bu hususta ispat yükünü üzerine almış olup, haklı neden kapsamında ileri sürdüğü tüm delil ve belgeleri toplandıktan ve davacının da buna ilişkin delilleri dosyaya kazandırıldıktan sonra oluşturulacak yeni bilirkişi heyetinden hem önceki bilirkişi raporlarını irdelemek ve buna ilişkin taraf itirazlarını da değerlendirmek suretiyle denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken...'' şekli ile de belirtildiği üzere, sözleşmenin feshi durumunda, taraflardan biri sözleşmenin haklı olarak feshedildiği iddiasına bulunuyor ise bu iddiasını ispatlamak ile mükelleftir. Eldeki davada da davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiasında bulunulmuş ise de, bu iddia bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere usule uygun bir şekilde ispatlanamamış olduğundan sözlemenin haksız olarak feshedildiğinin kabulü gerekmiş, bu fesihten ötürü davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporunda belirtiilen davacının kar kaybı (müspet zararı) bedeli olan 2.092.666,30 yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 2.092.666,30 TL tazminatın haksız fesih tarihi olarak kabul edilen 11/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 7.332,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 142.950,03 TL karar harcından peşin alınan 1.707,75 TL ve 34.030,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 107.212,28 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Peşin harç 1.707,75 TL ve tamamlama harcı 34.030,00 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 36.165,35 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 310.973,28 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 23/12/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır