İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/280 E. 2025/538 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/280
Karar No
2025/538
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/280 Esas KARAR NO : 2025/538

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Tic. A.Ş., dava dilekçesinde, ... Limanı'nda uzun yıllar kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti verdiğini, 18.07.2019 tarihinden itibaren davalı ... A.Ş.'nin bu hizmetleri üstlendiğini ve davalı şirketin davacının tecrübesinden yararlanmak amacıyla 17.07.2019 tarihinde bir protokol imzaladığını, davacı bu protokol kapsamında davalının kılavuzluk hizmeti gelirinden %10'luk kamu payı düşüldükten sonra kalan tutarın %7,5'ini yönetim danışmanlık hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ettiğini ileri sürdüğünü, davacının 08.01.2020 tarihinde yeni Kılavuzluk ve Römorkörcülük Yönetmeliği'nin yayımlandığını, ancak bu yönetmeliğin davalının hizmetine devam etmesine engel olmadığını ve davalının kesintisiz şekilde kılavuzluk hizmetini sürdürdüğünü, davalının 21.02.2020 tarihli ihtarname ile protokolün sona erdiğini iddia ettiğini, ancak protokolün davalının hizmetine devamı esasına dayandığını, dolayısıyla halen geçerli olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, 21.02.2020 tarihine kadar olan dönem için ödenmeyen Ocak 2020 ve Şubat 2020 danışmanlık bedellerinin tahsil edilmesi gerektiğini savunduğunu, davacı, davalı tarafından Ocak 2020 ve Şubat 2020 dönemlerine ait danışmanlık bedellerinin ödenmediğini, bu bedellerin ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, davalının bu takibe haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ettiğini ileri sürdüğünü, ayrıca dava öncesi arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile davalının ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, anılan icra takibinin aynı koşullar ile devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarafından başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde derdest olan bir dava bulunduğunu ve derdestlik nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini her halükarda ise bekletici mesele yapılması gerektiğini, 2018 Yönetmeliği ile verilen kılavuzluk hizmet izin belgesinin 2020 Yönetmeliği ile geçersiz hale geldiğini ve bu nedenle protokolün 20.02.2020 tarihinde sona erdiğini, faturalara konu hizmetlerin sunulmadığını, faturaların süresinde düzenlenmediğini ve ...’ın bu hizmetleri ispat edemediğini belirterek usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığından davanın reddine, işbu davanın tarafları arasında başkaca bir mahkemede devam eden dava bulunduğundan, huzurdaki davanın HMK'nın 114. maddesinin birinci fıkrasının (1) bendi delaletiyle 115. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine, derdestlik itirazına halel gelmeksizin, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının neticesi işbu dava bakımından herhâlükârda belirleyici olabileceğinden bekletici mesele yapılmasına, zamanaşımı/hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edilen kötü niyetli davanın reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın herhâlükârda reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, ... Genel Müdürlüğünden bir takım belgeler, davalı firma bilgileri, tarafların 2019-2020-2021 yıllarına ait BA-BS formları, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosya UYAP sureti, ... 35. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 1.183.352,22 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosya Mali Müşavir, Sektör İşletme Uzmanı, Deniz Ulaştırma Mühendisi, Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 21/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı...’ın dava konusu ettiği alacak talebinin; fiili imkânsızlık, idarenin düzenlemelerinin bertaraf edilmesi amacına aykırılık ve korunacak bir menfaatin bulunmaması nedenleriyle yerinde bulunmadığı, davacı yanın ... 35. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra dosyasında takip dayanağı yaptığı pazarlama ve danışmanlık hizmeti ücret alacağı karşılığı düzenlenmiş Ocak/2020 dönemi için 429.137,22.-TL, Şubat/2020 dönemi için 280.226,57.-TL tutarındaki faturalara dayalı bir alacağının doğmadığı, davacı yanın hesaplanabilir bir alacağının söz konusu olmadığı, işbu fatura tutarları karşılığı alacak iddiası ile talep ve takipte bulunamayacağı, Mahkeme aksi kanaatle davacı yanın takip dayanağı faturalar karşılığı alacaklı olduğunun kabulü halinde, ... 35. İcra Müdürlüğü'nün.... sayılı icra dosyasında alacaklı davacının işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, ancak takip tarihi olan 02.02.2024 tarihinden itibaren takip konusu alacağa tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 2/2.maddesi hükmü gereğince avans faizi işletilebileceği, yanlar arasında akdedilmiş 17.07.2019 tarihli protokolün geçerliliğinin tespiti ve davalı yanın sözleşmeyi feshi ile ilgili olarak yanlar arasındaki temel ihtilafa ilişkin olarak ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen dava neticesinde protokolün geçerliliğinin tespiti ve haksız fesih nedeniyle tazminat taleplerinin reddedilerek davanın reddine dair verilmiş kararın değerlendirilmesine ilişkin takdirin ve yanların icra inkar tazminatına yönelik taleplerin değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 12/05/2025 tarihli ek raporda; Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetini, hizmet verilen sahaya gelen bütün gemilerin zorunlu olarak aldıkları, Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeler ile yine idare tarafından düzenlenen bir hizmet sahası olan bu hizmetlerde idare tarafından yetkili kılınarak görevlendirilen bir kuruluşun danışmanlık ve pazarlama şeklinde bir hizmet almasının fiilen ve teknik olarak uygulanmasının ticari ve sektörel bazda uygulanabilirliğinin değerlendirilemeyeceği ve hayatın olağan akışına uygun olamayacağı, zira sahaya giren tüm gemilerin kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetine zaruri olarak ihtiyacı olduğu / zorunlu tutulduğu, buna karşın yanlar arasında sözleşme özgürlüğü kapsamında düzenlenmiş 17.07.2019 tarihli Protokolün 1. Maddesi kapsamında, yanlar arasındaki sözleşmesel ilişkinin kılavuzluk hizmet izin belgesinin süresi ile sınırlı olacağı, 2020 Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi ile birlikte 2018 Yönetmeliği kapsamında verilen hizmet izin belgesinin geçerliliğinin kalmaması nedeniyle yanların akdettikleri 17.07.2019 tarihli Protokolün süre bakımından tamamlanarak uygulanmasının söz konusu olamayacağı, sözleşmenin sona ereceği kanaatine varıldığı, davacı tarafından hizmet verildiği ileri sürülen Ocak/2020, Şubat/2020 aylarına ait davacı faturalarının ilgili dönemlerinde düzenlenmediği, 08.01.2024 tarihinde aradan yaklaşık dört yıl geçtikten sonra düzenlediği, davalı tarafından da bu faturalara ... 24. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiği, ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, dolayısıyla yanlar arasındaki protokole dayalı olarak hizmet verilen aylara ilişkin faturaların ilgili döneminde düzenlenip ödendiği şeklinde süregelen mutat uygulamaya ayrık bir halin varlığı ile birlikte itiraz edilmiş faturalar konusu hizmetin davacı tarafından davalı şirkete verildiğinin değerlendirilmesine yönelik olarak dava dosyasında her hangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, bu itibarla, davacı yanın ... 35. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra dosyasında takip dayanağı yaptığı pazarlama ve danışmanlık hizmeti ücret alacağı karşılığı düzenlenmiş Ocak/2020 dönemi için 429.137,22.-TL, Şubat/2020 dönemi için 280.226,57.-TL tutarındaki faturalara dayalı bir hizmetin verildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosya içeriğinde bulunmadığı, davacı yanın hesaplanabilir bir alacağının söz konusu olmadığı, dolayısıyla davacı yanın itirazlarının kök raporumuzdaki görüş ve kanaati değiştirebilecek yeni bir bilgi ve belge içermemesi nedeniyle işbu fatura tutarları karşılığı alacak iddiasına dayalı olarak talep ve takipte bulunamayacağına ilişkin kök raporumuzdaki görüş ve kanaatin aynen korunduğu, ancak Mahkemece aksi kanaatle davacı yanın takip dayanağı faturalar karşılığı alacaklı olduğunun kabulü halinde, ... 35. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra dosyasında alacaklı davacının takip dayanağı yaptığı, pazarlama ve danışmanlık hizmeti ücret alacağı karşılığı düzenlendiği Ocak/2020 dönemi için 429.137,22.-TL, Şubat/2020 dönemi için 280.226,57.-TL tutarındaki faturalar toplamı olan 709.363,79.-TL tutarında alacaklı olabileceği, takip dayanağı faturalarla ilgili davalı yanın temerrüdüne ilişkin herhangi bir temerrüt ihtarı dosyada mevcut olmadığından icra dosyasında alacaklı davacının işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, ancak takip tarihi olan 02.02.2024 tarihinden itibaren takip konusu alacağa tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 2/2.maddesi hükmü gereğince avans faizi işletilebileceği hesaplanabileceği, yanların icra inkâr tazminatına yönelik taleplerin değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Dava, tacirler arası danışmanlık hizmetine ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan 17.07.2019 tarihli protokole dayalı olarak hizmetin verildiğinin/protokolün ayakta olduğunun iddia edildiği 21.02.2020 tarihine kadar olan dönemde ödenmeyen Ocak/2020 dönemine ilişkin 08.01.2024 düzenleme tarihli 429.137,22-TL bedelli ve Şubat/2020 dönemine ilişkin 08.01.2024 düzenleme tarihli 280.226,57-TL bedelli fatura alacaklarından dolayı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki ihtilafın, taraflar arasında akdedilmiş 17.07.2019 tarihli protokole dayalı olarak davacı tarafından düzenlenmiş Ocak 2020 ve Şubat 2020 dönemlerine ait pazarlama ve danışmanlık bedellerine ilişkin faturalara dayalı olarak 02.02.2024 tarihinde ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası üzerinden açılmış ilamsız icra takibinde takip dayanağı faturalardan dolayı davacının alacaklı olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Dosya içerisinde bulunan deliller arasında bulunan, Ulaştırma Ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün 18.03.2021 tarihli yazısında da; “...A.Ş., Ek-l'de gönderilen Makam Oluru örneğinde görüleceği üzere 2018 Yönetmeliği kapsamında Ambarlı Hizmet Sahasında kılavuzluk hizmeti vermek üzere yetkilendirilmiştir. Söz konusu kuruluş, Ek-2'de gönderilen Makam Oluru örneğinde görüleceği üzere, 2020 Yönetmeliği kapsamında da ... Hizmet Sahasında kılavuzluk hizmeti vermek üzere yetkilendirilmiştir.” şeklinde ifade edildiği görülmüştür. Yanlar arasında akdedilmiş 17.07.2019 tarihli protokolün geçerliliğinin tespiti ve davalı yanın sözleşmeyi feshi ile ilgili olarak yanlar arasındaki temel ihtilafa ilişkin olarak ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen dava neticesinde ise; protokolün geçerliliğinin tespiti ve haksız fesih nedeniyle tazminat taleplerinin reddedilerek davanın reddine karar verildiği, kararın gerekçesinde ise; Davalı şirketin 31/12/2018 tarihinde yayımlanan Klavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca 18/07/2019 tarihinden geçerli olmak üzere Ambarlı hizmet sahasında B sınıfı hizmet izin belgesi alarak anılan tarihten itibaren Ambarlı Limanı hizmet sahasında B sınıfı kılavuzluk hizmeti vermeye başladığı, davacı şirket ile davalı şirket arasında 17/07/2019 tarihli protokol düzenlenerek, davalı şirketin ... Limanı'nda B sınıfı kılavuzluk hizmeti verdiği müddetçe davacı şirkete yönetim danışmanlık bedeli ödeyeceğinin kararlaştırılmasına, protokolün "Şartlar" Başlıklı, 1. maddesi ile, "İşbu protokolün süresi yürürlük tarihinden başlamak üzere, ... Klavuzluk Hizmet Sahalarında, İdare tarafından ... verilecek "Klavuzluk Hizmet İzin Belgesinde belirtilen izin süresinin geçerliliği kadardır." şeklinde düzenleme yapılmış olduğu, söz konusu hüküm ve protokolün tüm maddeleri(özellikle 5. maddesi) birlikte değerledirildiğinde, protokolün süresinin 31/12/2018 tarihinde yayımlanan Klavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında davalıya verilen Klavuzluk Hizmet İzin Belgesinin süresine bağlı bulunduğu, taraflar arasında 17/07/2019 tarihinde yapılan protokolden sonra — 08/01/2020 tarihinde yeni Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliği'n yürürlüğe girmiş bulunduğu, 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 23. Maddesi ile, ... tarihli ve ... dördüncü mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırılmış olduğu, ... tarihli ve ... dördüncü mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği'nin yürürlükten kalkması ile birlikte, T. C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün 18/03/2021 tarihli yazısında da belirtildiği üzere 2020 Yönetmeliği kapsamında yapılan yeniden yetkilendirme neticesinde, 2018 Yönetmeliği kapsamında verilen Klavuzluk Hizmet İzin Belgesinin geçersiz hale gelmiş olduğu, davalı şirkete, 2020 yılı yönetmeliği sonrasında yeniden yapılan başvuru üzerine yeniden hizmet izin belgesi verilmesinin, daha önce geçersiz hale gelen hizmet izin belge yeniden geçerli hale getirmeyeceğinin açık bulunmasına, bu anlamda taraflar arasındaki 17/07/2019 tarihli protokolün sona erdiğinin kabul edilmesi gerekmesi karşısında, davacı tarafın, söz konusu protokolün halen ayakta olduğunun tespiti talebinin yerinde bulunmamasına şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile mali ve sektörel açıdan yapılan inceleme sonucunda; davacının 2020 yılına ait alacağı iddiasıyla 08.01.2024 tarihinde düzenlediği faturalara davalı tarafından süresinde itiraz edildiği, söz konusu faturaların davalı ticari defter ve kayıtlarına bu sebeple işlenmediği, davacının fatura içeriğine ilişkin olarak verdiği hizmeti ispat yükümlülüğü yanı sıra verildiği ileri sürülen hizmete ait faturanın 4 yıl sonra düzenlenmesine ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, davacı yanın icra takibi dayanağı faturalara ilişkin davalının temerrüdüne yönelik ihtarnamenin de sunulmadığı, teknik yönden ise davacı ...’ın takip/dava konusu ettiği faturaları düzenlemiş olsa bile, bu faturalara konu hizmetleri fiilen vermediği ve veremeyeceği, yanlar arasında akdedilmiş 17.07.2019 tarihli Protokolün davalı ...'ün 2018 Yönetmeliği’ne dayanarak aldığı hizmet izin belgesine bağlı olduğu, 2020 Yönetmeliği'nin 6. maddesi ve Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün 18.03.2021 tarihli yazısı muvacehesinde; davalı şirkete yeni bir hizmet izin belgesi verildiği, 20.02.2020 tarihi itibarıyla 2018 Yönetmeliği kapsamında verilen hizmet izin belgesinin geçerliliğinin kalmadığı, bu nedenle 17.07.2019 tarihli Protokolün sona erdiği, davacı ...’ın 2020 Yönetmeliği kapsamında, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti verebilmek için yasal bir yetkisinin bulunmadığı, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin, kamu düzeni ve emniyetini ilgilendiren kritik hizmetler olması nedeniyle bu hizmetlerin yetkisiz kişiler veya kurumlar tarafından yerine getirilmesinin, hukuken yasak olduğu bu nedenle de davacının hizmet vermesinin mümkün olamayacağı, faaliyet izni yasal mevzuatla belirlenmiş söz konusu hizmetlere ilişkin düzenlemelerin sözleşme/protokol ile bertaraf edilemeyeceği, özetle davacının alacak talebinin fiilen ve hukuken imkansız olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. Somut olayda, taraflar arasındaki 17.07.2019 tarihli Protokolün 1. maddesinde belirtilen sürenin, kılavuzluk hizmet izin belgesinin süresi ile sınırlı olduğunun açıkça ifade edildiği, sözleşmenin devamının, davalı ...'ün bu hizmet izin belgesine dayanarak kılavuzluk hizmeti vermeye devam etmesine bağlı olduğu, 2020 Yönetmeliği sonrası alınan yeni hizmet izin belgesinin, 2018 yönetmeliği kapsamında verilen izin belgesinin devamı niteliğinde olmadığı, 20.02.2020 tarihi itibarıyla 2018 Yönetmeliği kapsamında verilen hizmet izin belgesinin geçerliliği kalmadığından protokolün de sona erdiği, davalı şirketin davacı şirkete “kendi hasılatından pay vermesinin” gerekçesi olarak gösterilen pazarlama/ danışmanlık hizmetinin de ilgili yasal düzenlemeler, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri kapsamında yeri olmadığı, zira söz konusu hizmeti, hizmet verilen sahaya gelen bütün şirketlerin zorunlu olarak aldıkları, Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeler ile yine idare tarafından düzenlenen bir hizmet sahası olan bu hizmetlerde, üstelik idare tarafından yetkili bulunarak görevlendirilen bir kuruluşun bu tür bir hizmet almasının fiilen ve teknik olarak mümkün olmadığı, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen dava kapsamında da, 2020 Yönetmeliği kapsamında yapılan yeniden yetkilendirme neticesinde, 2018 Yönetmeliği kapsamında verilen Klavuzluk Hizmet İzin Belgesinin geçersiz hale gelmiş olduğu, davalı şirkete, 2020 yılı yönetmeliği sonrasında yeniden yapılan başvuru üzerine yeniden hizmet izin belgesi verilmesinin, daha önce geçersiz hale gelen hizmet izin belge yeniden geçerli hale getirmeyeceğinin açık bulunması, bu anlamda taraflar arasındaki 17/07/2019 tarihli protokolün sona erdiğinin kabul edilmesi gerekmesi karşısında, davacı tarafın, söz konusu protokolün halen ayakta olduğunun tespiti talebinin reddine karar verilmiş olduğu, şu halde 2018 Yönetmeliği kapsamında verilen Kılavuzluk Hizmet İzin Belgesi 20.02.2020 tarihinde geçersiz hale geldiği, bu izin belgesinin geçerliliğini kaybetmesiyle protokolün de sona ermiş olduğu, protokolün 1.maddesinde belirtilen sürenin kılavuzluk hizmet izin belgesinin süresi ile sınırlı olduğu, sözleşmenin devamının davalı ...'in bu hizmet izin belgesine dayanarak kılavuzluk hizmeti vermeye devam etmesine bağlı olduğu ancak geçerliliği sona ermiş bir protokole dayalı olarak hizmet verilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı keza davacı yanın ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında takip dayanağı yaptığı pazarlama ve danışmanlık hizmeti ücret alacağı karşılığı düzenlenmiş Ocak/2020 dönemi için 429.137,22.-TL, Şubat/2020 dönemi için 280.226,57.-TL tutarındaki faturalara dayalı bir hizmetin verildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosya içeriğinde bulunmadığı anlaşılmakla davacı yanın işbu fatura tutarları karşılığı alacak iddiasına dayalı olarak talep ve takipte bulunamayacağı tespit edilmiş olup Mahkememizce davanın reddine, şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 13.676,54-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 177.669,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle hazine adına gelir kaydına, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 23/06/2025

Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/280, K. 2025/538, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-280-e-2025-538-k-bdbb64c0d23c