İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/295 E. 2025/819 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/295
Karar No
2025/819
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/295 Esas KARAR NO : 2025/819

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, davalı şirket ile ticari ilişkilerine dayanan ve fatura ile de sabit olan alacağını tahsil etmek amacıyla ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı; başlatılan icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğu; davalı yanın borca itiraz dilekçelerinde genel olarak böyle bir hizmet alımına veya faturaya karşı itiraz etmediği ve bu hususları kabul ettiği; davacının, karşı tarafa mimarlık hizmeti verdiği; davacının, bu hizmet karşılığındaki hak edişlerini alamadığı; davalı tarafın, borca itiraz dilekçesinde başkaca ticari ilişkilerden kaynaklı birçok alışveriş olduğundan takibe konu meblağdan mahsup edilecek ödemeler, iş ve işlemler yapıldığının iddia edildiği; fakat iddia edilen mahsup miktarının, yapılan işi hiçbir şekilde açıklayamadığı; davalının takip konusu faturanın ticari defter kayıtlarıyla uyuşmadığını belirttiği; fakat davalının, yine ne miktar belirttiği ne de bu itirazın ilişkilendirileceği bir dayanak koyduğu; tüm bunların hem borcu ikrar anlamına geldiği hem de işbu icra takibine itirazın kötü niyetle yapıldığını gösterdiği; iddia edilenlerin mümkün olmadığı; taraflar arasında yapılan tüm iş ve işlemlerin usulüne uygun olarak faturalandırıldığı ve ticari defterlere işlendiği; 13.12.2023 tarihli faturaya itiraz süresi içerisinde herhangi bir itiraz davacı tarafa iletilmediğinden fatura içeriğinin de kabul edildiği; davacı şirketin ödenmeyen borç yüzünden zor durumda olduğu öne sürülerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında var olan ticari ilişkinin alt yüklenicilik ticaret ilişkisine dayandığı; davacı şirketin, davalı ile aralarında kurulmuş olan anlaşmaya uygun davranmayarak davalı şirketin müşteriye karşı ciddi bir tazminat ödemesine neden olduğu; davacı tarafın, davalı şirket ile yaptığı anlaşmaya bağlı kalmayıp müşteriye geç ve gereği gibi teslim yapılamaması nedeniyle davalı şirketin müşterisine karşı 1.800.000,00 TL’lik bir gecikme tazminatı ödemek zorunda kaldığı; davacı tarafın iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığı; davalı şirketin borçlu değil alacaklı durumunda olduğu; davalı şirketin, alt yüklenici olarak davacı tarafla yaptığı anlaşma sonucu davacı tarafın üstlendiği işi gereği gibi ve zamanında yerine getirmemesi nedeniyle ciddi maddi kayıplar yaşadığı öne sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacının davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı olarak ... 9.İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 9. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, Sarıyer Vergi Dairesi Müdürlüğünden 2022 ve 2023 yıllarına ait BA/BS formları, bilirkişi raporu v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. Dosyanın ...'e tevdi edildiği, bilirkişinin 26/02/2025 tarihli raporunda özetle; Taraflarca ticari defter ve kayıtları, incelemeye sunulmamış olmadığından herhangi bir tespit yapılamadığı, bununla birlikte davalı şirketin 2023 yılı BA formuyla davacıdan 1.000.000 TL (KDV hariç) tutarındaki 1 adet fatura karşılığında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği; davalı şirketin BA formuyla yaptığı beyan dikkate alınacak olursa dava konusu icra takibinin dayanağı 13.12.2023 tarihli, ... nolu ve 1.200.000,00 TL (KDV dâhil) tutarlı faturadan kaynaklı olarak 29.02.2024 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.200.000,00 TL alacaklı olduğu; takip tarihinden önce temerrüdün gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından işlemiş faiz hesaplanması yapılamadığı tespit ve rapor edilmiştir. Dosyanın ek rapor tanzimi amacıyla ...'e tevdi edildiği, bilirkişinin 19/08/2025 tarihli ek raporunda özetle; Taraflarca 2023 yılı ticari defter ve kayıtları, incelemeye sunulmamış olduğundan herhangi bir tespit yapılamadığı; bununla birlikte davalı şirketin 2023 yılı BA formuyla davacıdan 1.000.000 TL (KDV hariç) tutarındaki 1 adet fatura karşılığında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği; davalı şirketin BA formuyla yaptığı beyan dikkate alınacak olursa dava konusu icra takibinin dayanağı 13.12.2023 tarihli, ... nolu ve 1.200.000,00 TL (KDV dâhil) tutarlı faturadan kaynaklı olarak 29.02.2024 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.200.000,00 TL alacaklı olduğu; 13.12.2023 fatura tarihinden 30 gün sonra 12.01.2024 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilecek olursa 29.02.2024 takip tarihi itibarı ile işlemiş faiz 69.830,14 TL olacağı tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacının davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı olarak ... 9.İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İcra dosyası incelendiğinde davacının davalı aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile takip başlattığı, 1.200.000,00 TL. Asıl alacak, 100.446,58 TL. işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.300.446,58 TL. alacak talep ettiği, davalının takibe süresinde itiraz ederek takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosya tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak icra dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş ve dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; taraflarca 2023 yılı ticari defter ve kayıtları incelemeye sunulmamış olduğundan herhangi bir tespit yapılamadığı; bununla birlikte davalı şirketin 2023 yılı BA formuyla davacıdan 1.000.000 TL (KDV hariç) tutarındaki 1 adet fatura karşılığında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği; davalı şirketin BA formuyla yaptığı beyan dikkate alınacak olursa dava konusu icra takibinin dayanağı 13.12.2023 tarihli, ... nolu ve 1.200.000,00 TL (KDV dâhil) tutarlı faturadan kaynaklı olarak 29.02.2024 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.200.000,00 TL alacaklı olduğu; 13.12.2023 fatura tarihinden 30 gün sonra 12.01.2024 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilecek olursa 29.02.2024 takip tarihi itibarı ile işlemiş faiz 69.830,14 TL olacağının tespit edildiği, dolayısı ile davalı taraf her ne kadar takibe itiraz edip durmasına neden olmuş ise de; davalı şirketin 2023 yılı BA formuyla davacıdan 1.000.000 TL (KDV hariç) tutarındaki 1 adet fatura karşılığında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği; davalı şirketin BA formuyla yaptığı beyan dikkate alınarak dava konusu icra takibinin dayanağı 13.12.2023 tarihli, ... nolu ve 1.200.000,00 TL (KDV dâhil) tutarlı faturadan kaynaklı olarak 29.02.2024 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.200.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı taraf, davacının aralarında kurulmuş olan anlaşmaya uygun davranmayarak müşteriye karşı ciddi bir tazminat ödemesine neden olduğunu, davacı tarafın, davalı şirket ile yaptığı anlaşmaya bağlı kalmayıp müşteriye geç ve gereği gibi teslim yapılamaması nedeniyle müşterisine karşı 1.800.000,00 TL’lik bir gecikme tazminatı ödemek zorunda kaldığını, davacı tarafın iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin borçlu değil alacaklı durumunda olduğunu beyan etmiş ise de; dosyaya iddialarını destekleyecek somut bir delil sunmadığı, ticari defterlerini ibraz etmediği, bilirkişi raporu usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen rapora herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 1.200.000,00 TL asıl alacak ve 69.830,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.269.830,14 TL üzerinden devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacak olan 1.200.000,00 TL'nin % 20'si (240.000,00 TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -Davalının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 1.200.000,00 TL asıl alacak ve 69.830,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.269.830,14 TL üzerinden devamına, -Asıl alacak olan 1.200.000,00 TL ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Asıl alacak olan 1.200.000,00 TL'nin % 20'si oranındaki (240.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 86.742,09-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 22.208,38-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 64.533,71-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 189.776,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 22.208,38-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 225,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.225,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.101,98-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından her hangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 3.515,24 TL'sinin davalıdan, 84,76‬ TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.22/10/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/295, K. 2025/819, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-295-e-2025-819-k-55b09aa39e14