İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/300 E. 2026/381 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/300
- Karar No
- 2026/381
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/300 KARAR NO : 2026/381
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 05/04/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ----- şasi nolu ----- model---- tipi aracın maliki olduğunu, bu aracı ilk maliki olan ----05.06.2023 tarihinde satın aldığını, ---- garantisi devam eden işbu aracı 13.12.2022 tarihinde - ----- sıfır olarak satın aldığını ancak aracı bir süre kullanmadığını ve 29.05.2023 tarihinde aracı tescil ettirip kullanmaya başladığını, aracın garantisinin ilk tescil tarihi olan 29.05.2023 tarihinde başladığını, motor fren arızası üzerine ---- yetkili servisi olan----- şubesine götürerek 20.09.2023 tarihinde teslim ettiğini, ancak 2 ayı aşkın sürede motor frenin arızasının giderilemeyeceğinin yetkili servis tarafından söylendiğini, önemli ayıbın mevcut olduğunu, üretici, ithalatçı ve satıcının ayıpların varlığını bilmese dahi bundan alıcıya karşı sorumlu olduğunu, araç gizli ayıp ile satıldığından aracın garantisi kapsamında ayıpsız misliyle değiştirilmesi gerektiğini, 68 gün boyunca araçtan mahrum kalındığını, ihtarname ücreti olan 2225,28 TL'nin yargılama gideri olarak davalı tarafa yükletilmesini, araç mahrumiyetine ilişkin taleplerinin belirsiz alacak niteliğinde olduğunu belirterek ayıplı aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesi, belirsiz alacak olarak kar mahrumiyetti taleplerinin şimdilik 100 TL olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı----- Şirketi Cevap Dilekçesinde Özetle; Şirket kayıtlarında ---- yapılan herhangi bir kaydın söz konusu olmadığını, dava konusu aracın ----- tacir ----- satıldığını, talebin müvekkiline yöneltilemeyeceğinden husumet itirazının değerlendirilmesini, tamir-bakım-onarım hizmetinin de verilmediğinden kar mahrumiyeti talep edilemeyeceğini, taleplere ilişkin zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 29.05.2023 tarihinin garanti başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, 29.05.2023 tarihinden 20.09.2023 tarihine kadar aracın hiç gözden geçirilmemesinin kabul edilemeyeceğini, satılanın aracı bu şekilde kabul ederek seçim hakkını kullandığını, araç mahrumiyet talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin ------ markalı ticari araçların ithalatçısı olduğunu, aracın teknik özelliklerinden kaynaklı ayıbının mevcudiyetinin ispatlanamadığını, husumet yöneltilemeyeceğini, ticari satışın ----- tarafından yapıldığını, kar mahrumiyetinin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alıcının malı teslim aldıktan sonra TTK m. 23/1 kapsamında 8 gün içinde haklarını kullanmak için satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, aracı 05.06.2023 tarihinde teslim alıp kullanmaya başladığını, satış tarihinden 10 ay geçtikten sonra bu davayı ikame ettiğini, aracın ilk olarak yetkili servise getirildiği tarihin Eylül 2023 olduğunu, zamanaşımı süresine riayet edilmediğini, müvekkili tarafından satış sonrası hizmet verilmediğini, fren sisteminden kaynaklı herhangi bir üretim hatası bulunmadığını, parça değişimlerinin jest mahiyetinde olduğunu, üretim ve teknik özelliklerden kaynaklı ayıbın davacı tarafından ispatlanmadığını, aracın kendisinden beklenen ticari fonksiyonları sağladığını, ayıp iddiası kabul edilse dahi seçimlik hakkını ücretsiz onarım olarak kullandığını, olağan tamir süresi aşıldığında kazanç kaybının olabileceğini, böyle bir iddia veya başvurunun olmadığını belirterek davanın husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddi ile esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava konusu ayıplı mal iddiasıyla ayıpsız mislinin değiştirilmesi, kazanç kaybı tahsili istemli olduğu görülmüştür.Davadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ve 12/02/2024 tarihli anlaşılamadığına dair son tutanağın dosyaya sunulduğu, dava konusu araç üzerinde takyidat olmadığı, davacının aktif husumeti olduğu, dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; husumet ve zaman aşımı itirazlarının yargılama ile anlaşılacağı görülerek tahkikata geçilmiştir.Araca ait servis kayıtları celp edilmiş, 19/09/2025 tarihinde keşif icra edilmiş, teknik bilirkişi ayrıca taraflarla beraber 17/11/2025 tarihinde eşdeğer yol testi yapmıştır. 06.03.2026 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; aracın egzoz fren sisteminin çalışmadığı ve araç şase üzerinde bulunan fren sistemine yardımcı etkisinde bulunmadığını, davacı tarafından 20.09.2023 tarihinde yapılan onarım talebinin 28.11.2023 tarihine kadar 70 gün içinde gerçekleşemediğini, güncel yapılan testlerde aracın egzoz fren sisteminin çalışamadığının tespitinin yapıldığını, tüm yapılan test ve incelemeler sonucunda davaya konu aracın arızasının 45 günü geçmesi sebebiyle gizli ayıplı olduğunu, dava konusu aracın ilk sahibi tarafından satın alındığı tarih olan 13.12.2022 tarihine tarafların itirazı olmadığını, bu tarihte satın alındığının kabulü gerektiğini, dava dosyasında yer alan Garanti Belgesinden ve dava konusu aracın ithalatçısı olduğu anlaşılan ----- şirketinin beyanlarından aracın ilk aracısına mevzuat gereği Garanti Belgesi verildiğinin anlaşıldığını, yargıtay içtihatlarında da garanti belgesi verildiği hallerde ithalatçının da ayıp sebebiyle sorumlu olduğunu, aracın ilk alıcısına karşı gerekse garanti belgesi ile birlikte aracı ilk alıcısından satın almış olan sonraki alıcısına karşı aracın ilk alıcısına satıldığı tarihten itibaren 2 yıl boyunca gizli ayıplardan dolayı sorumlu olduğunu, davalı ---- şirketinin kamyonda 13.12.2024 tarihine kadar ortaya çıkacak gizli ayıplar dolayısıyla ayıp sorumluluğu altına girdiği ve ----- şirketinin davada taraf sıfatının bulunduğunu, davalı ------- şirketinin ise aracı ilk alıcıya satmış olan ilk satıcı konumunda olduğunu, daha sonra aracın ilk satıcısı tarafından aracın davacıya satılmış olduğunu, ------ şirketinin davacı ile akdi ilişkinin bulunmadığını, garanti belgesinden kaynaklı akdi ilişki de bulunmadığından taraf sıfatının bulunmadığını, dava konusu kamyonun egzoz fren sistemi çalışmadığı ve şase üzerinde bulunan fren sistemine yardımcı etkisinde bulunmamakta olduğundan aracın gizli ayıplı olduğunu, imalat hatasından kaynaklanan gizli ayıbın davalı ----- şirketinin yetkili servisi tarafından da giderilemediğini, bu sebeple faydalanan yararı ve can güvenliği etkilendiğinden önemli ayıp niteliğinde olduğunu, aracın ayıpsız misli ile değiştirilebileceğini, ithal ettiği aracın imalat hatasından kaynaklı gizli ayıplı olduğunu bilmesi veya bilebilmesi mümkün olmadığından kusurunun bulunmaması nedeniyle kar mahrumiyeti zararının istenemeyeceğini, garanti belgesi verildiğinden ayrıca ihtarnameye gerek olmadığını, aracın gizli ayıplı olmasından ve yetkili servis tarafından giderilemeyerek teslim edilmesi sonrasında makul süre içinde ayıp ihbarında bulunulduğunun anlaşıldığını, dava tarihi itibariyle 2 yıllık sürenin dolmadığını beyan ederek tespit yaptıkları görülmüştür.Davalı ---- tarafından itiraz dilekçesi ile, çalışır ve ticaretine devam eden aracın ayıpsız misli ile değişim kanaatinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ücretsiz onarım kullanılarak tüketildiğinden diğer seçimlik hakların kullanılamayacağını, parça değişimi ile giderilebilecek arızalarda ayıpsız misli ile değişimin hakkaniyetle örtüşmeyeceğini, satış sözleşmesine dayanak taleplerin müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, raporda kar mahrumiyetinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, dava konusu aracın ikinci el olduğundan Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında yönetmelik hükümleri gereğince değerlendirilmesi gerektiğini belirterek rapora itiraz etmiştir. Dava konusu --- plaka sayılı ---- cinsi ----- tipi aracın davacı tarafından dava dışı ---- 05.06.2023 tarihinde ikinci el araç olarak satın alındığı, ---- tarafından aracın sıfır araç olarak 13.12.2022 tarihinde davalı ---- satın alındığı, aracın ithalatçısının diğer davalı ----- olduğu, davacı tarafça aracın kamyonet olarak kullanıldığı, aracın motor freninin çalışmaması nedeniyle yetkili servise götürüldüğü, yetkili serviste 70 güne yakın kalmasına rağmen arızanın giderilemeyerek 20.09.2023 tarihinde servis tarafından davacıya teslim edildiği, davacı tarafından aracın garanti kapsamında onarımı gerçekleştirilemediğinden aracın imalatından kaynaklanan gizli ayıbın garanti belgesi kapsamında aracın ayıpsız misli ile değiştirilerek giderilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafın talebi araçtaki gizli ayıp nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değişimi ve uğradığı kazanç kaybı zararının genel hükümlere göre tazminine ilişkindir.6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. TBK 227. Maddesinin 2. Fıkrası "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. " düzenlemesini içermektedir. TBK 219/2 maddesine göre "Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." TBK 112. Maddesi ; Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Öğretide ayıp satılanda, vaat edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır (Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih,-----Sayılı kararı). Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. Söz konusu arızanın niteliği dikkate alındığında bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu bilirkişi raporuyla anlaşılmaktadır. Söz konusu araçtaki ayıpların giderilmediği alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Bu ayıbın yetkili servis tarafından giderilemediği, bu nedenle güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği yararı sağlayamayan davacının seçimlik hakkını kullanmış olduğu da dikkate alındığında, ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin koşullar oluşmuştur. Somut olayda, dava dışı ----- tarafından devredilen aracın 13.12.2022 tarihinde davalı ---- garanti belgesi ile alındığı, ithalatçı olan ----- bu garanti belgesi kapsamında 2 yıllık sorumluluk altına girdiği, ------ aracı garanti belgesi ile davacıya sattığı göz önüne alındığında garanti belgesinden yararlanma hakkının davacıya geçtiğinin kabulü gerektiği, aksi durumun yani garanti belgesi kapsamında ----- sorumluluğunun bulunduğunun kabulünün mümkün olmayacağı, garanti belgesinin niteliği gereği mala özgü olarak verildiğinden devredilen maldan kaynaklı olarak devralının garanti belgesine dayanabileceği, bu kapsamda davacının ithalatçıya başvuru hakkının garanti belgesinden kaynaklı olarak varolduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafından, araç davalının yetkili servisine motor fren arızasından dolayı götürülmüştür. Yetkili servis tarafından 70 güne yakın tamir süresinde arıza giderilemediğinden bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere aracın kamyonet niteliğinde olması ve motor freninin önemli olması değerlendirildiğinde ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, aracın ilk alıcısına 13.12.2022 tarihinde teslim edilmesi ve davacının 20.09.2023 tarihinde yetkili servise teslimi ile ayıbın giderilmemesi değerlendirildiğinde aracın teslimi anında varolan önemli bir gizli ayıp niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.Davalı ithalatçı firma ---- Tarafından husumet ve ayıbın süresinde bildirilmediği itirazında bulunulmuş ise de, garanti belgesi üretici/ithalatçı tarafından belirlendiği, aracın arıza yaptığında davalılara ait yetkili servise götürüldüğü, bu durumun ayıp ihbarı anlamına geldiği ve ihbarın süresinde olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla üretim hatasına dayalı gizli ayıbın garanti kapsamında olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu aracın garanti süresinin 2 yıl olduğu, aracın satış tarihi olan 13.12.2022 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 2 yıllık garanti süresinin dolmadığı, davalı ---- teslim anında mevcut olduğu kabul edilen ayıp nedeniyle sorumlu olacağı kabul edilmiştir.Kar mahrumiyeti talebi yönünden, talebin somutlaştırılmadığı, kazanç kaybının açıklanmadığı, ticari defterlerle ortaya konmadığı, bilirkişi raporunda kar mahrumiyetinin istenemeyeceğine dair tespite davacı tarafça itiraz edilmediği görülmüş, kar kaybı istenemeyeceği kabul edilmiştir. Davanın sonucunda verilecek karar kimin hakkını etkileyecekse husumetin o kişi ve kuruma yöneltilmesi gerekir. Taraf sıfatı mahkemece resen gözetilmelidir. Yargıtay HGK'nın 27.11.2013 gün ve ---- Esas ve ----- Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Diğer davalı ----- şirketin ilk satıcı olarak sıfır aracı 13.12.2022 tarihinde diğer davalı ---- garanti belgesiyle dava dışı --- sattığı, ------ ise davacıya sattığı sabit olmakla davalı ------- ile davacı arasında sözleşmesel ilişkinin bulunmadığı ortadadır. Garanti Belgesi kapsamında da ------ Otomobilin herhangi bir taahhüdü yer almadığından sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince davalı ---- Otomobilin taraf sıfatının bulunmadığı kabul edilerek husumetinin bulunmadığı kabul edilmiştir. Özetle, açıklanan nedenlerle, davalı ------ Otomobil'in garanti belgesi kapsamında 13.12.2022 tarihinden itibaren 2 yıl süreyle araçtan kaynaklı ayıplardan sorumlu olacağı, aracın garanti belgesiyle devredilmesiyle birlikte yeni malike karşı bu sorumluluğun da devam edeceği, bu sebeple davacının ilk alıcıdan aracı devralan ikinci alıncı olmasının önemi bulunmadığı, tespit edildiği üzere ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve kullanıcıdan kaynaklanmadığı, davalının yetkili servisine başvuru tarihi itibariyle ayıp ihbarının yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar davalı ------ tarafından ücretsiz onarım hakkının kullanıldığı iddia edilse de 70 güne yakın süre araç serviste kalmasına rağmen ayıbın giderilmesi söz konusu olmadığından ücretsiz onarım hakkının kullanıldığının kabul edilemeyeceği, davacının seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını tercih ettiği, davacının tercih hakkını iyiniyet ve dürüstlük kurallarına uygun kullandığı, ayıbın gizli ve esaslı olduğu, davacı kamyonetin niteliği değerlendirildiğinde can ve mal güvenliği açısında aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin hakkaniyete aykırı olmadığı, Garanti Belgesi kapsamında da ---- Otomobilin herhangi bir taahhüdü yer almadığından sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince davalı ------ Otomobilin taraf sıfatının bulunmadığı, davalı ------ yönünden ayıpsız misli ile değişim talebinin kabulüne karar verildiği, kar mahrumiyeti tazminatı talebi yönünden koşullarının oluşmadığı kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davalı ------Şirketi yönünden davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Davalı -----Şirketine yöneltilen davanın KISMEN KABULÜNE; -Garanti sözleşmesine konu,---- plaka sayılı ----model ----- araç tipli Otomatik Şanzımanlı, ----- şase numaralı aracın davalı ------ Şirketi' ne takyidatlardan ari şekilde, davacı tarafça davalıya İADESİNE; ve aynı marka ve model olan araç ile ayıpsız misli ile DEĞİŞTİRİLMESİNE,Misli ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı takdirde İİK 24.maddesi gereğince işlem yapılmasına, -Kar Mahrumiyeti talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 112.718,33 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 28.179,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 84.538,74 TL harcın davalı ----- tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 28.179,59 TL peşin harç ve 4.361,50 TL keşif harcının toplamı olan 32.968,69 TL' nin davalı ------alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 34.411,00 TL yargılama gideri ve 2.225,28 TL ihtarname masrafının toplamı olan 36.636,28 TL' nin davalı ------Şirketin' den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 249.014,00 TL vekalet ücretinin davalı ------Şirketin' den alınarak davacıya verilmesine, 9-Reddedilen kısım için -/--- kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı----- Şirketi' ne verilmesine, 10-Kar Mahrumiyeti talebinin reddine ilişkin davalı ----- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------Şirketi' ne verilmesine, 11-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.800,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalı ----- alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı --- ve davalı ----- vekili (e duruşma) yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.