İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/296 E. 2025/384 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/296
Karar No
2025/384
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/296 Esas - 2025/384

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/296 KARAR NO : 2025/384

DAVA : Marka Tecavüzü, Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Kaldırılması, Önleme Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 03/07/2024 KARAR TARİHİ : 06/10/2025 Yazım Tarihi: 24/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı şirketin ağırlıklı olarak yemek imalatı, toptan ve perakende satışı (....) hizmeti sunmakta olduğunu, ... adı, unvanı ve logosu altında doğrudan perakende yemek işi yapan işletmeler işletmekte olduğunu, "..." ibaresini marka olarak kullandığını, aynı zamanda ... sicil unvanında isim olarak yer aldığını, davalının; davacıya ait ve tescil edilmekle koruma altına alınan ... markasını aynen kullanmakta olduğu ve sosyal medya hesaplarında müvekkile ait isim ve logo/işaret ile görsel paylaşımlar yaptığını davalı yanca gerçekleştirilen tecavüzün, davacı ile aynı iş alanında / aynı sektörde faaliyet gösteriyor olmasının yanısıra, her iki tarafın .... ilçesi sınırları içerisinde olmasına bağlı olarak, ihlal sonuçlarını ağırlaştırdığını, davalının “...” markasının gerçek sahibinin davacı olduğunu bildiğini, internet ortamında “...” markası ile bir arama yapan müşterilerin her iki firmanın ismini aynı anda gördüğünü, dolayısıyla talepte bulunacak olan kişi iki firmanın, farklı firmalar olduğunu anlamasına olanak bulunmadığını, ....’de kurulu bulunan davacı müşterisi bir şirketin, kurban bayramı içerisinde, davacı firmanın telefonuna ulaşamamış, aynı adla faaliyet gösteren davalıyı davacıyla karıştırarak, arayıp ve yemek sipariş ettiğini, davacının iyi niyetli çözüm çabalarıyla görüşmeler yapıp ihtarname gönderdiğini, sonradan yapılan araştırma sonucu davalının, iş yerine koyduğu yeni tabelada tescilli marka olan “...” ismini “...&...” olarak değiştirerek kullanmaya devam ettiğini, davalının işyeri tabelasında yapmış olduğu değişikliğin, amaca hizmet etmeyen kötüniyetli ve kanuna karşı hile niteliğinde olduğunu, belirterek marka hakkına tecavüzün tespitini, engellenmesini, şimdilik 2.000-TL maddi ve 500.000TL manevi tazminat, ile yoksun kalınan kazançların tahsili taleplerinin kabulüne karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalı tarafından kullanılmakta olan "... ...&... ..." ibaresi ile "..." markasının herhangi bir benzerlik taşımadığını, her ne kadar her iki taraf da yemek sektörü içerisinde faaliyet gösteriyor ise de davacı "catering" hizmeti vermekte iken davalının "...." olarak faaliyet yürütmekte olup, ....esnafınca bilinip, tanınmakta ve uzun yıllardır faaliyet sürdürdürdüğünü, davalı şirketin, 22/06/2020 tarihinde kurulduğunu, bu tarihten beridir halihazırdaki ismi ... ...&... ... olan lokanta ile faaliyetini sürdürmekte ise de mevcut işletmenin, uzun yıllardır aynı adreste (....) ... ... adı ile yer aldığını, - ... Sicil Gazetesi ilanında görüleceği üzere kuruluş tarihi 23/10/2009 olan ... ... ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde ve bu tarihten beridir faaliyetini sürdürmekte olup ... ile ... San. Tic. Ltd.Şti.'ne devredildiğini, - Ardından 29/06/2020 tarihinde de ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete devredilmiş bulunan işletme, bu tarihten beridir yine lokanta olarak hizmetini sürdürdüğünü, her ne kadar davalı şirketin kuruluş tarihi 22/06/2020 ise de faaliyet sürdürmekte olduğu işletmenin 2009 yılından bu yana ... ... ismiyle aynı adreste bulunduğunu, davacının uzun süreden beridir sessiz kaldığı açık olup, mahkemece bu hususun gözetilmesi gerektiğini, davacının, 2009 yılından beridir aynı adreste faaliyet göstermekte olan söz konusu işletme adına sessiz kalmış olduğunu, - Buna karşın, iyi niyet göstergesi olarak, bu zamana deyin herhangi bir amblem benzerliği olmaksızın kullanılmakta olan "... ..." ismi "... ...&... ..." olarak değiştirildiğini, davacının markasından maddi çıkar sağlama amacı güttüğü, belirterek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. (Madde 7- (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ... alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ... unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ... alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ......" hükmü yer aldığı; Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.) Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.) Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.) Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.) Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.) Müktesep hak (6/6 m.) Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir. 6102 sayılı TÜRK ... KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan); Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.;" Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini,c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)... manevi tazminat verilmesini, isteyebilir.

"hükmü yer almaktadır.

DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafa ait ... tescil sayılı marka ve ... unvanın klavuz unsurunda yer alan ... ibaresinin davalı tarafça marka ihlali ve haksız rekabet şeklinde kullanıldığı iddiasına bağlı davalı taraf eyleminin marka ihlali ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, sessiz kalma yoluyla hak kaybı iddiasının davacı iddiasını çürütüp çürütemeyeceği, noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın 09.10.2002 başvuru, 17.02.2004 tescil tarihli 37 .nci ( İnşaat hizmetleri..... ) ve 43..ncü ( Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack-bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri. ) sınıfta ... sayılı "..." ibareli markası olup 03/07/2024 olan dava tarihinde koruma altında olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Davalı tarafın ise 16.01.2024 başvuru, 31.05.2024 tescil tarihli 43 .ncü ( Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. ) sınıfta ... sayılı " ... ...& ... ..." ibareli markası olup 03/07/2024 olan dava tarihinde koruma altında olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Davacı tarafın 02.08.2006 tarihinde ... sicil numarası ile ... LTD. ŞTİ. olarak tescil edildiği sonrasında nevi değişikliği sonucunda ... ŞİRKETİ olarak son halini aldığı; Davalının işletmeyi devraldığı şirket ... Unvanının ilk kez 28.10.2009 tarihinde ... sicil numarası ile ... ... ŞİRKETİ olarak tescil edildiği; 22/06/2020 tarihinde tescil olmuş davalı ... ŞİRKETİ ... sicil numaralı olarak son halini aldığı ; ... sicil kayıtları ile tespit edilmiştir. Dosyaya karşılıklı sunulan ve celbedilen deliller açısından tahkikat aşamasında bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. 15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE " “...” sözcüğünden oluşan düz yazı ile ve büyük harflerle ifade edilmiş markadır. “...” sözcüğünin .... kökenli olup dilimizde “uygun” anlamında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davalı kullanımlarında ise büyük harflerle “...”, “... ...&...”’dan oluşmaktadır. Bu anlamda “...” olarak kullanımının ... sayılı “...” ibareli marka ile arasında ayniyet/ benzerlik bulunduğu, davacı markasının tescilli olduğu “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” alanında kullanıldığı ve SMK m.29 koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. “... ...&...” olarak kullanımda ise aynıyet bulunmamakla birlikte fonetik olarak ...-... ... olarak ilk hece farklı, son iki hecede benzerdir. “....”, “...” ve “....” gibi ön ekler, eklendikleri işaretleri kök ibareyi tek başına içeren markalardan ayırt edilemeyecek kadar benzerlik kapsamı dışına çıkarmaya yetecek ölçüde farklılaştırmaktadır. Bu nedenle, bu tarz başvurular önceki tarihli markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer görülmeyecektir. Bu durumda, karıştırılma ihtimali değerlendirmesi yapılmıştır. ... ve ...+... ...&... aynı 4 harfi içerse de önde yer alan “...” ibareli, “...” “...” ibarelerinin ayrı yazılması, ortada yer alan “&” işareti ve ve işaretin sesli karşılığının “ve-and” olması, üstünde yer alan sıcak çorba figürü, farklılaşma yaratmış ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve SMK m.29 koşullarının oluşmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Sessiz kalma yoluyla hak kaybı; marka hakkı sahibinin sessiz kalması sonucu, iyi niyetli bir şekilde markayı tescil ettiren kişiye karşı hükümsüzlük davası açma hakkını kaybetmesidir. Buna göre, SMK m. 25 f. 6’nın uygulama alanı, markanın hükümsüzlüğü davasıdır. Tecavüz davalarında sessiz kalma yoluyla hak kaybının uygulanması mümkün değildir. Davalının ... sayılı 16.01.2024 başvuru tarihli “... ...&... ” ibareli markası 31.05.2024 tarihinde tescil edilmiştir. Ancak, bu tescil davalıya “...” markasının kullanımı hakkını vermemektedir. SONUÇ; 1. Davalının “...” ibareli markasal kullanımlarının davacıya ait ... sayılı “...” ibareli tescilli markaya ayniyet derecesinde benzer olduğu, 2. Davalının “...” ibaresini kullanım biçiminin davacının tescilli marka haklarına tecavüz niteliğinde bir fiil olduğu, 3. Davacı şirketin tazminat talebine ilişkin olarak, davacı tarafça; zaman aşımına ilişkin nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte, davalı ... unvanının sicil kaydı olan 28.10.2009 tarihi ile 03.07.2024 dava tarihi aralığında yer alan yıllara ait satış faturaları ile .... Beyannameleri dosyaya sunulduğu takdirde SMK 151/2-a maddesine göre maddi tazminat hesabı yapılabileceği, " şeklinde ifade edilmiştir. Taraf vekillerinin yeni bir heyetten rapor alınması veya ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE; SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir. Yine TTK 54 ve devamı maddelerinde haksız rekabet halleri düzenlenmiştir. Davacı taraf vekili müvekkilinin ... tescil sayılı markasının ve tescilli ... unvanının klavuz unsurunda yer alan ... ibaresinin davalı tarafça marka ihlali ve haksız rekabet şeklinde kullanıldığını ileri sürmektedir. Davalı taraf vekili ise müvekkilinin 2024 tarihli tescilli markasına dayandığı gibi işletmenin 2009 yılından bu yana ... ... ismiyle aynı adreste bulunduğunu, davacının uzun süreden beridir sessiz kaldığı , kuruluş tarihi 23/10/2009 olan ... ... ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde ve bu tarihten beri faaliyetini sürdürmekte olduğunu, ... ile ... San. Tic. Ltd.Şti.'ne devredildiğini, - Ardından 29/06/2020 tarihinde de ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete devredilmiş bulunan işletme, bu tarihten beridir yine lokanta olarak hizmetini sürdürdüğünü, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dosyaya karşılıklı sunulan ve celbedilen deliller açısından tahkikat aşamasında bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. 15/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE "1. Davalının “...” ibareli markasal kullanımlarının davacıya ait ... sayılı “...” ibareli tescilli markaya ayniyet derecesinde benzer olduğu, 2. Davalının “...” ibaresini kullanım biçiminin davacının tescilli marka haklarına tecavüz niteliğinde bir fiil olduğu, ... ve ...+... ...&... aynı 4 harfi içerse de önde yer alan “...” ibareli, “...” “...” ibarelerinin ayrı yazılması, ortada yer alan “&” işareti ve ve işaretin sesli karşılığının “ve-and” olması, üstünde yer alan sıcak çorba figürü, farklılaşma yaratmış ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve SMK m.29 koşullarının oluşmadığı kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Her ne kadar davalı firma yukarıda geçen "16.01.2024 başvuru, 31.05.2024 tescil tarihli 43 .ncü sınıftaki ... sayılı ... ...& ... ..." ibareli markasını savunma delili olarak ileri sürülmüş ise de; 6769 sayılı SMK 155 .nci maddesinde "(Önceki tarihli hakların etkisi) Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." açık hükmü karşısında davacının ... sayılı "..." ibareli önceki tescilli markası nedeniyle davalının ... sayılı markası savunma delili olarak kabul görmemiştir. Dosyaya yansıtılan tüm delil ve belgelerde davalının işyerindeki tanıtım araçlarında ve işletme adı olarak kullanımı " ..." , "...+... ..." , "..." ve "...+ ... ...&... ..." olduğu görülmektedir. Davalının bu şekildeki kullanımlarındaki asli unsur " ..." olup davacının tescilli " ..." ibareli markası ile görsel ve işitsel olarak benzerlik oluşturduğu gibi davalı kullanımı ile davacının tescilli markasının kapsamındaki emtialar (43.ncü sınıf) birebir örtüştüğünden iltibas/karıştırılma koşulu oluştuğu değerlendirilmiştir. ANCAK dosyaya yansıtılan delil ve belgeler (özellikle Noterlik belgeleri) incelediğinde marka ihlali ve haksız rekabete dayalı markasal kullanımın gerçekleştiği .... adresli işyeri/işletme daha önceden 23/10/2009 tarihinde ... siciline tescil edilen ... ... ve Tic. Ltd. Şti. tarafından işletildikten sonra 04/02/2020 tarih ve ... yevmiye sayılı Noterlik "... "ile ... San. Tic. Ltd.Şti.'ne devredildiği; 29/06/2020 tarihinde de( ... yevmiye sayılı Noterlik belgesi) ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... adlı şirkete devredildiğinden 29/06/2020 tarihinden dava ve sonraki tarihe kadar davalı firma tarafından fiilen aynı tabela ünvanında aynı adreste işletme faaliyeti yürütüldüğü kanaatiyle Aynı ilçede faaliyet gösteren davacının 2009 tarihinden beri aynı işletme yerindeki ... şeklindeki markasal kullanımlara sessiz kaldığı, sonradan dava açması MK 2.nci madde kapsamında tescilli markasına ve ... ünvanına dayanamayacağından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 8.572,91 TL'nin düşümü ile bakiye 7.957,51‬ TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-AAÜT uyarınca maddi tazminat yönünden 2.000,00 TL vekalet ücreti, manevi tazminat yönünden 40.000,00 TL vekalet ücreti, tazminat dışındaki istemler yönünden 40.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 82.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.06/10/2025 Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/296, K. 2025/384, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-296-e-2025-384-k-d048d8be0d0a