Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/19 E. 2025/2940 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/19
Karar No
2025/2940
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/19

KARAR NO : 2025/2940

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

DAVA: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 18/11/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... San. A.Ş, ..Perakende Satış A.Ş ve ... Enerji Elekt. A.Ş aleyhine Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/297 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, bu şirketlerin davacıya elektrik temin ettiklerini, açılan davada fazladan tahakkuk ettirilen ve ödenen kaçak elektrik bedeli, perakende satış hizmet bedeli, personel sayaç okuma bedeli ve iletim sistemleri kullanma bedellerinin iadesini talep ettiklerini, mahkemenin diğer kalemleri reddettiğini, ancak mükerrer tahsil olan kaçak bedeli yönünden taleplerinin kabulüne karar verdiğini,sözkonusu davada her iki şirket yönünden de fazlaya dair haklarını saklı tutarak kayıp kaçak bedelini 2.000,00'er TL olarak açtığını, mahkemece taleplerinin kabul edilip, diğer kalemler yönünden davanın reddedildiğini, söz konusu kararın davalı vekillerince istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesinin 2018/328 Esas, 2019/1327 Karar sayılı hükmüyle kararın miktar yönünden kesin olması sebebiyle istinaf taleplerinin reddedildiğini, bilahare istinaf kararının yine davalı vekillerince bu kez temyiz edildiğini, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2020/87 Esas, 2020/837 Karar sayılı hükmü ile de temyiz talebinin reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini bildirerek o dava dosyasındaki bilirkişi raporunda mükerrer tahsilatın hesaplanmış olduğunu, alacaklarının tespit edildiğini, fazlaya dair haklarını saklı tutarak dava açmış olduklarından Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen hüküm dışında kalan kısmın istenilebilir nitelikte bir alacak olduğunu, buna dayalı olarak bilirkişi raporunda tespit edilen alacakla ilgili . .. Elektrik Üretim Anonim Şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, mahkeme dosyası ile birleştirilen dosya ile ilgili olarak da ..Anonim Şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibinde bulunduklarını, her iki icra takibinin de süresi içinde borçluları tarafından yapılan itirazlar ile takiplerin durdurulduğunu belirterek, iş bu dosyada İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında, birleşen dosyada ise İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına ve her bir icra dosyası borçlusundan takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Anonim Şirketi (Y...Malz. San.Tic.A.Ş) vekili, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu; yetki sözleşmesinin 12.maddesinde ihtilaf halinde Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair düzenleme bulunduğunu, bu sebeple davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davanın itirazın iptali davaları yönünden 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından hak düşürücü süre yönünden, dava zamanaşımına uğramış bulunduğundan zamanaşımı yönünden reddine, Bakırköy 6.ATM'nin 2015/297 Esas sayılı dosyasında aynı konu dava konusu edildiğinden derdestlik sebebiyle reddi gerektiğini beyan etmiş, esasa ilişkin olarak da davacının faturaları ödeyip ödemediğinin dahi belli olmadığını, Bakırköy 6.ATM'deki yargılamada alelacele alınan bilirkişi raporuyla karar verildiğini, karar kesin olmasından dolayı istinaf mahkemesi tarafından denetlenemediğini, bu raporunda hükme esas alınamayacağını bildirmiş; davanın ... A.Ş'ye ihbarını talep etmiştir.İhbar olunan vekili; müvekkili şirketin dava konusu uyuşmazlığın tarafı olmadığını, dağıtım şirketi statüsünde olduğunu, müvekkili şirket ile ...A.Ş arasında dağıtım sistem kullanım anlaşmasının mevcut olduğunu, bu sözleşme gereğince ... A.Ş'ye verilen elektriğin onun tarafından davacıya pazarlanması ve fatura edilmesinin bir dahillerinin bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından ilgili mevzuat hükümleri ve EPDK kararları gereğince faturalar tanzim edildiğini, kaldı ki davacının faturalara süresi içinde itiraz etmediğini belirterek ve; davacının faiz talep etme hakkının bulunmadığını, inkar tazminatı isteyebilmek içinde alacak likit olmadığından haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Birleşen dosyanın davalı vekili ise, taraflar arasında elektrik enerji satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 12.maddesinde yetkili mahkemenin ve icra dairesinin Bakırköy Mahkemesi ve İcra Daireleri olduğunun düzenlendiğini, bu nedenle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini; icra takibine 09/12/2019 tarihinde itiraz ettiklerini, davanın 21/06/2021 tarihinde açıldığını, itirazın iptali davaları için 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği sebebiyle davanın reddi gerektiğini, aynı alacağın Bakırköy 6.ATM'nin 2015/297 Esas sayılı dosyasında dava konusu edildiğini, verilen kararın kanun yararına bozma talebi sebebiyle Yargıtay'da olduğunu, bu nedenle derdest davanın söz konusu olduğunu, bu yönden de davanın reddi gerektiğini, dava konusu edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, zaman aşımı def'ilerinin kabulü ile davanın reddi gerektiğini, davacının söz konusu faturaları ödediğinin belli olmadığını, ödenmeyen faturadan dolayı alacak talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin bir elektrik satış şirketi olduğunu, kayıp kaçak elektrik bedellerinin tahsil yetkisinin dağıtım şirketlerinde olduğunu, bu nedenle kayıp kaçak bedellerinden dolayı davacının dağıtım şirketlerine gitmesi gerektiğini, bu nedenle de davanın ...Şirketine ve EPDK'ya ihbarını talep ettiklerini, kendileri yönünden açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, kaldı ki elektrik faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedellerinin mevcut mevzuat ve EPDK tarafından çıkarılan kararlar çerçevesinde hesaplanıp tahakkuk ettirildiğini belirterek, davacının faiz talep etme hakkının bulunmadığını, inkar tazminatı isteyebilmek için de alacak likit olmadığından haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davalı .... VE TİC. A.Ş'nin Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün 2019/36789 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile; Takibin aynen devamına, 288.311,82 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/409 Esas sayılı dosyası yönünden;Davalı .. AŞ'nin Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile; Takibin aynen devamına, 271.446,39 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, asıl ve birleşen dosyaların davalıları vekilleri ayrı ayrı istinaf etmiştir.1- Davalı ... Tic. A.Ş' vekilince ve davalı ... A.Ş vekilince verilen istinaf dilekçelerinde özetle; cevap dilekçesindeki hususlar aynen tekrar edilerek,davalı müvekkilleri şirketlerin ; elektrik üretmek ve satmak üzere kurulmuş, özel sektör mensubu bir elektrik satış şirketidir. Davalı müvekkil, kendisi için sadece elektrik net bedelini tahsil etmekte olup, kayıp kaçak elektrik bedellerini tahsil yetkisini haiz bir elektrik dağıtım şirketi olmadığı ,müvekkililerinin kayıp/kaçak ve sair yan bedeller olarak tahsil ettiği bedellerin alacaklısı olmadığı ve bu bedellerin müvekkillerinin uhdesinde kalmadığı, tacir olan davacının da, serbest iradesi ile ve daha ucuza elektrik elde etmek amacıyla müvekkili şirketler ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmeleri imzaladığı, nitekim davacı tarafın dosyada mübrez Sözleşme'nin IV. Maddesi kapsamında; salt enerji ücretinin ihbar olunan UEDAŞ'ın belirlediği tarife üzerinden hesaplanacağı ve söz konusu kullanılan salt enerji bedeli üzerine -EPDK'ya verilmek üzere- kayıp-kaçak enerji bedelinin ekleneceği düzenlemesi ile piyasanın (%20) çok altındaki bedellerle enerji kullanmış olduğu, davacı tarafça, kayıp-kaçak elektrik bedelinin iade edilmesi talebi ile huzurdaki dosyadan evvel açılan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/297 esas sayılı dosyası üzerinden tanzim edilen ve dava tutarı kesinlik sınırı altında kaldığından üst yargı denetiminden geçmeyen bir bilirkişi raporuna dayanakla kayıp-kaçak elektrik bedelinin mükerrer tahsil edildiği iddiası üzerinden huzurdaki davaların açıldığı, Yerel Mahkemenin ise "mühendis" ve "mali müşavir" bilirkişiler tarafından dosya incelenmeksizin hazurlanan ve hiçbir özgünlüğe sahip olmayan ve Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/297 esas sayılı dosyası üzerinden tanzim edilen bilirkişi raporunun, hesaplamalar kısmından hariç olarak imla hataları dahil, aynen yeni rapora geçirilmesi suretiyle tanzim edilen subjektif bir bilirkişi raporuna dayanakla, hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeksizin huzurdaki davayı kabul ettiği, yerleşik içtihatlar uyarınca huzurdaki davada elektrik üretim şirketleri değil, elektrik dağıtım şirketlerinin hasım olarak gösterilmesi gerektiği ,davaların muhatabı elektrik dağıtım şirketidir. Bu halde davanın elektrik satış şirketi olan müvekkilleri bakımından husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiği, davaya konu "kayıp bedeli"nin EPDK'nın kanundan doğan yetkisi ile kanunun temel amaçlarına uygun şekilde belirlemiş olduğu bir bedel olup; "düzenleyici bir işlem" olmakla tüm tüzel ve gerçek kişileri bağlar nitelikte bulunduğu, EPDK tarafından belirlenen tarifelerin uygulanmasının müvekkilleri şirketler yönünden yasal bir zorunluluk olup, Kurum tarafından tarifeler değiştirilmediği müddetçe tahsil edilmemesinin mümkün olamadığı, Konu hakkında uzman bilirkişiler tarafından inceleme yapılsa idi açıkça tespit edilebilecek olduğu üzere davacı ile üzerinde anlaşma yapılan elektrik birim fiyatı; EPDK tarafından belirlenen kayıp kaçak bedelinin zaten içine gömülü olduğu tek terimli perakende satış fiyatı değildir. Dosyada mübrez Sözleşme incelendiğinde davacı ile anlaşma yapılan ve davacı tarafından kabul edilen elektrik satış bedelinin, bu tarifeye endekslendiği açıkça görüleceği, davacının, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında basiretli bir tacir olarak davranmadığı, taraflar arasındaki elektrik satış sözleşmesi'nde net enerji bedeli, -döviz vs yerine- tedaş tarifesine göre belirlenmiş olduğu, bu sebeple davalının mükerrer şekilde kayıp kaçak elektrik bedeli ödeme iddiasının , somut gerçeği yansıtmadığı, müvekkili şirketin davacıdan sadece ve sadece TEDAŞ tarifesine endekslenen tutara uyguladığı %20 oranındaki fahiş indirim üzerinden tahsil ettiği net enerji bedelini tahsil etmiş, faturalara ayrıca yansıtılan kayıp kaçak elektrik bedelini ise Dağıtım Şirketi'ne ödemiştir. Bu halde dava konusu tutarın davacıya iadesi, tüketiciye kullandığı / tükettiği elektrik bedelinin iadesi ile sebepsiz zenginleşme sonucunu doğuracağı, davacının tacir olup, dava konusu faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediği, fatura ve içeriğini kabul etmiş olduğu, favacı tarafın faiz isteme hakkının bulunmadığını,faiz alacağının ancak ve ancak muaccel hale gelmesine rağmen ödenmeyen borçlar bakımından talep edilebileceğini ,kabul anlamına gelmemek kaydı ile; dava konusu tutar vadesi ve miktarı belirsiz, yargılamayı gerektirir bir meblağ olmakla birlikte, davacı tarafça huzurdaki dava açılmadan evvel faize ilişkin hiçbir talepte bulunulmadığı, keza davacı tarafından Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/297 esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava da "kısmi dava" olarak ikame edilmiş olduğundan, davacının faiz başlangıç tarihinin "ödeme tarihinden itibaren" başlatılmayacağını bildiği, Davalı şirketlerin , huzurdaki dava ile talep edilen tutarları EPDK mevzuatına ve birer tacir olan dava taraflarının arasındaki Ticari Sözleşme'ye güvenle tahakkuk ettirmiş oldukları, bu bakımdan dava konusu alacak likit (muayyen) bir alacak olmadığından, hak kazanma durumu yargılama gerektirdiği,karara dayanak bilirkişi raporunun özgün ve objektif bir rapor olmadğı, eksik inceleme ve hatalı hukuki tahlil ile hazırlanan bir bilirkişi raporuna dayanakla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, ek raporun objektif bir rapor olmadığı, Sözleşme uyarınca, davacıya satılacak sadece elektrik bedelinin birim fiyatının TEDAŞ'ın tarifesine endekslenen tutar üzerinden, net %20 indirim uygulanacak şekilde oluşturulduğu, bu tutarın net enerji bedeli olacağı ile EPDK tarafından öngörülen kayıp-kaçak elektrik bedelinin ise iş bu net enerji bedelinin yanı sıra faturaya yansıtılacağının sabit olduğu, davacı ile akdedilen sözleşmede fiyatlandırma konusunda anlaşılan elektrik bedeli; EPDK tarafından yayınlanan listede yer alan tek terimli perakende tek zamanlı satış fiyatı olmadığı, Davacı ile akdedilen sözleşmede fiyatlandırma konusunda anlaşılan elektrik bedeli; EPDK tarafından yayınlanan listede yer alan tek terimli perakende tek zamanlı satış fiyatına endekslenmiş olduğu, EPDK tarafından bu listede yer alan fiyat, müvekkilim şirketin davacıya sattığı elektriğin sadece elektrik bedeli olduğu, elektrik satış bedelinin, bu tarifeye endekslendiği ve bu tutar üzerinden de piyasanın çok üstünde bir indirim yapıldığı açıkça görüleceği, zira EPDK kararları doğrultusunda tahsil edilen ve müvekkilimin üzerinde hiçbir tasarruf hak ve yetkisi bulunmayan kayıp kaçak elektrik bedeli üzerinden %20 tenzilat uygulaması mümkün olmadığı, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl dava ve birleşen dava İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan icra takip dosyaları incelendiğinde ; davalı Modern ... A.Ş aleyhine İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden 288.311,82 TL asıl alacak, 300.509,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 588.820,83 TL üzerinden, birleşen dosya ile ilgili olarak da davalı ... A.Ş aleyhine İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün ... dosyası üzerinden 271.446,39 TL asıl alacak, 236.919,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 508.366,31 TL üzerinden icra takipleri başlatılmış, her iki ilamsız takip de davalı-borçluların itirazı üzerine durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası içeriği ve alınan bilirkişi raporu incelendiğinde ; davacı şirketin, asıl dosyanın ve birleşen dosyanın davalıları şirketler hakkında dava açarak 2.000,00 TL kayıp kaçak bedelinin 500,00 TL sayaç okuma bedelinin, 500,00 TL iletim sistemi kullanma bedelinin ve 500,00 TL personel sayaç okuma bedelinin toplamı olan 3.500,00 TL'nin davalı ...A.Ş'den, 2.000,00 TL kayıp kaçak bedeli, 500,00 TL dağıtım bedeli, 500,00 TL iletim bedeli olmak üzere toplam 3.000,00 TL'nin de davalı ...A.Ş'den tahsilini talep ettiği, bu davada davacının elektrik tedarikini Ocak 2011 ile Aralık 2011 tarihleri arasında ... A.Ş'den, devam eden bir sene içinde birleşen dosyanın davalısından temin ettiğini ileriye sürdüğü, Bakırköy 6.ATM tarafından her iki davalıdan 2.000,00'er TL nin kayıp kaçak bedeli olarak dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ayrı ayrı tahsiline karar verildiği, kararın kesin olduğunun istinaf ve temyiz ilamlarıyla tesbit edildiği görülmüştür.Mahkemece davalı savunmaları ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile yetinilmeyerek , ayrıca o raporda İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası yönünden de bir tespitin bulunmadığı gerekçesiyle , elektrik mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır.Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda; bu dosyanın davalısı tarafından 2011 yılında davacıya enerji temin edildiği, faturalarla elektrik bedellerinin tahsil edildiğini, mükerrer tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin 290.311,82 TL olduğu ancak icra takibinde talebin 288.310,82 TL olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince karar konu olabilecek asıl alacak tutarının 288.311,82 TL olması gerektiğini, işlemiş faizin 473.485,98 TL olduğunu ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince faiz miktarınında 309.509,00 TL olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirmiş, birleşen dosya yönünden ise İstanbul Anadolu 22.İcra Müd. 2019/36788 sayılı dosyasında kayıp kaçak bedelinin 273.446,39 TL olduğunu, işlemiş faizin 388.973,44 TL olduğu görüşü beyan edilmiştir.Mahkemece sözkonusu rapor esas alınmak suretiyle karar verilmiştir.Davacı tarafça Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 25/03/2015 açılan 2015/297 E sayılı davada ,dava dilekçesinde " davalı Modern ....Ş.'den Ocak 2011 ila Aralık 2011 tarihleri arasında, diğer davalıdan ise Ocak 2012 ila Aralık 2012 tarihleri arasında enerji satın aldıklarını, düzenlenen fatura bedellerinin ödendiğini, ancak kayıp kaçak, dağıtım, PSH, personel sayaç okuma ve iletim sistemlerini kullanma bedelleri adı altında davacıdan haksız tahsilatlar yapıldığını ileri sürerek şimdilik kayıp kaçak bedeli için 2.000,00 TL, personel sayaç okuma bedeli için 500,00 TL, dağıtım bedeli için 500,00 TL ve iletim sistemi kullanma bedeli için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.500,00 TL'nin davalı ... A.Ş.'den, kayıp kaçak bedeli için 2.000,00 TL, dağıtım bedeli için 500,00 TL ve iletim bedeli için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL'nin davalı ....Ş.'den tahsilini " talep ve dava etmiştir. Mahkemece 26/12/2017 tarihli karar ile ; "yargılama sırasında meydana gelen yasadaki değişikliğin değerlendirildiği, yaptırılan inceleme sonucu alınan 19/12/2016 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile aynı heyetten alınan 13/11/2017 tarihli ek rapora ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalı şirketlerden elektrik satın aldığı, davaya konu dönemde ödenen faturalarda hem kayıp kaçak bedeli, hem de aktif enerji bedeli içerisinde tahsil edilmiş bulunan kayıp kaçak bedelinin tahsil edildiği, aktif enerji bedeli içerisinde mükerrer tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin taleple bağlı kalınarak iadesinin gerektiği " gerekçesiyle davacının, davalılar aleyhine açtığı kayıp kaçak bedeline yönelik davanın kabulü ile, 2.000,00'er TL kayıp kaçak bedelinin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine, davacının davalılar aleyhine diğer talepler yönünden açtığı dava konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.Anılan dosyada yargılama sırasında alınan 3'lü bilirkişi kurulu raporunda ;"Ocak/2011 - Aralık /2012 dönemleri arasında, davalılar tarafından davacıya düzenlenen faturalarda, Kayıp Kaçak Bedeli, faturada bu kalem adı altında tahsil edildiği gibi ayrıca aktif enerji bedeli içerisine eklenmek suretiyle de mükerrer olarak tahsil edilmiş olduğu" görüşü bildirilmiştir.Sözkonusu karara yönelik istinaf dilekçesinin kesinlikten reddine karar verilmiş,kararın temyiz edilmesi sonucunda onanmasına karar verilmiştir.İstinafa konu bu davadaki talepler (icra takiplerindeki borç sebepleri )mükerrer kayıp kaçak bedeli tahsil edildiğine ilişkindir.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporu ile ,evvelce açılan ve sonuçlanan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi kurulu raporları arasında çelişki bulunmadığı, her iki takipteki borç yönünden ,mükerrer olarak tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin tesbit edilmiş olduğu anlaşılmakla , davalıların bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir . Somut olayda ,alacağın niteliğine göre (mükerrer tahsilat iddiası bulunduğundan ) alacak likit kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olmuştur.Takipte işlemiş faiz talebi yönünden ; davacı-takip alacaklısı tarafından ,her iki icra takip dosyasında da işlemiş faiz talep edilmiştir.Bilirkişi Raporunda mükerrer tahsil edilen kayıp kaçak tahsil tarihinden takip tarihine kadar işleyen faiz miktarı hesaplanmıştır. Ancak ,davacı tarafça, mükerrer olarak yapılan bu ödemelerin iadesi için davalı tarafa ihtarnameler keşide edildiği ve böylece davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin iddia ve delil bulunmamaktadır.(evvelki dava belirsiz alacak davası olup,bu miktarlar yönünden talep bulunmadığından temerrüt başlangıcına esas olmayacaktır) Bu durumda ,davacının takipte işlemiş faiz talep hakkı bulunmamasına rağmen, mahkemece bu yönden de itirazın iptaline karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olmuştur.

Bu sebeplerle , davalıların istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile ,yeniden yargılama gerekmediğinden,karar kaldırılarak yeniden esas hakkında aağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalıların istinaf taleplerinin kabulü ile ,istinaf konusu karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden esas hakkında;

A-Asıl Davada ;Davanın kısmen kabulü ile ,Davalı ...VE TİC. A.Ş'nin Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, icra takibinin , 288.311,82 TL asıl alacak üzerinden devamına,fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,B-Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/409 Esas sayılı dosyası yönünden;Davanın kısmen kabulü ile ,davalı ...AŞ'nin Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 271.446,39 TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine,İcra inkar tazminat talebinin reddine,Asıl davada ; 1- Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 19.694,58 TL harçtan, peşin alınan 7.111,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.583,09 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.111,49 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca kabul-red oranına göre hesaplanan 46.129,89 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca kabul-red oranına göre hesaplanan 48.081,- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 4.780,25 TL yargılama giderinin kabul edilen kısma göre 2.340,41 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına ,6-İş bu dava açılmadan önce gidilmesi zorunlu arabuluculuk sebebiyle 1.320,00 TL nin 646,27 TL sinin bu dosyanın davalısından alınarak hazineye irat kaydına,bakiyesinin davacıdan tahsiline,8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların kararın kesinleşmesi halinde yatıran taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,Birleşen davada ; 1- Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 18.542,50 TL harçtan, peşin alınan 6.199.10 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.343,40 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.199,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı .... A.Ş ' den alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 37.907,19 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 4.013,00 TL yargılama giderinin kabul edilen kısma göre 2.142,54 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına ,6-İş bu dava açılmadan önce gidilmesi zorunlu arabuluculuk sebebiyle 1.320,00 TL nin 704,74 TL sinin bu dosyanın davalısından alınarak hazineye irat kaydına,bakiyesinin davacıdan tahsiline ,

8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların kararın kesinleşmesi halinde yatıran taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edenlere isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalı ....A.Ş 'nin istinaf aşamasında yapmış olduğu 250,00 TL masrafın davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,Davalı ... ŞİRKETİ'nin istinaf aşamasında yapmış olduğu 250,00 TL masrafın davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/19, K. 2025/2940, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-19-e-2025-2940-k-3fd634abdb14