İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/283 E. 2025/783 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/283
- Karar No
- 2025/783
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/283 Esas KARAR NO : 2025/783
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2025
....Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2023/... Esas, ... Karar sayılı dosyasında verilen 06/03/2024 tarihli Görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi olunarak 2024/283 esasını almış ve yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Merkez Bankasına bağlı bir ödeme kuruluşu olduğunu, tıpkı bankalar gibi güven ve itibar müessesesi olduğunu, finansal sektörde hassas konumu itibariyle kanun koyucunun özel yasalar ile ödeme kuruluşlarını da bankalar gibi koruma altına aldığını, müvekkili şirketin düzenlemelere ve mevzuat hükümlerine uyumlu olarak çalıştığını, görevinin icrasında her türlü özeni gösterdiğini, ... adlı ... kullacısı ... adlı sosyal paylaşım platformunda şirket yetkilisinin paylaşımlarına yönelik olarak müvekkili olan şirket için "yasa dışı işlemler için kullanılar bir cüzdan sisteminiz ve güven açığınız var" ve "yasa dışı işlemler yürütülerek yapılan bir cüzdan hesabı..." gibi ticari itibarı zedeleyen hakaret, iftira, karalayıcı ifadelerle hukuksuz bir şekilde müvekkili olan şirket hakkında toplum nezdinde algı yarattığını, ve ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verdiğini, hakaret ve iftira suçunu işlediğini, buse gizem güç adlı kullanıcının hesabından bilgisi dışında para transferleri olduğunu, bunların da yasa dışı işlemlerde kullanıldığı iddiası ile müvekkili olan şirketi kamuoyunda karalama kampanyası başlattığını, kullanıcının ... hesabı incelendiğinde kendisine ait ... , ... ve ve ... hesaplarından para yüklemesi yaptığı ve işbu tutarları farklı kullanıcılara gönderdiğinin tespit edildiğini, davalının hesabından yapılan transferlerin bilgisi dışında yapıldığı iddiasında bulunmuş olsa da söz konusu tutarların kullanıcıya ait banka banka hesaplarından kullanıldığını, her transferde banka tarafından kullanıcının telefonuna transfer bilgisinin gönderildiğini, kullanıcının 2021 yılından 2023 yılının ocak ayına kadar para transfer işlemlerine devam ettiğini, ayrıca ... hesabına her girişte cep telefonuna gidiş kodu gönderildiğini, bu sebeple kullanıcı bilgisi dışında yapıldığı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, bu sebeple 10.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tazminine yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Avrupa Birliğine uyum çalışmaları doğrultusunda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yeniden gözden geçirilmiş ve bu Kanun, Avrupa Birliği'nin tüketiciyle ilgili 13 Direktifi de dikkate alınarak yenilenmiş ve nihayet bu yenilemeyi içeren 4822 sayılı "Tüketicinin Korunması Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 06.03.2003 tarihinde kabul edildiği, söz konusu değişiklik ile "mesafeli sözleşmeler" başlığını taşıyan 9/A maddesi getirildiği ve bu hükme göre, mesafeli sözleşmeler; "yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmelerdir." Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 9/A hükmü, finansal hizmetleri uygulama alanından hariç tutmamakla birlikte, Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (MSHY) m. 1 hükmüyle sadece, "banka ve sigorta ile ilgili sözleşmeler" Yönetmeliğin uygulama alanı dışında bırakıldığını, böylece, söz konusu yönetmelik hükmüyle bu iki sözleşme dışında finansal hizmetlerle ilgili diğer tüm sözleşmeler Internet üzerinden yapılmış ve TKHK m. 9/A'daki şartları yerine getirmek kaydıyla mesafeli sözleşme olarak addedilebileceğini, ödeme hizmetleri kuruluşlarının bilgi verme ve aydınlatma yükümlülüğü, mesafeli sözleşmenin yapılmasından sonra da devam ettiğini, ödeme hizmetleri kuruluşunun söz konusu yükümlülüğü, bir kere uyarılmasıyla yerine getirilmiş olmayacağını, internet sürekli gelişen bir teknoloji ürünü olduğu için, müşteri, yeni tehlikelere karşı sürekli uyarılmalı, alınacak güvenlik tedbirleri hakkında bilgi verilmesi gerektiğini, buna göre hizmet sağlayıcısı, müşteriye, Internet bankacılığı için güvenilir bir sisteme sahip olduğunu ve bunu temin ettiğini açıkladığı zaman; sistem İçin bir tehlike arz eden yeni bilgiler gündeme geldiği takdirde, bu durumdan müşteriyi derhal haberdar etmesi gerektiğini, aynı şekilde huzurdaki davaya konu dolandırıcılık olayının vuku bulmasının fark edilmesiyle ... Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile irtibat kurulmaya çalışıldığını, davacı şirketin kayıtsızlığı ve müşterisinin güvenliğini hiçe sayması üzerine eleştiri hakkı kullanılarak, ticari itibara yönelik bir saldırı olmaksızın, benzer mağduriyetler yaşanmaması adına diğer müşteriler de bilgilendirilmek istenildiğini, tüm bu sebeplerle tarafına yüklenebilecek herhangi bir kasıt ve kusurun bulunmaması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne hitaben yazılan dilekçe ile açılan dava, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/... esas sorasına kaydedilmiş ve anılan Mahkemece 06/03/2024 tarihinde ... karar sayılı kararında; "...TTK 55/1 maddesine göre ise; "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" haksız rekabet oluşturan haller olarak sayılmış, TTK 56.maddesinde hukuki sorumluluk düzenlenmiş ve TTK 58/3 maddesinde; maddi manevi tazminat davasında TBK hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Somut olayda, davacı basın ve sosyal medya aracılığıyla davacı şirketin faaliyetlerinin kötülendiğini ileri sürerek iş bu davayı açmış olup, davacının iddiası itibariyle uyuşmazlığa TTK hükümlerinin uygulanması gerekir. (Yargıtay 11HD, 17.12.2012, 2011/14691 E, 2012/20954 K sayılı ilamı) TTK 4.maddesi gereğince TTK da düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarında Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. (İstanbul BAM 37. HD. 2022/2785 Esas, 2023/1386 Karar sayılı ilamı) ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararının taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 14/05/2024 tarihinde kesinleşmesiyle dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2024/283 esas sırasına kaydedilmiştir. Dava; davalının ... adlı sosyal paylaşım platformunda davacı hakkında yaptığı paylaşımlarının ticari itibarını zedeleyici olduğundan bahisle davacının uğradığını iddia ettiği manevi zararları için 10.000,00-TL manevi tazminat talebine ilişkindir. Ticaret Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... 27.11.2024 tarihli raporunda özetle; Davalının yaptığı ... paylaşımlarının kötüleme haksız rekabet eylemi bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davalının aldığı hizmetle ilgili görüşlerini paylaştığı bu beyanlarının haksız rekabet hukuku ve ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerektiği, Davalının beyanlarında davacı şirket nezdindeki hesaplarında yasa dışı işlemlerin yapıldığı, davalının tanımadığı kişilere iradesi dışında para aktarıldığı, şikayetlerine cevap alamadığı ve yardımcı olunmadığı hususlarının öne çıktığı, Davalı iddialarının gerçeği yansıttığı durumda, tüketicinin mağduriyetini ifade ettiği bir paylaşımın varlığından bahsedilebilecek olup ifade özgürlüğü çerçevesinde davalının eylemlerinin değerlendirilebileceği, ancak davalının hesabını kendi kusuruyla çaldırdığı ve iddia ettiği hesap hareketlerinin bu nedenle gerçekleştiği ve davacı şirketin bu anlamda bir güvenlik açığının bulunmadığı durumda, davalı beyanlarının gerçeğe aykırı olduğu ve eylemin kötüleme haksız rekabet eylemini oluşturabileceği, Uzmanlık alanımız kapsamında olmayan bu hususlarla ilgili dosya kapsamında ayrıca bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı, Mahkemece haksız rekabetin varlığına karar verildiği durumda davacının maddi ve manevi tazminat talebi bakımından gerekli şartların gerçekleşmiş olacağından bahsedilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Talep manevi tazminata ilişkin olduğundan davalının sosyal ve ekonomik durumunun tespiti için SGK kayıtlarının celbi hususunda müzekkere yazılmış, ayrıca davalı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılması için adresi itibariyle yetkili kolluğa da müzekkere yazılmış ve gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Davacı taraf iddiasında, davalının ... adlı sosyal paylaşım platformunda davacı şirket yetkilisinin paylaşımlarına yönelik davacı şirket hakkında kullandığı "yasa dışı işlemler için kullanılan bir cüzdan sisteminiz ve güven açığınız var" ve "yasa dışı işlemler yürütülerek yapılan bir cüzdan hesabı..." ifadelerinin hakaret ve iftira niteliğinde olduğu ve davacı şirketin ticari itibarını zedelediğinden bahisle manevi tazminat isteminde bulunmuş, davalı taraf ise savunmasında, dava konusuna ilişkin dolandırıcılık olayının gerçekleşmesi ile davacı ile iletişim kurmaya çalıştığını ancak davacı tarafın kayıtsızlığı üzerine eleştiri hakkını kullandığını, davacının ticari itibarına saldırısının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 6102 sayılı TTK’nın 54.maddesinde yer alan “(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, haksız rekabet eylemlerinin belirli tacirler arasında, yani bir tacirden diğer bir somut tacire yönelik olması şart olmayıp, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ticari ilişkileri etkileyen ve tek bir tacire yönelik değil, piyasadaki diğer bütün tacirlere yönelik, genel nitelikteki aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı eylemler de haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir. Keza TTK’nın 55.maddesinde yer alan “(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,” düzenlemesi uyarınca, kötüleme haksız rekabet teşkil eden bir davranış olarak değerlendirilmektedir. Davalının davacı hakkında yaptığı ve davacı tarafından dava konusu tazminata dayanak olarak gösterdiği paylaşımların içeriğinde özellikle davalının yasa dışı işlemler için kullanıldığı ve İstanbul CBS genel soruşturma bürosunun 2023/... sor sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış, anılan soruşturma dosyası incelendiğinde, davacı ve davacı şirket yetkilisinin davalı hakkında "yasadışı işlemler yürütülerek yapılan bir cüzdan hesabı! hesabımdan tanımadığım bir çok kişiye para aktarıldı ve sizde bu firmada ortaksınız asla yardımcı olunmuyor asla muhattap yok. Cimer savcılık hepsine başvurdum haberlere kadar çıkıcam kesinlikle güvenmeyin bu uygulamaya, başınız dara düşünce kimse yok!" ve "sizin firmanızı savcılığa verdim hesaplarım çalını ve tanımadığım insanlara para aktarıldı ne çağrı merkeziniz ne de maillerinizden asla dönüş yok otomatik mesaj gelip duruyor para iptali bile yapamayan yasa dışı işlemler için kullanılan bir cüzdan sisteminiz ve güven açığınız var" şeklindeki paylaşımları nedeniyle itibarın zedelenmesi suçundan şikayette bulunulduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 02/02/2024 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, karara itiraz üzerine .... Sulh Ceza Hakimliğince ... D.İş sayılı dosyasında itirazın reddine karar verilerek KYOK kararının kesinleştiği görülmüştür. Her ne kadar itibarın zedelenmesi suçuna ilişkin yapılan soruşturma neticesinde KYOK kararı verilmişse de, Emsal niteliğindeki İstanbul BAM 4. HD 2018/169 esas 2018/1127 karar sayılı ilamında; "Cumhuriyet savcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte bir karar değildir. Davalı tarafından söylenen sözlerin kişilik hakkına saldırı mahiyeti taşıyıp taşımadığına yönelik yapılmış bir ceza yargılaması bulunmadığı gibi, bu karar bir vakıa tespiti mahiyetinde değildir." şeklinde değerlendirme yapmak suretiyle KYOK kararının Mahkememizi bağlayıcı bir karar olmadığına işaret edilmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, davalının paylaşımlarının soruşturma kapsamında suçun yasal unsurlarını taşımadığı değerlendirilmişse de, davalının paylaşımlarının açıkça davacı şirketi kötüleyici nitelikte olduğu, 6102 sayılı TTK 55.maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil eden bir davranış olarak değerlendirildiği ve davacı vekili ile davalıya, dava konusu edilen paylaşımda belirtilen yasa dışı işlemler ve dolandırıcılık iddialarına dair davalının davacı hakkında şikayette bulunup bulunmadığı, varsa buna dair soruşturma dosya bilgilerini Mahkememize sunmaları için süre verildiği halde davalı tarafından paylaşımlarının içeriğinde yer alan davacının yasa dışı işlemler gerçekleştirdiği iddialarına dair şikayetinin bulunduğuna dair bildirim yapılmadığı gibi bu hususlara dair yürütülen soruşturma olduğuna dair de herhangi bir bilgi veya somut delil sunulmadığından, davalının paylaşım içeriğinin gerçekliği mevcut delil durumuna göre ispatlanamamış, içeriklerinin de eleştiri sınırını aşan düzeyde olduğu ve davacı şirketin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden davacının manevi tazminat isteminin yerinde olduğu, davalının sosyal ve ekonomik durum araştırması neticesinde elde edilen veriler de dikkate alınarak takdiren 5.000,00-TL manevi tazminatın davacı açısından zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde olması dikkate alındığında 5.000,00-TL manevi tazminatın İstanbul CBS genel soruşturma bürosunun 2023/... sor sayılı dosyasında da belirtilen tarih dikkate alınarak paylaşımın yapıldığı 04/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve fazla talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 5.000,00-TL manevi tazminatın 04/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 845,00-TL posta gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.845,00-TL'nin haklılık durumuna göre 3.922,50-TL tutarındaki kısmı ile 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 25,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.307,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır