İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/706 E. 2025/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/706
- Karar No
- 2025/545
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/706 Esas KARAR NO : 2025/545
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ... Şirketi, (“...”) 2015 yılında içten yanmalı motorlarda performans ve verimlilik artışı üzerinde çalışmak üzere kurulmuş bir teknoloji şirketi olduğunu, start-up seviyesinde olan ve faaliyetlerini sürdürebilmek için yatırıma ihtiyaç duyan davacı şirketin, pandemi, ekonomik sorunlar ve komşu coğrafyalarda yaşanan savaşlar sebebiyle ihtiyaç duyduğu yatırıma erişmekte güçlük yaşadığını, müvekkil şirketin bulunduğu bu zor ekonomik durumu ticari kazanç sağlamak için fırsat olarak görüp bundan çıkar sağlamak isteyen ... A.Ş., (“Davalı Şirket”) davacı şirkete 15.000.000 USD (onbeş milyon USD) tutarında finansman sağlamayı teklif ettiğini, davacı şirket ise davalı şirketin işbu teklifini, ticari hayatına devam edebilmek amacıyla kabul etmek zorunda kaldığını, bahse konu sözleşme uyarınca taahhüt edilen finansmanın sağlanmasının ön şartı olarak davacı şirket tarafından davalı şirkete 2.427.652 TL tutarında nakdi ödeme yapıldığını ayrıca 45.000 USD tutarında teminat mektubu verildiğini ancak davalı şirket, taraflar arasında imzalanan sözleşmeyle taahhüt edilen finansman bedelini sağlamadığını ve davacı şirket bu sebeple iflas etme noktasına geldiğini, Taraflar Arasında İmzalanan 14.06.2024 Tarihli Finansman Sözleşmesi TBK m.26 hükmü uyarınca geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete ödenen bedellerin iadesinin gerektiğini, davalı firmanın hukuka aykırı şekilde davacı şirketten tahsil etmiş olduğu 2.427.652 TL’nin şimdilik 10.770 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işlemiş en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davacı şirkete iadesine/davalı şirketten tahsiline, 45.000 USD’nin, 500 USD’sinin kısmi dava olmak üzere ödeme tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD kuruna uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davacı şirkete iadesine/davalı şirket’ten tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK.’nun 1. maddesine göre; “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.”Aynı yasanın Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevine ilişkin 2/2 maddesinde; “Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça...” ifadesine yer verilerek, HMK’daki göreve ilişkin genel düzenlemelere ancak yine HMK.’ndaki diğer düzenlemelerle veya diğer kanunlardaki göreve ilişkin düzenlemelerle istisnalar getirilebileceği belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK.’nun 5/1 maddesine göre “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından, adlî yargı ilk derece mahkemelerinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin çalışmalar 25/11/2021 tarihi itibarıyla tamamlanmış ve buna ilişkin ihtisas kararları 30/11/2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu ihtisas kararlarının 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacağı Resmi Gazete’de yayımlanarak duyurulmuştur. HSK. Birinci Dairesi’nin “Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin” 25/11/2021 karar tarih ve 1232 sayılı kararına göre; “26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğinin düzenlendiği, Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağının değerlendirildiği, Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlendiği, Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; ... f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, ..... örneğin f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, ancak 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın incelemesinde; Taraflar Arasında İmzalanan 14.06.2024 Tarihli Finansman Sözleşmesinin TBK m.26 hükmü uyarınca geçersiz olduğu iddia edilerek, geçersiz sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete ödenen bedellerin iadesi istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanmış Finans sözleşmesinden kaynaklandığı, HSK'nın 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı ihtisas kararında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan davaların finans Mahkemelerinde görüleceği hükme bağlandığından, dosyanın İstanbul 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 25/11/2021 tarihli 1232 numaralı ihtisas kararı uyarınca dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine, 2-Davacı vekilinin adli yardım talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 3-Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 24/06/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır