İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/344 E. 2026/33 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/344
Karar No
2026/33
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/344 Esas KARAR NO : 2026/33

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 29/05/2024 KARAR TARİHİ : 20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflarınca ilgili senede ve imzaya yönelik bir itirazları olmamakla birlikte müvekkili söz konusu senet alacağı olan 300.000,00 TL'nin 225.000,00 TL'sini banka kanalıyla davalının hesabına muhtelif havalelerle gönderdiğini, ancak davalı yan tarafından müvekkili tarafından herhangi bir ödeme gönderilmemiş gibi senet miktarının tamamı üzerinden kötü niyetli şekilde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin haksız şekilde 300.000,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden haciz tehdidi altında olduğunu, müvekkilinin, müvekkilinin ödediği ve sorumlu olmadığı 225.000,00 TL ve işlemiş faizi yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının menfi tespitine, dava konusu alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı yanın kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında uyuşmazlığın kaynağı olan senede ilişkin olarak, tediye tarihi 10/09/2023 olan senedin ödenmemesi sebebiyle ... 31. İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İşbu dosya kapsamında dosya borçlusu davacı ...'a gönderilen ödeme emri 17/01/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde itiraz edilememesi neticesinde işbu icra takibinin kesinleştiğini, davacı tarafça müvekkilinin haklı alacağına ulaşmasının geciktirilmesi amacı ile huzurdaki işbu haksız davanın ikame edildiğini, müvekkili ... ile davacı taraf arasında farklı konu ve kapsamda birden çok borç ilişkisi olduğunu, davaya konu ... 31. İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyasında mevcut senette taraflar arasındaki borç ilişkilerinden sadece biri olduğunu, davacı taraf, müvekkilinden borç aldığından, yapılan ödemeler almış olduğu bu borçların ödemesine ilişkin olduğunu, müvekkili tarafından ödünç olarak davacı borçluya toplam 265.000,00 TL gönderildiğini, davacı taraf soyut menfi tespit taleplerini, mahkemeye sundukları dekontların bahsi geçen senede yönelik olduğunu ispat edemediklerini, müvekkilinin tamamen iyi niyetli olarak, haklı alacağına ulaşmak amacıyla hukuki haklarını kullandığını, haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli davanın açılması nedeniyle müvekkiline ödenmek üzere %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dosyamıza sunulan Garanti Bankasına ait dekont da alıcının ..., göndericinin ise ... olduğu, açıklama kısmında ise dava konusu senede açık bir atıfta bulunulmadığı, borç iade şeklinde geçtiği tespit edilmiştir. Kural olarak kambiyo senetleri, kayıtsız şartsız soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir. Davacı yan dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşıldığından davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı taraf yemin metni sunmuş ve duruşmada hazır olan davalı tarafından eda edilmiştir. Mahkememizin 09.12.2025 tarihli duruşmasında davalı: Davacı tarafça tarafıma gönderilen 225.000,00 TL dava konusu edilen 300.000,00 TL lik senet alacağına ilişkin değildir, davacı bu senetten kaynaklı bana ödeme yapmamıştır, bana gönderilen bu bedel davacıyla önceki ticari ilişkimizden kaynaklı bana olan borcuna ilişkindir, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum, Şeklinde yemin eda etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davanın, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, davacı tarafça dosyamıza sunulan ... Bankasına ait dekontlar da alıcının ..., göndericinin ise ... olduğu, açıklama kısmında ise dava konusu senede açık bir atıfta bulunulmadığı, borç iade şeklinde belirtildiği, 4721 sayılı TMK'nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksi bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, HMK 200. Maddesi kapsamındaki belgeler ile ispat edemediği, bu nedenle davacıya dava dilekçesinde delil olarak bildirmiş olduğu yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin deliline başvurduğu ve yemin metnini ibraz ettiği, davalı asil tarafından yukarıdaki şekilde davaya konu borcun ödenmediğine ilişkin yemin ettiği, dosya kapsamı ile davacının iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 3.842,44 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 3.110,44 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde mahkememize verilecek veya gönderilecek dilekçe İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026

Katip ... e-imzalıdır.

Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/344, K. 2026/33, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-344-e-2026-33-k-2df1bdd43c78