İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/305 E. 2026/416 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/305
Karar No
2026/416
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/305 KARAR NO : 2026/416

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/05/2024 KARAR TARİHİ : 02/06/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili alacaklı "... Şirketi" ile borçlu "... Şirketi" arasında "60 Adet .. (500 Adet ...) faydalı böcek satımından kaynaklı ticari ilişki bulunmakta olduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilinden faydalı böcek satın aldığını, ancak almış olduğu ürünlerin karşılığı olan 28.500,01 TL tutarındaki bedeli ödemediğini, ticari ilişkiden kaynaklı olarak kesilen... no.lu faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından borçlu aleyhine ... 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, borçlu şirket tarafından kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, ... İcra Müdürlüğü'nün kararı ile ... Esas sayılı dosyasından borçlu şirket aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının söz konusu itirazları yalnızca soyut beyanlara dayanmakta olduğunu, aleyhlerine başlatılan icra takibinin sonuçlanmasını sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, davanın kabulüne, yapılan takibe karşı davalının itirazlarının iptaline, takip talebinde belirtilen şartlarla takibin devamına, davalının/borçlunun %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı tarafa hiçbir borcu olmamasına rağmen davacı şirket, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkiline ödeme emri gönderildiğini, ancak müvekkilinin karşı tarafa hiçbir borcu bulunmamakta olduğunu, kaldı ki, takibe dayanak olarak iddia edilen faturadaki ürünlerin müvekkili şirkete teslimine dair bir belge sunulmadığından alacak, netlik ve kesinlik teşkil etmemekte olduğunu, bu nedenle taraflarınca ödeme emrine itiraz edildiğini, akabinde karşı taraf kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, davanın reddine ve davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla, davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı ... 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, Mahkememiz davalısının 2020-2021 yılına ait BA-BS formları celp edilmiş, davalı şirketin "Tarım ve Orman Bakanlığı Örtü Altı Biyolojik Mücadele Uygulaması hibe desteğinden" faydalanıp faydalanmadığı sorulmuş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu ... 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen 29/10/2021 tarihli 28.500,01 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 28.500,00 TL fatura alacağı, 2.958,54 TL işlemiş faiz olmak üzere 31.458,54 TL toplam alacak üzerinden 14/02/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 01/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun usulsüz tebliğ şikayeti üzerine, ... 33. İcra Hukuk Mahkemesinin 18/10/2023 tarih...Esas... karar sayılı kararı ile, davalı borçlunun usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile öğrenme tarihinin 13/03/2023 olarak tespitine kesin olarak karar verildiği, davalı borçlunun 13/03/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, itirazın süresinde olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Talimat yoluyla SMMM bilirkişiden alınan 09/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Düzenlemeler çerçevesinde incelenen davacı defterlerinin; sadece 2021 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığını, bunun haricinde defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal düzenlemeye uygun olarak süresi içerisinde yapılmış olduğu görüldüğünü, buna göre davacı şirketin davalı şirkete 29.10.2021 tarihli ... nolu fatura ile 28.500,01-TL ‘lik satış yaptığını, bu satışa karşılık davalı şirketten tahsilat yapmadığını, böylece davalı ... Şirketi’ nden toplam 28.500,01-TL alacaklı olduğu kaydının olduğunu ve yevmiye, kebir ve envanter defteri kayıtlarının birbirlerini doğruladığı tespit edildiğini, dava konusu faturadaki ürünlerin teslimine ait belgeler ile tarafların BA ve BS formlarının incelenmesi ; Davacı şirketin davalıya düzenlediği dava konusu 29.10.2021 tarih ... nolu kdv dahil 28.500,01-TL ‘lik satış faturasını e- fatura olarak düzenlediği görüldüğünü, davacı yetkilileri sevk edilen ürünler için ayrıca irsaliye düzenlenmediğini beyan ettiklerini, bu konuda Vergi Usul Kanununun 433 Sıra numaralı genel tebliğine göre e-Fatura Uygulamasına kayıtlı kullanıcılara düzenlenecek elektronik faturada, düzenleme tarihi yanında düzenleme zamanının da saat ve dakika olarak gösterilmesi halinde elektronik faturanın kâğıt çıktısı irsaliye yerine geçer. Söz konusu kâğıt çıktıya “İrsaliye yerine geçer.” ifadesinin yazılması ve kâğıt çıktının satıcı veya yetkilisi tarafından imzalanması zorunludur. Ancak bu imkândan yararlanabilmek için elektronik faturanın malın teslimi anında düzenlenmesi gerekeceğini, dava konusu e-fatura üzerinde irsaliye yerine geçer ibaresinin olmadığını, davacı şirket yetkilisince imzalı olmadığını, düzenleme tarihi, saati ve dakikasının yazılı olduğu görüldüğünü, eksiklikler nedeni ile irsaliye yerine geçmeyeceği düşünülmekte olduğunu, bu konuda bir diğer husus taraflara ait form Ba ve form Bs kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, mükelleflerin diğer mükellefler ile olan alış ve satışlarının bildirildiği BA ve BS formları mevzuatı gereği KDV’siz tutar üzerinden bildirildiğinden dava konusu satışın kdv’ siz tutarı olan (28.500,01/1,08) 26.388,90-TL lik satış tutarının davacının bs formunda ve karşılığı olarak da davalının ba formunda yer alıp almadığı hususunda yapılan inceleme sonuçları aşağıdadır ; 21.01.2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Vergi Usul Kanunu 523 nolu tebliği gereği , elektronik olarak düzenlenen alış ve satış faturalarının Temmuz 2021 döneminden itibaren Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyeceği açıklandığını, bu tebliğ hükmü gereği davacının davalıya düzenlediği kdv hariç 26.388,90-TL lik elektronik satış faturası davacının form BS bildiriminde yer almadığı görülmüş olup yer almamasının sebebi ise yukarıdaki yasal düzenleme gereği olduğunu, buna karşılık Maliye Bakanlığınca tutulan form Ba ve Bs kayıtlarının tetkikinden ; ... Defterdarlığınca 22.10.2024 tarihli yazısı ekinde dosyaya sunduğu davacı şirkete ait satış faturalarının bulunduğu form bs listesinde ; ... vergi numaralı davalı ...Şirketi.ne 1 adet fatura ile 26.388,90-TL satış kaydının olduğunu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 04.11.2024 tarihli yazısı ekinde dosyaya sunduğu davalı .... Şirketi’ nin alım faturalarının bulunduğu form ba listesinde ; 1 adet e-belge ile ... vergi numaralı davacı ... Şirketi’nden 1 adet fatura ile 26.388,90-TL alış kaydının olduğu tespit edildiğini, dava konusu satış faturasının hem davacı şirkete ait BS formunda ve hem de karşılığı olarak davalı şirkete ait BA formunda yer aldığı görüldüğünden ve dava konusu e-faturanın reddedildiğine dair dosyada herhangi bir delile rastlanılmadığından, Yargıtay’ın bu konudaki kararları (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. ... K. ... T. 19.9.2016 Tarihli kararı, 19. Hukuk Dairesi E. ... K.... T. 21.3.2016 Tarihli kararı, 19. Hukuk Dairesi E.... K. ...T. 27.1.2016 Tarihli kararı) doğrultusunda dava konusu ürünlerin alıcıya teslim edildiği kanaatine varıldığını, Birikmiş faiz yönünden inceleme ; Temerrüte ilişkin faiz yününden ise dosyada davalının takip tarihinden önce yöntemine uygun olarak keşide edilmiş ihtarla temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil bulunmamakta olduğunu, takip tarihinden önce borçlu ihtarla temerrüde düşürülmemişse borçlunun takip tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmesi gerekeceğinden davacının alacağıyla ilgili birikmiş faiz alacağı bulunmadığı tespit edildiğini, SONUÇ: Davacının incelenen 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait yevmiye defteri, kebir defteri ve envanter defterinin açılış ve kapanış tasdik bilgilerinin yukarıda belirtilen gibi olduğunu, sadece 2021 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığı, bunun haricinde defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal düzenlemeye uygun olarak süresi içerisinde yapılmış olduğunu, dava konusu satış faturasının hem davacı şirkete ait BS formunda ve hem de davalı şirkete ait BA formunda yer aldığı görüldüğünden ve dava konusu e-faturanın reddedildiğine dair dosyada herhangi bir delile rastlanılmadığından, Yargıtay’ın bu konudaki kararları (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. ... K. ... T. 19.9.2016 Tarihli kararı, 19. Hukuk Dairesi E. ... K. ... T. 21.3.2016 Tarihli kararı, 19. Hukuk Dairesi E.... K. ... T. 27.1.2016 Tarihli kararı) doğrultusunda dava konusu ürünlerin davalı alıcıya teslim edildiği kanaatine varıldığını, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre; davalı şirkete 29.10.2021 tarihli ... nolu fatura ile 28.500,01-TL ‘lik satış yaptığını, bu satışa karşılık davalı şirketten tahsilat yapmadığını, böylece davalı ... Şirketi’ nden toplam 28.500,01-TL alacaklı olduğu kaydının olduğu ve yevmiye, kebir ve envanter defteri kayıtlarının birbirlerini doğruladığını, böylelikle davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi olan 14.02.2023 tarihi itibariyle davalı davalı ...Şirketi’ nden toplam 28.500,01-TL alacaklı olduğunu, takip tarihinden önce davalının ihtarla temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından takip tarihinden önce davacının birikmiş faiz alacağı bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce SMMM bilirkişi ...'den alınan 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyasına, davalı vekili tarafından yerinde inceleme yapılmasına dair talep dilekçesinin sunulmadığı görüldüğünü, davalı vekiline 13.01.2026 ve 24.03.2026 tarihlerinde gönderilen iletide, talep edilen belgelerin elektronik veri ortamında gönderilmesi istendiğini, davalı vekili tarafından tanınan süre içerisinde talep edilen belgeler ibraz edilmediğinden ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığını, Tarafların Form BA/BS Bildirimleri: Davacının mükellefi olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen 22.10.2024 tarihli yazı ekinde 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin Ba/Bs form dökümlerinin yer aldığını, davalının mükellefi olduğu Zincirlikuyu Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen 04.11.2024 tarihli yazı ekinde 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin Ba/Bs form dökümlerinin yer aldığı görüldüğünü, tarafların 2021 yılına ilişkin Ba/Bs dökümleri belge sayıları ve KDV hariç tutarların tabloda bulunduğunu, tarafların vergi dairelerinden gelen 2021 yılına ilişkin Ba-Bs Formları karşılaştırıldığında, davacının Form Bs içeriğinde davalı adına düzenlenmiş KDV hariç 26.388,90 TL tutarında 1 adet satış faturasını bildirdiğini, buna karşılık davalının Form Ba içeriğinde davacı tarafından düzenlenmiş KDV hariç 26.388,90 TL tutarında 1 adet alış faturasını bildirdiğini, netice itibarıyla davacının 2021 yılına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin birbirleriyle uyumlu olduğu tespit edildiğini, İşlemiş Faiz Talebi: Davacı icra takibinde işlemiş faiz talep ettiğini, davacı alacağını tahsil etmek için davalıya takip tarihine kadar herhangi bir ihtarname göndermediğini, diğer yandan süresinde ödenmeyen alacaklarla ilgili olarak faiz talep edileceği konusunda taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşme veya taraflar arasında bu konuda oluşmuş bir teamül de bulunmamakta olduğunu, davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakta olduğunu, dolayısıyla davacının takip tarihine kadar alacağına işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususu Mahkemenin takdirinde olduğunu, SONUÇ: Dava dosyasında yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller üzerinde yapılan incelemeler ve tespitler neticesinde; Davalı vekili tarafından tanınan süre içerisinde talep edilen belgeler ibraz edilmediğinden ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığını, davacının 2021 yılına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin birbirleriyle uyumlu olduğunu, davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Dava konusu ... 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen 29/10/2021 tarihli 28.500,01 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 28.500,00 TL fatura alacağı, 2.958,54 TL işlemiş faiz olmak üzere 31.458,54 TL toplam alacak üzerinden 14/02/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 01/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun usulsüz tebliğ şikayeti üzerine, ... 33. İcra Hukuk Mahkemesinin 18/10/2023 tarih ...Esas ...karar sayılı kararı ile, davalı borçlunun usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile öğrenme tarihinin 13/03/2023 olarak tespitine kesin olarak karar verildiği, davalı borçlunun 13/03/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, itirazın süresinde olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Davacı vekilince dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davalıya faydalı böcek satıldığı, bu kapsamda davalıya düzenlenen dava ve takip konusu faturanın davalı tarafından ödenmediği, bunun üzerine dava konusu ... 23. İcra Dairesinin...Esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine vaki itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek, davalının dava konusu icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekilince cevap dilekçesi ile, fatura konusu ürünlerin müvekkiline teslimine dair bir belge sunulmadığı, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığı savunularak davanın reddi ile davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş,, icra takibine itirazlarında davacı tarafa müvekkilinin davacı tarafa borcunun olmadığı savunularak icra dairesinin yetkisine, icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edilmiştir. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar veya süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır; İ.İ.K.'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davalarının, itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içerisinde açılacağı, itiraz tarihi, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmemesi, arabuluculukta geçen süre, dava tarihi ve yerleşik yargıtay uygulamaları dikkate alındığında eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de, itirazlarında yetkili icra dairesi belirtilmediğinden, bu kapsamda usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığından bu itiraza itibar edilmemiş, reddine karar verilmiştir. Kaldı ki davalının yerleşim yerinin Şişli/İstanbul olduğu gözetildiğinde İstanbul icra daireleri yetkilidir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde, ayrıntılı ve denetime elverişli oldukları anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere raporun dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunmuşlardır. Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır. Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre somut olayın değerlendirilmesinde; Taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, ancak taraflar arasında alım satımdan kaynaklı ticari bir ilişkinin bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya dava ve takip konusu 29/10/2021 tarihli 28.500,01 TL bedelli e faturanın düzenlendiği; Davalı tarafça ticari defter ve kayıtları mahkememize ve bilirkişi incelemesine sunulmayarak ibrazdan kaçınıldığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının 2021 yılı kapanış tasdikinin olmayışı dışında usulüne uygun tutulduğu, dava ve takip konusu faturanın davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacı tarafın kendi ticari defter ve kayıtlarına göre dava ve takip konusu faturadan dolayı 28.500,01 TL alacaklı olduğu, dava ve takip konusu faturanın davacı tarafça BS formu ile, davalı tarafça BA formu ile ilgili vergi dairelerine bildirildiği, tarafların BA BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davalı tarafça mahkememize ve bilirkişi incelemesine ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılamamış ise de, davalı tarafça BA formu ile dava ve takip konusu faturanın ilgili vergi dairesine beyan edilmesinin, bu faturayı davalının alarak ticari defter ve kayıtlarına işlediğini gösterdiği, davalı tarafça faturaya itiraz edildiğine, faturanın iade edildiğine dair herhangi bir belge ve kayıt bulunmadığından davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı; Bu kapsamda davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, davacının davalıdan dava ve takip konusu faturadan dolayı 28.500,01 TL alacaklı olduğu, davacının takip talebinde 28.500,00 TL talep etmiş olmakla, talebi ile bağlı olduğu, davalının bu borcun ödendiğine veya istenebilir olmadığına dair bir ispatının olmadığı, davacının icra takibindeki faturadan kaynaklı 28.500,00 TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu, temerrütü de düzenleyen taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme ve davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğüne dair bir belge dosyaya sunulmadığından temerrütün takip tarihi oluştuğu, davacının takipteki işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren talep gibi yasal faizi talep edilebileceği, bu kapsamda davacının davalıdan dava konusu ... 23. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası nedeniyle 28.500,00 TL 28.500,00 TL asıl ve toplam alacak ile 28.500,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz talep edebileceği, davalının tespit edilen miktar yönüyle itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca, dava ve takip konusu alacağın ticari ilişkiden kaynaklı likit fatura alacağı olduğu ve davalının da itirazlarında tespit edilen miktar yönüyle haksız olduğu anlaşılmakla, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacı tarafın lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun, dava konusu ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, 28.500,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 28.500,00 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 28.500,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-Hükmolunan 28.500,00 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 5.700,00 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 1.946,84 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 537,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.409,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşinen karşılanan 537,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı parası, 214,50 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.642,10 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 13.265,07-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 28.500,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı yan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.958,54-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin, 3.261,43 TL'sinin davalıdan, 338,56 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/305, K. 2026/416, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-305-e-2026-416-k-3184a9362ad8