İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/334 E. 2025/298 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/334
Karar No
2025/298
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/334 Esas - 2025/298

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/334 KARAR NO : 2025/298

DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 05/08/2024 KARAR TARİHİ : 14/07/2025 Yazım Tarihi: 17/07/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: dava konusu ... sayılı “...” markanın ilanına yapılan itirazın ... ve ... tarafından red edildiğini, bu red kararının yerinde olmadığını, müvekkiline ait “...” ibareli markaları ile davalının “...” markasının hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve bütünsel açıdan benzerlik bulunduğunu, davalı markasında "..." ibaresine ek olarak "..." ibaresi de bulunduğunu, İngilizce bir kelime olan bu kelimenin "bakım, bakmak, çare" anlamlarına geldiğini, bu ibarenin tanımlayıcı ve ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu, "..." ibaresinin esasen İngilizce bir kelime olduğunu bu kelimenin telaffuzu "..." olduğunu, kelimelerin sonlarındaki "..." kısmı zaten doğrudan aynı olduğunu, "..." ibaresi İngilizce "F" şeklinde ve "Y" harfi de İngilizcede "İ" şeklinde telaffuz edileceğini, müvekkilinin "..." markalarının 91 yılından beri yaygın ve yoğun bir biçimde faaliyet gösterdiğinden ilgili mallar ve hizmetler yönünden müvekkil ile bütünleşip özdeşleştiğini, davaya konu olan markanın tüketiciler nezdinde müvekkilin markalarının devamı, yeni bir versiyonu izlenimini yaratarak iltibasa sebebiyet verdiğini, davalının başvuru markası, müvekkil şirket markaları ile benzer mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilin "..." markaları 05. Sınıftaki tüm mallar ile 35. Sınıf altında da bahse konu markalar yine birebir aynı şekilde yukarıda belirtilen 05. Sınıf mallar yönünden malların bir araya getirilmesi hizmetlerini kapsadığını, davalının başvurusunun, müvekkil şirket markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın bilinirliğinden haksız yararlanmasına, marka itibarına zarar vermesine neden olduğunu, müvekkil şirket markalarının ayırt edici karakterini zedelediğini, davalının marka başvurusunun dürüstlük kuralına, basiretli tacir ilkesine ve haksız rekabet kurallarına aykırı olup kötüniyetli olduğunu belirterek ... ...’nın 01.06.2024 tarihli ve ... numaralı kararının 05. Sınıf altındaki tüm mallar ve 35. Sınıf altında 05. Sınıf kapsamındaki tüm malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden iptaline, ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde ise bu markanın 05. Sınıf altındaki tüm mallar ve 35. Sınıf altında 05. Sınıf kapsamındaki tüm malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: muterize ait markanın, ilaç sınıfında herkesin kullanımına açık zayıf marka olup ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, “...” ibaresinin ilaç isimlerinin tercihinde oldukça sık kullanılan Yunanca’da bitki anlamına geldiğini, müvekkilin “...” markasının İngilizce’de bitki anlamına geldiğini, 5. Sınıfta yer alan mallar ile bu malları ve bunların bir araya getirilerek satışa sunulması hizmetleri bakımından zayıf ibare olduğunu, ... ve ... unsurunu kullanan bir çok marka olduğunu, markaların tescile konu ürün ve hizmet sınıflarının hitap ettiği tüketiciler yüksek dikkat ve algı seviyesine sahip olduğunu, markalar görsel olarak birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasının “...” olarak 3 heceden ibaret bir kelime markası olduğunu, itiraza dayanak gösterilen marka ise “fit” olarak okunan 2 heceden oluşan kelime markası olduğunu, markaların okunuşları birbirinden farklı olduğundan işitsel açıdan birbirinden tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin markasının İngilizce kelimelerden oluşturulmuş “...” yani “bitki bakımı” anlamına geldiğini, muterize ait markanın ise antik yunan dilinden “...” olup “bitki” anlamına geldiğini, 05. Sınıftaki ürünlerin kaynağını işaret ettiğinden benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, markaların anlam ve kavramsal olarak da birbirinden farklı olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında başvuru markasının kapsamında yer alan 5. Sınıftaki mallar ile 35. Sınıftaki 5. Sınıfa ait malların satış hizmetleri açısından SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım , SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı, iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... kararının kısmen iptalinin davalı markasının tescili halinde kısmen hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 03/06/2024 tarihinde davacı tarafa e- tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 05/08/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde ve 160/6 maddedeki sürede görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “…..Yapılan incelemede, başvurunun ihtiva ettiği ''...'' ibaresinin ''bitki veya bitki kaynaklı'' anlamına gelen bir önek olduğu, ''...'' ibaresi ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettiği ''... veya ...'' ibareleri arasında görsel işitsel bakımdan benzerlik bulunsa da başvurunun ihtiva ettiği "..." ibaresinin bütünsel izlenim ihtiva etmesi, markalarda benzer olan unsurun tanımlayıcı nitelikte olması hususları birlikte dikkate alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve bütünsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/3, 6/5, 6/9. maddelerine dayalı itirazın kabulüne yönelik yeterli kanaat oluşmadığından belirtilen maddelere dayalı itirazlar kabul edilmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da ... hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm ... genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti ... hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (... sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... (...) ... ... ... ... 20/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan ÖZETLE; " Davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan 05 ve 35.Sınıftaki yukarıda belirtilen mal ve hizmetlerin mesnet gösterilen davacının markalarının tescil kapsamında birebir aynen yer aldığı, Dava konusu ... sayılı ibareli marka ile davaya mesnet gösterilen davacının ... sayılı , ... sayılı , ... sayılı markaları ile görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 S. SMK’nın madde 6/1 hükmü açısından iltibasın oluşacağı, Davaya mesnet olan davacının ... ibareli markaların SMK 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, Davacının “...” markasının dava konusu edilen mal ve hizmetler bakımından 6769 S. SMK’nın 6/3 maddesi kapsamında gerçek hak sahipliğinden doğan haklarının oluşmadığı, Dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği ve bu konudaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır " Şeklinde özetlenmiştir. Davalı şahıs vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik öne çıktığı ileri sürülse de başvurunun ihtiva ettiği ''...'' ibaresinin ''bitki veya bitki kaynaklı'' anlamına gelmesi, başvurunun ihtiva ettiği "..." ibaresinin bütünsel açıdan bakıldığında , markalarda benzer olan unsurun tanımlayıcı nitelikte olması birlikte ele alındığında ortalama tüketici nazarında davaya konu başvuru markası ile davacının mesnet markası arasında farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği; bu açıdan taraf markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı ; taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı ; Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... ... " ,"... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşmadığı; Diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ... " , " ... ... " ,"... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının "..." ibareli markası ile davacının " ... " , " ... ... " ,"... " ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, bu açıdan taraf markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı ; taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı ; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)

Davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 14/07/2025

Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/334, K. 2025/298, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-334-e-2025-298-k-75916cd73bc6