İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/286 E. 2025/267 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/286
Karar No
2025/267
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/286 KARAR NO : 2025/267

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : Alacak (Fikir ve Sanat Eseri ile ilgili Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/08/2025

TALEP: Davacı vekili 28/06/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin ağırlıklı olarak doktor müşterilerine internet sitesi tasarlayan, müşterilerinin web sitelerinin Google'da üst sıralara yükselterek daha fazla hasta ile etkileşime geçmesi için sitelerine özgün Google Optimasyon Hizmet Sözleşmesi (...) içerikleri üreten ve düzenli ... çalışması yapan bir şirket olduğunu, ... işleminin, sitede yer alan tüm uzmanlık kelimeleri ve kombinasyonları üzerinde titiz bir çalışma yapılarak özgün metinlerinin oluşturulması, gerekli yazılımlarının kurulumu, sitenin ... ile uyumlu hale getirilmesi, anahtar kelimelerin analizi ve belirlenmesi, web sitesindeki içeriklerin optimize edilerek özel olarak kodlanması, iç ..., dış ..., rakip ve sektör analizi, hız ve mobil uyumluluk analizi ile gerekli teknik alt yapının oluşturulması, tespit edilen anahtar kelimelerin hazırlanan özgün içeriklere Google algoritmalarının tespit edeceği şekilde yerleştirilmesi ve site içerikleri ile sitenin alt yapısının Google algoritmasına uyumlu olacak şekilde kodlanması gibi birçok adımın işin başında eksiksiz ve özenle yapılması halinde sonuç veren kapsamlı bir çalışma olduğunu, ... çalışmasının etkili olması için elzem olan bir başka hususun da web sitesi için oluşturulan ... (metinlerin) tamamen özgün olması hususu olduğunu, belirlenen anahtar kelimelerin cümlelerin içine algoritma kodlarının tespit edebileceği şekilde yerleştirilmesinin de başka bir önemli husus olduğunu, müvekkili tarafından davalının web siteleri için oluşturulan tasarım ile özgün ... metinlerinin, özgün oluşları ve amaçla uyumlu, önceden belirlenen anahtar kelimelerin metni oluşturan cümleler içinde, algoritmanın tespit edebileceği şekilde, belirli bir sıralama ile konumlandırılması nedeniyle ve metni oluşturan cümlelerin yine algoritmanın tespit edeceği şekilde belli bir uyum, düzen gözetilerek birleştirilmesi sonucunda oluşmaları nedeniyle; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında; "belirli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde gerekli verilerin bir araya getirilmesi sonucu ortaya çıkan ve sahibinin hususiyetini taşıyan" eser niteliğinde birer fikir ürünü olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 20.10.2023 tarihli Google Optimizasyonu (...) Hizmet Sözleşmesi ve 20.10.2023 tarihli Web Sitesi Tasarım Sözleşmesi imzalandığını, davalının "www.mefkureulker.com" alan adlı web sitesinin tasarımını müvekkili tarafından oluşturulmuş ... çalışmasına temel olmak üzere ... içerik editörü tarafından özgün menü başlıkları ve davalının iş kolu- branşı ile uyumlu özgün içeriklerin (tasarım, başlık ve metinler) müvekkilince hazırlandığını, ancak taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davalının kusuruyla sona erdikten sonra müvekkili tarafından oluşturulan özgün tasarım, kod ve ... içeriklerinin sözleşme maddelerine aykırı olarak (aynı alan adına sahip) yeni internet sitesinde kullanıldığının tespit edildiğini, akabinde davalıya, cezai şart maddesinin ihlali nedeniyle sözleşmede belirtilen cezai şartın ödenmesi talepli ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile ödeme yapılmayacağının belirtilmesi üzerine dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak arabuluculuk süreçlerinin anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 100,00 USD cezai şart bedelinin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 07.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarının USD cinsinden açılmış olan bir yıllık vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının tasarlamış olduğu web sitesi üzerinde davacı tarafça üretilen kod, yazılım, içerik, özel teknik, tasarım vb. hiçbir verinin kullanılmadığını, davalının gerontopsikiyatrist olup, grafik tasarım uzmanı olmadığından web sitesi tasarlamak ya da ... analizleri yapmak gibi uzmanlık gerektiren işleri yapabilmesinin mümkün olmadığını, davacının iddialarına ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, iddiasını ispatlayamadığını, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra davalının domainini ve web sitesini yönetmek için kullanmış olduğu Google Serach Console sitesi üzerinden davalının web sitesinde bulunan ve davacı tarafça yazılmış olan tüm içerikleri siteden silme talimatı verdiğini, bu nedenle davalının bu içerikleri kullanabilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Davanın; davacı tarafından oluşturulan ve ... olarak adlandırılan internet sitesi içeriklerinin 5846 sayılı FSEK kapsamında eser olduğu iddiası temelinde; davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak içeriklerin kullanıldığı iddiasına dayalı ve kısmî dava olarak açılan, cezai şart isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 26/12/2024 havale tarihli raporda özetle; "Dosya kapsamındaki mesajlar ve e-mail yazışmaları uyarınca Davacı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ... uyumlu içerikler hazırlandığı, bu içeriklerin davalıya kontrol ve düzenleme için gönderildiğinin anlaşıldığı, Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca dava konusu web sitesi içeriklerinin Deliryum, Demans gibi hastalıklara yönelik genel bilgiler (belirtileri, kimlerde olur, tedavisi vb..) içerdiği, bu içeriğin basit tıbbi bilgiler ile ... uyumlu hazırlandığı anlaşılmışsa da; 5846 sayılı yasa kapsamında sahibinin hususiyetini taşımadığı ve fikri çaba sonucu meydana getirilmediği anlaşıldığından, söz konusu içeriklerin 5846 sayılı kanun uyarınca eser niteliğinde olmadığı, Sözleşme kapsamında hazırlanan içeriklerin davalıya ait web sayfasında taraflararasındaki sözleşmenin feshinden sonra da kullanıldığının dosya kapsamı ve davalının mefkureulker.com web sitesinin incelenmesinden anlaşıldığı, ancak davacı tarafından oluşturulduğu beyan edilen özgün tasarım ve kodların davalının web sitesinde kullanıldığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi/belge bulunmadığı, cezai şart alacağının müşterinin başka bir tasarımcı ile anlaşması ve dijital markanın/davacının telif hakkına aykırı uygulama tasarım ve düzenleme yapılması şartına bağlandığı, davalının başka bir tasarımcı ile anlaştığı hususunda dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, bu nedenle sözleşme maddesi ile çerçevesi belirlenen cezai şartın koşullarının oluşmadığı Kanaatine varılmıştır." ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin rapora itirazları doğrultusunda Mahkememizce farklı uzman bilirkişi heyetinden alınan 21/03/2025 havale tarihli raporda özetle; "1. Davacı tarafından hazırlanan ... metinlerinin sınırlı bir şekillendirme alanı içinde meydana getirildiği; FSEK anlamında sahibinin hususiyetini yansıtmadığı ve bu nedenle de eser niteliğini haiz olmadığı; 2. Davalının internet sitesinde davacı tarafından yazılan ... içeriklerinin kullanıldığı; 3. Davalı Mefkure Ülker’in web sitesini kendi hazırlamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu; ancak bu hususta takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; 4. Sayın Mahkeme’nin kanaatinin, davalının davacıya ait metinleri başka bir tasarımcı eliyle sonraki web sitesinde kullandığı yönünde olması halinde somut olayda cezai şarta ilişkin koşulların gerçekleştiği; Sonuç ve kanaatine varılmıştır." ifade edilmiştir.

21/03/2025 havale tarihli bilirkişi heyeti tarafından, 06.03.2025 tarihinde, Mahkememizce yapılan görevlendirme ve yetkilendirme kapsamında, davacının belirttiği adreste yerinde inceleme yapılmış olup, davacı ve vekili tarafından hazırlanan davaya konu web sitesi ve server kayıtları incelenmiştir. Ayrıca yine heyet tarafından, davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesi ekinde yer alan ... içeriklerinin dijital örnekleri de e-posta yoluyla teslim alınmıştır.

Davacı adresindeki tespitte, davalı ile arasındaki yapılan sözleşme gereği davalıya ... hizmeti sunmuş oldukları, davalıya ait web sitesi içine davalının işi ile alakalı içerik oluşturma hizmeti vermiş oldukları, bu içerikleri teyit için davalının e-posta adresine iletmiş ve teyit almış oldukları görülmüş ve tespit olunmuştur. Sözleşme konusu iş için davacının davalıya davalının tıp doktoru olması ve uzmanlığı ile alakalı web sitesinin yapısı, başlıkları, içine konan görseller konusunda hizmet vermiş olduğu gözlenmiştir. Davalıya ait daha önceki tarihte yayında bulunan web sitesinin içerik olarak davacının sunduğu bilgileri kapsamadığı, buna karşılık davalının sonradan oluşturduğu web sitesinde davacının oluşturduğu içeriklerinin bir kısmının aynen kullanıldığının net olarak gözlendiği heyet tarafından raporda açıkça belirtilmiştir.

1-DAVACI TARAFINDAN HAZIRLANAN İÇERİĞE İLİŞKİN TEKNİK DEĞERLENDİRME Sözleşme konusu işteki ... kavramının açıklığa kavuşturulması bakımından, alınan raporlardaki teknik bilirkişiler ve taraf beyanlarına göre aşağıda açıklama ve değerlendirme yapılmıştır.

... (Search Engine Optimizastion): Arama motoru optimizasyonu yani ... ile amaç bir web sitesinin değerini artırarak, arama motorlarında daha üst sıralara çıkması ve dolayısı ile site ziyaretçi sayısının artırılmasıdır. Bu da web sitelerinin arama motorlarının kriterlerine uygun hale getirilmesi ile mümkün olur. Kapsamlı bir ... çalışması tüm bu arama motoru kriterlerini, sitenin genel görünümünü ve içeriğini dikkate alarak yapılır. Bu içerikte metinsel ifadeler, görseller, kullanılan anlatım dili, anlatım sahası gibi bir çok detay bulunmaktadır. Google gibi arama motorları, bir web sitesinin aramada üst sırada gösterilmesi için çok karmaşık ve uzman algoritmalar kullanmaktadır. Arama motorlarının web sitesinde aradığı kriterlere göre içeriğin anlaşılabilir ve iyi düzenlenmiş, benzersiz ve güncel içeriğe sahip olması, faydalı güven veren ve kullanıcı dostu olması gerekmektedir. İçerikler herhangi bir internet sayfaından kopyalanmış veya özgünlük içermiyorsa yine arama motorları siteyi üst sıralara taşımamaktadır. ... çalışmalarının genel olarak; teknik düzenlemeler, analizler ve stratejilerden oluştuğu ve bu nedenle ...’nun teknik yönleri (örneğin, kod optimizasyonu, anahtar kelime analizi, bağlantı inşası gibi) yaratıcılıktan ziyade teknik bilgi ve analizlere dayalı olduğu anlaşılmıştır. Diğer bir konu ise site için ... çalışmasında backlink tabir edilen ciddi bir araştırma gerektiren çalışmadır. Site içerisinde verilen bilginin saygın otoriteler tarafından desteklenmesi, onlara link verilmesi sitenin üst sıralarda yer alması anlamına gelmektedir. Eldeki davaya konu olayda, sitenin arama motorunda üst sırada yer alması, davalının daha çok müşteriye ulaşması ve menfaat sağlaması anlamına geldiği anlaşılmıştır.

2- DAVACI TARAFINDAN HAZIRLANAN İÇERİĞİN ESER NİTELİĞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME Yukarıdaki teknik hususlar çerçevesinde ... içeriklerinin belirli bir emek ve çaba sonucu ortaya konulan ürünler olduğu değerlendirilmiştir. Buna karşılık bu metinlerin eser niteliğinde olup olmadığı aşağıda incelenecektir; bilindiği üzere, FSEK fikirleri değil, fikirlerin ifade ediliş biçimini korumakta ve yaratıcısının bu yolla birtakım haklardan yararlanarak eser üzerindeki maddi ve manevi bütünlüğünü korumaktadır. FSEK kapsamında bir yaratımın eser olarak değerlendirilebilmesi, sahibinin hususiyetini taşıması ve Kanun’da sayılan eser türlerinden birine dahil olmasına bağlıdır. FSEK md. 2'ye göre “Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları” ilim ve edebiyat eseri olarak nitelendirilmiştir. Somut olay bakımından davacı tarafından hazırlanan içeriklerin dil ve yazı ile ifade olunması nedeniyle, sahibinin hususiyetini de taşıyor olması halinde ilim ve edebiyat eseri kategorisinde değerlendirilmesi mümkün olabilir. Bir eserin sahibinin hususiyetini taşıma şartını sağlayabilmesi için eser, bir insan tarafından meydana getirilmelidir. Doktrinde bu şart, ‘eserin fikri bir çaba ve faaliyet sonucu meydana getirilmesi’ şeklinde de ifade edilmektedir. Buna göre hayvanlar tarafından veya doğal olaylar neticesinde meydana gelmiş olan herhangi bir sonuç, eser niteliğine sahip değildir. Örneğin bir ağaç gövdesinin şekli, su damlalarının çıkardığı sesler, dalgaların şekillendirdiği bir kaya, bir filin hortumu ile yaptığı şekiller eser niteliğine sahip değildir. Ayrıca salt makinalar tarafından yapılan, makineyi kullanan herkesin aynı sonuca varacağı; seçeneklerin sadece makineler tarafından belirlendiği ve bunun sonucu ortaya çıkan ürünler de eser niteliğine sahip değildir. Zira burada ürün, insanın fikri bir faaliyeti sonucu ortaya çıkmamaktadır. Bir eserin sahibinin hususiyetini taşıyabilmesi için bağımsız bir fikri faaliyet sonucu meydana getirilmiş olması gereklidir. Bunun için eser sahibinin fikri faaliyeti, diğer fikri faaliyetlerden bağımsız olarak gerçekleşmiş olmalıdır. Ancak eserin bağımsız bir fikri faaliyet sonucu meydana getirilmiş olması şartı; eserin tek olması, var olandan tamamen farklı olması, kendinden önceki eserlerden istifade edilmeden, diğer eserlerden tamamen bağımsız olarak meydana getirilmiş olması anlamına gelmemektedir. Zira birçok eser, önceki fikri ürünler ve eserlerden faydalanılarak veya esinlenilerek meydana getirilmektedir. Önceki eserlerle hiçbir benzerlik arz etmeyen ve bu eserlerden tamamen bağımsız olarak meydana getirilen şaheser niteliğindeki eserler ise çok az sayıdadır. Bu sebeple sonradan meydana getirilen eserlerle önceki eserler arasında belli başlı benzerlikler bulunması, bilimsel ve sanatsal faaliyetlerin gelişiminde kaçınılmaz bir durumdur. Aksi takdirde kültürel gelişimin devamı ve kültürel mirasın nesilden nesile aktarılması sağlanamayacak, dolayısıyla çoğu eser, fikir ve sanat eseri koruması dışında kalacaktır. Bir fikri ürünün eser olarak nitelendirilebilmesi için sahip olması gereken asgari hususiyet derecesine sahip olması ve hususiyet eşiğini aşması gereklidir. Bir eserin sahibinin hususiyetini taşıyabilmesi için eserin bağımsız bir fikri ürün olması ve böylece sahibinin yaratıcı gücünün özelliğini yansıtabilmesi gereklidir. Eser sahibinin, eserine kendi fikir, düşünce, duygu ve his dünyasından ve fikri temele dayanan yeteneklerinden özellikler katması gereklidir. Herkesin aynı şekilde yaptığı, yapmak zorunda olduğu çalışmalar (teknik zorunluluklar, yazılar, şekiller, sözler vb.), hususiyet kapsamında değerlendirilemez. Zira bu tür zorunluluklar eser sahibinin özgürlük alanını ortadan kaldırarak eser sahibinin esere hususiyetini yansıtmasını engellemektedir. Örneğin belli bir bölgede inşa edilecek bir yapının hangi malzeme, renk, boyut vb. ile inşa edileceği, yasal mevzuat ile belirleniyorsa o yapı, bu özellikleri bakımından eser olarak korunmaz. Bir fikri ürünün eser olarak korunabilmesi için ortalama zekâ, bilgi, kabiliyet ve fiziki güce sahip her insanın ortaya koyabileceği fikri mahsulden az ya da çok farklı ve belirli düzeyin üstünde olması gereklidir. Bu düzey, sübjektif değer yargılarına göre değil objektif kıstaslara göre tespit edilmelidir. Eserdeki düzey, eserin türüne göre asgari bir bilginin, muhakemenin ve hayal gücünün ürünü olup olmadığına ve/veya dilin, elin yahut teknik bir vasıtayı kullanma beceresinin ürünü olup olmadığına göre her eser türüne göre belirlenir. Bir eserin yeterli hususiyet düzeyine sahip olması için bütünüyle yeni bir fikri ürün olması, tek olması, var olandan başka olması gerekli olmadığı gibi başyapıt niteliğindeki yüksek hususiyet düzeyine sahip olması gerekli olmayıp hususiyet eşiğini asgari ölçüde aşan sahibinin ruh ve fikir dünyasından izler taşıyan fikri ürünler de eser olarak korunmaktadır. Tüm bu açıklamalara göre bir eserin sahibinin hususiyetini taşıyabilmesi için eserin sahibinin ruh ve fikir dünyasından izler taşıması ve sahibinin kendi yaratıcı ruhunun mahsulü olması gerekli ve yeterlidir. Somut olayda davacı, davalının web sitesinde yayınlanmak üzere 24 adet içerik hazırlandığı tespit edilmiştir. Bu içeriklerden davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesi ekinde; davalı tarafından yaratılan yeni web sitesinde kopyalandığı iddiasına dayanak teşkil etmek üzere sunulan 8 adet içerik tespit edilmiştir. Belirtilen içeriklerin başlıkları; Demans Tedavisi, Alzheimer Tedavisi, Deliryum, Bilişsel Davranışçı Terapi, Nöropsikolojik Değerlendirme, Psikanalitik Terapi, MoCa Test, Evde Bakım ve Refakat şeklindedir. Belirtilen içeriklerin eser niteliğinin bulunup bulunmadığının tespiti için aşağıda içerikler değerlendirilmiştir. Demans Tedavisi, Alzheimer Tedavisi ve Deliryum’a ilişkin oluşturulan içerikleri incelendiğinde; içeriklerin basit ve günlük bir dille hastalığı anlatan metinler olduğu ve metinin hazırlanması sırasında çeşitli bilgi ve genel geçer ifadelerin derlendiği gözlemlenmektedir. Bilişsel davranışçı terapi, Nöropsikolojik değerlendirme, Psikanalitik Terapi, MoCa Test, Evde Bakım ve Refakate ilişkin metinlerin ise hastalığın tespitine, tedavisine veya hastanın yaşam kalitesinin arttırılmasına yönelik uygulamaların derlendiği metinler olduğu gözlemlenmiştir. Metinler incelendiğinde ... metinlerindeki şekillendirme alanının sınırlılığına “… Tedavisi/Terapi Ankara” ile başlayan cümleler ve “Ankara … Fiyatları 2023” başlıklarında açıkça rastlanmıştır. Hususiyet unsurunun metinlerde bulunup bulunmadığı özellikle eser niteliğinin tespitinde değerlendirilmelidir. Yukarıda da açıklandığı üzere bir eserin sahibinin hususiyetini taşıyabilmesi için eserin sahibinin ruh ve fikir dünyasından izler taşıması ve sahibinin kendi yaratıcı ruhunun mahsulü olması gerekli ve yeterlidir. Buna karşılık incelenen metinler çeşitli kaynaklardan araştırılmış ve tekrar kaleme alınmış şekillendirilmiş içeriklerdir. Burada, davacının emek ve mesai harcayarak bu çalışmayı yapmış olması gerektiği değerlendirilmiştir. Ancak bu içerikler tıp literatürüne ilk defa giren veri ya da yaklaşımlar değildir. Daha değişik anlatım tarzı ile kullanıcı dostu, internet üzerinde araştırma yapan kişinin ilgisini çekecek, sade dil ile hazırlanmış içeriklerdir. Dolayısıyla da eser sahibinin hususiyetini yansıtmaktan ziyade, belirli bir amaç doğrultusunda sınırlı bir şekillendirme alanı içinde yazılmış metinler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle metinlerin FSEK anlamında sahibinin hususiyetini yansıtmadığı ve bu nedenle de eser niteliğini haiz olmadığı değerlendirilmiştir.

3- TARAFLAR ARASINDAKİ SÖZLEŞMEDE KARARLAŞTIRILAN CEZAİ ŞARTA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME Taraflar Arasında İmzalanan Google Optimizasyonu ... Hizmet Sözleşmesi Başlıklı 20 Ekim 2023 tarihli sözleşmenin incelenmesinden; tarafların DM Dijital Marka Reklam Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi, müşterinin Mefkure Ülker olduğu, sözleşmenin konusunun ... uzmanı tarafından müşteriye ait web sitesinin ... çalışmalarının ... uzmanı tarafından verilmesi hizmetini ve karşılıklı yükümlülüklerin belirlenmesini kapsadığı, Sözleşmenin 3.10 maddesinin “Müşteri sözleşme ilişkisinin devamı süresince veya sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra başka bir tasarımcıyla anlaşması ve bu tasarımcı tarafından dijital marka tarafından tasarlanan internet sitesinde yer alan kodları, tasarımı ve ... için yazılan içerikleri kısmen veya tamamen kopyalayarak dijital markanın telif hakkına aykırı uygulama tasarım ve düzenleme yapılması halinde 10.000 $ cezai şart ödenecektir. İş bu cezai şartın ödenmesinde doktor ve bu ihlali gerçekleştirecek tasarımcı müteselsilen sorumludur.” şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Huzurdaki dosyada, davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra davacı tarafından oluşturulan özgün tasarım, kod ve ... içeriklerinin sözleşme maddelerine aykırı olarak (aynı alan adına sahip) yeni internet sitesinde kullanıldığının tespit edildiğini, sözleşme uyarınca davalının davacıya cezai şart bedelini ödemesi gerektiğini iddia ve beyan etmiştir. Taraflar arasındaki Sözleşmenin 3.10 maddesi yukarıda belirtilen şeklinde olup, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın, içeriklerin FSEK kapsamında eser niteliğinde olması şartına bağlanmadığı, müşterinin sözleşme süresince veya feshinden sonra başka bir tasarımcı ile anlaşması ve bu tasarımcı tarafından, davacı tarafından tasarlanan internet sitesinde yer alan kodların, tasarımın ve ... için yazılan içeriklerin kısmen veya tamamen kopyalayarak tasarım ve düzenleme yapılması şartına bağlandığı anlaşılmıştır. Sözleşme maddesi ve ... kavramı ile davacının davalıya davalı doktorun uzmanlığı ile alakalı 24 adet içerik oluşturmuş olduğu gözlenmiştir. Bu sebeple sunulan makaleler zaman ve mesai harcayarak emekle ortaya konmuş verilerdir. Bu bilgilerin içindeki görseller, dizin yapısı ve atıf yapılan linkler, makalenin anlatım tarzı ifadeleri davacının çalışması ve emeği ile oluşmuştur. Ortaya konan bu hizmetin farklı bir internet sitesi sunucusuna kopyalanması, taşınması orada yayına sunulmuş olması davacının emek ve mesaisinin karşılığını almadan ürünün kullanılması sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda bilirkişi raporlarında yapılan tespitler ile Mahkememizde oluşan kanaat kapsamında; davalının internet sitesinde davacı tarafından yazılan ... içeriklerinin kullanıldığı sabittir. Buna karşılık davalının iddiasının, davalının içerikleri kendisinin kullandığı herhangi bir tasarımcıyla anlaşmadığı yönündedir. Bu iddiasını destekler şekilde dosyaya WİX sitesi üzerindeki üyeliğe ilişkin birtakım bilgi ve belgeler sunduğu görülmüştür. Buna karşılık yapılan inceleme ve davalı ve davacı dilekçelerinin değerlendirilmesi neticesinde davalı Mefkure Ülker’in web sitesini kendi hazırlamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, zira web sitesi hazırlama konusunda herhangi bir teknik bilgi ve yeterliğe sahip olmadığı; bu hususun davalı cevap dilekçesinde de “müvekkilin, bir gerontopsikiyatrist olduğunu; grafik tasarım uzmanı olmadığından, web sitesi tasarlamak ya da ... analizleri yapmak gibi uzmanlık gerektiren işleri yapabilmesinin kendisinden beklenilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu” şeklinde ifade bulduğu; internet sitesinin davalı dışında başka bir tasarımcı eliyle hazırlanmış olabileceği yönünde kanaat oluşmuştur. Dolayısıyla; davalının davacıya ait metinleri başka bir tasarımcı eliyle kullandığı yönünde değerlendirme yapıldığından; somut olayda sözleşmedeki cezai şarta ilişkin koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır. Ceza koşulu, ya da sözleşme cezası veya eski Borçlar Kanunu’ndaki ismiyle "cezai şart", alacaklıyı zararını ispat etmekten kurtarır ve ona önceden belli ve kesin bir ceza miktarını talep imkânı sağlar. Ceza koşulunu talep etmek için borçlunun kusuru aranmakla birlikte, alacaklının zarara uğramış olması aranmaz. Ceza koşulu asıl borca bağlıdır ve ceza koşuluna bağlanması açıkça yasaklanmamış her türlü borç için kararlaştırılabilir. Aynı şekilde, sözleşmede herhangi bir edim ceza olarak kararlaştırılabilir. Bu noktada dosya kapsamında yapılan incelemede; davacı tarafından hazırlanan ... metinlerinin sınırlı bir şekillendirme alanı içinde meydana getirildiği, FSEK anlamında sahibinin hususiyetini yansıtmadığı ve bu nedenle de eser niteliğini haiz olmadığı, davalının internet sitesinde davacı tarafından yazılan ... içeriklerinin kullanıldığı, davalı Mefkure Ülker’in web sitesini kendi hazırlamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının davacıya ait metinleri başka bir tasarımcı eliyle sonraki web sitesinde kullandığı yönünde kanaat oluştuğu ve böylelikle somut olayda cezai şarta ilişkin koşulların gerçekleştiği anlaşılmakla; davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak, davanın 100,00 USD alacak miktarı üzerinden kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

1-Davanın KABULÜ ile 100,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD cinsinden açılmış olan 1 yıllık vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 25.776,00TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı kesin olmak üzere karar verilmiştir. 17/07/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Davacı Masraf Dökümü: İlk Masraf 916,00.-TL Posta Masrafı 360,00.-TL Bilirkişi Ücreti 24.500‬,00.-TL Toplam 25.776,00.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/286, K. 2025/267, T. 17.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-286-e-2025-267-k-8a6643100243